{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                                     <br>                        T.C.<br>                   SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/122 <br>KARAR NO \t: 2025/618<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...        <br>ÜYE\t\t: ... <br>ÜYE\t\t: ...                 <br>KATİP\t\t: ...             <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/33 Esas, 2024/1345 Karar<br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: ...\t<br>DAVALI\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bunun karşılığında 03.03.2023 tarihli e-arşiv faturası ile 03.04.2023 tarihli e-arşiv faturasını düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtar çekip ödeme için 3 gün süre verdiğini, fakat bu süreye de riayet edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, davacının kendi yerleşim yerinde takip başlatabileceğinden icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olmadığını beyanla, Bafra İcra Dairesi'nin .... sayılı icra dosyasına itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalının davaya cevap vermediği ve savunma yapmadığı anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eşya taşıma sözleşmesinde taşıma sözleşmesinin tarafları taşıyıcı ve gönderen olmakla taşıma ücretinden gönderenin sorumlu olduğunu, davalının taşıma ücretini ödememesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı borçlunun kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini, tanıklarının dinlenmediğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. <br>\t<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkili davacı şirketin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bunun karşılığında 03.03.2023 tarihli e-arşiv faturası ile 03.04.2023 tarihli e-arşiv faturasını düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davacının  yerleşim yerinde takip başlatabileceğinden icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olmadığını beyanla, Bafra İcra Dairesi'nin .... sayılı icra dosyasına itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunmuştur.<br>Yerel mahkemece \"davacının, taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu usulü dairesinde ispat edemediği ve dolayısıyla kendi yerleşim yerinde takip başlatamayacağı değerlendirilmiş, yetkili yer icra dairesinde başlatılmış bir takibin varlığı hakkındaki özel dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine\" dair verilen karar davacı tarafından istinaf  edilmiştir. <br>Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi halinde mahkemece, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 tarih, 13/241-208 sayılı kararı) Zira; itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takibin yapılmış olması şartına bağlıdır. Borçlu, icra dairesinin yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK nın 50/2.maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılmalıdır. Davalı (borçlu), süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederken, icra dairesinin yetkisine itirazını bildirmemiş ise;  icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır.<br> HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. <br>Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.<br> Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. <br>Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır.İtirazın iptali davası da alacağa dayalı bir dava olduğundan TBK 89 .maddenin uygulanması imkanı da söz konusudur. <br>Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı olup, davacı bilonço, davalı ise “işletme defteri tutuyor olması nedeniyle defter incelemesinin aksi ilişkinin ispatı bakımından sonuç ifade etmeyecek olması olması hususu nazara alındığında davalı, takibe itirazında borcu kabul etmeyerek ve davaya cevap vermemek suretiyle akdi ilişkiyi inkar etmiş olup, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki akdi ilişki ispatlanamadığından TBK'nın 89.maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, bu durumda davalının icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE.<br>2.Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/03/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>  ¸e-imza     <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza     <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza     <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imza      <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/03/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"158e7cddaf6c06d5","SID":"8af784550c3a0f18"}}