{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>  <br>DOSYA NO\t: 2022/71 <br>KARAR NO\t: 2025/985<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/...Esas 2021/...Karar<br>DAVACI\t: ...  -...<br>   \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 22/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2025<br>    <br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarihli 2020/... Esas 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekilince aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mersin ili Mut ilçesinde uzun yıllardır kayısı üreticiliği yaptığını, müvekkil, üretici kayıt defterinde 2016-2017 yılları arasında da kayısı üretim faaliyetini gerçekleştirdiğini, müvekkil ile davalı ... arasında 2016-2017 yapılan sözlü akit gereğince müvekkili tarafından bahçesinde üretmiş olduğu yaklaşık 169 ton 840 kg ninfa ve trintina cinsi kayısı ürünlerini davalıya teslim, davalı şirket ise teslim alacağı ürünlere karşı bedel ödeme yükümlülüğü altına girdiğini aralarındaki sözlü akit gereği davalının bedel ödeme yükümlülüğü malın teslimi ile muaccel hale geleceğini, ancak müvekkili tarafından söz konusu ürünlerin süresinde davalıya teslim edilmesine rağmen davalının teslim aldığı mala ilişkin bedel ödeme borcunu yerine getirmediğini, davalının müvekkiline karşı bulunan bedel ödeme borcunu yerine gerine getirmemek ile birlikte müvekkilinden almış olduğu türünü belirtmiş olduğu kaysıları çeşitli İl ve İlçe Zirai  Ürün Karantina Müdürlükleri, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ve İl ve İlçe  Gümrük Müdürlükleri kontrölünden geçirerek ihracat yoluyla dış ülkelere sattığını, kayısı ürününün zirai bir ürün olması hasebiyle genel uygulamaya göre yurt dışına ihraç edilmeden bir süre karantinada bekletilip kontrolleri sağlandığını, söz konusu ürünlerin karantinaya alınırken üreticisinin ve alıcısının ismi, ürünlerin miktar bilgisi ve hangi ülkeye gönderileceğine dair tüm bilgilerin sisteme işlendiğini ancak hangi liman üzerinde ihraç edilmiş olunduğu bilinmemesi sebebiyle ülkede bulunan tüm limanlardan bu hususun sorulması istemekle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL alacağının müvekkili tarafından ürünlerin teslim tarihi olan 2017 temmuz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın yasal süreler geçtikten sonra açıldığını, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun olmadığını, davacının hukuki yarar yokluğu olduğunu,   dava şartının yerine getirilmediğini, davacının haksız bir kazanç peşinde olduğunu, davalı müvekkilinin davacıdan sadece 2017 yılında müstahsil olarak alışveriş yaptığını, müstahsil alımlarının müstahsil makbuzu ile yapılması yahut fatura ile yürütüldüğünü, davacıdan bir kez alışveriş yaptığı bu alışverişte de kayısı cinsi ürün aldığını ve tüm bedelini ödediğini davacının ürettiğini iddia ettiği 169.840 kg ürünün tamamının davalı şirkete satışı ve teslim yapılmış ise bu satışın ve teslimatın ispatı gerektiğini açılan davanın usulden ve esastan reddini, haksız davacının reddi ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Bilirkişi 16/02/2021 tarihli dosya kapsamındaki belgeler nazarında tanzim ettiği raporunda; Mersin Ticaret Borsası'ndan temin edilen ve incelenen 2016-2017 yıllarına ait müşterek alım satım beyannameleri suretlerine göre, davalı şirket tarafından davacıdan 11.06.2017 tarih ve ... nolu Müstahsil Makbuzu ile alımı yapılan kayısı miktarı 23.000-kg ve tutarının ise 85.100,00-TL olduğu, bunun dışında davalıdan 2017/Haziran ayında şeftali ve nektarin alımı bildirilmiş olduğu, rapor içeriğinde düzenlenen tablolardan, davalı şirketin davacı ...'tanı 2017/Haziran ayında toplam 719.535,00-TL.'lik (kayısı, şeftali ve nektarin) mal alımı bildirildiği, bu alım tutarından  Zirai Stopaj kesintisi düşüldükten sonra kalan 705.144,30-TL net tutarın ilgili dönemde Ba Formu ile vergi dairesine bildirilmiş olduğu, davacının 08.10.2012 tarihinden bu yana bilanço esasına tabi (Tacir) vergi mükellefi olması ve davacının sadece kayısı Üretimi üzerine çiftçilik belgesine sahip olması nedeniyle kayısı dışındaki başka bir ürünü müstahsil makbuzu ile satamayacağı, eğer satar ise bunu kendi satış faturası ile yapabileceği, Zirai Ürünlerin ticareti ile iştigal eden firmalar tarafından çiftçilerden alınan ürünlerin, birebir alım yapılan çiftçilerden girişlerinin yapılamadığı, bunun sebebinin ise bazı köylü ve çiftçilerin vergisel bir yükümlülük altına girmekten kaçındığı için kendi adlarına müstahsil makbuzu düzenlenmesini istemedikleri, bunun sonucu olarak da, zirai Ürün alan firmaların bazen tanıdığı başka isimler adına müstahsil makbuzu düzenleyebildikleri, Vergi Usul Kanunu'nun müstahsil makbuzu'nu tarif eden 235. Maddesinde; “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar İle kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar.