{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/575 <br>KARAR NO: 2025/783 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2017/497 Esas-  2021/1151 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 13/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/02/2009 tarihinde davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle yolcu olan müvekkilinin malul kaldığını belirterek; şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 1.000 TL, kalıcı meslekte kazanma gücü kaybına bağlı olarak 1.000 TL, geçici ve sürekli bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL ve tedavi gideri olarak 500,00 TL olmak üzere toplam 3.500 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava açılmadan önce müvekkiline başvuruda bulunulması gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline yapılan başvuru sonucunda 28/12/2016 tarihinde 19.328 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, ATK tarafından düzenlenen 21/06/2019 tarihli ilk raporda müvellinin maluliyetinin olmadığı hususunda bilgi verildiğini, taraflarınca verilen rapora itiraz edildiğini, ATK tarafından hasta muayene süresinin 5 dakika gibi kısa bir süre olması sebebiyle sağlıklı bir rapor verilemeyeceğini, yapılan itiraz neticesinde Marmara Pendik Eğitim ve Araştırma hastanesinde yapılan incelemede müvekkilinin trafik kazası nedeniyle %16,2 oranında meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun belirtildiğini, Adli Tıp Üst Kurulunun ilk raporda ısrarcı olmasının hak kaybına sebebiyet vereceğini, raporlar arasında ciddi bir fark bulunduğunu, müvekkilinin maluliyetinin gözle dahi görülebileceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan, iş görmezlik tedavi ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.Somut olayda, Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu 21/06/2019 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği tespiti bildirilmiştir. Ardından, Mahkemesince Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi'nden alınan 17/06/2020 tarihli raporda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle %16,2 oranında meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir.Bunun üzerine, Mahkemesince maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan  alınan 12/11/2020 tarihli raporda özetle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği tespit edildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kur Kurulu'nun 12/11/2020 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak davacının sürekli maluliyet derecesinin olmadığına dair alınan sağlık kurulu raporunda; davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin tüm kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile sürekli maluliyeti olmadığının belirlenmesine ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına; bu nedenle Mahkemesince çelişkinin giderildiğine göre; bu konulardaki davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde olmayıp kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79c791c6c0bc12dc","SID":"1e4ad42cf666adbd"}}