{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/287 - 2025/751<br>\t\t\tT.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/287 <br>KARAR NO\t: 2025/751<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/292 Esas - 2024/812 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi olan ve yolcu taşıyan otobüs şoförünün olay tarihinde ölümü ile sonlanan çok taraflı trafik kazası nedeniyle 18.01.2017 tarihinde Ankara 44. İş Mahkemesinin 2017/42 Esasında destekten yoksun kalma, defin masrafları vs. maddi ve manevi tazminat davası ile işleten ve sürücülere karşı dava açıldığını, aynı olay nedeni ile davalı Sigorta Şirketlerinin de tazmin ve hukuki sorumlulukları nedeniyle iş bu davanın açıldığını, öncelikle her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, müteveffa ...'ın, davacılardan ...'ın eşi, gayrı reşit küçük çocuklar ... ve ...'ın babası olduğunu, olay tarihi olan 26.08.2016 tarihinde davacıların desteği müteveffa ...'ın ... Ulaşım Petrol San. Tic. A.Ş.'nin işleten ve işvereni olduğu Izmir-Trabzon seferini yapan ... plakalı uzunyol otobüs şoförlüğünü yaparken bölünmüş ve gidiş istikameti iki şeritten ibaret karayolunun gidişine göre sol şeridinde normal hızla seyir halinde iken, aynı yolun ilerisinde ve kısmen yolun sağ şeridinde ve kısmen de yolun sağından da dışına, bankete taşacak şekilde birbirleri ile kural dışı seyir halinde olan ve davalı Sigorta Şirketlerinin ZMMS ve Genişletilmiş Kasko/ İMMS ile sigortacısı olduğu ... (yarı romörk), ... plakalı çekici kamyon ile ve trafik sigortası bulunmayan bu nedenle davalılardan ...'nın ZMMS sorumluluğunda bulunan ... plakalı otomobilin, trafik kaza tespit tutanağında ilk çarpışma noktası olarak belirlenen yol dışı bankette birbirleri İle çarpışmalarını müteakip; aniden manevra ve şerit değiştirme kurallarını ihlalle sağ şeride ve oradan da sol şeride kırarak ve geçerek nizami halde sol şeritte gitmekte olan müteveffa ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı otobüsün önüne geçerek, Mamak/Lalahan çıkışı mevkiinde otobüsün kamyon ile çarpışmak durumunda kalması ve diğer aracın da kamyonun önünden orta şarampole düşmesi ile son bulan ikinci çarpışma noktasının oluştuğu kazada feci şekilde vefat ettiğini, olayda davacıların desteğine atfı kabil bir kusur bulunmadığını, müteveffa ...'ın geriye ev hanımı eşi davacı ...'ı, diğer davacılar 2008 ve 2015 doğumlu kız çocuklarını bıraktığını, davacıların tarifi ve telafisi kabil olmayan büyük elem ve ızdırap yaşamalarının ve sürekli yaşayacak olmalarının yanı sıra desteksiz de kaldıklarını, ekonomik ve manevi çöküş yaşamakta olduklarını, davacıların baba ve dedelerinin yanına sığınmış birisi engelli olan 6-7 kişilik hane halkının tek emekli maaşı ile yaşamaya çalıştıklarını belirterek, davacılardan ... için 170.000 TL, ... ... için 130.000 TL, ... için 130.000 TL olmak üzere 430.000 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacılardan ... için 2.000 TL, ... ... için 3.000 TL, ... için 3.000 TL olmak üzere 8.000 TL maddi tazminatın davalılar ... ... ve ...'ndan ve ZMMS limitini aşan bölüm yönünden İMMS kapsamında davalı ... Sigorta Şirketi'nden 28/06/2016 kaza tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte ve Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2017/42 Esas sayısındaki davalılar da dahil tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... için 330.856,35-TL, ... için 109.947,51-TL, ... için 67.801,74-TL destekten yoksunluk tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacılar vekili birleşen dosyada dava dilekçesi ile; asıl dosyada talep edilenden bakiye kalan destekten yoksunluk tazminatı alacağı olan davacı ... için 2.461.244,96 TL, davacı ... ... için 205.459,60 TL ve davacı ... için 450,688,42 TL destekten yoksunluk tazminatının İMM klozu kapsamında 20/03/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle davalının sıralı sorumluluğu gereği tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; birleştirme talebinin dosyaların aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında açılmış davalar olmaması sebebiyle reddini, davanın araç sürücüsüne ihbarını, esas yönünden de haksız davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; birleştirme talebinin kabulünü, davacının başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeden dava açması sebebiyle davanın usulden reddini, esas yönünden de kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan ödemelerin gözönünde bulundurulması gerektiğini, kusur oranının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince yapılması gerektiğini, sigortalının kusuru ve kusur ile zarar arasındaki illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat hesaplamasının Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, aksi taktirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından faiz başlangıcının dava tarihi ve faizin yasal faiz olması gerektiğini