{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/300 - 2025/600<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/300 <br>KARAR NO\t: 2025/600<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/482 Esas - 2023/1260 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/06/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde adli yardım talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla, adli yardım talebi oy birliği ile kabul edilerek yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 23.11.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMMS ile sigortalı otobüsün, direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip, kendi istikametinde seyir halinde olan çekicinin sol ön kısımlarına çarpması neticesinde çift taraflı-yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza neticesinde yaralandığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 23.11.2018 tarihli trafik kazasında yaralanan müvekkili için şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tDavacı vekili 11.11.2020 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde talep edilen 100.000,00TL maddi tazminatın, 1.000,00TL'sinin geçici iş göremezlik zararına, 99.000,00TL'sinin sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu beyan ederek, bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 359.000,00TL'ye yükselterek, davalıdan tahsilini istemiştir. <br><br> \tDavalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle maddi (sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) tazminat istemine ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, İstanbul ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, davacının maluliyetinin %10 olduğu, geçici işgöremezlik süresinin 1,5 ay olduğunun rapor edildiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacının geçici iş göremezlik tazminatının 2.516,08TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 411.210,18TL olduğunun tespit edildiği, davalı yanın müterafik kusur ve hatır taşıması sebebiyle tazminattan indirim talebinin bulunduğu, dosya kapsamından ve kaza tespit tutanağından davacı yolcunun emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirli olmaması, davacının araçtan fırladığına dair herhangi bir görgü tanığının beyanı veyahut herhangi bir tespitin bulunmadığı, yalnızca davacının kendi ifadesinde böyle bir duyumunun bulunduğu, bunun da ikrar sayılamayacağından davacının tespit edilen bir müterafik kusuru bulunmadığından bu konuda tazminattan bir indirim yapılmadığı, ancak davacının işe giderken iş arkadaşının aracına bindiği ve hatır için taşındığı dosya kapsamından sabit olduğundan belirlenen tazminatlardan yerleşik içtihatlar uyarınca %20 oranında indirim yapıldığı, bu itibarla davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 328.968,14TL olduğu, geçici işgöremezlik tazminatının 2.012,86TL olduğu, davacının talebinin 1.000,00TL geçici, 359.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, 328.968,14TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olması sebebiyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 360.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taleple bağlı kalınarak 1.000,00TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 360.000,00TL ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-328.968,14TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 360.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Taleple bağlı kalınarak 1.000,00TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 360.000,00TL ile sınırlı tutulmasına,” karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hatır taşımasını kabul etmediğini, araç sürücüsü ...’in kolluk ifadesinde, ... isimli iş yerine gitmek için şirkete ait araçla yola çıktığını, işçilerin bir kısmını kendisinin toplayıp götürdüğünü beyan ettiğini, müvekkilinin de, çalışmakta olduğu işyerine lokantanın servisi ile giderken kazanın meydana geldiğini beyan ettiğini, araçta yolcu olarak bulunan ...’ın da aynı şekilde beyanda bulunduğunu, bu nedenle ... işyeri ile araç maliki şirket arasındaki ilişkinin araştırılması gerektiğini, kaldı ki davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunmadığını, faizin de avans faizi olması gerektiğini, aracın şirket aracı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı istemidir. Mahkemece, davacının araçta hatır için taşındığından bahisle hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından taşımanın hatır taşıması olmamasının yanı sıra davalının da bu yönde savunması olmadığından, faiz türü de uygun olmadığından istinaf edilmiştir. <br>\tOlay tarihinde, davacının çalıştığı işyeri olan ...'na ait işyerinin servis aracı ile işe gidişi sırasında meydana gelen kazada yaralandığı, ceza dosyasında alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tDavacı dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi ile meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının avans faizi ile tahsilini talep etmiş, kaza yapan aracın işleteninin tüzel kişi tacir olduğu görülmüştür. <br>\t1-Davacı vekilinin hatır taşıması nedeniyle yapılan indirime yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda TBK'nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınanın veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Diğer yandan, hatır taşımasının savunma olarak HMK'nın 141. maddesi gereğince yasal süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Yasal süresi içerisinde ileri sürülmemesi durumunda, savunmanın genişletilmesi yasağı söz konusu olacağından, yasal süresinden sonra kanuni istisnalar haricinde davacının açık muvafakati olmaksızın ileri sürülmeyeceği gibi, mahkemece resen de nazara alınamaz.<br>\tSomut olayda, davacı servis aracı ile işe gidişi sırasında meydana gelen kaza neticesinde yaralandığından, hatır taşıması söz konusu olmadığı gibi davalının da yasal süresi içerisinde hatır taşıması savunması olmamasına rağmen tazminat miktarından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.<br>\t2-Davacı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf sebeplerine gelince, davacı dava dilekçesinde tazminat alacağının avans faizi ile tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesinde de bu talebini yinelemiştir. <br>\tDavacı, servis taşıma hizmeti sırasında meydana gelen kaza nedeniyle yaralanmış olması nedeniyle yapılan iş ticari iş olduğu gibi, işletenin tüzel kişi tacir olması nedeniyle haksız fiil \"ticari iş\" niteliğinde olduğundan, davacı TTK'nın 3. maddesi, ticari iş karinesine ilişkin TTK'nın 19/2 maddesi, TTK'nın 9. maddesi ve 3095 sayılı Yasanın 2/3 maddesi gereğince, \"ticari iş\" kapsamında tazminatın avans faizi ile ödenmesini talep edebilir. Hal böyle iken davacının avans faizi ile alacağın tahsiline yönelik istemine rağmen, hüküm altına alınan tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar vermiş olması da doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıdan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, esas hakkında yeninden hüküm tesisine, buna göre alınan bilirkişi raporu ve davacı talebi nazara alınarak, davanın kabulü ile 359.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Yasanın 2/3 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 30/11/2023 tarihli, 2020/482 Esas - 2023/1260 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-DAVANIN KABUL İLE, 359.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere 360.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>2-Alınması gereken 24.591,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.250,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 341,55TL peşin harç, 54,40TL başvuru harcı, 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 403,75TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından sarf edilen 446,70TL tebligat ve posta gideri ile 2.551,00TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 2.997,70TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>6-Adli Yardımlı görülen davada suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>7-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul tutarına göre takdir ve hesap edilen 57.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>II-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 316,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>III-Davacı tarafından adli yardımlı olarak karar istinaf edildiğinden, başvuru tarihinde alınmayan 1.169,40 TL istinaf başvurma harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına<br>lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61cf2a7dd9874a1b","SID":"5a5f812b3e79872b"}}