{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:08/02/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat <br>GEREKÇE TARİHİ:28/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ... tarafından kullanılan otomobilin Antalya istikametinde yola devam eden ... plakalı tıra arkadan çarptığı, sonrasında ... kontrolündeki aracın davalılardan<br>...'ın kullanmakta olduğu araca çarptığı, kazaya karışan bu 3 aracın uyarı levhası koymadan ve gerekli önlemleri almadan yol kenarında park halinde beklemesi, havanın yağmurlu ve yolun kaygan olması sebebiyle davacının kullanmakta olduğu aracın ... plakalı tıra arkadan çarptığını, müvekkilinin, normal bir hızda ilerlerken kaza mahalline hiçbir uyarı levhası konulmaması sebebiyle çok geç yoldaki kazayı fark ettiğini ve hemen aracını yavaşlatmaya çalıştığını ancak olumsuz hava koşulları sebebiyle aracını durduramadığını ve davaya konu kazaya karıştığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, kazada kusuru olmadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden  itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Şirketi haricindeki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Ticaret Sanayi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ... plakalı aracın, müvekkili şirketin mülkiyetinde olup, 07/01/2019  tarihli “Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi” ile ... 'a uzun süreli kiraya verildiğini, uzun süreli araç kiralama sözleşmelerinde sorumluluğun kiracıda olduğuna ilişkin birçok Yargıtay kararı bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru olmadığını, kazanın  meydana gelmesinde ... plakalı tır sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, davalı müvekkilinin aracını emniyet şeridinin içerisinde kalacak şekilde dörtlüleri yanık olarak park ettiğini, ... plakalı tırın sürücüsünün ise aracını emniyet şeridini ortalayacak şekilde park ettiğini, kaza sonrası aracını hatalı park eden tır sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili yer mahkemelerinin İstanbul Adliyesi mahkemeleri olduğunu, davacının dava açabilmesi için 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gereğince dava açmadan önce başvuru yapması ve yasada belirtilen 15 günlük sürenin geçmiş olması gerektiğini, davacının usulü şartları yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi masrafları bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacıların davalı sürücünün olayda kusurlu olduğu iddiası ile açtıkları bu davanın yapılan yargılamasında toplanan delillerden; ceza mahkemesi beraat kararı gerekçesinde maddi vakanın tespiti (olayın oluş biçimine ilişkin tespit) söz konusu olmakla, bu tespitteki maddi olgunun hukuk hakimini TBK'nın 74. maddesi uyarınca bağlayacağı dikkate alınarak davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı sabit olmakla, bu takdirde davalıların yasal olarak trafik kazasından (haksız fiilden) kaynaklı  oluşan zararı giderme sorumluluklarının bulunmadığı\" gerekçesiyle \"davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar ... ....Ltd. Şti.ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuk hakiminin, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; hakimin kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin <br>saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı olmadığını, kanun koyucunun cezayı gerektiren hükümlerle tazminatı gerektiren hükümleri sevkederken daima farklı görüşlerle hareket ettiğinden medeni hukuk ve ceza hukukundaki sorumluluk şekillerinin birbirinden farklı olacağını, somut olayda düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ... ’ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesini ihlal ettiği belirtilmişken, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise davalı ...'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 84-d ve 52-b maddelerini ihlal etmiş olduğu için kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı ...'ın, kazadan sonra aracını emniyet şeridine çektiğini, aracını yol kenar çizgisinin bitim noktasında bulunan bariyerlere neredeyse sıfır olacak şekilde düz olarak park ettiğini ve dörtlü ikaz lambalarını yakarak trafik güvenliğini sağlandığından bahsedildiğini, davalının bu beyanlarının sadece söyleme dayalı olduğunu, bu konuyla alakalı herhangi bir delil sunulmadığı gibi kaza tespit tutanağında ve tanık beyanlarında da bu konuyla alakalı bir bilgiye rastlanılmadığını, ilk kazaya sebebiyet veren tarafın, ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durması ve kaza mahallinde trafik güvenliği için gerekli tedbirleri alması gerektiğini, ancak tarafların ilk kazanın olmasından sonra kazanın olduğuna dair hiçbir uyarı levhası koymadığını ve gerekli güvenlik önlemlerini de almadığını, müvekkili yönünden gerçekleşen kazanın, doğrudan birinci kaza sebebiyle gerçekleşmiş olduğundan iki kaza arasındaki illiyet bağının da gözetilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; \"Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.\" düzenlemesi yapılmıştır. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle \"fiilin hukuka aykırılığı\" konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşımaktadır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 24/12/2014 tarih, 2014/4-846 Esas - 2014/1091Karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda mahkemece kusur incelemesi yaptırılmamış, hükmün gerekçesinde ise, ceza davasında alınan bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu kabul edilerek Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası fiziken incelenmeden ve bu dosya içinde yer alan olay yerine ait fotoğraf ve deliller değerlendirilmeden ve yine kaza tespit tutanağında yer alan kusura dair tespitler dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir. O halde, ilk derece mahkemesince az yukarıda bahsi geçen ceza dosyası getirtilip incelenerek, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağında yer alan kusura ilişkin değerlendirmeler yönünden çelişkileri giderir nitelikte İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan davacının yaralanması ile sonuçlanan ve davacının karıştığı kazada hava ve yol durumu da gözetilerek  tarafların orantısal kusur durumlarının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor aldırılarak değerlendirilmeli ve   varılacak sonuç dairesinde olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken  eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bf59b78322dbcfc","SID":"a4912ac97636086d"}}