{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1073 - 2025/993<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1073 <br>KARAR NO\t: 2025/993<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.03.2024<br>NUMARASI\t: 2023/543 Esas - 2024/230 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACILAR\t: 1- ...  <br>\t \t                2- ...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVALI\t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVALI\t: 2- MAPFRE SİGORTA A.Ş. [25999-02103-11819] UETS<br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 23.05.2024 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ    : 25.06.2024  <br>KARAR TARİHİ\t              : 16.05.2025<br>İLAM YAZIM TARİHİ\t: 23.05.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.09.2014 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile, Karasu-Kocaali istikametinde seyir halinde olduğu sırada, Kuyumculu mahallesi Balıklar Köprüsü mevkiinde müteveffa ...'ye ön alt klima radyatör kısmıyla çarparak ve sağ ön teker kısmı ile ezerek sürüklemesi sonucunda ölümüne neden olduğu, meydana gelen trafik kazası sonucunda Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle ölüme neden olma\" suçundan dolayı iddianame düzenlendiğini ve Karasu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/888 Esas 2015/415 Karar sayılı dosyası ile kamu davası görüldüğünü, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ... numaralı poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kazaya karışan aracın tam ve tek kusurlu olması ve davalı şirket tarafından geçerli poliçe ile sigortalı olması nedenleriyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı taleplerinde işbu davalıya da husumet yönettiklerini, davacıların, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, kaza tarihinde müvekkil ... 17, ... ise 14 yaşında olduğunu, müvekkillerin henüz gelişim çağında iken erken yaşta babalarını kaybetmeleri onları psikolojik olarak derinden sarstığını, müvekkilleri babalarını kaybetmelerinin ardından erken yaşta geçim derdine düşmüş olup akrabalarının yardımıyla hayatlarına idame ettirmeye çalıştıklarını, genç yaşta geçim sıkıntısı yaşayan müvekkillerin eğitim hayatı da sekteye uğradığını, hiçbir zaman yaşıtları ile aynı konumda olamadıklarını, müvekkillerinin babalarının vefatından sonra evin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını, müvekkillerinin halihazırda halen geçim sıkıntısı çektiklerini, babalarını kaybettikten sonra yaşantıları hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını, dava tarihi itibarariyle müvekkili ... 22, ... ise  26 yaşında olduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinin 3. bendinde, ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilere bu sebeple uğradıkları kayıpların tazminini isteme hakkı tanındığını, müvekkilin alacağının gerçek miktarının hesaplanabilmesi için bilirkişi incelemesine ihtiyaç olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilecek destekten yoksun kalma tazminatı için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davalı Mapfre Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın müvekkili şirkete başvurusu üzerine şirket nezdinde 2018 T 70618/3 nolu hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında alanında uzman aktüerlerden TRH-2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor sonucunda davacılara ödeme yapıldığını, 4100369400/1 nolu hasar dosyasından ...’nin vefatı nedeniyle davacı yana 14/02/2020 tarihinde 88.274,34TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin üzerine düşen tüm hukuki sorumluluğu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı Mapfre Sigorta A.Ş. nezdinde 4101-4010-95163 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 10/07/2014-10/07/2015 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davalı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğunu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, yine aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken hususun ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı olduğunu, müteveffanın gelir durumunun ispatı ise davacı tarafa düştüğünü, destekten yoksun kalma tazminatının, zarar görenin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel farazi bir zararının karşılanmasını konu alacağını, bu bağlamda tazminatın hesaplanabilmesi için müteveffa ve destekten yoksun kalanın ömürleri, çalışma hayatları ve gelir düzeyleri ve sair konularda varsayımlarda bulunmak gerektiğini, bu varsayımlar temelinde bir takım teknik hesaplamalar sonucu destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğunu, davaya konu sigorta poliçesinin teminatı maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçede belirtilen limit, ölüm halinde mutlak ve likit ödenecek meblağ olmayıp, vefat edenin bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yoksun kaldıkları zararın, yani destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sonucunda belirleneceğini, ... plakalı araç müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı yanın manevi tazminat taleplerinden gerek karayolları trafik kanunu gerekse zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddi gerektiğini, dava konusu kazanın 2014 yılında meydana geldiğini ve haksız fiillerde zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, yasal sürelerin geçtiğini, davaya konu 04.09.