{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/32 <br>KARAR NO: 2025/854<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/55 Esas - 2022/473 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  25/07/2018 tarihinde sigortalı araç sürücüsü ehliyetsiz ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile şerit değiştirdiği sırada ... plakalı araca çarptığı ve savrularak ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı olduğunu, 25/07/2018 tarihinde sigortalı aracın kazaya karışması ve kusurlu olması nedeniyle ZMMS poliçesi gereği zarar gören ... plakalı aracın 9.440,00 TL fiyat karşılığında onarımının yapıldığını, 04/10/2018 tarihinde ZMMS poliçesi gereği ehliyetsiz araç kullanımı nedeni ile sigortalı araç maliki dava dışı ... ve araç sürücüsü dava dışı ...'ye rücu talep edildiğini, dava dışı ...'ın ... plakalı aracı ...'ye sattığını, müvekkil sigorta şirketi ile sigorta poliçesini imzalayan dava dışı ...'a sigortalı ... plakalı aracını sattığını süresi içinde müvekkil sigorta şirketine bildirmediğinden dolayı teminat kapsamında olduğu düşünülerek hasar gören aracın onarımının yapıldığını, meydana gelen kaza sonucu oluşan rizikonun 15 günlük süre de dahil olmak üzere 19.06.2018 tarihinde ZMMS sigorta poliçesinin sona ermesiyle teminat dışında kaldığından dolayı ... plakalı araç maliki davalı/borçlu ... ve dava dışı araç sürücüsü ...'tan ödenen paranın geri iadesi talep edildiğini, gönderilen ihbar mektuplarının neticesiz kaldığını, borcun tahsil edilmesi amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca seyir halinde iken ... tarafından kullanılan ... plakalı araç ile çarpıldığını, kazada ...'nin tam kusurlu olduğunu ve bu durumun trafik polisleri tarafından tespit edildiğini, daha sonra müvekkilinin aracı davacı şirketin anlaşmalı olduğu oto servisine kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ve araç ruhsatı ile birlikte götürüldüğünü, davacı firmanın eksper gönderdiğini, hasar onarım maliyeti ve gerekli evrakların tetkik edildiğini, aracın sigorta teminatı içinde onarımı konusunda olur verdiğini, aracın servis ile davacı firma arasındaki anlaşma doğrultusunda onarıldığını, onarımdan aylar sonra davacının bünyesindeki tetkikler sonucunda aracın kaza tarihinden önce satıldığı, satanın bunu bildirmediği ve aracın ZMMS'sinin bulunmadığı gerekçesiyle müvekkilinden araç onarım bedelinin talep edildiğini, davacının bu şekilde davranarak müvekkilin dava dışı kusurlu üçüncü kişiden zararın tazmininin önüne geçildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak kendi sigorta poliçesinin geçerli olup olmadığını ve poliçe kapsamında satılıp satılmadığını bilmesi gereken bir konumda olması gerektiğini, müvekkilinin aracın kime ait olduğunu bilecek imkan ve kabiliyetinin bulunmadığını, davacının ZMMS konusunda gerekli araştırmayı yaptığını ve aracın onarımı için onay verdiğini, davacının öncelikle ve kesin olarak kaza neticesinde zenginleşen diğer aracın şoförü ve sahibi olduğu iddia olunan dava dışı ...'ye yönlendirmesi gerektiğini, davacının dava konusu bedeli kendi adına değil dava dışı kişi veya kişiler adına yaptığını  belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın bilirkişi incelemesi ve yargılama gerektirmeyen alacak türü olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yeniden inceleme ile düzeltilerek onanmasını talep ettiklerini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının anlaşmalı olduğu ... Otomotiv firmasının davacı ile iletişime geçtiğini, talep edilen evrakın davacıya iletildiğini, davacı firmanın eksper gönderdiğini, hasar, onarım maliyeti ve gerekli evrakın tetkiki için servise geldiğini, bedel konusunda servisle anlaştığını, aracın sigorta teminatı içerisinde ZMMS kapsamında onarımı konusunda onay verdiğini, araçta ... Otomotiv firması ile davacı firma arasındaki anlaşma doğrultusunda onarıldığını, davacı bu şekilde davranarak müvekkilinin dava dışı kusurlu üçüncü kişiden zararının tazminin önüne geçtiğini, araç sahibi ...'ın aracı sattığını davacıya bildirmesi gerektiğini fakat bildirmediğini, davacının kesin olarak bu kaza neticesinde zenginleşen, diğer aracın şoförü ve sahibi olduğu iddia olunan dava dışı ...' ye ve ...'a yönelmesi gerekirken müvekkiline yöneldiğini, davacının dava konusu bedeli kendi namına değil dava dışı kişi veya kişiler namına ve hesabına yaptığını, davacının bu bedeli diğer araç sahibinden, şoföründen veya bildirim yüklülüğünü yerine getirmeyen sigorta sahibinden  talep etmesi gerektiğini, sebepsiz yere zenginleşen taraflardan istenmesi gerektiğini, müvekkilinden istenen dava konusu bu bedelin müvekkilinin zararının karşılığı olduğunu, bu bedeli müvekkilinin ödemesi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, olayın yaşanmasında müvekkilinin kusurunun bulunmaması, davacının basiretli tacir sıfatıyla davranmaması ve davanın sebepsiz zenginleşen taraflara yöneltilmesi gerekirken yöneltilmemesi sebepleri ile istinaf mahkemesinin re'sen dikkate alacağı sebeplerle verilen kararın hem usulden hem de  esastan incelenerek bozulması gerektiğini, karar gününde sunulu mesleki mazeretlerinin hiç dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası işleteni değil, aracı takip eder. