{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2025/350 <br>KARAR NO: 2025/793 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/11/2024<br>NUMARASI: 2024/665 Esas- 2024/800 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 13/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın, 27/08/2023 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama neticesinde müvekkile ait araçta hasar miktarının 62.142,55 TL olarak hesaplandığını ancak hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 69.163,68 TL olarak işlenmiş olduğunu belirterek müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 62.142,55 TL olduğunun tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; iş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK'nin 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK'nin 20. madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili, davalı ZMSS şirketi olup dava mutlak ticari davalardan sayıldığından verilen kararın hatalı olduğunu,  zarar görenin, zarar verenin sigortacısına doğrudan başvuru hakkı, aralarındaki bir sözleşmeye değil, Ticaret Kanunu hükümlerine dayandığını, bu durumda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Mahkemenin ticaret şirketi adına kayıtlı aracın, işletme unsuru olduğundan, adi bir işe konu olmasının mümkün bulunmadığını, bu durumda tacirler arasındaki nispi ticari davaya bakmak görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gibi bir tarafı tüketici konumunda olmayan uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle de davanın mutlak ticari dava niteliği de bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı aracın karıştığı trafik kaza sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin, davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yapılması gereken bildirimin yanlış yapılmasına dayanan; hasarın SBGM'ne bildirilmesi, istemine ilişkindir.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nin 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.Somut davada davalı Sigorta  Şirketi Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava mutlak ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir.Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın  353/1-a/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4c1a2b6049d1584","SID":"6187cb04f28a3c17"}}