{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/2755 <br>KARAR NO: 2025/847<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/10/2024<br>NUMARASI: 2024/584 Esas -  2024/611 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı aracın çarpması neticesinde hasara uğradığını, kazaya karışan araçların sigorta şirketleri tarafından kusur oranlarının tespiti için ayrı ayrı bilirkişi raporları tanzim edildiğini, raporlar arasında farklılıklar bulunduğunu ve taraflarca mutabakata varılamadığını, taraflarca alınan raporların birlikte Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde Kusur Değerlendirme Komisyonu'na iletildiğini ve burada kusur oranı tespiti yapıldığını ancak müvekkiline %100 oranında kusur atfedildiğini belirterek bu kusur oranının eldeki kazayla örtüşmediğini, bu nedenle yeni bir kusur raporu alınması ve dava konusu kaza nedeniyle kusur oranının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"...eda davası açılması mümkün olan hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığının kabul edildiği, böylece davacının açacağı veya aleyhine açılacak davada incelenecek kusur durumunu, tespit davasına konu etmesinde hukuki yararı bulunmadığı..\" gerekçesiyle; Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; taraflar arasında meydana gelen kazada kusur oranının tam ve kesin olarak belirlenemediği, kusur oranının tam olarak tespitinin istenilmesinde müvekkilinin hukuki yararı olduğu, müvekkilinin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, kararın kaldırılarak dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ve yeni bir kusur raporu alınması gerektiğine yöneliktir. Görülmekte olan davada davacı, trafik kazası sonucunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi  bünyesinde çalışan Tramer Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, gerekli inceleme yapılarak gerçek kusur durumunun tespit edilmesini istemiş olup; davanın bu niteliği ile bir tespit davası olduğu sonucuna varılmıştır. HMK'nın 106. maddesine göre, “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” Bu yasal düzenleme gereğince, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında tespit davası açılması için hukuken korunmaya değer bir menfaat bulunmalıdır. Başka bir söyleyişle eda davası açılması mümkün olan hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/11/2018 tarih,  2016/18327  Esas ve  2018/11342 Karar sayılı ilamıyla \"Davacının tespitini istediği kusursuz olduğu yönündeki iddiasını açılacak bir davada ileri sürmesi mümkün olduğu gibi eda davasında incelenebilecek hususların tespit davasına konu edilemeyeceği, davacının  kusursuz olduğunun tespiti ve sigorta bilgi gözetim merkezindeki kayıtlarının düzeltilmesi talebinde hukuki yararının bulunmadığı\" yönünde karar verilmiştir (-bkz aynı yönde Yargıtay  17. Hukuk Dairesi'nin  20/05/2016 tarih, 2016/6056 Esas ve 2018/7501 Karar sayılı kararı-) Bu durumda görülmekte olan davada; kusura ilişkin tespit içeren komisyon kararının yerinde olmadığı iddia edilerek, 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur durumu ve oranlarının  tespiti talep edildiğine göre, ilk derece mahkemesince, açılan davanın;  az yukarıda açıklanan hukuksal gerekçe kapsamında hukuki yarar yokluğundan  HMK'nın 114/1-h ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80 -TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0791a6fa148a467a","SID":"c0793e9f0c00c565"}}