{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1315 <br>KARAR NO: 2025/626<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/06/2024<br>ESAS NO: 2023/873 <br>KARAR NO: 2024/628<br>DAVA: İflas <br>KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu şirkete karşı Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E., Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E., Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalarınından başlatılan takiplerden icra ve haciz çokluğu sebebiyle olumlu bir sonuç alınamadığını, haciz konulan menkul ve taşınmazları sicilinde altmışa yakın icrai haciz, vs. takyidatlar bulunduğunu, dolayısıyla borçlu şirketin borcunu ödeme olasılığının bulunmadığını belirterek taleplerinin kabulü ile borçlu şirketin icra dosyalarına karşı herhangi bir itirazda bulunmaması ve dosya borçlarını da ödememesi sebebiyle davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 177/1 ve 2. madde hükümlerine dayalı davalının doğrudan iflası istemine ilişkin davada, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve tirajı 50.000'in üzerinde ve yurt düzeyinde dağıtım yapılan gazetelerden birinde iflâs talebinini ilan edildiği, 35.000,00 TL iflâs avansının davacı tarafça yatırıldığı, firmanın sicil kaydının faal olarak devam ettiği, firma adresi itibariyle davaya bakmanın mahkeme yetki alanında kaldığı, dosyada mevcut Emniyet Müdürlüğü yazısına ve mahkemece çıkartılan tebligatların TK'nın 35. maddesine göre tebliğ edilmesi hususları değerlendirildiğinde şirketin malum yerleşim yerinin bulunmadığının sabit olduğu, şirketin İİK m.177, £, bent.1 hükmüne göre iflasına karar verilebileceği, bilirkişi raporunun mali incelemeler kısmında belirtildiği üzere, davalı şirket aleyhine çok sayıda icra takibi bulunduğı, davalı şirket aleyhine başlatılan bu takiplerin şirketin nakit darboğazı içerisinde olduğuna işaret ettiği, davalı şirket aleyhine başlatılan takipler ile celp edilen beyannameler üzerinden tespit edilen verilerin, şirketin ödemelerini tatil ettiğinin emareleri olduğu, ancak şirketin malum yerleşim yerinin bulunmamasına bağlı olarak İİK m.177, f.1, bent 2. hükmüne göre iflas koşulları zaten oluştuğundan, davalı şirketin İİK m. 177, f.1, bent. 2 hükmüne göre iflasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi \"... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak,No:... D:... Esenler/İSTANBUL \" olan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 13/06/2024 günü saat: 09:40  itibariyle İFLASINA karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki dava nezdinde yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, şirketlerinin işlerinin yoğunlaştığı yerin fabrika binalarının bulunduğu Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde olduğunu, işbu hususun yerel mahkemece hiçbir surette araştırılmadığını, kaldı ki şirketin Çerkezköy adresinde faaliyet gösterdiği davalılar tarafından bilinmesine rağmen kötü niyetli ve kasıtlı bir şekilde şirketin bilinen son adresinin yanlış gösterilerek şirketlerinin dosya kapsamında savunma hakkının ellerinden alındığını, dosyanın bu haliyle dahi şirket yetkilileri olmadan ve usulüne uygun tebligat yapılmaksızın dosyanın karara çıkarılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, nitekim anılan icra dosyalarının tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın yalnızca icra dosyalarının mevcudiyeti ile rapor tanzim edildiğini, anılan icra dosyalarının bir çoğunun haricen tahsil edilmiş olduğunu, şirketin borçlarını tatil etmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, davacıların eski çalışanları olup açığa imzayı kötüye kullanarak şirketlerini borçlandırdığını, şirketleri ile davacı ... ve diğer şirket arasında hiçbir mal ve hizmet ilişkisi bulunmadığı halde açığa imzanın kötüye kullanılarak senetler düzenlendiğini, şirketlerinin ticari faaliyetinin devam ettiğini, tapuda şirketleri adına kayıtlı Çerkezköy Veliköy OSB'de bulunan fabrika binası ve gayrimenkulün eksper değerinin 46.000.000,00 TL civarında olduğunu, şirketleri adına yedi adet araç bulunduğunu, sadece bu otomobillerin bile piyasa değerinin şirketin tüm borçlarını karşılamaya yeteceğini, şirketlerinin vergi dairesine yansıyan BS-BA formlarının celp edilmeden, şirketlerinin ticari defter ve belgelerini incelenmeden salt davacı iddiaları ve hükme esas alınması mümkün olmayan bilirkişi raporu ile hüküm tesis edilemeyeceğini, tamamen kötü niyetle hareket eden davacıların işbu davranışının TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 nci maddesinin üçüncü fıkrası:\"Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.\" şeklindedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununnun 51 nci maddesinin birinci fıkrası:\"Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.\" şeklindedir.İflas davalarında yetki İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri TMK'nın 51. maddesi hükümlerine göre belirlenir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/19-643 E., 2013/256 K. sayılı ilamında da, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır.Şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa davanın da bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Muamele merkezinden kasıt, borçlunun ticarethanesinin olduğu yer olmayıp; borçlunun, ticaret yaptığı kişilere yönelik olarak işlerini takip ettiği yerdir. Gerçek veya tüzel kişi tacir birden fazla yerde ticari faaliyetlerde bulunuyor; ancak, bu işletmelerden birinde yoğun şekilde ticari faaliyetler yürütüyor ve tüm ticari işletmesini buradan idare ediyor ise muamele merkezi, ticari faaliyetlerin idare edildiği yer olarak vasıflandırılmaktadır (Baki Kuru (1988), İflâs ve Konkordato Hukuku (İflâs ve Konkordato), Alfa Basım ve Dağıtım, Ankara, s. 53; Güneysu-Güngör, s. 129.).<br>Somut olayda, davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki adresi “... Mah. ... Cad. ... Sok. No.... D.... Esenler/İSTANBUL“ dur. Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde  şirketin Çerkezköy Veliköy OSB'de faaliyet gösterdiği bildirilmiş ise de, dilekçe ekinde sunduğu faturalarda da ticaret sicil kayıtlı adresin şirket adresi olarak gösterilmiş olması anlaşılmıştır. Bu aşamada ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğuna yönelik karinenin aksine ilişkin davalı tarafça ispatın gerçekleştirilemediği anlaşıldığından mahkemenin yetkisine ve bu adrese yapılan tebligatların usulsüzlüğüne yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.İİK'nın 177/son maddesi göndermesi 178/2 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre ilanların yapılmış olması gerekmektedir. İflas davası 09.10.2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 11.10.2023 tarihinde Basın İlan Kurumu Portalında ilan edilmiştir. İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanunun 177 nci maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,\"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla  yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.09.2023 tarih ve 2023/2458 E., 2023/2797 K. sayılı ilamı:\"İİK'nın 177/1. maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verir. Ancak bu madde uyarınca iflas kararı verilebilmesi  için  177/4. maddesi amir hükmü gereği iflas kararı verilmeden önce Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılarak dinlenmesi gerekir. Somut olayda İİK 177/4 madde hükmünün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır...\"şeklindedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarih ve 2016/7190 E., 2018/5331 K. sayılı ilamı:\"Somut  olayda, iflası talep edilen  davalı-borçlu kooperatifin, ticaret sicil müdürlüğü tarafından isim ve adresleri bildirilen temsilcileri adına tebligat çıkarılmadığı, bu kişilerin dinlenmediği, tebligatın kooperatif tüzel kişiliği adına çıkarıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenleme uyarınca, ticaret sicil müdürlüğünden davalı kooperatifin halen görevde olan temsilcilerinin isim ve adresleri sorularak, bildirilen temsilci ya da temsilcilerin meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davete uyarak gelenlerin dinlenmesi gerekirken, bu usule uyulmadan, işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...\"şeklindedir. İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı şirket yetkilisinin adresine mahkemece İİK'nın 177. maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde davalı şirket yetkilisinin beyanlarının tespiti için, Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun davetiye tebliği ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu usule uyulmaksızın eksik inceleme neticesi hüküm kurulması doğru olmamıştır.Davalının ödemelerini tatil edip etmediği yönünden yapılan inceleme yönünden ise; Mahkemece davalı şirketin adresinde faal olup olmadığını tespiti için Esenler İlçe Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen 11.11.2023 tarihli cevabi yazı ekindeki 10.11.2023 tarihli rapor başlıklı belgede: “...Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/873 Esas sayılı yazılarına istinaden ... MAH. ... SOKAK ... ESENLER adresine giderek  yapılan araştırmada dairede ... isimli şahıs ile yapılan görüşmede 19 senedir bu adreste olduğunu, ... OTO KİRALAMA isimli işyerine ait evrakların geldiğini, bina sahiplerinin binayı komple sattığı, satan şahısların ...olduğunu bildigi beyanları alınarak araştırma sonlandırılmış olup...\" şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 27.03.2024 tarihli raporda:\"Davalı Vergi Dairesi olan Atışalanı Vergi Dairesine yazılan müzekkere verilen 18.10.2023 tarihli cevabi yazıda, davalı şirketin 31.08.2023 tarihinde re'sen terk olduğu bilgisi verilmiştir. Cevabi yazı ekindeki vergi dairesi yoklama fişlerinin incelenmesinde;01.02.2023 tarihli yoklama fişinde davalı şirketin faal olmadığı,02.10.2023 tarihli yoklama fişinde davalı şirketin faal olmadığı, tespit edilmiştir.Davacı ... tarafından 22.07.2019 tarihinde İstanbul ...İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine 78.575,66 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Davacı ... tarafından bila tarihinde Bakırköy ...İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine 150.000,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Davacı ... tarafından 23.02.2021 tarihinde Bakırköy ...İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine 10.10.2020 vadeli 100.000,00 TL'lik senede dayalı olarak Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile icra takibi başlatılmış, 100.000,00 TL asıl alacak + 5.700,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.700,00 TL'nin tahsili talep edilmiştir. Davacı ... Pazarlama tarafından bila tarihinde Bakırköy ...İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine 30.06.2021 tarihinde 1.060.999,33 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Davacı ... Pazarlama tarafından 06.11.2023 tarihinde Bakırköy ...İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine 01.09.2023 vadeli senede dayalı olarak Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yolu ile icra takibi başlatılmış, 2.000.000,00 TL asıl alacak + 42.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.042.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiştir. 14.12.2023 tarihli kapak hesabına dosya borcu 2.566.167,03 TL gözükmektedir.Dosyada mübrez Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... Esas dosyasında alacaklının ... Pazarlama borçlunun ... olduğu gözükmektedir.Şişli ... İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 22.11.2017 tarihinde toplam 1.243,05 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. İcra dosyasında yapılan haciz tutanağında, davalı şirketin adreste olmadığı 11 yıldır oturan başlarının olduğu tespit edilmiştir. İcra dosyasından, davalı şirkete ait ... plaka sayılı araç üzerinde 10 adet haciz olduğu, ... plaka sayılı araç üzerinde 11 adet haciz olduğu, ... plaka sayılı araç üzerinde 8 adet haciz olduğu, ... plaka sayılı araç üzerinde 10 adet haciz olduğu, Bakırköy ... İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine bila tarihinde toplam 45.249,69 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. İstanbul ... İcra Müd. ... E.; ... Bankası A.Ş. tarafından davalı aleyhine bila tarihinde toplam 194.439,54 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.İstanbul ... İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 22.01.2019 tarihinde toplam 12.271,71 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Şişli ... İcra Müd. ... E.; ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine 09.07.2019 tarihinde toplam 3.156,75 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.İstanbul ...İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 25.06.2019 tarihinde toplam 929,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Şişli ... İera Müd. ... E.; ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine 23.11.2020 tarihinde toplam 211,50 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Şişli ... İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 19.09.2020 tarihinde toplam 450,52 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Şişli ... İcra Müd. ... E (eski ... E.).; ... tarafından davalı aleyhine 24.03.2018 tarihinde toplam 585,81 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. İcra dosyasından, davalı şirkete ait ... plaka sayılı araç üzerinde 46 adet haciz olduğu, davalı şirkete ait Çerkezköy'de bulunan taşınmaz üzerinde 36 adet haciz olduğu görülmüştür. Çerkezköy İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 25.12.2020 tarihinde toplam 127.765,36 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Çerkezköy İcra Müd. ... E. (eski ... E.) ; ... tarafından davalı aleyhine 03.10.2016 tarihinde toplam 10.783,42 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Şişli ... İera Müd. ... E.; ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine bila tarihinde toplam 405,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Şişli ... İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 31.05.2021 tarihinde toplam 655,46 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Çerkezköy İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 01.07.2021 tarihinde toplam 90.310,92 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Ankara ...İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 28.01.2021 tarihinde toplam 505,79 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Çerkezköy İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine bila tarihinde toplam 167.028,33 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Çerkezköy İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 22.02.2021 tarihinde toplam 231.235,86 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Çerkezköy İcra Müd. ... E.; ... tarafından davalı aleyhine 01.08.2023 tarihinde toplam 121.890,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. Sayın mahkemenizce görevlendirildiğimiz çerçevede, davalı tarafından incelemeye herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmemesi, dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerde davalının Ticaret Sicil'de kayıtlı adresinde başka firmanın faaliyet gösterdiğinin tespit edilmesi nedeniyle, dosya münderecatının incelenmesinde neticesinde;Yukarıda incelendiği üzere iflas şartlarının da oluştuğu kanısına - Nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla beraber varılması mümkün gözükmektedir.