{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/2182 <br>KARAR NO\t: 2025/1399<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 27/05/2025\t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin  6446 Sayılı Kanuna göre kurulmuş bir tedarik şirketi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 01.05.2021 tedarik başlangıç tarihli 24 aylık Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı tedarik şirketinin, davalıya elektrik satışı yapacağı, davalının da kullanım miktarına göre davacı şirket tarafından keşide edilecek faturaları ödeyeceği, davacı şirket tarafından hukuka uygun olarak fatura keşide edilip gönderilmesine rağmen, kesilen faturaların birçoğunun davalı abone tarafından vadesinde gereği gibi ifa edilmediğini, tüketim faturalarını sürekli bir şekilde zamanında ve gereği gibi ifa etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, tüketim faturalarının ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi(İstanbul)'nin 2022-1098797 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini,  bu durumun bir sözleşme ihlali olduğunu, sözleşme ve sözleşme uygulama protokolünce davalı abonenin sözleşme ihlali yapması halinde ne gibi bir yükümlülükle karşı karşıya kalacağının belirlendiğini, buna göre sözleşme madde 7.2'de açıkça edimlerin ifa edilmemesinin ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde sözleşme 7.1 de belirtilen ceza tutarının abone tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirket tarafından haklı ve hukuka uygun olarak sözleşmenin 7.1. maddesinde belirlenmiş olan miktarda ceza koşulu faturası düzenlendiğini, son on iki dönem faturalarının en yükseği olan 10.08.2022 vade tarihli EEA2022000007184 seri numaralı 247.023,51-TL bedelli tüketim faturasının 2 katı alınarak, Seri EEA2022000008315 sıra numaralı, 12.10.2022 vade tarihli, 479.989,78-TL bedelli ceza faturası keşide edildiğini, işbu faturanın ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sistemi(İstanbul)'nin  2022-1098797 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, takibe yukarıdaki faturayla birlikte sözleşmenin 4.2. maddesine göre icra cezai şartı da uygulandığını, seri EEA2022000008315 sıra numaralı, 12.10.2022 vade tarihli, 479.989,78-TL bedelli, ceza faturası tutarının %12’si hesaplanarak 57.598,77-TL icra cezai şart bedelinin  takibe eklendiğini, ödeme yükümlülüğü bulunan davalının, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı tarafla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince ticari satım ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasından son toplantı yapıldığını; fakat uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek; Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/1098797 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olmasından dolayı %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına     karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ;  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde tüketicinin, elektriği kendi kullanımı için alan kişi olarak tanımlandığını, EPDK tarafından belirlenen elektrik enerjisi miktarından daha fazla tüketimde bulunan, iletim sistemine doğrudan bağlı olan veya organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine haiz olduğu için tedarikçisini seçme hakkına sahip gerçek veya tüzel kişiye serbest tüketici denildiğini, yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kilovatsaatten (kWh) düşük olan serbest tüketiciye ise tüketimi düşük serbest tüketici denildiğini,  EPDK kararı ile 2021 yılı için yıllık 1.200 kWh üzerinde elektrik harcaması bulunan tüketicilerin, serbest tüketici olarak belirlendiğini, serbest tüketicilerin kendi tedarikçilerini seçerek daha avantajlı fiyatlarla sözleşme yapabildiğini, davalı şirketin ticari değil tarımsal tüketici olduğunu, kanun ve yönetmelikler ile davalı şirketin daha uygun elektrik ücretlendirmesine tabi olduğunu, davacı şirket ile 29.03.2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözlemesi imzalandığını, sözleşmenin matbu olduğunu, söz konusu sözleşme ve sözleşmenin maddeleri üzerinde müzakere edilmediğini, sözleşmenin matbu olduğu üzerinde boşlukların olması ve buraların el ile doldurulmasından da anlaşılacağını, cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin de müzakere edilmeden ve davalıya anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan davacı tarafça sözleşmeye konulduğunu, sözleşmenin zaten elektrik satış fiyatının sabit fiyattan yapılması üzerine imzalanmış bir sözleşme olduğunu, sabit birim fiyat kısmının davalı tarafından seçildiğini, sabit birim fiyatı 0,429TL/kWh olacağının sözleşmede açıkça belirtildiğini, bunun dışında davalı ile müzakere edilmeden konulan elektrik satış tarifesindeki değişiklik yapılabileceğine ilişkin madde sözleşmenin amacına aykırı olduğunu, TBK madde 21 hükmüne göre yazılmamış sayıldığını, Türk Borçlar Kanunu Değiştirme Yasağı başlığı altında madde 24 uyarınca  sözleşmede bulunan madde 3. uygulanacak elektrik satış tarifesi ve devamı 3.1 -3.2-3.3-3.4-3-5 maddeleri yazılmamış sayılacağından davalının sözleşmenin asıl konusunu oluşturan satış birim fiyatı üzerinden yani 0,429 kWh faturalarının düzenlenmesi gerekirken çok yüksek miktarlardan hesaplama yapıldığını, bu