{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/781 <br>KARAR NO\t: 2025/1051<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/... ESAS 2022/... KARAR<br><br>DAVACI\t: 1-... - (IRAK VATANDAŞI, PASAPORT NO:...)<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...- ...<br>\t  Av. ...-<br>                                             <br>DAVALI\t: ...  -...- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-  ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Limited Şirket Müdürünün Azli<br><br>ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN BİRLEŞEN 2018/... ESAS<br>SAYILI DOSYASI<br><br>DAVACI\t: ... (IRAK VATANDAŞI, PASAPORT NO:...)<br>VEKİLİ\t: AV. ... - ...<br>DAVALI \t: ... - T.C:... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Limited Şirket Müdürü'nün Sorumluluğundan Kaynaklı                                                               Tazminat<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 28/05/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 28/05/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkili ...'in  ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 hisse oranında ortağı olduğunu, diğer %50'lik kısmının ise davalı ...'a ait olduğunu, şirketin 07/01/2013 tarihinde Adana Ticaret Sicili'nin ... numarası ile tescil edildiğini, ....000,00.TL sermayesinin olduğunu, 10 yıl süre ile davalı ...'ın  şirkete müdür olarak seçildiğini, ... ... Şti.'nin ürettiği malları Irak ülkesine ihraç ettiğini, davalı ...'ın 22/09/2014 tarihinde ... isimli bir limited şirketi kurduğunu, ..Ltd. Şti'nin ürettiği malları ... şirketine satmış gibi göstererek ihracatı bu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, KDV' iadelerinin kurulan şirket tarafından alındığını, şirketin 09/02/2018 tarihinde terkin edildiğini, davalının 15/12/2017 tarihinde ise ... ... Şti.'ni kurarak aynı şekilde ihracatlar yapmaya devam ettiğini ve ... Ltd. Şti'ne ait KDV iadelerini kaçırmaya devam ettiğini, bu şirketlerin faaliyet merkezlerinin ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, şirket müdürü ...'ın .... Ltd. Şti.'nin menfaatini düşünmediğini, diğer şirketleri kurarak rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyan ederek, şirket aleyhine işlem yaparak şirketi zarara uğratan davalı müdürün, şirket müdürlüğü görevinden uzaklaştırılmasını ve yeni müdür seçilene kadar şirkete kayyım atanmasını, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasını talep etmiştir.<br>Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; ... Ltd. Şti'nin KDV iadelerinden kaynaklanan bir zararının bulunmadığını, ... isimli işletmenin yada ... ... Şti.'nin KDV iadesi almadığını,  müvekkilinin bu aracı şirketleri kurmasının tamamen yasal olduğunu, aracılı ihracat usulündeki avantajlardan yararlanmak için kurulduğunu, bu yöntemin Türkiye'de son derece yaygın olduğunu, ihracatta bu şekilde aracı firma kullanmanın, KDV iadesi formalitelerinden kurtulmak, imalatçı şirketlerin aracı şirketlere KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında satış yapmaları halinde toplam teslim tutarları üzerinden KDV iadesi almak gibi avantajlar bulunduğunu, müvekkilinin şirketi zarara sokmak ve kazanç kaçırmak gibi bir amacı olmadığını, davacının 5 yıl boyunca bu ticari bildiğini, kendisine gönderilen tüm malzemelerin bu aracı firmalar üzerinden gittiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde ile; müvekkili ...'in  ... ... ... Şti.'nin %50 hisse oranında ortağı olduğunu, diğer %50'lik kısmının ise davalı ...'a ait olduğunu, şirketin 07/01/2013 tarihinde Adana Ticaret Sicilinin ... numarası ile tescil edildiğini, ....000,00-TL sermayesinin olduğunu, 10 yıl süre ile davalı ...'ın  şirkete müdür olarak seçildiğini, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ürettiği malları Irak ülkesine ihraç ettiğini, davalı ...'ın 22/09/2014 tarihinde ... isimli bir limited şirketi kurduğunu, Santa..Ltd. Şti'nin ürettiği malları ... şirketine satmış gibi göstererek ihracatı bu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, KDV' iadelerinin kurulan şirket tarafından alındığını, şirketin 09/02/2018 tarihinde terkin edildiğini, davalının 15/12/2017 tarihinde ise ... ... Şti.'ni kurarak aynı şekilde ihracatlar yapmaya devam ettiğini ve ... Ltd. Şti'ne ait KDV iadelerini kaçırmaya devam ettiğini, bu şirketlerin faaliyet merkezlerinin ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu,  şirket müdürü ...'