{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1669 <br>KARAR NO: 2025/827<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/04/2023<br>NUMARASI: 2018/1534 Esas -  2023/348 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/12/2017 tarihinde plakası ve modeli tespit edilemeyen bir aracın müvekkiline çarptığını kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını davalı kuruma başvurulduğunu ancak davalının başvuruyu reddederek zararı karşılamadığını beyan ederek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya  ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 26.02.2023 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini 330.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"kazanın oluşumunda belirlenemeyen araç sürücüsünün %100, davacı yayanın kusursuz olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik  kapsamında düzenlenen raporda \"davacının %28 oranında maluliyetinin bulunduğu \" iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 931,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ise 423.590,79 TL olarak hesap edildiği, sigortacının sorumluluk limitinin 330.000,00 TL olduğu\"  gerekçesi ile; Davanın kabulü ile 330.000,00 tl sürekli iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvurulduğu, müvekkili şirket tarafından davacıdan eksik evrakların giderilmesinin istendiği, ancak eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidilmiş bulunmasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle davanın öncelikle dava ön şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği; kazaya tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun somut delillerle ispatlanması gerektiği, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının yeni genel şartlara göre yapılması gerekirken bu düzenleme dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, kurum tarafından aldırılan kusur raporu ile mahkemece aldırılan kusur raporu arasında çelişki bulunduğu, bu nedenle kusur oranlarının doğru bir şekilde belirlenmesi için ATK Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiği, maluliyet oranı ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen maluliyete ilişkin raporların çelişkili olduğu, çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, tedavi süreci tamamlanmadan aldırılan raporun hükme esas alınamayacağı, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 18/02/2023 tarihli kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen kusura ilişkin raporun, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı tarafından davalıya yazılı olarak başvuruda bulunulmuş olmasına, davacının aynı gün hastahanede muayene olup kazaya ilişkin şikayetçi olması ve bu hususu doğrulayan tanık beyanları gözetildiğinde, trafik kazasına belirlenemeyen araç sürücüsünün sebep olduğunun ve davacının maluliyetinin trafik kazası ile illiyetli olduğu hususunun belirgin olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, maluliyet tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle yürürlülükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit yapılmış bulunmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 22.542,30-TL harçtan peşin yatırılan 5.635,60-TL harcın düşümü ile bakiye16.906,70-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.23/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82ab5491c08fd347","SID":"1ae8f7c27591cead"}}