\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İİK'nın 177/1.2 bendi uyarınca iflas kararı verilebilmesi için yukarıda açıklanan koşulların yanında, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması gerekmektedir. Ödemelerin tatili ise borçlunun muaccel hale gelen ve çekişmesiz olan borçlarını ödeyememe hali içerisinde bulunmasıdır. Borçlu, vadesi gelmiş tüm borçlarını uzun süreden beri ödeyemiyor ise borçlunun ödemelerini tatil ettiği kabul edilir. Borçluya çok sayıda icra takibi başlatılmışsa, icra takipleri neticesinde mallarının büyük çoğunluğu haczedilmişse, borçlu en küçük borçlarını bile ödeyemiyorsa, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olduğu sonucuna varılır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 720).Ödemelerin tatilinin genel nitelikte olması için, mutlaka borçların tümünün ödenmiyor olması şart değildir, bir kısmının ödenmemesi de yeterlidir ancak muaccel bir kaç borcun ödenmemesi, ödemelerin tatili sayılmaz. Ödemelerin tatil edilmiş olmasına ilişkin genellik unsurunda ödenmeyen borçların sayı ve  miktarlarına değil borçlunun iş hacmi ve tüm borçlarına nazaran önemli bir bölümünü teşkil edip etmediğine bakılmalı ve her somut olayın özelliğine göre mahkeme tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Ödemelerin tatili sebebine dayanarak doğrudan doğruya iflas talep eden alacaklının, dayandığı sebebin gerçekleşmiş olduğu yolunda mahkemede kanaat uyandırmış olması gerekmektedir. Mahkeme, ileri sürülen vakıaların ödemelerin tatili anlamına gelip gelmeyeceğini somut olayın özelliklerine göre takdir edecektir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/05/2009 tarihli  2009/3927 E. 2009/4944 K. sayılı ilamında; \"...İcra ve İflâs Kanunu'nun  177/2  hükmü uyarınca, borçlunun ödemelerini tatil ettiğinin kabulü için borçlunun ödeme güçlüğü hâlinde bulunması nedeniyle açık veya zımni iradesiyle genel ve sürekli nitelikte borcunu ödememe durumunda olması gerekir.  Vadesi gelmiş borçlarının sayı ve miktar itibarıyla genel olarak ödenmemesi ve bu durumun geçici veya arızi bir mali sıkıntıdan kaynaklanmaması hâlinde borçlunun ödemelerini tatil ettiği sonucuna ulaşılabilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alacaklının genel haciz yoluyla yapmış olduğu takip dosyası incelenerek, borçlunun kesinleşmiş icra takibi neticesinde borcunu takip tarihinden dava tarihine kadar ödemediği, borçlu şirketin araçlarından birinin vergi dairesine borcu nedeniyle satılarak paraya çevrildiği belirtilerek borçlunun ödemelerini tatil ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Davalı vekili ibraz ettiği defter ve kayıtlara göre müvekkilinin ödemelerini tatil etmediğini, borçlarını ödediğini, mal alışverişlerinin devam ettiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece, iflası istenen davalı şirketin ticaret sicili kaydının dosyaya celbi ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinde ehil bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlunun ödemelerini yukarıda açıklandığı şekilde genel ve sürekli şekilde tatil edip etmediği araştırılıp, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.\" Davacı tarafından dava dilekçesinde davalı şirketin faaliyetlerini uzun süredir durdurduğu, davalı şirket aleyhine ikame edilen çok sayıda icra takibi ve  haciz mevcut olduğu bu nedenlerle ödemelerini tatil ettiği ileri sürülmüştür. Yukarıda yer alan bilirkişi raporunda icra dosyaları ilişkin bir takım ödemeleri içeren belgeler ile banka hareketlerini içeren kayıtlarında davalı vekilinin istinaf dilekçesin ekinde sunulduğu, fabrikanın faaliyetlerine devam ettiğini bildirildiği anlaşılmıştır. Bu hususlarda mahkemece ayrıntılı bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Bilirkişi incelemesinde davalı vekilinin sunduğu ödeme belgeleri, banka kayıtları da dikkate alınarak gerekli araştırmanın yapılması ile ödemelerin tatil edilip edilmediğinin sadece taraflar arasında ilişki ile sınırlı olarak değil genel olarak incelenerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şirketin ödemelerini tatil edip etmediğinin, taraflar arasında ilişki ile sınırlı olmaksızın, davalı şirketin tüm kayıtlı borçlarının, mevduat hesabının bulunduğu banka kanalıyla yapılan ödemelerin, vergi dairesinden temin edilecek BA-BS formları, davalı hakkında başlatılan takiplerin, açılan davalara ilişkin dosyaların incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde borçlunun ödemelerini tatil edip etmediği yönünden iflas sebebinin incelenmesi, şirkete ait fabrikanın faaliyetlerine devam edip etmediğinin araştırılarak şirketin malum yerleşim yerinin bulunmaması yönünden iflas sebebinin incelenip değerlendirilmesinin ardından varılacak kanaate göre hangi sebebe dayalı doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılarak hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/873 E. 2024/628  K. sayılı 13/06/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2af67e130190dd91","SID":"064ebb0981a9311c"}}