{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/494 - 2025/740<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/494 <br>KARAR NO\t: 2025/740<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/324 Esas - 2024/729 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 31.01.2018 tarihinde davalı ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu esnada, U dönüşü yapmak istediği sırada, yolun sol şeridinden gelen davacının yönetimindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliği meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş’den kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere, ...’dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise ...’dan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile dava değerini 77.373,15-TL'ye yükseltmiş, Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerini; 6.595,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 92.226,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 98.822,33 olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulüne, 5.367,84-TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 72.005,31-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş'den 27/04/2018 tarihinden itibaren, ...'dan 31/01/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiş, Dairemizin 2022/873 E. - 2023/476 K. nolu 29/03/2023 tarihli ilamı ile kararın, ‘mahkemece davalı sürücünün sevk ve idaresinde olan aracın kaza esnasındaki kullanım amacı araştırılmak suretiyle, özel kullanımda olduğunun tespiti halinde tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiği hususu da gözetilerek, yine davalıların kusur raporuna itirazlarını da karşılar şekilde, olaya ilişkin Ankara CBS’nin 2018/45176 Esas nolu dosyasında yürütülen soruşturma neticesi açılan ceza dosyası (ve özellikle bu dosyada hükme esas alınan kusur raporu) da dosya içerisine kazandırılarak, kusur raporları arasında çelişki olması halinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden yahut Trafik Fen Heyeti veya  İTÜ gibi Üniversitelerden seçilecek öğretim üyelerinden oluşacak heyetten, çelişkileri giderici mahiyette rapor alınarak, kazanın oluş şekline göre kusur durumu tespit edilerek, gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği’gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama neticesi davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile 6.595,62 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 92.226,71 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan (Sigorta Şirketi yönünden 27/04/2018 tarihinden itibaren, ... yönünden kaza tarihi olan 31/01/2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hesap tarihindeki ücret verileri dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporu ile hüküm kurulmuş olmasının yerinde olmadığını, BAM tarafından ilk kararın kaldırılmış olması nedeniyle bilirkişinin dava hiç görülmemiş gibi aktüerya hesabı yapması gerektiğini,bilinen-işlemiş aktif dönem hesabı yapılırken önceki hükme esas alınan bilirkişi raporu tarihinin değil son raporun hazırlandığı 07.07.2024 tarihinin esas alınması gerektiğini, işleyecek dönem hesabı yapılırken de 07.07.2024 tarihinde bilinen ve tespit edilen ücret dikkate alınarak sonraki tarihlerin ücretinin belirlenmesi gerektiğini, işlemiş aktif dönem hesaplanırken 2024 yılına kadar olan tüm ücretler bilindiğinden dönem asgari ücretlerinin 1,67 katı esas alınarak ücret belirlenmesi, işleyecek dönem için ise 2024 asgari ücreti olan net 17.002,00 TL'nin 1,67 katı olan 28.393,34 TL'nin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, 2022, 2023 ve 2024 yılı ücretleri bilinmesine rağmen bilinmiyormuş gibi varsayımsal hesaplama yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kaza neticesi davacının yaralanmasına bağlı olarak testislerinde ağır hasar meydana geldiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, mahkemece verilen ilk karara ilişkin maddi tazminat yönünden davacının istinaf başvurusu bulunmadığını, bu sebeple de maddi tazminatın kazanılmış hakka rağmen davalı aleyhine yükseltilmesinin yerinde olmadığını, hükmedilen tazminatın diğer davalı Sigorta Şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini, hükmedilen faizin de yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece verilen ilk kararın davacı vekili tarafından sadece hükmedilen manevi tazminatın az olması sebebiyle istinaf edildiğini, mahkeme kararın kaldırılması sonucu yapılan yargılama esnasında alınan kusur raporuna göre davalının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, BAM kaldırma kararında maddi ve manevi tazminat yönünden de değerlendirme yapılması gerektiği belirtildiğinden, yeniden rapor aldığını belirterek güncel verilere göre hesaplama yaptırıldığını ve 6.595,62 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 92.226,71 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan (Sigorta Şirketi yönünden 27/04/2018 tarihinden itibaren, ... yönünden kaza tarihi olan 31/01/2018 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, halbuki mahkemece verilen ilk kararın maddi tazminata ilişkin olarak davacı bakımından kesinleştiğini, davalılar yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olmasına rağmen, güncel veriler ile yeniden maddi tazminat hesaplanması ve hesaplanan tazminat üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı bakımından davalı Şirketin sorumluluğu bulunmadığını, aktüerya hesaplamasında TRH 2010 Kadın-Erkek Yaşam Tablosunun esas alınması gerekirken PMF 1931 Tablosu üzerinden hesap yapılmasının yerinde olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı Şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacı motosiklet sürücüsünün kaza anında kaskının ve koruyucu ekipmanlarının olup olmadığının tespitini ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. <br>\tSomut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 31.01.2018 tarihinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresinde olan aracıyla seyri sırasında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...’ın kural ihlali olduğu, sürücü ...’