{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/694 Esas<br>KARAR NO\t:2025/371<br><br>DAVA:Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:14/10/2019<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan  14/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... Projesine ilişkin olarak, ... tarafından hukuka aykırı tesis edilen idari işlem sebebiyle, davacının 2016 yılı Ön Yek listesine alınmadığını, bundan dolayı 2016 yılında faydalanması gereken Yerli Katkı Payı Bedelinden faydalandırmadığını, davacı tarafından .... İdare Mahkemesinde açılan iptal davası neticesinde davacı aleyhine tesis edilen hukuka aykırı idari işlemin iptal edildiğini, davalı tarafından davacıya 2016 yerli katkı payı bedeli olarak sadece anapara ödendiğini, davacıya haksız bir şekilde geç ödenen bu bedelin faizinin ödenmediğini beyanla 2016 yılı Ocak-Kasım aylarına ilişkin olarak her bir ay için vade tarihinden ödeme tarihi olan 17.12.2018 tarihine kadar ana paraya işlemiş olan ticari faiz bedeli olarak toplam 598.333,65-TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedelin davalıdan talep edildiği Arabuluculuk ilk oturum tarihi olan 21.08.2019 tarihinden, huzurdaki davanın karar tarihine kadar işleyecek olan ticari faizi de eklenerek davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili tarafından mahkememize verdiği 05/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; .... İdare Mahkemesince iptal edilen işlemin ...'nın idari işlemi olduğunu, bu iptal kararının ardından kendilerine ... tarafından 12.10.2018 tarihli karar ile davacı şirketin yerli katkı ilave fiyatından yararlandırılmasının bildirildiğini, bunun üzerine de ... kararına uygun olarak hesaplamalar yapıldığını ve bu tutarın davacı şirketin hesabına yatırıldığını, davacı hakkındaki tüm işlemlerini ... Kurul kararına göre gerçekleştiklerini, davalı şirketin bu kararlardan ayrı ve bağımsız hareket etme hak ve yetkisi bulunmadığını, faiz talebine ilişkin iddiaların ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, faiz talebinin dayanağı, iptal edilen ... kararı ile davalı şirketin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, faiz hesaplamasının davalı piyasa işletmecisi şirketin görev ve sorumluluğunda bulunmadığını, davalı şirketin ... Kurul kararlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu ve bu konuda hiçbir karar ve takdir yetkisinin bulunmadığını, kendisinin görevinin ... Yönetmeliği ve Kurul Kararları uyarınca hesaplamaları yaparak taraflara bildirmek ve ödemeleri yapmak olduğunu belirterek; davanın reddine, davanın ... Piyasası Düzenleme Kurumu'na ihbarına, yargılama ve vekalet ücretlinin davacıya yüklenilmesini talep etmiştir.<br>Fer'i Müdahil vekili tarafından mahkememize sunulan 31/08/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların haksız olduğunu, mahkeme kararında davacıya faiz ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, mevzuatta da faiz ödenmesini gerektirir bur düzenleme bulunmadığını bu nedenle davacı şirkete faiz ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının faize faiz işletilmesi talebinin de haksız olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:  ... ...A.Ş.'ne yapılan başvuru ve ... Piyasa Operasyonları Direktörlüğü Elektrik Piyasası Kayıt ve Uzlaştırma Müdürlüğü'nün 03/12/2018 tarihli kararı, ... Piyasası Düzenleme Kurumu'na yapılan başvuru ve ... Piyasası Düzenleme Kurulunun 12/10/2018 tarih, 8116-23 sayılı kararı, .... İdare Mahkemesi'nin 06/06/2018 tarih 2016/683 Esas ve 2018/944 sayılı kararı, fatura, bilirkişi heyet raporu, arabulucu tutanağı ve sarf kararı ile tüm dosya kapsamı.<br>.... İdare Mahkemesinin ... sayılı ilamın incelemesinde;  davacı ... tarafından davalı ... aleyhine yerli katkı payı ödenmesi gereken döneme ilişkin haksız idari işlemin iptali ve tazminata ilişkin davanın sonucunda tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve idari işlemlerin iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 27/03/2019 tarih, 2018/2334 Esas, 2019/630 Sayılı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve bu karara karşı Danıştay 13. Daire Başkanlığı'nda temyiz yasa yoluna gidildiği ve kararın henüz kesinleşmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından sunulan 02/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; Vade Tarihlerinden Ödeme Tarihine Kadar Ana Paraya İşlemiş Yasal Faiz ; Ana Paraya vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiz 466.516,57 TL olarak hesaplandığı, Arabuluculuk ilk oturum tarihinden Karar Tarihine Kadar Faize Faiz Talebi; Davacı, arabuluculuk ilk oturum tarihi olan 21.08.2019 tarihinden huzurdaki davanın karar tarihine 466.516,57 TL faize faiz talep ettiği, ancak, karar tarihi henüz belli olmadığından faize faiz hesaplanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.