ın .... Ltd. Şti.'nin menfaatini düşünmediğini, diğer şirketleri kurarak rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal etmekle kalmadığını, şirketin içini adeta boşalttığını, müvekkilinin tespitlerine göre ... Ltd. Şti 'nin alması gereken KDV iadesinin yaklaşık 2.000.000 USD olduğunu, ancak net rakamın inceleme sonucu ortaya çıkacağını, diğer taraftan davalı şirket müdürünün tedarikçi firmalarla şirket zararına ticaret yaptığını belirterek,  ... Ltd. Şti.'nin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalı ...'ın şirket müdürlüğü görevinin tedbiren dava sonuna kadar kaldırılmasını ve şirkete kayyım tayin edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak .... Ltd. Şti.'ne verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile: Davacı tarafın iddialarının olası ihtimaller üzerine kurgulandığını, gerçekle ilgisi bulunmadığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek, asıl davadaki savunmasına benzer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile; TTK'nın 626. Maddesi gereğince, limited şirket müdürünün sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağını, diğer taraftan görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduklarını, davalı ...'ın tarafların eşit oranda hissedar oldukları ... Ltd. Şti' ne 10 yıl süreyle görev yapmak üzere müdür olarak seçildiğini, şirketin 2013 yılında kurulduğunu, şirketin ürettiği ürünleri Irak'a doğrudan ihraç ettiğini, ancak 2013 yılının sonundan itibaren aracı  kullanarak ihraç etmeye başladığını, ..., ... ve ... Şti' ne ihraç kaydıyla satışlar yapıldığını, bu firmalarında aldıkları ürünleri Irak'a ihraç ettikleri, bu satışlardan dolayı ... Ltd. Şti' nin KDV iadesinden kaynaklanan her hangi bir zararının oluşmadığını, ancak bilirkişi raporlarındaki görüşe göre, doğrudan ihraç yapmak suretiyle elde edilecek karın bir kısmının aracı firmalarda kalmasından dolayı kar kaybı meydana geldiği, davalı ...'ın aynı zamanda ... Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, TTK'nın 626/2 maddesinde belirtilen rekabet yasağını ihlal ettiğini, aynı kanunun 630/2 maddesi gereğince azlinin istenilebileceğini, haklı sebeplerin varlığı halinde ortağında dava açma hakkının bulunduğu, diğer taraftan TTK'nın 644. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 553. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine karşı şirkete verdikleri zararlardan dolayı şirket yanında ortaklarında dava açabileceğini, ortağın açtığı dava yönünden genel kurul kararına ihtiyaç olmadığını, tahsil edilecek tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceğini, talebin bu yönde olduğunu, ancak davacının Irak'ta kendisine ait bir firmasının bulunduğu, ... Ltd. Şti' nin Türkiye' de imal ettiği ürünleri Irak'a ithal ederek orada pazarladığını, ihracatın aracı kurumlar vasıtasıyla yapıldığını, davacının başından itibaren bildiğini, keza Irak'a ithal ettiği ürünleri aracı firmalardan aldığını, davacının ... Ltd. Şti.'nin aracı firmalara yaptığı satış fiyatı ile aracıların kendisine yaptığı satış fiyatlarının farklı olduğunu 2018 yılı Nisan ayına kadar bilmediğini beyan ettiğini, ancak bu iddianın inandırıcı olmadığını, keza kendisinin Türkiye'de bir şirket kurup imalat yapacak, imal edilen ürünleri ihraç ve Irak'a ithal edecek tecrübede bir tacir olduğunu, şirketin kayıtlarını her zaman inceyebileceği, basiretli bir tacirin de böyle yapması gerektiğini, kendisine bilgi verilmediği ve defterlerin incelettirilmediğinden bahisle bilgi alma hakkının kullanılması için açılmış davasının bulunmadığını, fiyat farkını bilmediği yönündeki savunmanın inandırıcı olmadığını, üstelik davacının Irak'a ithal ettiği ürünleri doğrudan ... Ltd. Şti.'den alabileceği halde aracılardan aldığını, aracılara satıştan dolayı bir kar kaybı varsa bunda davacının alımlarının da etkisi olduğunu, diğer taraftan davacının rakip bir şirket kurarak sicile tescil ettirdiğini, aynı gün azil için  dava açtığını, ...'ın işçilerinin önemli bir kısmını kendi şirketine transfer ettiğini, Irak'ta, ...'