{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/416 - 2025/675<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/416 <br>KARAR NO\t: 2025/675<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/359 Esas - 2023/562 Karar<br><br><br><br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 28.05.2016 tarihinde davalı sürücü (yargılama sırasında vefat etmesiyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir) ...’nın, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada gerçekleşen kaza neticesinde davacılardan ...'nin eşi, ...'nin annesi olan ve kaza sırasında ... plakalı araçta yolcu olan ...'nin vefat ettiğini ve davacıların yaralandığını, davacıların kaza nedeniyle destekten yoksun kaldıkları ve manen zarara uğradıklarını, ayrıca beden gücü kaybına uğradıklarını belirterek, uğranan zararlar nedeniyle sigorta şirketince yapılan ödeme dışında kalan bakiye için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 500,00-er TL’den toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren, davalı ... bakımından kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile, sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan tahsiline, her bir davacı için 70.000,00-er TL olmak üzere toplam 140.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dava değerini 224.343,21 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vasisi (akabinde dahili davalı olan) ..., yargılamaya katılarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 224.343,21-TL tazminatın 10.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... yönünden açılan kalıcı iş göremezlik tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 70.000,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 70.000,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müteveffa ...’nin vefatına ilişkin olarak davacılara 10.2.2017 tarihinde 75.954,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı, yine müteveffanın annesi ...'a Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2020/42580 E. - 2020/70192 K. sayılı dosyası kapsamında yapılan sulh anlaşması doğrultusunda, 18.08.2020 tarihinde 13.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödemeler ile davalı şirketin sorumluluğu kalmadığını, bir an için sorumluluğunun devam ettiği düşünülse dahi sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, mahkemece poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, kaza tarihinde poliçe teminat limitinin 310.000,00-TL olduğunu, mahkemece verilen kararın hüküm kısmının özetinde belirtildiği üzere diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen poliçe teminat limitini aşacak şekilde sorumluluğuna karar verildiğini, kaza nedeniyle daha önce davacılara bir tazminat ödemesi yapıldığından kalan poliçe limitinin tespit edilerek hüküm kısmında kararın infazını zorlaştırmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerektiğini, mahkemece hesaplanan tazminattan davacılara yapılan 75.954,71 TL ödeme düşülmüşse de müteveffanın annesi ...'a sulh anlaşması ile yapılan 13.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi düşülmeden hüküm tesis edildiğini, ödenen tutarlar olan 75.954,71 TL ve 13.000,00 TL düşüldüğünde kaza tarihinde geçerli olan teminat limitinden kalan tutarın 221.045,29 TL olduğunu, hükmedilen bakiye destekten yoksun kalma tazminatından davalı şirketin kalan poliçe limitiyle sorumlu olduğu hususunun hükümde nazara alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafa daha önceden ödeme yapılmış olması nedeniyle ödeme tarihindeki veriler göz önünde bulundurarak tazminat hesaplaması yapılması gerekirken aksine güncel veriler ile davacı lehine destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapıldığını, ödeme tarihindeki veriler (02.12.2005) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması, bulunan zarar miktarlarından da yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak hesaplanan tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının genel şartlarda belirlenen hesap yöntemiyle yapılması gerektiğini, davacının talep artırım dilekçesinde esas aldığı hesaplama yönteminin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının ıslah dilekçesinde 2. alternatif olan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin işlemiş faizi hesaplanmadan mahsup edildiği tutarların hükme esas alındığını, hesaplamada %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK'nın 96. maddesi gereğince teminatın \"proporsiyon\" yapılarak paylaştırılması gerektiğini, yargılamada davalı şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası sonucunda, davacıların destekleri-eş ve anneleri ...’nın vefat ettiği, iş bu davanın ...’nın ölümüne ve davacıların yaralanmalarına ilişkin açıldığı ancak yargılama sırasında yaralanmaya bağlı maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği, davalı Sigorta Şirketi tarafından iş bu davadan önce aynı olay nedeniyle ve aynı müteveffanın hak sahibi olan davacılar dışında, dava dışı annesi ...’ya da bir miktar ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde, \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tKTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigorta limiti gözetilerek davacılara davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin de nazara alınmasıyla davacıların destek alacaklarının irdelenip belirlendiği, ancak dava dışı anne ...’ya yapılan destekten yoksun kalmaya bağlı ödemenin nazara alınmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda, aynı kazada davacıların annesi ve eşi olan ...’nin vefat etmesi nedeniyle, davalı sigortacı tarafından, iş bu davanın konusunu oluşturan müteveffa ...’nin ölümü nedeniyle dava dışı hak sahiplerine (anneye ve varsa diğer hak sahiplerine) ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ...’nin ölümü nedeniyle yapılan ödeme varsa miktarları belirlenerek, yine bu ödeme için ibraname varsa getirtilerek, buna göre müteveffa yönünden sigortanın limiti belirlenip, gerekirse garame hesabı yapılarak sonucuna göre gerçek zarar kapsamında karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigorta vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br> \tAçıklanan nedenlerle; davalı Sigorta vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre, davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aynı kazada davacıların annesi ve eşi olan ...’nin vefat etmesi nedeniyle, davalı sigortacı tarafından, iş bu davanın konusunu oluşturan müteveffa ...’nin ölümü nedeniyle dava dışı hak sahiplerine (anneye ve varsa diğer hak sahiplerine) ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ...’nin ölümü nedeniyle yapılan ödeme varsa miktarları belirlenerek, yine bu ödeme için ibraname varsa getirtilerek, buna göre müteveffa yönünden sigortanın limiti belirlenip, gerekirse garame hesabı yapılarak sonucuna göre gerçek zarar kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri gözetilerek tazminat miktarının belirlenmesi hususunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, akabinde mahkemece istinafa gelen tarafın sıfatına göre usuli müktesep hakların korunması ve yargılama giderlerinde de açıkça davalı sigorta şirketinin sorumluluk miktarının belirtilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/09/2023 tarih, 2018/359 Esas - 2023/562 Karar sayılı kararın HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine, <br>\t4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/227145 Esas sayılı dosyasına depo edilen 500.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,  <br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb7761fc3482da54","SID":"2152c3edd8bd7d8d"}}