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonrası davalı hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı Karasu Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/1098 Esas sayılı dosyada ceza davası açıldığını, müteveffa ...'nin akli dengesinin yerinde olmayan bir şahıs olduğunı, zifiri karanlık olan ana yola koyu giysiler giydikten sonra yere uzanarak intihar etmek niyetiyle yola atladığı ve kaza sonucu ölümün meydana geldiğini,  davalı ...'in ise kazada herhangi bir kusuru olmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verildiğini, davacı tarafın maddi tazminat talebiyle ilgili olarak dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvurusu ve arabuluculuk başvurusu olmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, mütevaffa ...  gece vakti koyu giysilerler muhtemelen intihar etme gayesiyle yola uzandığını, müvekkilinin yolda hali hazırda yol çalışması olması sebebiyle 50-60 km/s hızla yolda seyir ettiğini, müvekkilinin ifadesine göre \" bir cisim\" gördüğü anda frene bastığını ancak durmasının kesinlikle mümkün olmadığını, kazada ağır ve tek kusurlu kişi ...'dir, müvekkilinin kusuru olmaması sebebiyle tazminatla yükümlü olmadığını, ceza dosyasında dinlenen tanıklar ve müteveffanın sağlık kayıtlarına bakıldığında görüleceği üzere müteveffanın akıl sağlığı yerinde olmayan bir birey olduğunu, davacılara maddi bir desteği olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin reddini, davacıların maddi ve manevi tazminatlar bakımından talep ettikleri reeskont avans ve ticari faiz taleplerinde bulunduğunu, talep edilen faiz türüne de itiraz ettiklerini, davalı aleyhine bir tazminata hükmedilecek olursa yasal faize hükmedilmesinin lazım geldiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İlk derece mahkemesi tarafından, davacıların davalarının tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacılar vekili  istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin yeterli araştırma ve inceleme yapmadan, yalnızca ceza dava dosyasını dikkate alarak davanın reddine karar verdiğini,  dava konusu kazanın 04.09.2014 tarihinde meydana geldiğini ve davalıların sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde de bu hususun özellikle belirtilmesine rağmen mahkemenin bu hususta bir değerlendirme yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın meydana gelmesinde her ne kadar müteveffa asli kusurlu olsa dahi destekten yoksun kalan kişilerin tazminata ilişkin taleplerinde müteveffanın kusurunun önem arz etmediğini ve destekten yoksun kalan mirasçıları etkilemeyeceğini, bu nedenle sigortanın iş bu kaza sebebiyle murisin anne ve babasına tazminat ödediğini, mahkemenin kararının hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince reddedilen maddi tazminat miktarının 500 TL olmasına rağmen davacılar aleyhinde ayrı ayrı 17.900 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, AAÜT'nin 13/2 maddesine göre \"... hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.\" hükmünün amir olduğunu, bu düzenleme çerçevesinde vekalet ücretinin reddedilen miktardan fazla olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi  kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava,  trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacılar tarafından eldeki dava, 6100 sayılı HMK 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası yoluyla davalılar sürücü ve sigortacıya karşı yöneltilmiştir.<br>Somut olayda,  04.09.2014 tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, Kocaeli-Karasu istikametinde seyir halinde iken, Kuyumculu mahallesi Balıklar Köprüsü mevkiine geldiği esnada gece vakti yol üzerinde yatar vaziyette bulunan davacılar desteği ...'ye klima radyatör kısmıyla çarpması ve sağ ön teker kısmı ile ezerek sürüklemesi ile meydana gelen yaya motorlu araç çarpması şeklinde gerçekleşen kazada davacıların babası ...'nin hayatını kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun  49.maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna göre haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan şüphe duyulmamaktadır.Bu anlamda tazminat sorumluluğu esasen dört temel koşulu gerektirmektedir. Bunlar : Hareket ( eylem- fiil) , Netice ( zarar veren sonuç) , illiyet bağı ve kusurdur.