bildirerek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi \"Genişletilmiş Kasko\" ile sigortalandığını, manevi tazminatın tespiti bakımından davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasını, fahiş miktardaki manevi tazminat taleplerinin her halde reddini, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, kaza tarihinden faiz taleplerinin reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili birleşen dosyada, cevap dilekçesi vermemiş, ancak aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece Ankara BAM 35 HD kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda; çelişki giderici İTÜ Karayoları Fen Heyeti'nden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan rapor gereğince vefat edenin kusurunun bulunmadığı, davalılara sigortalı araçlardan ... plakalı araç sürücüsünün %50, ... plakalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davalı Sigorta Şirketlerinin zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, kusur durumunun kendi iç ilişkilerinde gündeme geleceği, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesi ile ZMMS  limitini aşan kısımdan sorumlu olduğu, 35 HD’nin kaldırma kararı sonrası alınan aktüer raporuna göre davacıların destek zararının belirlendiği, ZMMS limitini aşan fazla zararın birleşen dava ile talep edildiği, manevi tazminatı takdirinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranı, kaza tarihine göre paranın alım gücünün değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; “Asıl davada; davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan maddi tazminat davasının reddine,<br>\tDavacı ...'ın davalılar ... ve ... ... A.Ş'ye yönelik açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 330.856,35 TL'nin (davalı ... ... A.Ş. 274.065,73 TL bakiye teminat limiti, davalı ... 274.065,73 TL teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak ve Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı ... ... A.Ş. yönünden 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden 03/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDavacı ...'ın davalılar ... ve ... ... A.Ş'ye yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 79.567,88 TL'nin (davalı ... ... A.Ş. 274.065,73 TL bakiye teminat limiti, davalı ... 274.065,73 TL teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak ve Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı ... ... A.Ş. yönünden 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden 03/11/2016 tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin isteminin reddine, <br>\tDavacı ... ...'ın davalılar ... ve ... ... A.Ş'ye yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 36.559,64 TL'nin (davalı ... ... AŞ. 274.065,73 TL bakiye teminat limiti, davalı ... 274.065,73 TL teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak ve Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı ... ... AŞ. yönünden 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden 03/11/2016 tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin isteminin reddine,<br>\t3.000,00 TL cenaze ve defin gideri şeklinde maddi tazminatın 750,00 TL'sinin davacı ...'a, 1.125,00 TL'sinin davacı ... ...’a, 1.125 TL'sinin davacı ...'a verilmek üzere davalılar (davalı ... ... AŞ. 274.065,73 TL bakiye teminat limiti, davalı ... 274.065,73 TL teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak ve Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalı ... ... AŞ. yönünden 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... yönünden 03/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... A.Ş. ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, 100.000.00 TL manevi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına, 80.000,00 TL manevi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına, 80.000,00 TL manevi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 44. İş Mahkemesi'nin 2022/495 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamasına,<br>\tBirleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/426 Esas sayılı davasında; davacıların davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 2.461.244,96 TL, davacı ... ... için 205.459,60 TL ve davacı ... için 450,688,42 TL destek tazminatının 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ile asıl ve birleşen dosya davalıları vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İLK KARARI İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; eksik destekten yoksun kalma tazminatı ve çok cüzi manevi tazminata karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, ölenin gelirinin düşük esas alındığını, faiz başlangıç tarihlerinin ve yargılama giderlerinin doğru hükmedilmediğini  belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, hesabın Genel Şartlar'a göre yapılması ve İş Mahkemesi dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini,  gelirin yüksek esas alındığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. (Eski unvan ... ... Sigorta AŞ.) vekili istinaf dilekçesinde, müteveffanın gelirine ilişkin hiçbir belge sunulmadığı halde asgari ücretin çok üzerinde bir ücret üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığını, yine TRH 2010 ve 1,8 Teknik Faiz esas alınarak hesap yapılması gerekirken mahkemece PMK Tablosu ve Prograsif Rant Yöntemi kullanılarak yapılan hesaba göre karar verilmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bu uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını, iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bu nedenle mevzuata aykırı olarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, cenaze ve defin masraflarının dolaylı zarar olması nedeniyle sigorta teminatı kapsamında olmadığını, kaldı ki bu masraflarının yapıldığının da davacılar tarafından ispatlanmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalı Sigorta tarafından tahkim sonucu müteveffanın anne ve babasına bir kısım ödeme yapıldığını, dolayısıyla teminat limitinin azaldığını, bu limitin davacılar arasında garameten paylaştırılması ve yargılama giderleri bakımından da bu doğrultuda hüküm kurulması gerektiğini, yine destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında tüm destek hakkı sahipleri gözetilerek her birine pay ayrılarak hesaplama yapılması ve toplam tazminatın limiti aşması halinde hak sahipleri arasında limit tutarına göre garameten paylaştırılma yapılması gerektiğini, bu hususların değerlendirilmediğini ve bakiye limit tutarının çok üzerinde vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını yine davacı tarafça aynı taleplerle sigortalı işveren aleyhine açılan iş mahkemesindeki dava sonucunda verilen kararın ilamlı takibe konu edilmiş olmasına rağmen iş veren tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, çünkü müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödemenin diğeri için de borcu sona erdireceğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın sigortalı ve sürücüye karşı maddi ve manevi tazminat talepli olarak Ankara 44. İş Mahkemesinin 2017/42 Esas – 2019/459 Karar sayılı dosyasında davalı ... Sigortanın ihbar olunan sıfatına sahip olduğunu, mahkemece o dosyada davacılar lehine manevi tazminata karar verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, tahsilde tekerrür ve hükümlerin çelişki olmaması için, iş mahkemesi dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, kaldı ki söz konusu hüküm kurulurken maddi tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verildiği halde manevi tazminat yönünden bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını, huzurdaki davanın tek dava dilekçesiyle aynı sebebe dayalı ve bir kişinin vefatına ilişkin olarak açıldığını, tüm davacıların davaya tek vekille takip ettiğini, tek dilekçe ve tek vesayet harcanarak dava takip edilmesine rağmen her davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ve aleyhlerine de ret vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tAsıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tYerel Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tOlayla ilgili Ankara 7. Ağır ceza Mahkemesinin 2017/535 Esas – 2019/300 Karar sayılı dosyasında maktul ...’ın taksirle ölümüne iki kişinin de taksirle yaralanmasına neden olmak suçundan sanık ... ... ve ... hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda tır şoförü sanık ...’in asli kusurlu, sanık ... ...’ın tali kusurlu olarak kullandıkları araçlarla müteveffa sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otobüs ile çarpışmalarında müteveffanın kusurunun olmadığı kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Ankara BAM 12 CD.’nin 01/11/2022 gün ve 2022/112 E. 2022/2448 K. sayılı ilamıyla; “…Olay günü sanık ... ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile banket çizgisi üzerinde kurallara aykırı vaziyette seyredip aynı istikamette seyreden ve kendisini geçmek isteyen sanık ... sevk ve idaresindeki çekici'yi dikkate alıp uzak konumda seyretmesi gerekirken yakın konumda seyrini sürdürdüğü, dikiz aynasından yeterli kontrolü yapmayarak banket ile sağ şeridi ayıran yol işaretleme çizgisi üzerinde aracını konumlandırdığı, sanık ... ise sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile seyri sırasında aynı istikamette banket çizgisi üzerinde seyreden ... ... sevk ve idaresindeki otomobil'i dikkate alarak kontrollü şekilde ve aracın uzağından seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kendi aracının sağ ön kısmı ile ...'nin aracının sol arka çamurluğuna sürtmesi neticesi ...'nin aracın kontrolünü kaybederek yolun sol orta refüj kısmına savrulduğu, çekici ve yarı römorkun hızını azaltıp sağ şeritten sola yönelmesi ile ölen ...'ın sevk ve idaresindeki otobüsün ...'nin aracına çarpması sonucu, otobüs şoförü ...'ın hayatını kaybettiği, otobüste bulunan katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ... ...'