{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t<br><br>DAVALI\t: ...  -...-\t<br>VEKİLİ\t: Av. ...-\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;  davacı ...'in, davalı ...'a hiçbir şekilde borçlu olmamasına, davalı ile hiçbir hukuki ilişki ve borç alış verişi olmamasına, kendisine herhangi bir senet vermemesine rağmen davalı tarafından sahte senet düzenlemek suretiyle haksız icra takibine maruz kaldığını,  şikayetleri üzerine davalı ...'ın ... Ağır Ceza Mahkemesi ......Esas sayılı dosyasında yargılandığını ve davacıya yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işlediği sabit görüldüğünden cezalandırıldığını, aleyhe yapılan icra takibinin bu süreçte kesinleştiği için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı ...'ın tek amacının davacının ......'daki taşınmazını sattırıp bu icra takibinden haksız olarak tahsilat yapmak olduğunu, 6 yıl 8 ay ceza almış olmasına ve mahkeme kararıyla dolandırıcı olduğu tescillenmesine rağmen davalının  halen davacının taşınmazlarını sattırmak için icra takibinde işlem yaptığını,  bu sebeple ivedi olarak tedbiren takibin durdurulması talepleri olduğunu, aksi halde davacı için geri dönülmesi imkansız sonuçlar doğacağını, davacının takibi durdurmak için (imzanın kendisine ait olmadığını düşündüğünden imza inkarı şeklinde açılan) ......Mahkemesi ......Esas sayılı dosyasında takibin durdurulması için, ......Dairesi ......takip  sayılı dosyasına  yatırmış oldukları ......TL teminatı davalı tarafın  henüz gerekçeli karar yazılmadan  ve dosya kesinleşmeden - apar topar- kısa kararla  çektiğini ve avukatının hesabına aktardıklarını, davacının  haksız şekilde hem borçlandırıldığını hem de teminat amacıyla yatırmış olduğu paradan olduğunu,  bu sebeple sahtecilik iddiaları da dikkate alınarak takibin  teminatsız olarak  durdurulmasına karar verilmesini, davacının haklılığının ......Mahkemesince ......Esas sayılı dosyada  verilen kararla sabit olduğunu,  yasanın aradığı  teminatsız tedbir şartlarının mevcut olduğunu,  davalının, davacının ......'deki taşınmazını sattırmak için satış işlemlerine başladığı da göz önüne alındığında, telafisi imkansız zararın doğacağı ortada olduğundan teminatsız olarak tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; öncelikle icra takibinin durdurulmasına yönelik talebin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 209 kapsamında şartları oluştuğundan bu madde gereğince teminatsız olarak kabulüne ve  ......Müdürlüğü ......Esas  sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına, davacının  davalıya ......düzenleme, ......ödeme tarihli ......euro bedelli senetle borçlu olmadığının tespiti ile  ......Müdürlüğü ......Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline, senedin iptaline/müvekkile iadesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi ......tarihli ara kararında; \".......Müdürlüğü'nün  ......İcra sayılı dosyasının incelenmesinde; icra dosyasındaki  takip tarihinin ......tarihi olduğu, mahkememize açılan menfi tespit davasının dava tarihinin ise  ......tarihi olduğu, takip tarihinin dava tarihinden önce olduğu anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun  72/3. maddesi uyarınca \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.\" açık hükmü dikkate alınarak davacı vekilinin ......Dairesi'nin ......İcra sayılı  dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı vekili ......tarihli itiraz  dilekçesinde özetle; Mahkememizin her ne kadar tedbir talebini reddetmiş olsa da bu kararın isabetli olmadığını, Mahkememizin ara kararda gerekçe olarak yer verdiği ......Adliye Mahkemesi ......Hukuk Dairesi'nin ......Esas ......Karar sayılı ve ......Mahkemesi ......Hukuk Dairesi'nin ......Esas ......Karar sayılı kararı incelendiğinde; her iki kararın da takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu fakat her iki davanın da imzaya itiraz olduğunun ortada olduğunu, açılan davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu 209 kapsamında sahtelik davası olduğunu,  takip konusu senedin ......Ceza Mahkemesi  ......Esas ......Karar  Sayılı kararı ile sahteliğinin ispatlandığını, ayrıca karar metninde geçen sahtelik \"iddiasının\" bu davada iddia olmaktan çıktığını ve mahkeme kararıyla tescillendiğini, Ağır Ceza Mahkemesinin \"sahte senet\" olarak tescillediği ve hüküm kurduğu kambiyo senedi ile icra takibinde müvekkilinin İstanbul'daki taşınmazının satışı için halihazırda işlemlerin devam ettiğini, telafisi imkansız zararın doğacağının ortada olduğunu, ağır ceza mahkemesinin sahte olarak tescillediği bir senet ile müvekkilinin haksız olarak borçlandırıldığını, karara itirazın özellikle bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini, talebin imzaya itiraz değil senedin sahteliği olduğunu, yeni tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararlarında  inandırıcı somut olguların olması halinde sahtecilik iddiası durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 209. madde gereğince icra takibinin tedbiren durdurulması gerektiğinin vurgulandığını, müvekkilinin haklılığının ......Mahkemesince ......Esas sayılı dosyada  verilen kararla sabit olduğunu,  yasanın aradığı  teminatsız tedbir şartlarının mevcut olduğunu, davalının, müvekkilinin ......'deki taşınmazını sattırmak için satış işlemlerine başladığı da göz önüne alındığında telafisi imkansız zararın doğacağı ortada olduğundan teminatsız olarak tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesini, menfi tespit senedin sahteliğine dayanıyorsa ve sahtelik iddiası