<br><br>6098 sayılı TBK 49.maddesinde düzenlenen \"haksız fiil\" olgusunun özel bir tezahürü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. maddelerinde düzenlenen motorlu araçların neden olduğu kazalarla ilgili sorumluluk halleridir. Bir motorlu aracın Karayolları üzerinde işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı araç sürücüsü, işleten, bağlı bulunduğu teşebbüs müştereken ve müteselsilen sorumludur. <br>Buna göre, her ne kadar davacılar vekilince, tek taraflı trafik kazalarında ölen sürücünün kendi kusurundan kaynaklı olarak sigorta şirketinin tazminat ile sorumlu olduğuna dair önceki Yargıtay uygulaması ve HGK kararına dayalı olarak; üçüncü kişi konumunda olduğunu ileri sürdüğü davacıların desteğinin tamamen kusurlu olması halinde bile meydana gelen zarardan sigorta şirketinin ve sürücüsünün sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de davacılar desteğinin sigortalı aracın çarptığı yaya olduğu, kaza anında sigortalı aracın sürücüsü olmadığı görülmekle yerinde görülmeyen bu iddia ve talep üzerinde etraflıca durulmasına gerek duyulmadan; somut olaydaki tazminat talepleri ile ilgili olarak sürücüsünün sorumluluğu kusur sorumluluğu çerçevesinde, sigortacının sorumluluğu ise 2918 sayılı KTK 85.maddesine göre sürücüsünün kusuru ile bağlı ve sınırlı olan poliçe ve yasadan kaynaklı özel bir sorumluluk olarak ele alınarak sonuca gitmek gerekmektedir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. Maddesi \" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\" düzenlemesine haiz olup; Yüksek Mahkeme ve Doktrin görüşleriyle kabul edilen ilkelere göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla bağlı olduğu gibi, ceza yargılamasındaki kesinleşen maddi olgularla da bağlıdır. Ceza Hukuku alanında suç olarak kabul edilen bir eylemin Özel Hukuk alanında tezahürünün de haksız fiil veya geçersizlik olduğunun kabulü gerekmektedir. <br>Buna göre, tek taraflı trafik kazalarında, Trafik Kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı, Olay Yeri İnceleme ve Görgü Tutanağı, tanık beyanları ve tanık iddia ve delillerinden yapılacak çıkarıma göre sürücüden başka üçüncü kişi veya şeylere kusur atfedilmediği durumlarda ( yol kusuru, yoldaki sahipsiz hayvan, kazaya karışmayan ama kusur ihlali nedeni ile kazanın gelişimine etkisi olduğu ileri sürülen başkaca araçlar vb.) kusur raporu alınıp alınmaması gerekliliği üzerinde durulduktan sonra, Hakim tarafından gerek görülmesi halinde kusur raporunun alınmasına karar verilebilecektir. Bu durum aynı zamanda \"usûl ekonomisi ilkesinin\" bir gereği olarak yapılacak yargılama giderleri nedeni ile tarafların mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi ve adil yargılama hakkının bir gereği olarak makul süre kriteri ile ilgili bir durum olarak anlaşılmalıdır.<br>Ancak çift taraflı yahut birden fazla aracın karışmış olduğu trafik kazalarında Hukuk Hakimi, Ceza Hakiminin karar ile bağlı kalmadan, istisnai durumlar dışında kusur rapor alıp oluşacak sonuca göre tarafların kusur durumunu belirlenmesi gerekmekte olup; ceza yargılamasındaki kusur raporu yahut ceza Hakiminin kusura ilişkin tespiti ile bağlı kalmamalıdır.<br>Bu kapsamda, her ne kadar ilk derece mahkemesince, kararında, yanılgılı bir şekilde kusur raporu alınmadan ve ceza dosyası kapsamında alınan rapora ve ceza yargılamasına kararda atıf yapmak sureti ile karar vermiş  ise de  kusur sorumluluğunun tespiti açısından varılan sonuç , yöntem ve gerekçe  hatalı bulunmuştur.<br> Şu  halde,  6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı ile bağlı olmadığı gibi  ceza mahkemesinin beraat kararı ile de bağlı olmadığından; ilk derece mahkemesince, kaza tespit tutanağını da içerir şekilde ceza dosya aslı dosyaya kazandırılarak; ATK, İTÜ veya  Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden ceza dosyası içeriği, ceza yargılaması aşamasındaki tanık ifadeleri ve  ceza dava dosyasındaki rapor da irdelenmek suretiyle kazanın oluş şekline göre tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının belirlenmesi yönünden alınacak denetime açık kusur raporu alınarak varılacak sonuca göre, gerekçesi de yazılmak sureti ile karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru  görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir. <br>Kabule göre de davacıların maddi tazminat talepleri yönünden belirsiz alacak davası yoluyla ayrı ayrı 500,00 TL dava değeri gösterilerek açmış oldukları davada, davanın reddine göre 2024 yılı AAÜT 13/2.maddesine aykırı olarak davalılar yararına dava değerini aşar şekilde vekalet ücreti takdiri de usûl ve yasaya aykırıdır. <br>İlk derece mahkemesince kusur raporu alınmadan karar verilmesi dairemizce HMK'nun 353/1-a-6 maddesinde belirtilen \"uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması\" olarak değerlendirildiğinden; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde kusur raporu alınarak ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.  <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.03.2024 tarih ve 2023/543 Esas 2024/230 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Adli yardım kabul kararı nedeniyle istinaf harcı yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-İstinaf yoluna başvuran davacıların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, <br>5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/05/2025  <br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır* <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"166c9abb1433e419","SID":"928701a128c533e9"}}