{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/379 - 2025/687<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/379 <br>KARAR NO\t: 2025/687<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/335 Esas - 2024/65 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 13/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/05/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2018 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kaza ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru nedeni ile tahkim sürecinde düzenlenen kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın % 62,5 oranında, davacının % 25 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün ise % 12,5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza ile ilgili olarak Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.07.2020 tarihli rapor ile davacının maluliyet oranının %11, 28.01.2021 tarihli raporda ise %15,2 olarak tespit edildiğini, her iki raporda geçici işgöremezlik süresinin 18 ay ve bakıcı ihtiyaç süresinin de 4 ay olarak belirlendiğini, Mardin Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 06.05.2021 tarihli raporda, maluliyet oranının %30 olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.000TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.000TL bakıcı gideri ve 1.815,00.-TL adli tıp masrafının davalı sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 24.253,56TL’ye, bakıcı gideri talebini 1.522,13TL’ye artırmıştır. <br>\tDavalı\tvekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde yapılan başvurunun usulüne uygun olmaması nedeni ile başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının müterafik kusuru olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin esas alınması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının sürekli maluliyeti bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; “Davanın Kısmen KABULÜ ile, 24.253,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.522,13-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 25.775,69-TL maddi tazminatın 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemeye sunulmuş olan raporlar ile hükme esas alınan rapor arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için ATK Üst Kurulundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, maluliyet oranı %0 olarak gelen son raporla yetinilerek karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacının yaralanmasına yönelik birden fazla maluliyet raporu bulunduğu görülmüş olup, her raporda hem esas alınan yönetmelik hem de maluliyet oranlarının farklı olduğu görülmüştür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. <br>\tSomut olayda; kaza tarihi 15.02.2018 olup bu tarihte geçerli olan yönetmelik “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” olup, mahkemece hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu raporu bu yönetmelik hükümlerine göre, davacının son durum raporları da alınarak ve dosya arasında bulunan diğer raporlar da değerlendirilerek düzenlenmişse de, Özürlülük Ölçütü… Yönetmeliği ile Erişkinler İçin Engellilik… Yönetmeliği'nin benzer cetvelleri kullandığı, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 09.07.2020 tarihli raporunda, sol asetabulum kırığı, antaljik yürüyüş paterni ve peroneal sinir hasarı dikkate alınarak, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, ült ekstremitede antaljik yürüyüş, sol peroneal sinirin parsiyel hasarı gözetilerek 16/02/2018 tarihli kazaya bağlı kişinin tüm vücut özür oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu ve sekel halini aldığı, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 (dört) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin sinir hasarı nedeniyle 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği yönünde görüş belirtildiği, hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu raporunda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında davacının yaralanmasının engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu, bu nedenle kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, 1 (bir) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği yönündeki görüş nazara alındığında benzer cetvelleri kullanan iki yönetmelik hükümüne göre düzenlenen maluliyet oranları arasında çelişki bulunduğu, davacının da rapora itirazları nazara alındığında ayrıntılı ve denetime elverişli olarak ATK Üst Kurulundan maluliyet raporu alınarak maluliyet durumunun netleştirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece ATK Üst Kuruludan raporlar arasındaki çelişkileri giderici ve davacının itirazlarını karşılar mahiyette maluliyet raporu alınıp sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/02/2024 tarihli,  2021/335 Esas - 2024/65 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi,<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55b6c4b9f97d30b9","SID":"b267e6d51dbe6316"}}