hakkında somut bilgiler varsa takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulması gerektiğini, bu nedenlerle;<br>icra takibinin durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin kararın kaldırılarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu 209 kapsamında şartları oluştuğundan bu madde gereğince teminatsız olarak kabulüne ve  ......Müdürlüğü ......Esas sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi ......tarihli ara kararında; Davacı vekilinin takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece duruşma açılmaksızın ihtiyati tedbirin reddi  kararına yapılan itirazın değerlendirilmiş olması emredici yasa hükmüne açıkça  aykırı olduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesi,  kararının gerekçe kısmında senedin sahte olduğunu gösteren bilirkişi raporu olmadığını beyan etmişse de  ortada rapordan öte kesinleşmiş bir mahkeme ilamının olduğunu, takibin teminatsız durdurulmasının elzem olduğunu, sahte bir senetle müvekkilinin taşınmazının satış işlemlerine davalının devam ettiğini, telafisi imkansız zararların oluşacağını, davalı vekili cevap dilekçesinde her ne kadar  mücerretlik ilkesi gereği müvekkilinin borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini iddia ettiğini, fakat davalının, soruşturma aşamasında Kuşadası kolluğunda alınan ifadesinde davacıya \"45.000 euro elden borç\" verdiğini söylediğini, senet 50.000 euro bedelli senet olup,  içeriğine tamamen aykırı bir beyanda bulunan davalının bu beyanı ile ispat yükü artık yer değiştirdiğini, senet içeriğine aykırı beyanda bulunan taraf artık iddiasını ispatla mükellef olduğunu, senedin talili, eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili dendiğini, bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına geldiğini, bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmadığını, dava konusu senette malen ya da nakden kaydının olmadığını, davacı borç verdiğini iddia ettiğine göre ispat yükü davalı tarafa geçtiğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, incelemenin duruşmalı yapılmasını; takibinin  teminatsız durdurulması talebinin reddine dair istinafa konu usule ve emredici yasa  hükümlerine açıkça aykırı  ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını, ......Müdürlüğü ......E. sayılı dosyasındaki  takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava menfi tespit davası, inceleme konusu talep ise ihtiyati tedbire itirazın reddi istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile  tedbir isteminde bulunmuş, mahkemece ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili itiraz dilekçesi ibraz etmiş olup, bu itiraz dilekçesinin  reddine karar verilmiştir.  Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davanın açılması ya da mahkemeden geçici hukukî koruma talep edilmesi, harca tabi usuli bir işlemdir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (m. 2). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (m. 15). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (m. 32). 6100 sayılı HMK m. 120/1 hükmüne göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Harcın kimden alınacağı konusu, Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir.<br>6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümleri ile  2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermeyi ve geçici hukuki koruma sağlamayı amaçlayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife uyarınca başvurma harcına tabidir. Nitekim Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı Tarife hükümlerin \"Yargı Harçları\" kısmının A-III-2-d maddesinde \"Tespiti delil, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında\" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğine ve emredici nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı belirtildiğine göre, başvurma harcı ilgilisince ödenmedikçe ihtiyati haciz/tedbir talebinin incelenmesi olanağından söz edilemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş; ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi olmalıdır. Bu açıklamalara göre, davanın açılması sırasında veya dava sırasında, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olan başvuru harcı yatırılmadan ihtiyati haciz/tedbir talep edilmesi halinde, ihtiyati haciz/tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak kesin süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati haciz/tedbir talebinin esasının incelenmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 3. HD'nin 16/06/2022 tarihli ve 2022/1582 E., 2022/5882 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı).<br>Somut olayda, dosya içeriğinde ihtiyati tedbir talebi için başvuru harcının alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, davacı vekiline ihtiyati tedbir harcını yatırması için uygun bir kesin süre verilmesi, kesin süreye uymamanın neticelerinin açıkça ihtar olunması, verilen kesin süre içinde harcın yatırılması halinde bundan sonra ihtiyati tedbir talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir harcı alınmadan talebin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı  vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ......Mahkemesi tarafından verilen ......tarih  ......Esas sayılı  ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-4 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının  talep halinde başvuran tarafa  iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-f,g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5da2bc7c0bee3d0b","SID":"4ff9aa946a0ffdae"}}