\" Şeklindeki tarife göre müstahsil makbuzu İle satın alınan malın parasının ödendiğinin kabulü gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre müstahsil makbuzunun tek başına bir alacak belgesi niteliğinde olmadığı Buraya kadar yapılan inceleme ve tespitlerim neticesinde, davalı şirketin davacıdan alımını yapmış olduğu kayısı miktarı 23.000-kg ve tutarının ise 85.100,00-TL olduğu, davacı tarafından dava dosyasına Mersin Ticaret Borşasından temin etmiş olduğu Müşterek Alım Satım Beyannamesi haricinde davasını kanıtlayacak Sözleşme, Çek, Senet vs.) bir belge sunulmamış olduğunu rapor etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bedeli talep edilen dava konusu 169.840 kg kayısıların teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf malların teslimini usulüne uygun belgeler ile ispatlayamadığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış olup davacı yemin hakkını kullanmıştır. Davalı şirket yetkilisinin 16.06.2021 tarihli celsede alınan yeminli beyanında dava konusu malların teslim edilmediğine dair beyanda bulunduğundan ve yeminin kesin deliller arasında sayılmış olması göz önünde bulundurularak davacının davasını ispat edemediğine kanaat getirilerek davanın reddine... \" karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının çiftçi olup, 2016-2017 yıllarında üretilen kayısının davalıya satılıp teslim edildiği, nacak bedelinin ödenmediğini ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                                              \t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla \"Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından 2016-2017 yıllarında üretilen yaklaşık 169.840,00 kg kayısı ürününün davalı şirkete satılıp teslim edildiği, ancak satış bedelinin ödenmediği ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, müvekkili şirketin davacıdan bir kez alışveriş yaptığı, kayısı cinci ürün aldığı ve bedelini ödediği, davacının iddia ettiği 169.840,00 kg ürünün tamamını satarak davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, müstahsil belgesinin satış sırasında bedelin ödendiğini gösterdiği savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca taraflarca ileri sürülen istinaf sebepleri  kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık, davacının davalı şirkete müstahsil makbuzu karşılığı kayısı ürünü satılıp teslim edilip edilmediği ile davalı şirketin davacıya ürün bedelini ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.<br>Müstahsil makbuzu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 235 maddesinde düzenlenmiş olup Kanunun anılan maddesi;<br>\"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.<br>Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.<br>Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer. <br>Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur: <br>1. Makbuzun tarihi;<br>2. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi; <br>3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;<br> 4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli. Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.<br>Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.\"  şeklindedir.<br>Buna göre, müstahsil makbuzu, kanunda nitelikleri belirtilen alıcıların, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada düzenlenir. İki nüsha halinde düzenlenecek makbuzun, alıcı tarafından imzalanan nüshası satıcıya teslim edilir. Satıcı da, diğer nüshayı imzalayıp alıcıya vermelidir. Bu suretle, satıcının düzenlemiş olduğu müstahsil makbuzu, kapsamındaki malın alıcıya satılıp teslim edildiğine karine teşkil eder. Aynı şekilde, müstahsil makbuzunun satıcı tarafından imzalanması da makbuzun kapsamındaki malın bedelinin satıcı tarafından alınmış olduğuna karinedir. Satıcının imzasını içermeyen müstahsil makbuzunun, bedelin ödendiğine karine oluşturduğu söylenemez.<br>Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesinde ekinde davalıya yapılan ürün satışlarına ilişkin Antakya Ticaret Borsası kayıtlarına dayanıldığı, taraflarca ayrıca \"müstakil\" düzenlenmiş müstahsil makbuzu ibraz edilmemiş ise de, Mahkemece görevlendirilen bilirkişiye verilen yetki doğrultusunda dosya arasına alınan kayıtlara göre  davalı şirket tarafından Antakya Ticaret Borsası'na verilen 24.07.2017 Tarih ve ... Tescil No'lu Müşterek (Müstahsil) Alım Satım Beyannamesi'nde ise 23.000,00 kg kayısı cinsi ürünün kilogram birim bedeli 3,70 TL üzerinden toplam 85.100,00 TL bedelle davacı ...'tan satın alındığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. <br>Davalı şirket tarafından düzenlenen anılan beyanname, uyuşmazlık konusu ürünün beyannamede belirtilen miktar ve tutarla sınırlı olarak davalıya teslim edildiğine karine teşkil eder. Davalı tarafından sözkonusu karinenin aksinin yazılı delille ispatı mümkün olmakla birlikte davalı tarafça bu konuda usulüne uygun yazılı bir delil sunulmadığı, bilakis davacıdan bir kez satın alınan kayısı cinsi ürünün bedelinin ödendiğinin savunulduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin makbuzda belirtilen kesintileri ilgili kurumlara ödemiş olması, davacı çiftçiye kesintiler sonrası ödemesi gerekli satış bedelini de ödediğine karine oluşturmaz. Bu durumda, mahkemece, 23.000Kg kayısı cinsi ürün yönünden ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davalı şirkete ait olduğu gözetilerek davalı şirkete ödemeye ilişkin delillerini sunması için imkan sağlanması, davalı şirketin ödemeye ilişkin yazılı bir delil sunmaması halinde ise davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanıldığı hatırlatılarak davalıdan ödeme hususunda davacıya yemin teklif edip etmediklerinin sorulması ve yemin teklif edilmesi halinde oluşacak sonuca göre işlem yapılması gerekirken, ispat yükünde yanılgıya düşülerek uyuşmazlık konusu ürünün davacı tarafından davalı şirkete teslim edildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacı vekili tarafından Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2021 tarihli 2020/... Esas ve 2021/... Karar sayılı sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2021 tarihli 2020/... Esas ve 2021/... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan  59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  22/05/2025 tarihinde karar verildi.  <br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d90b554c18b7d80f","SID":"0a734abee77b5594"}}