ın iflas ettiği bilgisini yayarak ürün alımını engellediğini, kendisin de rekabet yasağını ihlal ettiğini, davacının iyiniyetli olmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; ... Şirketi iki ortaklı olup, müvekkili ...'in bu şirketin %50 hissesine sahip ortağı olduğunu, diğer ortak ...'ın ise 08/01/2023'e kadar ilzama yetkili şirket müdürü hissedar olduğunu, şirketin tamamıyla davalı ... tarafından idare edildiğini, müvekkilin aracı şirketler eliyle Kuzey Irak'a ihraç edilen malları, satın alarak, Irak'ta pazarladığını, taraflar arasında fiilen bu şekilde bir iş bölümü olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamakta olduğunu, davalı ...'ın ...'ın ürünlerini ihraç kaydı ile aracı kurumlara satmakta olduğunu, aracı şirketlere yapılan satış bedelleri bilirkişilerce etraflıca tespit edildiğini, bununla birlikte aracı şirketlerin aynı malları, Kuzey Irak'ta müvekkil ...'a satış bedellerinin farklı olduğunu, davalı ...'ın  kâr transfer ettiğinin bilirkişi heyetinin de kabulünde olduğunu, davalı tarafın Bağımsız Denetçi raporuna itirazının bulunmamakta olduğunu, mahkemenin ...'ın KDV iadesinden kaynaklı bir zararının olmadığına müteallik kanaati kocaman bir hata, sathi bir değerlendirmeden ibaret olduğunu, ..., aracı şirketlere ihraç kaydı ile satış faturası üzerinden KDV iadesi aldığını, ..., gerçekten basiret ve iyi niyetle yönetilmiş olsaydı, aracı şirketlerin, ...'ın ürünlerini Kuzey Irak'ta satış bedeli - faturası üzerinden KDV iadesi alması gerekeceğini, bu halde ...'ın tam iki katı KDV iadesi alması gerektiği mübrez faturalarla sabit olduğunu, mahkeme, davalı ...'ın 2013'den 2018'e kadar, aracı şirketleri eliyle, ...'ın paralarını kendisine transfer ettiğini, davalı ...'ın haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini kabul eder iken; müvekkili ...'ın davasını inandırıcı bulmadığını, davalı  bağlantılı bileşik ikrarda bulunmak sureti ile ispat yükünü üzerine aldığını, ancak akrabalarının üzerine kurduğu şirketlerle karı aktarmak suretiyle şirkete zarara uğratmadığını ispatlayamadığını, bilirkişi raporlarında açıkça belirtildiği üzere davalı taraf şirketi zarara uğrattığını, müvekkilinin hali hazırda davalı tarafın kusurlarından kaynaklı olarak davaya konu şirketten hiçbir kazanç elde edemeyince haliyle bildiği işi yapacağını, müvekkilinin başka bir şirket kurmasında davalı taraf aleyhine herhangi bir zararının söz konusu olmadığını,birleşen Adana 3.ATM 2018/... Esas sayılı dosyası hakkında mahkemece bir karar verilmediği, ayrıca yine kayyım tayini talep edildiği ve bu konuda da bir karar verilmediği, bu nedenlerle; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 15/02/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararın kaldırılmasını, incelemenin murafaalı olarak yapılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Esas dava, limited şirket müdürünün azli, birleşen dava ise limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, esas ve birleşen davada, davacının  ... ... Şti.'nin %50 hisse oranında ortağı olduğunu, diğer %50'lik kısmının ise davalı ...'a ait olduğunu, davalının aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, şirketin ürettiği malları Irak ülkesine ihraç ettiğini, davalının 2014 tarihinde ... isimli bir limited şirketi kurduğunu, ..Ltd. Şti'nin ürettiği malları ... şirketine satmış gibi göstererek ihracatı bu şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, KDV' iadelerinin kurulan şirket tarafından alındığını, daha sonra şirketin terkin edildiğini, davalının 2017 tarihinde ise ... Ltd. Şti.'ni kurarak aynı şekilde ihracatlar yapmaya devam ettiğini ve ... Ltd. Şti'ne ait KDV iadelerini kaçırmaya devam ettiğini, bu şirketlerin faaliyet merkezlerinin ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, şirket müdürü olan davalının ... Ltd. Şti.'yi zarara uğrattığını, diğer şirketleri kurarak rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyan ederek esas davada şirket müdürünün azli birleşen davada ise aynı sebeplerle tazminat talep etmiş, davalı ise ... Ltd. Şti'nin KDV iadelerinden kaynaklanan bir zararının bulunmadığını, ... isimli işletmenin yada ...  