ın ise kemik kırığına neden olacak ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 4 (dört) ağır derecede etkiyecek şekilde yaralandıkları, oluş ve dosya kapsamına uygun İstanbul ATK  1.Duruma ilişkin görüşü ve Dairemizce alınan rapor içeriklerine göre sanık ...'in olayda asli, diğer sanık ... ...'ın (ama dosyada bu kişi sanık değil yaralanan- sanık ... ... ...- maddi hata  olduğu kanaatine varıldı)  tali kusurlu oldukları kabul edilmiştir. ……Buna göre; Olayda, suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanıklar hakkında TCK'nın 85/2.maddesinde yer alan temel cezadan uzaklaşılması, cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nın 62.maddesinin tatbiki, sanık ... hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiği vicdani kanaatına varılarak usul ve Yasaya aykırı görülen ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak her iki sanık hakkında da aşağıdaki şekilde yeni bir hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle hüküm ceza miktarları yönünden düzeltilmesine, temyiz yolu açık olarak karar verilmişse de UYAP ortamında dosyanın Yargıtay'da olduğuna dair bilgi ve belgeye rastlanmamış, dosya arasında da kararın Yargıtay'ca bozulduğunu yönelik bir iddiaya da rastlanmamıştır.<br>\tDairemiz kaldırma kararına uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlara uygun hesap yöntemiyle düzenlendiği, ölenin gelirinin Ankara 44. İş Mahkemesinin istinafı sonucunda Ankara BAM 5. HD. tarafından gelire yönelik istinafın yerinde bulunmadığı yönündeki kararı da nazara alındığında iş mahkemesi kararına da esas alınan ve artık sabit olduğu kabul edilen gelir miktarına uygun olduğu, yine SGK tarafından ödenen gelirin PSD’sinin de mahsubu ile ve dava dışı ölenin anne ve babasına tahkim kararı gereğince ödenenler ve bu kapsamda davalı Sigorta Şirketlerinin ZMMS kapsamındaki bakiye poliçe limitleri ile garame hesabı kapsamında sorumlu oldukları miktarlar nazara alınarak davacıların destekten yoksunluk zararlarının belirlendiği, kaldırma kararı öncesi ilk kararda ZMMS limitini aşan bakiye zarar olmadığı gerekçesiyle İMM Sigortacısı ... Sigorta'ya yönelik maddi tazminat davasının reddine karar verilmişse de ilk kararı davacıların maddi tazminat miktarına yönelik olarak da istinaf etmesi nazara alındığında davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı ve kaldırma kararı gereğince usulüne uygun olarak düzenlenen aktüer raporu gereğince ve sınırsız limitli İMM klozu kapsamında açılan ve asıl dosya ile birleştirilen dosyada bakiye maddi zararın ... Sigortadan talep edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların müteselsil talepleri ve davalıların da müteselsil sorumlulukları gözetilerek usulüne uygun olarak maddi tazminat yönünden karar verildiği ve hükmedilen vekalet ücreti, yargılama giderleri ile faiz başlangıç tarihlerinin de usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>\tYine Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece ilk kararda hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da artırılarak verildiği, Ankara 44. İş Mahkemesinde işveren ve haksız fiil sorumlularından talep edilen manevi tazminat miktarı ile iş mahkemesi dosyasının henüz kesinleşmemesi nazara alındığında, ortada henüz mahkemeyi bağlayıcı nitelikte bir manevi tazminat miktarının da bulunmadığı, buna göre mahkemece Ankara 44. İş Mahkemesi kararıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacılar ile davalılar ... Sigorta AŞ., ... ve ... Sigorta AŞ. vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Asıl ve birleşen dosyada davacılar ile davalılar ... Sigorta AŞ., ... ve ... Sigorta AŞ. vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-a) Harçlar Kanunu gereğince davacılardan asıl dosyada alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\tb) Harçlar Kanunu gereğince davacılardan birleşen dosyada alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\tc) Harçlar Kanunu gereğince asıl dosyada davalılar ... Sigorta AŞ. ve ...’ndan maddi tazminatlar yönünden alınması gereken 30.738,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.684,60 TL + 7.684,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,19TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\td) Harçlar Kanunu gereğince asıl dosyada davalı ... Sigorta Şirketi’nden manevi tazminat yönünden alınması gereken 17.760,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.440,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.320,00TL harcın istinaf eden bu davalıdan  alınarak hazineye gelir kaydına<br>\te) Harçlar Kanunu gereğince birleşen dosyada davalı ... Sigorta Şirketi’nden alınması gereken 212.949,11TL istinaf karar harcından peşin alınan 53.237,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 159.711,61 TL harcın istinaf eden bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\t<br>\t5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara  tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93a23155ee781c18","SID":"f3df6b346eaa7e3a"}}