{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/234 Esas  - 2025/519 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/234 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/519<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 19/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/286 Esas  2023/796 Karar<br><br><br>DAVA\t : Yönetim Kurulu Kararının Butlanı<br>DAVA TARİHİ\t : 25/04/2023<br>KARAR TARİHİ                 : 12/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH           : 12/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki yönetim kurulu kararının butlanı istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, 27/03/2023 tarihinde davalı şirket'e ait 2023/05 numaralı Yönetim Kurulu Kararı ile 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul kararı alındığını, takiben 12/04/2023 tarihinde Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, ancak kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına kendisinin çağrılmadığını ve tarafına herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, kendisinin sürekli olarak dışlandığını, bilgisi dışında işlemlerin nam ve hesabına yapıldığını, kendisine ait nama yazılı hisse senedinde devir eden kısmının imzalatılmaya çalışılarak devir alan kısmını boş bırakmasının talep edildiğini, kullandığı logo programını kullanmasının engellendiğini, şirket sunucusunda bulunan yetkilerinin bilgisi ve onayı olmadan kısıtlandığını, odasının bulunduğu muhasebe giriş kapısının kilidinin değiştirilerek anahtarın tarafına verilmediğini, şirket personeline, kendisiyle bilgi ve belge paylaşılmaması, e-posta gönderilmemesi ve konuşulmama yasağı konulduğunu, işyerinde kullandığı bilgisayarda habersiz işlem yapıldığını, bilgisi ve onayı dışında görev değişikliği adı altında internet bankacılık işlemlerinin iptal edildiğini, adına kayıtlı şirket kredi kartlarının bilgi ve onayı dışında iptal edildiğini,  ... Metal A.Ş.'de 2007 yılından itibaren Yönetim Kurulu üyesi ve şirketi temsile yetkili olarak bulunduğunu, 2017 yılından itibaren ise münferiden temsili yetkili olarak sürdürmekte olduğunu, tarafından habersiz bir şekilde yokluğunda gerçekleştirilen 27/03/2023 tarihli ve 2023/05 karar numaralı Yönetim Kurulu Kararının usulüne uygun olmadığını ileri sürerek bu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini, Ticaret sicil gazetesinin 20/03/2015 tarihli ve 8783 sayısında yayınlanan karara göre şirketlerinin en az 2 yönetim kurulu üyesinin toplanmasıyla karar alabileceği ya da çağrısız usulde karar alacağı yönünde kararı mevcut olduğunu, bu doğrultuda 2021/2022 yılları olağan genel kurullarının TTK 'nun 409-411 maddeleri gereğince 12/04/2023 tarihinde toplanması konusunda davacı yönetim kurulu üyesine de haber verilerek, 2 yönetim kurulu üyesinin toplanmasıyla karar alındığını, karar usulüne uygun olduğunu, yönetim kurulu toplantısına davacının davetine ilişkin YMM ...'in tanık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı yönetim kurulu üyesinin, dava konusu yönetim kurulu toplantısına  çağrıldığının ispat edilemediği, her ne kadar toplantıya çağrı için belirli bir usul öngörülmemiş ise de, tüm üyelerin toptantıdan haberdar edilmesinin temel amaç olduğu, üyelerin toplantıya katılma ve görüşlerini bildirme hak ve ödevlerinin bulunduğu, davacı yönetim kurulu üyesinin bilgisi olmaksızın yapılan toplantıda, yeni yönetim kurulunun da belirleneceği gündemi içeren olağan genel kurul toplantısı yapılması kararı  alındığı, bu durumda davacının hakkını ihlal eden bu karara karşı dava açma hakkının bulunduğu, her ne kadar davalı, yönetim kurulu toplantı ve karar nisabının  sağlandığını belirtilerek  davanın  reddi gerektiğini savunulmuş ise de, nisapların varlığından önce toplantının usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının önem arz ettiği gerekçesiyle; \" davanın kabulü ile 27/03/2023 tarihli ve 2023/05 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine\"  karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının, şirketin % 25 payına sahip olduğunu, şirkette finans müdürlüğü yaptığını, Ticaret Sicil Gazetesinde 20/03/2015 tarihli ve 8783 sayılı kararla yayınlandığı üzere şirketin 3 kişilik yönetim kurulunun en az 2 üyeyle toplanmasının ve karar almasının mümkün olduğunu, davacının, tek başına toplanarak aldığı kararlar bulunduğunu, bu durumda davacının iddiasının TMK'nın 2.maddesine aykırılık oluşturduğunu, davacının uzun süre finans işlerini yönetmiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava, yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olan davacı; 27/03/2023 tarihinde, bilgisi dışında ve yokluğunda yönetim kurulu toplantısı yapılarak davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 2023/05 numaralı Yönetim Kurulu Kararı alındığını, ancak yönetim kurulu toplantısı için kendisine yapılmış usulüne uygun bir çağrı bulunmadığını ileri sürerek söz konusu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise; davacı yönetim kurulu üyesinin de toplantıdan bilgisi bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece, usulüne uygun çağrı bulunmadığı gerekçesiyle; 27/03/2023 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan kararların yoklukla malûl olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 27/03/2023 tarihli yönetim kurulu toplantısına ilişkin çağrı usulüne uyulup uyulmadığı, çağrının zorunlu olup olmadığı, çağrısız toplanan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.  <br> Davalı şirkete ilişkin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilen belgelerden; davalı şirketin, ... sicil numarasında kayıtlı olup ortakların, ... olduğu, 23/01/2023 tarihli Genel Kurul  kararı ve aynı tarihli 2023/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile şirketin yönetim kurulu üyesi olarak bu üç ortağın müştereken temsil yetkisi bulunduğu, ...' nun müdürler kurulu başkanı olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Yine davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesinin 20/03/2015 tarihli ve 8783 sayısında yayımlanan Yönetim İç Yönergesi 20. maddesinde; yönetim kurulu toplantılarının  yönetim kurulu başkanı çağrısı üzerine üye tam sayısının çoğunluğu yani toplantının 3/2 nisabı ile toplanarak katılanların çoğunluğunu ile karar alınacağı hususunun belirtildiği, ancak çağrının ne şekilde yapılacağı yönünde bir açıklamanın yer almadığı görülmüştür.<br>Uyuşmazlık konusu 27/03/2023 tarihli ve 2023/05 sayılı Yönetim Kurulu kararı incelendiğinde; şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulunun, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimini de içeren gündemle 12/04/2023 tarihinde toplantıya daveti için karar alındığı, kararda yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu başkan vekili olarak ...'nun imzalarının bulunduğu görülmüştür.<br>Mahkemece dinlenen tanık anlatımlarından; toplantıdan önce davacıya haber verildiğine dair bilgilerinin bulunmadığını, şirketin, daha önce de iki yada bir  yönetim kurulu üyesi ile aldığı yönetim kurulu kararlarının olduğunu, bir kısmının da davacı tarafından alındığını beyan  ettikleri görülmüştür. <br>   6102 sayılı TTK'nun 390 ıncı madde ve devamı hükümlerde, anonim şirket yönetim kurulu toplantılarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Ayrıca bir öneriye katılma suretiyle elden dolaştırma usulüyle de karar alınabileceğine dair de düzenlemeye yer verilmiştir. Ancak anonim şirket yönetim kurulu toplantılarına çağrı şekline dair açık düzenlemelere  yer verilmemiştir. Yönetim kurulu, anonim şirketin yasayla düzenlenmiş zorunlu organlarından biridir. Anonim şirketler yönetim kurulu tarafından temsil olunur. Yönetim kurulu kararları kural olarak toplantılarda alınır. Toplantı üyelerin bir yerde fiziki olarak toplanması şeklinde yada kısmen yada tamamen elekronik ortamda yapılabilir. Toplantılara katılmak, görüşlerini söylemek ve oy kullanmak her üyenin hem hakkı hem görevidir. Kanun'da çağrıyı kimin yapacağına ilişkin açıklık yoktur. Kural olarak daveti yönetim kurulu başkanı yapar, ancak onun bulunmadığı zamanlarda bu görev başkan vekiline aittir. Yine çağrının şekline dair de Kanun'da düzenleme bulunmamaktadır. Bununla beraber çağrının belirli bir şekilde yapılma zorunluluğu da yoktur. Böylelikle esas sözleşmede düzenleme yapılmasına da imkan sağlanmıştır. Önemli olan tüm üyelerin toplantıdan haberdar edilmesidir.Toplantı çağrısının tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmamış olması bir ya da birden fazla üyenin müzakere süreçlerinden bilinçli olarak dışlanmış olduğu sonucunu doğurduğundan alınan kararlar açısından bir yokluk nedenidir. Bununla birlikte Yönetim kurulu kararlarının geçerliliği için ayrıca şekil ve nisaplara da uygun bir karar alınmış olması gerekir. Aksi halde karar yok hükmünde olacaktır( Yargıtay 11. HD'nin 20/09/2023 tarihli 2022/2858 E., 2023/5133K. sayılı ilamı ).<br>Hal böyle olunca, somut dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; yönetim kurulu üyesi olan davacının,  dava konusu edilen yönetim kurulu toplantısına çağrıldığı hususunun, davalı tarafından usulünce ispatlanamaması, her ne kadar toplantıya çağrı için belirli bir usul öngörülmemiş ise de tüm üyelerin toptantıdan haberdar edilmesinin temel amaç olması, üyelerin toplantıya katılma ve görüşlerini bildirme hak ve ödevlerinin bulunması, davacının bilgisi olmaksızın yapılan toplantıda, yeni yönetim kurulunun da belirleneceği gündemi içeren olağan genel kurul toplantısı yapılması kararının  alınmış olması,  bu durumda davacının haklarını ihlal eden bu karara karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun ve bunun TMK'nın 2. Maddesine aykırılık olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılmış olması, dava konusu toplantıya tüm yönetim kurulu üyelerinin katılımı yönünden usulüne uygun yapılmış bir çağrının varlığının ispatlanamamış olmasına göre davalının, yönetim kurulu toplantı ve karar nisabının sağlandığına ilişkin savunmalarının dinlenemez bulunması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/05/2025 <br><br>  Başkan-        Üye -                     Üye  \t   Zabıt Katibi-<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fa40de66383dd2c","SID":"d42960a7c6cde132"}}