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan ZMSS poliçesinin varlığı halinde KTK'nun 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yapmak zorunda olacaktır.Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; \"sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir\" hükmü düzenlenmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. fıkrasındaki \"Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir” düzenlemesi ile 4. fıkrasındaki “Sigorta, fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir” düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı olduğundan iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından (05.03.2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine (05.12.2024) karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve  uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerektiği anlaşıldığından Anayasa Mahkemesinin  23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E. ve 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay  9. Hukuk Dairesinin  24.06.2020 tarih,  2020/1029 E. ve 2020/6255 K. sayılı kararı). Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar  sayılı iptal kararı gerekçesinde \"iptal edilen fıkraların, sigortalının, aracı devrettiğini sigorta şirketine bildirmesi durumunda sigortacıya takdir yetkisi tanınmasının belirsizlik oluşturması ve belirli bir süre aralarındaki sözleşmenin hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edilmesinin Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırlandırdığı\" belirtilmiştir. Öte yandan  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin  2. fıkrasında yer alan \"Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır\" hükmü iptal kararı dışında tutulduğundan halen yürürlükte olup taraflar için bağlayıcıdır. Bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94/2. maddesi gereğince aracını devreden sigortalının, aracı devrettiğini sigortacıya bildirme yükümlülüğü devam etmektedir. TTK'nın 1484/2.maddesinde sigortacının zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünün belirlenmesi bakımından \"Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur.\" düzenlemesine yer verilmiştir.  Anayasa Mahkemesi  kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş ise de sigorta şirketinin TTK'nın 1484/2.maddesinden doğan ifa sorumluluğu devam etmektedir. Somut olayda,  ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirket nezdinde ... adına 01/11/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS Poliçesi bulunduğu, dava dışı ...'nin Kartal ... Noterliğinden dava konusu aracı 04/06/2018 tarihinde satın aldığı, trafik kaydına tescil edildiği, dava konusu olayın aracın satışının yapıldığı günden sonra aracı satın alanın kullanımında iken meydana gelmiş olması  nedeniyle TTK'nın 1484/2 maddesinde öngörülen fesihten sonraki sorumluluk süresi henüz dolmadan tazminata konu 25/07/2018 tarihli trafik kazası gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu devam edeceğinin gözetilmemiş olması, mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararımız kapsamına göre davanın reddi gerektiğinden davacı vekilinin kabule yönelik istinaf taleplerinin incelenmemiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın reddine,2- Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40  TL ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 119,93 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 495,47 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3- Davacı tarafından yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 9.926,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-a-)Davacının istinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana  iadesine, b-)Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-)İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunan davacıya iadesine,b-)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 66,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62b4686da8ddf434","SID":"ec8c82e589964083"}}