<br>Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından sunulan 06/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; Ana Paraya Seçenekli Faiz Hesapları: Yasal faize göre hesaplama: Ana paraya vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiz 466.516,57 TL olarak hesaplandığı, Ticari faize göre hesaplama ;Ana paraya vade tarihlerinden ödeme tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi 564.496,13 TL olarak hesaplandığı, Davacının Arabuluculuk ilk oturum tarihinden Karar Tarihine Kadar Faize Faiz Talebi: Davacı, arabuluculuk ilk oturum tarihinden (21/08/2019) karar tarihine kadar faize faiz talep etmektedir. Ancak, 3095 sayılı Kanun 3. Maddesinde; \"Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez\" hükmüne göre faize faiz işletilemez. Bu nedenle, davacının, arabuluculuk ilk oturum tarihinden karar tarihine kadar faize faiz talep edemeyeceği, Davacı Şirketin Talep Edebileceği Bedel: Davacı ...Ş.'nin, davalı ... ...A.Ş.'den talep edebileceği bedelin 466.516,57 TL kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br> Bilirkişi ..., Bilirkişi ... ve ...tarafından sunulan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyada yer alan tüm bilgi belge, tarafların beyan ve itirazları ile BAM kararında belirtilen 5346 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler kapsamında yukarıda yapılan değerlendirmeler  sonucunda, Davacı, Yerli Katkı Payı Bedeline .... İdare Mahkemesinin \"... İşleminin  İPTALİ\" kararı ile hak kazanmıştır. Yani davacı mahkeme kararı ile ...’e dahil olduğu, Yönetmeliklerde mahkeme kararı sonrası ...'e dahil olan davacıya yapılacak ödemenin ne şekilde yapılacağına ve faiz ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamakta olduğu, bu çerçevede, .... İdare mahkemesi kararında bunu değerlendirecek olan ...  denilerek bu konuda bir karar verilmemiş olduğu ve 12.10.2028 tarihli ... kurul kararında da davacıya faiz veya tazminat ödeneceğine dair bir hesaplama yöntemi bildirilmemiş olduğu,  İPTAL Kararı üzerine ... tarafından tesis edilen 12.10.2018 tarihli Kurul Kararının davalı tarafa 26.10.2018 tarihinde bildirilmesinden sonra davalı tarafından Kurul Kararı uyarınca davacıya ödemesinin zamanında yapıldığının anlaşıldığı,bu kapsamda, davacı tarafın, haksız fiilden kaynaklanan bir temerrüt faizi talebinde bulunduğu, ancak, haksız fiil hükümlerinin davacı açısından uygulanması, ancak davalının, davacının ...’e geç katılmış olmasına sebebiyet vermiş olmasına bağlı olması gerektiği, Ancak, ... mevzuatına göre ...'ın davacının yek listesine katılmasında ya da katılmamasında bir karar yetkisi ve sorumluluğu ve kusuru bulunmamakta olduğu, sonuç olarak davacının faiz talebi bir zarar talebi olup bu zarar davalı şirketin kusur ve ihmalinden kaynaklanmamış olduğuna ilişkin tespit yapıldığından, davacı şirketin taleplerinin muhatabının davalı şirket olmadığı, bu kapsamda, davalı şirketin temerrüdünden kaynaklanmayan bir halde faiz işletilmesinin, teknik değerlendirme ve ... mevzuatı bakımından uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine açılan yerli katkı payı bedelinin idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle geç ödenmesinden kaynaklı ödenen bedele ilişkin vade tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz alacağı istemine ilişkindir. <br>Davacı taraf ... tarafından tesis edilen hukuka aykırı idari işlem nedeniyle ödenmesi gereken yerli katkı payı bedelinin idare mahkemesince iptali üzerine geç ödenmesinden kaynaklı vade tarihi ile ödemi tarihi arasındaki faiz alacağı ve bu faiz alacağına ilişkin işleyecek faizin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı taraf ise mahkemenin görevli olmadığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, faiz talebi haklı olsa bile ancak yasal faiz talep edilebileceğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/09/2019 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.<br>Dava konusu ihtilaf, davacı şirket ile davalı şirket arasında davacı şirkete geç ödenen  yerli katkı payı bedeline ilişkin faiz alacağının olup olmadığı, varsa faiz türü ve miktarından kaynaklıdır.