Şti.'nin KDV iadesi almadığını,  müvekkilinin bu aracı şirketleri kurmasının tamamen yasal olduğunu, aracılı ihracat usulündeki avantajlardan yararlanmak için kurulduğunu, bu yöntemin Türkiye'de son derece yaygın olduğunu, ihracatta bu şekilde aracı firma kullanmanın, KDV iadesi formalitelerinden kurtulmak, imalatçı şirketlerin aracı şirketlere KDV Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında satış yapmaları halinde toplam teslim tutarları üzerinden KDV iadesi almak gibi avantajlar bulunduğunu, müvekkilinin şirketi zarara sokmak ve kazanç kaçırmak gibi bir amacı olmadığını, davacının 5 yıl boyunca bu ticari bildiğini, kendisine gönderilen tüm malzemelerin bu aracı firmalar üzerinden gittiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ayrıca davacının Irak'ta başka bir şirketi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile esas davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>        Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,  dosyada alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu şirketin ürettiği ürünleri 2013 yılının sonundan itibaren aracı kullanarak ihraç etmeye başladığı,  ..., ... ve  ... Şti'ne ihraç kaydıyla satışlar yapıldığı, bu firmaların da aldıkları ürünleri Irak'a ihraç ettikleri, bu satışlardan dolayı ... Ltd. Şti'nin KDV iadesinden kaynaklanan her hangi bir zararının oluşmadığının tespit edildiği, ancak doğrudan ihraç yapmak suretiyle elde edilecek karın bir kısmının aracı firmalarda kalmasından dolayı kar kaybı meydana geldiği yönünde bilirkişi raporu düzenlenmiş ise de \"davacının Irak'ta kendisine ait bir firmasının bulunduğu, ... Ltd. Şti'nin Türkiye'de imal ettiği ürünleri Irak'a ithal ederek orada pazarladığı,  ihracatın aracı  kurumlar vasıtasıyla yapıldığını davacının başından itibaren bildiği, keza Irak'a ithal ettiği ürünleri aracı firmalardan aldığı, davacının ... Ltd. Şti.'nin aracı firmalara yaptığı satış fiyatı ile aracıların kendisine yaptığı satış fiyatlarının farklı olduğunu 2018 yılı Nisan ayına kadar bilmediğini beyan ettiği, ancak bu iddianın inandırıcı olmadığı, keza kendisinin Türkiye'de bir şirket kurup imalat yapacak, imal edilen ürünleri ihraç ve Irak'a ithal edecek tecrübede bir tacir olduğu, şirketin kayıtlarını her zaman inceyebileceği, basiretli bir tacirin de böyle yapması gerektiği, kendisine bilgi verilmediği ve defterlerin incelettirilmediğinden bahisle bilgi alma hakkının kullanılması için açılmış davasının bulunmadığı, fiyat farkını bilmediği yönündeki savunmanın inandırıcı olmadığı, üstelik davacının Irak'a ithal ettiği ürünleri doğrudan ... Ltd. Şti.'den alabileceği halde aracılardan aldığı, aracılara satıştan dolayı bir kar kaybı varsa bunda davacının alımlarının da etkisi olduğu, diğer taraftan davacının rakip bir şirket kurarak sicile tescil ettirdiği, aynı gün azil için  dava açtığı, ...'ın işçilerinin önemli bir kısmını kendi şirketine transfer ettiği, Irak'ta, ...'ın iflas ettiği bilgisini yayarak ürün alımını engellediği, kendisin de rekabet yasağını ihlal ettiği, davacının iyiniyetli olmadığı\" yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesine göre  esas davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, esas davanın ve birleşen davanın konusunun kayyım talebi olmadığı, davacı vekilince şirkete tedbiren kayyım atanmasının talep edildiği ve mahkemenin ara kararı ile kayyım talebinin reddine karar verildiği, esasa yönelik mahkemece kayyım atanması konusunda bir karar verilmemesinin yerinde olduğu yine Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasının işbu dosya ile birleştirilmesine dair karar verildiği, daha sonra mahkemece tefrik edildiği ve 2019/... Esas sayılı dosya üzerinden yargılamanın devam ettiği, davanın konusunun şirkete denetçi atanması davası olduğu, taraflarca takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 31.05.2019 tarihinde 3 aylık sürede yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu sebeple mahkemece bu dosya hakkında karar verilmemesinin  usul ve yasaya uygun olduğu, tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu,  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br> HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                   :<br>1)- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br><br><br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/05/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c08dd8c18ecc17d5","SID":"63d1c859eced170f"}}