hususun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na da şikayet edildiğini, sözleşmede yazan cezai şartın koşullarının oluşmadığını, cezai şart kalemi olarak, yüksek miktarlarda düzenlenmiş olan faturalardan en yüksek faturanın iki katı olarak da hesaplanmış takibin kötü niyetli olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, fazla tüketime ilişkin müzakere ve görüşmeler devam ederken sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, davacı şirketin hem sözleşme dışı ve hakkaniyete aykırı şekilde fatura bedelinde artışa gittiğini, hem de haksız olarak feshettiği sözleşme uyarında davalıdan cezai şarta bağlı alacak talep ettiğini beyanla , davanın yetki yönünden usulden ve  esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine  karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;  Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;İstanbul Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/109879 Esas sayılı takip dosyasının 479.989,78.-TL fatura alacağı, 57.598,77.-TL icra ceza bedeli, 7.101,22.-TL işlemiş faiz olmak üzere 544.689,77.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağa  takip tarihinden itibaren yıllık %60 faiz uygulanmasına,<br>Kabul edilen alacak (fatura ve icra ceza bedeli)  likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 107.517,71.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde ;\" Yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kilovatsaatten (kWh) düşük olan serbest tüketiciye , tüketimi düşük serbest tüketici denir. EPDK kararı ile 2021 yılı için yıllık 1.200 kWh üzerinde elektrik harcaması bulunan tüketiciler, serbest tüketici olarak belirlenmiştir. Serbest tüketiciler kendi tedarikçilerini seçerek daha avantajlı fiyatlarla sözleşme yapabilirler. Müvekkil şirkette bu karar doğrultusunda davacı şirket ile 29.03.2021 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözlemesi imzalamıştır. Müvekkilin imzalamış olduğu sözleşme matbudur. Söz konusu sözleşme ve sözleşmenin maddeleri üzerinde müzakere edilmemiştir. Sözleşmenin matbu olduğu üzerinde boşlukların olması ve buraların el ile doldurulmasından da anlaşılacaktır. Cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin de müzakere edilmeden ve davacıya anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan davacı tarafça sözleşmeye konulduğu aşikardır.  Söz konusu sözleşme zaten elektrik satış fiyatının sabit fiyattan yapılması üzerine imzalanmış bir sözleşmedir Sabit birim fiyat kısmı müvekkil tarafından seçilmiş olup sabit birim fiyatı 0,429TL/kWh olacağı sözleşmede açıkça belirtilmiştir. Bunun dışında  müvekkil ile müzakere edilmeden konulan elektrik satış tarifesindeki değişiklik yapılabileceğine ilişkin madde sözleşmenin amacına aykırı olup TBK MADDE 21\" Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır\"  hükmüne göre yazılmamış sayılmaktadır. Söz konusu sözleşme maddelerinin genel işlem şartlarına uygun olmaması dürüstlük kurallarına aykırı olmasına rağmen yerel mahkeme gerekçesini genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilememiştir diyerek gerekçelendirmemiştir. Türk Borçlar kanunu  Değiştirme Yasağı başlığı altında MADDE 24:\" Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.\" düzenlenmiştir. Bu sebeple söz konusu sözleşmede bulunan madde 3. uygulanacak elektrik satış tarifesi  ve devamı 3.1 -3.2-3.3-3.4-3-5 maddeleri yazılmamış sayılacağından müvekkilin sözleşmenin asıl konusunu oluşturan satış birim fiyatı üzerinden -yani 0,429 kWh- faturalarının düzenlenmesi gerekirken çok yüksek miktarlardan hesaplama yapılmıştır .bu husus TC Enerji Piyasası Düzenleme  Kurumu'na da şikayet edilmiştir. Söz konusu sözleşmede yazan cezai şartın koşulları da oluşmamıştır. Bu sebeple cezai şart kalemi olarak, yüksek miktarlarda düzenlenmiş olan bu faturalardan en yüksek faturanın iki katı olarak da hesaplanmış  takip kötü niyetli ve gerçeği yansıtmamaktadır.Görüleceği üzere müvekkil davalı hakkında yüksek miktarlardan sözleşmeye uymayan ve sözleşmenin yazılmamış sayılan maddelerine dayanarak başlatılan haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği\" <br>şeklinde istinaf sebepleri  ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.<br>...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali   talebine ilişkindir.<br>Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/1098797 sayılı dosyasının UYAP  suretine göre ;alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine 479.989,78-TL Fatura alacağı, 57.598,77-TL sözleşme madde 4.2. gereği icra ceza bedeli, 7.199,85-TL İşlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 544.788,40-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin 31/10/2022 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  davacı ile davalı arasında akdedilmiş Elektrik Satış Sözleşmesi   bulunmaktadır.