<br>.... İdare Mahkemesinin ... sayılı ilamın incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine yerli katkı payı ödenmesi gereken döneme ilişkin haksız idari işlemin iptali ve tazminata ilişkin davanın sonucunda dava konusu olayda, davacı şirketin ilk defa 5346 sayılı Kanunun Geçici 5.maddesi uyarınca 2011 yılı için YEK Destekleme Mekanizmasından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurusu kabul edilerek 01.12.2011-31.12.2011 tarihleri arasında olmak üzere sadece 1 ay süreyle yararlandığı, yararlanma dönemi bir takvim yılı olarak düşünüldüğünde davacı şirketin 2016 yılı nihai YEK listesinde yararlanma döneminin hakkaniyet gereği 5.dönem olarak kabul edilmesi gerekirken, davalı idarece 2011 yılı için yararlanılan 1 aylık sürenin 1 tam yıl olarak değerlendirilmek suretiyle yararlanma döneminin 6.dönem olarak gösterilmesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacı şirketin tazminat talebi yönünden ise;  yukarıda yer alan mevzuat uyarınca 5346 sayılı Kanun’un 6/B maddesinde öngörülen yerli katkı için yararlandırılacak destek dâhil, YEK Destekleme Mekanizmasına ilişkin başvuruların değerlendirilmesi ve gerektiğinde reddine karar verilmesinde ...'nın yetkili olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2016 yılı yerli katkı ilave fiyatından yararlanıp yararlanamayacağı konusunda yetkili makam olan davalı idarece mevzuat çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bu aşamada davacı şirketin tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 27/03/2019 tarih, 2018/2334 Esas, 2019/630 Sayılı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve bu karara karşı Danıştay 13. Daire Başkanlığı'nda temyiz yasa yoluna gidildiği ve kararın henüz kesinleşmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin 29/04/2021 tarihli 5 numaralı celsesinde her ne kadar daha önce bekletici mesele yapılmış ise  de; .... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının Bölge İdare Mahkemesince onanmış olması, beklenmesinin esasa bir etkisi olmaması ve yargılamanın daha fazla uzamaması için beklenilmesinden vazgeçilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br> Davalı tarafça her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ve ödemelerin kamu kurumu olan feri müdahil ... talimatı doğrultusunda yapıldığı anlaşılmış ise de davacı şirkete yerli katkı payı bedeli ödemekle yükümlü ve sorumlu olan tarafın davalı şirket olması, yerli katkı payı bedellerinin vadesinden sonra davalı tarafça davacı şirkete ödenmiş olması nedeniyle ödeme hususunda karar merci ... olsa da yükümlülüğün ve sorumluluğun davalı şirkete ait olmasından dolayı davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, ayrıca dava konusunun idari işlem niteliğinde olmaması, davacının ve davalının anonim şirket unvanına sahip ticari şirket olmaları ve ihtilafın her iki tarafın ticari işletmelerinden kaynaklı olması nedeniyle nisbi ticari dava niteliğinde bu davaya bakmaya mahkememiz görevli ve yetkili olduğundan  göreve yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizce istinaf kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama neticesinde verilen 27/05/2021 tarihli karara göre;  Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabülü ile, davacı tarafın katkı payı bedeli ödemesinden doğan işlemiş ticari temerrüt faizi alacağı olan 564.496,13-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizin 27/05/2021 tarihli ilk kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2024 tarih 2021/2792 Esas, 2024/1792 Karar sayılı ilamıyla  \"mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan kök ve ek raporlarda, yalnızca davacı tarafın talebi doğrultusunda basit faiz hesabı yapılmakla yetinildiği, 5346 sayılı yasa ve ilgili yönetmelik uyarınca bir inceleme yapılmadığı, anılı bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığı, o halde  ... piyasası alanında bir sektör uzmanından, 5346 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler gözetilerek ek rapor alınmak suretiyle neticesine göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğundan\" bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkememiz kararın kaldırılmasına karar verilmesine üzerine, dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilerek istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin işlettiği rüzgar ... santrali projesi kapsamında yerli katkı payı bedeli ödemesinden faydalandığı, davacı şirketin 2016 yılı nihai YEK listesinde yararlanma döneminin hakkaniyet gereği 5. dönem olarak kabul edilmesi gerekirken, feri müdahil ... tarafından 2011 yılı için yararlanılan 1 aylık sürenin 1 tam yıl olarak değerlendirilmek suretiyle yararlanma döneminin 6. dönem olarak gösterilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacı şirket tarafından idari işlemin iptali ve tazminat talebine ilişkin .... