{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>\tT.C.<br>                     BURSA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t                        :<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t <br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t <br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 08/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine  dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ....tarafından 10/05/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, bazı gündem maddeleri ile alınan karar arasında uyumsuzluk bulunduğunu, her ne kadar hazirun cetveline göre toplantı nisabının sağlandığı belirtilmiş ise de, görüşülmeye başlanması ve sonrasında; bulunan kişi sayısı açıkça belirtilmek suretiyle, toplantı ve karar nisabının sağlandığı yönünde bir tespit yapılmadığını, gündemin 7. maddesi ile ilgili olarak oy çokluğu ile alınan kararın, kabul ve ret oy sayısı açıkça belirtilmediğinden hukuken geçerli bir kararın varlığından söz edilemeyeceğini, gündemin 10. maddesi ile yeni yönetim kurulunun seçilmesinde; yeşil listenin beyaz listeye göre oy çokluğu ile seçimi kazandığı belirtildiği halde, kaç kişinin yeşil listeye, kaç kişinin beyaz listeye oy verdiği açıkça belirtilmediğini, bu aşamada da toplantı nisabının denetimi de yapılmadığını, toplantıya ...'. yi temsilen katılıp oy kullanan ve bu katılımcı adına davalı yönetim kuruluna da seçilen ...isimli şahsın; o gün itibari ile hukuken geçerli bir ticaret sicil tasdiknamesi ve temsil belgesi sunmadığı halde toplantıya katılıp oy kullanması ve yönetime seçilmesinin hukuken mümkün olmadığını, toplantı tutanağında; hazirun cetvelinde imzası olan kişilerden; kaçının gerçek şahıs, kaç kişinin tüzel kişi olduğu ve oy kullananlardan kaç kişinin asaleten, kaç kişinin vekaleten ve temsilen oy kullandığının açıkça belirtilmediğini, toplantı tutanağının 15. maddesi ile ilgili kararda bazı maddeler yönünden açıkça  itirazlar olduğu halde, bu itirazlara hiç bir cevap verilmediğini,  hiç bir itiraz olmadığı şeklinde gerçeğe aykırı beyanla düzenlendiğini, gündemin 13. maddesine konduğu ve davalının faaliyetlerini yürütebilmesi için zorunlu olan; arsa tahsis ve satış bedelleri, katılımcı ve kiracılardan tahsil edilecek altyapı katılım payları, elektrik, su, doğalgaz bedelleri, gecikme halindeki yaptırımlar vb. konularda karar alınmaması nedeniyle hukuken geçerli bir toplantıdan söz edilemeyeceğini, gündemin 12. maddesi ile yönetim kuruluna devir edilmez yetkilerden olmasına rağmen geçici bütçe yapma yetkisi verildiğini beyanla öncelikle  TMK 427/4 maddesi uyarınca davalıya yönetici kayyım atanmasına ve bu işleme kadar yönetim kurulunun görevini yerine getirmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine ve davalı tarafından gerçekleştirilen 10.05.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde ve hükümsüz olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın süresi içinde itiraz etmediğinden Genel Kurul tutanağının kesinleştiğini, davacı şirket yetkilisi, 10.05.2023 tarihli .... olağan genel kurula bizzat katılmış olmasına rağmen, dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddialarını olağan genel kurul toplantısı esnasında dile getirmediğini, toplantı tutanağına şerh düşmediğinden  davasının aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, 10.05.2023 tarihli olağan genel kurul tutanağının 6. sayfasında tablo halinde alınan oy miktarları, yeşil listenin 24 adet oyu olduğu, beyaz listenin ise 21 adet oyu olduğu, 7. sayfasında ise toplam kullanılan oy miktarının 46 olduğu ve 1 adet oyun geçersiz olduğunun açıkça belirtildiğini, olağan genel kurula katılan katılımcıların hangilerinin vekaletname ile hangilerinin bizzat katıldığının toplantı tutanağında belirtilerek genel kurula açıklanması gerektiğine ilişkin iddiasının hukuksal dayanağı bulunmadığını, toplantıda oy çokluğu ile alınan kararlardan ziyade bu kararlar ile doğrudan bağlantılı yönetim ve denetim kurulunun oy birliği ile ibra edilmesi nedeniyle bağlantılı diğer maddelerin oy çokluğu ile kabul edildiğinin tutanağa geçirilmesinin yeterli olduğunu, davacının iddiasının aksine ....'nin yetkilisi ....'ın oy kullanma yeterliliği mevcut olduğunu, Organize Sanayi Bölgesi katılımcılarından yalnızca yapı kullanma izin belgesi sahibi olanlar genel kurulda oy kullandığını, diğer maddelere ilişkin iddiaların da gerçeği yansıtmadığını, davacının Organize Sanayi Bölgeleri mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilen işlemler nedeniyle Yönetim Kurulunu yıpratmak ve bir ihtimal yönetim Kayyımı atanmasını sağlayarak hukuksuz işlemlerine devam etme amacıyla hareket ettiğini, tedbir taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece; 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, Görevli Mahkemenin Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararında; her ne kadar 6102 Sayılı TTK'nun 11 ve 16. maddelerine değinilmiş ise de gerçekte, bu maddeler temelinde somut bir değerlendirmeyi içermeyen, gerçek manada bir gerekçenin varlığından söz edilemeyeceğini, OSB'lerin esnaf işletmesi sınırın aşan miktarda gelire sahip olduğunu, 6102 Sayılı TTK ilgili maddeleri yanı sıra, bu kanun maddelerinin atıfta bulunduğu 213 Sayılı VUK'nın 176-177.maddeleri, 4562 Sayılı OSB Kanunun 13.maddesi başta olmak üzere ilgili diğer maddeleri ve 6100 Sayılı HMK 2.maddesinden de anlaşılacağı üzere davaya bakmakta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu beyanla hukuka aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, davanın usulden ve esastan reddi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, görevli ve yetkili Mahkemenin Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili .....i'nin olağan genel kurulu davacının da bizzat katılımı ile 10.05.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, eldeki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, olağan genel kurula bizzat katılan davacının herhangi bir itirazının olmadığını, toplantı tutanaklarının Bakanlık temsilcileri tarafından tutulduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunun kabil edilmesi halinde yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, Organize Sanayi Bölgesi Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı asliye ticaret mahkemesi olan yerlerde o yerdeki asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3.fıkrasında; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.<br>4962 sayılı OSB Kanununda, OSB'lerin özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilmiştir.<br>Her ne kadar, dairemizin  07.03.2023 tarih, ...sayılı kararı ile, benzer uyuşmazlıkta, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde karar verilmiş ise de, 5235 sayılı yasanın 35. Maddesi kapsamında uyuşmazlığın giderilmesi bakımından Yargıtay 11 .  Hukuk Dairesinin, 2022/4599 Esas,  2023/3797 Karar sayılı ilamı ile \" OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği\" gerekçesi ile, OSB'lerin Tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi  gerektiğine ilişkin kararı kesin ve bağlayıcı olduğundan eldeki dosyada; davalı tacir ise de mutlak ticari dava söz konusu olmadığından uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp çözülmesi  gerekmekte olup ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/8822 Esas 2015/4862 Karar, 2021/19203 Esas 2022/416 Karar sayılı ilamları, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/2659 Esas 2016/5223 Karar sayılı ilamı) <br>HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ve...sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,    <br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br><br>4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,     <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 08/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br><br> <br>Başkan<br> <br><br> <br>Üye<br> <br><br> <br>Üye<br> <br><br> <br>Katip<br> <br> <br> <br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c162f077d0f3e1f8","SID":"a1d0876994c804de"}}