<br>Sözleşmenin madde 7.2'de edimlerin ifa edilmemesinin ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde sözleşme madde 7.1 de ne şekilde uygulama yapılacağı akdedilmiştir. Madde 7.2 “Abonenin, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya mevzuat hükümlerine uymaması, sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tamamen ödememiş olması veya madde 4.3, 4.5, 4.6, veya madde 6.3, 6.7, ve 6.8'de belirtilen koşulların sağlanmamış olması halinde, tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarma hakkı bulunduğu, tedarikçinin aboneyi portföyden çıkarması halinde sözleşmeyi sözleşmeden doğan her türlü sair hakkı saklı kalmak üzere, fatura alacakları ile birlikte sözleşme madde 7.1 de anılan cezai şartı ve madde 6.7 de anılan tüm indirimlerin iade edilmesini talep etme ve bütün bu borçlara ait gecikme zammını madde 4.2 'deki belirtilen oranda uygulama hakkı bulunduğu, tedarikçinin , böyle bir durumda her türlü maliyet, zarar, kar kaybı ve cezai şartı karşılamak için teminatı irat kaydetme hakkına sahip olduğu hususları düzenlenmiştir. Ayrıca yine sözleşmenin 4.5 maddesinde “Abonenin sözleşmenin herhangi bir maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, Tedarikçinin fesih ve yazılı bildirime gerek olmaksızın madde 7.1. 'deki ceza bedellerini ve madde 7.3'deki kar kaybını talep etme hakkı vardır.” hükmü , sözleşmenin 7.1. maddesi “Abone her bir sayaç için ayrı ayrı hesaplanmak üzere aktif tüketimi olan son on iki faturanın iki katı kadar  cezai şartı Tedarikçiye ödemeyi kabul eder. eğer abonenin mevcut ya da önceki tedarikçilerinde geçmişe dönük aktif tüketimi içeren on iki faturası yoksa, faturası olan tek dönem veya faturası olan dönemler bu hesaplamada dikkate alınır. Var olan faturalarının içerisinden aylık en yüksek tüketim üzerinden hesaplama yapılacaktır.\"  şeklinde düzenlenmiştir.<br>Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti  raporunda özetle;\"1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, cezai koşul faturası olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılan dava ve icra takibine konu faturanın sözleşme kapsamında tahakkuk ettirilip ettirilemeyeceği ile davalının bu faturadan sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktasında toplandığı,<br>2. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre süresinde ödenmeyen tek faturanın dahi davacı-tedarikçiye sözleşmeyi feshetme ve davalı-aboneye düzenlenen en yüksek fatura tutarının iki katı tutarında cezai koşul faturası tahakkuk ettirme hakkı tanıdığı, bu açıdan sunulan belgelere göre de son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalar olduğunun anlaşılması sebebiyle sözleşme hükümlerine göre ceza faturasının tahakkuk ettirilebileceği,<br>3. Davalının temel itirazının, düzenlenen dönem faturalarında sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan çok daha yüksek birim fiyatların esas alındığı noktasında olduğu gibi ayrıca sözleşmenin tek taraflı düzenlenmiş bir sözleşme olduğuna da itiraz ettiği,<br>Sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatın davacı-tedarikçi için bir taahhüt anlamına gelmediği, BOTAŞ doğalgaz fiyatlarındaki artış oranıyla sınırlı olmak üzere birim fiyatta artışa gitme hakkının tanımlanmış olduğu, düzenlenen dönem faturalarında uygulanan birim fiyatların da sözleşmede kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek olduğu, ancak BOTAŞ doğalgaz fiyatlarındaki artış oranında arttırılmışsa sözleşmeye göre doğru ve geçerli olduğu, Sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatta değişikliğe gidilmesinin benzer sözleşmelerde olduğunun aksine hiçbir koşulda davalı-aboneye fesih hakkı tanımadığı, dolayısıyla sözleşmenin davalı abone aleyhine orantısız koşullar içeren tek taraflı bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiği, bu konuda takdirin  Mahkemede olduğu,<br>4. Dava konusu 479.989,78-TL cezai koşul fatura tutarının sözleşmeye göre doğru ve geçerli olarak tahakkuk ettirilmiş bir tutar olduğu ve sözleşmenin ilgili hükümleri gereği, icra ceza bedeli de eklenmiş halde dava konusu 21.10.2022 tarihli takip alacağı tutarının 479.989,78-TL fatura bedeli + 57.598,77-TL icra ceza bedeli + 7.101,22-TL işlemiş faiz olmak üzere 544.689,77.-TL olduğu\" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.<br>Genel işlem koşulu ile ilgili  olarak; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararla- rında vurgulandığı üzere;  bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşul ları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçer- liliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler, hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, söz- leşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlen- mesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.  Yukarıda açıklanan yöntemle yapılan inceleme sonucunda ,davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmemiştir.<br>Hükme dayanak  bilirkişi heyeti  raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli  bulunmuştur.<br>Ceza bedeli sözleşme ile açıkca belirlendiğinden alacak likit kabul edilmelidir.İcra inkar tazminatı koşulları oluşmuştur.Bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,<br>Alınması gereken 37.207,76 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 9.301,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.905,82 TL'nin   alınarak hazineye irat kaydına, <br>İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu  olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/05/2025<br><br><br>     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"154f4a22fb4ed87d","SID":"ee415e1ad2a45c80"}}