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan dava neticesinde idari işlemin iptaline karar verilerek tazminat hakkında idarece değerlendirme yapılması gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, idari işlemin iptali üzerine davacı şirket tarafından ...'ya yapılan başvuru üzerine ... tarafından verilen 12/10/2018 tarih, 8116-23 sayılı kararı ile idare mahkemesi kararının uygulanması ve davacı şirketin YEK listesine alınmasına ve mahkeme kararın uygulanması için davalı şirkete bildirilmesi hususunda karar verildiği, bu karar üzerine davalı şirket tarafından ödenmesi gereken yerli katkı payı bedellerinin ödenmesi gereken vade tarihlerinden sonra 17/12/2018 tarihinde ödendiğinden bahisle vade farkı talep edilmiş ve eldeki dava açılmış ise de, Mahkememizce verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2024 tarih 2021/2792 Esas, 2024/1792 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine anılı istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek ... piyasası alanında uzman Elektrik Mühendisi Bilirkişi ...bilirkişi heyetine eklenmiş ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapora göre;  davacı tarafın, haksız fiilden kaynaklanan bir temerrüt faizi talebinde bulunduğu, ancak, haksız fiil hükümlerinin davacı açısından uygulanması, ancak davalının, davacının ...’e geç katılmış olmasına sebebiyet vermiş olmasına bağlı olması gerektiği, Ancak, ... mevzuatına göre ...'ın davacının yek listesine katılmasında ya da katılmamasında bir karar yetkisi ve sorumluluğu ve kusuru bulunmamakta olduğu, sonuç olarak davacının faiz talebi bir zarar talebi olup bu zarar davalı şirketin kusur ve ihmalinden kaynaklanmamış olduğuna ilişkin tespit yapıldığından, davacı şirketin taleplerinin muhatabının davalı şirket olmadığı, bu kapsamda, davalı şirketin temerrüdünden kaynaklanmayan bir halde faiz işletilmesinin, teknik değerlendirme ve ... mevzuatı bakımından uygun olmadığı tespit edilmiş olup, düzenlenen bilirkişi raporunun istinaf ilamı doğrultusunda 5346 sayılı yasa ve ilgili yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmelere göre dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, davacı şirkete yerli katkı payı bedeli ödemekle yükümlü ve sorumlu olan taraf davalı şirket olsa da davalı şirketin ödemeleri ... kararına göre yaptığı açık olduğundan söz konusu durumun ... kararlarından kaynaklanması nedeniyle davacı şirketin YEK listesine alınmasında davalı şirketin kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, davalı şirketin katkı payı ödemelerini ... talimatı doğrultusunda yapması, ... tarafından yapılacak ödemelerde faiz uygulanması yönünde verilmiş bir karar ve uygulama bulunmaması nedeniyle davalının ödemenin geç yapılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu olmadığı dolayısıyla ödemenin geç yapılması hususunun davalının temerrütünden kaynaklanmayan bir nedene dayandığı anlaşılmakla davacının geç ödeme nedeniyle davalıdan vade farkı talebinde bulunması 5346 Sayılı Yasa ve Yenilenebilir ... Kaynaklarının Belgelendirilmesine ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik (...) mevzuatı bakımından uygun olmadığı sabit olduğundan, davacı tarafça ispata elverişli delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE,<br>2-  Davacı tarafça yatırılan peşin harçtan alınması gereken 615,40-TL karar harcının mahsubu ile  fazla yatırılan 9.602,65-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin  haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5- Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan tebligat-posta masrafı 32,50-TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,<br>6- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 93.750,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imza* <br>Üye ...<br>e-imza* <br>Üye ...<br>e-imza* <br>Katip ...<br>e-imza*  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06a95feddc48971e","SID":"08bb66ba35ccfd06"}}