ın kural ihlali olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 12.06.2020 tarihli rapor uyarınca, kaza neticesi davacının %5 oranında sürekli malul olduğu, 3 ay geçici iş göremezliği bulunduğu ve 1 aylık süreyle bakıcıya ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporu uyarınca davacının 5.367,84 TL geçici işgücü kaybı tazminatı, 72.005,31 TL sürekli işgücü kaybı tazminatı ve 2.029,50 TL bakıcı gideri tazminatına hak kazandığının belirlendiği, mahkemece verilen ilk kararda anılan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği, akabinde kararın tüm taraflarca istinaf edilmesi üzerine yapılan yargılamada Ankara 33.ASCM’nin 2018/484 Esas nolu dosyasının dosyaya kazandırıldığı, anılan dosyada yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu, katılanın kusursuz olduğunun tespit edildiği ve taraflar arasında uzlaştırmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, asli kusurlu hareketiyle katılanın BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olan sanığın mahkumiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirlendiği, mahkemece güncel asgari ücret üzerinden alınan aktüerya bilirkişi raporu uyarınca davacı lehine 6.595,62.TL geçici, 92.226,71.TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\t1-a-Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde, davacının kaldırma kararından önceki ilk hükmü salt manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf ettiği anlaşılmaktadır. Taraflardan birisinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı (eldeki dosyada maddi tazminata yönelik) istinaf başvurusunda bulunmamış olması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine (eldeki dosyada maddi tazminat miktarına yönelik) usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tb-Bununla birlikte, 6098 TBK'nın TBK'nın 56/1 maddesinde; \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir\" hükmü ile aynı Yasa'nın 51. maddesinde yer alan; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, olayın oluşu ve ceza yargılamasında belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre davacının kaza sonucu sol testis ve kasığından yaralanmasına bağlı olarak %5 oranında sürekli malul olduğunun, 3 ay geçici iş göremez olduğunu ve 1 aylık bakıcıya ihtiyacı bulunduğunun tespit edilmiş olmasına göre tarafların sosyal ekonomik durumu, kusura ilişkin belirlemeler, davacının yaralanmasının mahiyeti, çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu nazara alındığında, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, hakkaniyet gözetilerek bir miktar artırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>\t2-a-Davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya, denetime ve kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, meydana gelen zarardan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmasına, mahkemece hükmedilen faizin niteliği ve başlangıç tarihine ilişkin bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı Sigorta Şirketinin geçici işgöremezlik tazminatından poliçe kapsamında sorumlu olmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler, olayın oluşu ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, davacının yaralanmasının mahiyeti nazara alındığında zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunmadığının anlaşılmasına göre istinaf eden davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tb-Bununla birlikte,mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafça salt manevi tazminat miktarına yönelik istinaf edildiği, hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik istinaf edilmediği anlaşılmaktadır. Taraflardan birisinin ilk derece mahkemesinin maddi tazminata yönelik kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise maddi tazminata yönelik diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.<br>\tBu nedenle, ilk hükmü maddi tazminat yönünden istinaf etmeyen davacı yönünden ilk hükümle kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuş olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece bu husus gözetilerek karar verilmesi gerekirken yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat miktarının davalılar aleyhine yükseltilmesiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tYukarıda 1/-b ve 2/b bentlerinde yazılı gerekçeler ile istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemeye göre; davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan ve istinaf konusu edilmekle birlikte yerinde görülmeyen kısımlar baki kalmak üzere, davacı lehine takdiren 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin davalılar lehine oluşan müktesep hakların korunmasıyla kaldırma kararından önceki maddi tazminat miktarlarına hükmedilmesiyle kararın düzeltilerek, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>\tI- Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ İLE; Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11.12.2024 tarihli, 2023/324 Esas - 2024/729 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1- Davanın maddi tazminata yönelik KISMEN KABULÜNE, 5.367,84-TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 72.005,31-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş'den 27/04/2018 tarihinden itibaren ...'dan 31/01/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata yönelik davanın kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.284,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 406,58-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.878,30-TL harcın (davalı Sigorta Şirketi bu rakamın 4.918,68 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Maddi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.449,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 71,73 TL peşin harç, 334,85 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 442,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacının karşıladığı 606,50 TL tebligat gideri, 4.900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.506,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.012,22 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 1494,28 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı davetiye ile bildirilmesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\tII-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\tIII-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta tarafından yapılan 70,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,\t<br>\tIV-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\tV-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 300,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tVI-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tVII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1017705a009ccc32","SID":"35db63211820c90a"}}