{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/2716 <br>KARAR NO: 2025/695 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/10/2022<br>NUMARASI: 2021/694 Esas -  2022/690 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Destekten yoksun kalma tazminatı<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'a arkadan çarptığını, kazada ...'un yaşamını yitirdiğini belirterek  şimdilik davacı eş ... için 100 TL, davacı anne ... için 100 TL,  davacı baba ... için 100 TL olmak üzere toplam 300 TL’nin destekten yoksun kalma tazminatı olarak, ihtarnamenin tebliği tarihinin 8 iş günü sonrası olan 08/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacı ...'un maddi tazminat davasının kabulü ile, destekten yoksun kalmaya ilişkin 256.434,43 TL maddi tazminatın 08/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'un maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, destekten yoksun kalmaya ilişkin 103.481,88 TL maddi tazminatın 08/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'un maddi tazminat davasının kabulü ile, destekten yoksun kalmaya ilişkin 69.602,25 TL maddi tazminatın 08/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, dosya kapsamında alınan raporun, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ilgili raporda bilirkişi heyetince sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kanaatinin bildirilmesine rağmen mahkemece hiçbir gerekçe göstermeden sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edildiğini, aynı kazada vefat eden ...'un mirasçıları tarafından derdest olan dava dosyasında ATK'dan kusur raporu alınmasına karar verildiğini ancak henüz raporun dosyaya sunulmadığını, ilgili dosyada alınacak kusur raporunun da beklenerek çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza esnasında gerekli önlemleri almadığından zararın artmasında müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazanın açıkça iş kazası olduğunu, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, raporda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, kişinin kardeşlerine destek olduğunun kabul edilmesi için, fiili durumun ve kardeşin acziyetinin somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, huzurdaki davanın kaynağının tek bir ölüm kaynaklı maddi tazminat olduğundan her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda Mahkemesince alınan 01/09/2022 tarihli  ek bilirkişi raporunda; daha önce sunulan raporlardaki \"1. Seçenek: davalı ... Sigorta Şirketi'ne ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü müteveffa ...'un kusursuz olduğu 2. Seçenek: davalı ... Sigorta Şirketi'ne ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu; elektrikli bisiklet sürücüsü müteveffa ...'un %75 oranında kusurlu olduğu,\"  tespitinin ayrıntılı değerlendirilerek davalının sigortacısı olduğu 1.26 promil alkollü sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, destek bisiklet sürücüsü müteveffa ...'un %20 müterafik kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu durumda Mahkemece, hükme esas alınan kusur ek bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi  11. Ceza Dairesi 2022/2610 E. 2023/1732 K. sayılı kararı ile aynı kazada vefat eden yolcu için açılan İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/685 Esas sayılı dosya  içeriği ile uyumlu olduğu; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, TBK'nin 52.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu  hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde  TBK'nin 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; Mahkemece kaza sırasında desteğin kask takmamış olduğu gerekçesiyle hesaplanan tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi  yapıldığı anlaşılmaktadır.Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda TBK'nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenecek indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda destek, davalının sigortalısının aracıyla çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü olup hatır taşıması tartışması yapılmasını gerektiren bir durum yoktur. Öte yandan, Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir. İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre  muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek  destek, eş, çocuklar, anne ve babaya da pay verilerek, sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek yerleşik yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve hükme esas alınmasında ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle garameten sorumluluğunun belirtilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Son olarak, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacıların her biri yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarları üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde  isabetsizlik yoktur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 29.340,41 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.336 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.004,41‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"615d13f5e55ff868","SID":"e81c590f48bca59f"}}