{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1297 - 2025/1443<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1297<br>KARAR NO\t: 2025/1443<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 14/12/2022<br>NUMARASI\t: 2018/1046 Esas,  2022/1111 Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1- ...<br>\t2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVALI\t: 1- ..<br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVALI\t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. .<br>DAVALI\t: 3- ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12.06.2025<br><br><br>  Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2022 tarih ve 2018/1046 Esas, 2022/1111 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile seyir halinde iken bisiklet sürücüsü ...'na çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin oğlu ...'nun vefat ettiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını,  aracın sürücüsünün Suriye uyruklu ... işleteninin ise davalı ... olduğunu, kaza sonrasında ...'nın müvekkillerinin oğlu ...'na yardım etmediğini, kaçarak olay yerini terk ettiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak zararlarının tam olarak karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... A.Ş. yönünden ihbar tarihinden, diğer davalılar yönünden  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın ise  davalılar  ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin söz konusu kaza nedeniyle üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacıların başvurusu sonucunda 22/11/2018 tarihinde davacı ...'na 35.182,00 TL, davacı ...'na ise 27.533,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme karşılığında davacıların müvekkili şirketi ibra ettiğini, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan veya Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için mahalinde keşif yapılması gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin çok fahiş olduğunu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak miktarda olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, maddi tazminat yönünden tüm davacılar açısından  davanın reddine, manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerle sabit olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususları göz önünde bulundurmadan müvekkillerinin desteği olan ...'nu asli kusurlu kabul ederek karar vermiş olduğunu, ceza dosyası ve yerel mahkemece aldırılan kusur raporları arasında çelişki olması nedeniyle daha önce beyanları alınan tanıkların yer göstermeleri eşliğinde keşif yapılarak kusur raporu aldırılmasının gerektiğini, 06/06/2020 tarihli kusur raporuna yapmış oldukları itirazları değerlendirilmeden, rapor düzenlemesi için dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmiş olduğunu, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.<br>Davacılar vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, 30.11.2017 günü saat 15:00 sıralarında sürücü davalı ... yönetimindeki ... plakalı otobüsüyle ... üzerinde seyrederken ... sokaktan bisikletleriyle çıkan 4 çocuktan en arkada ikiış yapan destek sürücü ... yönetimindeki bisiklete sol yan kısımlarından aracının sol ön kısımlarıyla çarpmış ve destek sürücü ... otobüsün altında sürüklenmesi sonucu kazâ meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>Ceza soruşturması aşamasında temin edilen 12.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'nın tali kuşurlu, ölen bisikletli ...'in ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>Yine, Ceza soruşturması aşamasında temin edilen 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'nın şeritte seyretmesi gerekirken seyretmediğinden ayrıca kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir. <br>Yapılan ceza yargılaması esnasında yukarıda belirtilen iki kusur raporu arasındaki çelişkiler giderilmek üzere Adana \t21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/28 esas ve 2019/773 karar sayılı dosyası içinde temin edilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29/07/2019 tarihli raporda sanık sürücünün tali kusurlu, müteveffanın ise aslı kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Bu rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ve sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmiş, istinaf incelemesinden geçerek düzelterek onanmıştır.<br>Dosya içinde mevcut kusur bilirkişi heyetinden alınan 06.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre;  davalı sürücünün %25 oranında kusurlu, müteveffanın ise %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamındaki taraf beyanları ve tanık beyanı, olay tutanağı, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, ölü muayene tutanağı, keşif tutanağı, bilirkişi raporları, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin raporu, diğer kolluk tutanakları,  tahkikat evrakı, mevcut delil durumu, nüfus ve sabıka kayıtları, dosya içerisindeki her türlü bilgi ve belge bir bütün olarak değerlendirildiğinde;  olay tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsü ile ... üzerinde seyir halinde iken ... Sokaktan bisikletleri ile çıkan dört çocuktan en arkada çıkış yapan müteveffanın bisikletine sol yan kısımlarından çarptığı, müteveffanın otobüsün altında sürüklendiği ve kaza sonucu vefat ettiği, olayın bildirilmesi üzerine yapılan ölü muayene işlemi sonucunda müteveffanın ölümünün pelvis vertebra kemik kırıkları ile birlikte iç organ harabiyeti ve ağır yaygın yumuşak doku hasarı sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, desteğin kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralarını ihlal ettiği gerekçesi ile asli kusurlu olduğunun, davalı sürücünün ise araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmama kuralını ihlal ettiği gerekçesi ile tali kusurlu olduğu belirlenmekle, davacılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davacılar vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 15.10.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacıların zararın belirlenmesine ilişkin olarak “… TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile davacıların destekten yoksun kalınmasına ilişkin zararlarının, (dava tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak) bulunmadığı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile davacıların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ve sonucuna ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.<br>Davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda 30.11.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü, diğer davalı ... işleteni olduğu aracın, davacılar murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2022 tarih ve 2018/1046 Esas, 2022/1111 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Maddi tazminat yönünden tüm davacılar açısından davanın REDDİNE, <br>3-Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın KABULÜ ile; <br>-Davacı ... yönünden; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan kaza tarihi olan 30.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak bu davacıya VERİLMESİNE, <br>-Davacı ... yönünden; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan kaza tarihi olan 30.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak bu davacıya VERİLMESİNE, <br>Harç yönünden:<br>4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davası yönünden hesaplanan ve davalılardan alınması gereken 3.415,50 TL karar harcından, peşin yatırılan 174,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.241,3‬0 TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 14.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, <br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br>5-a-)Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.676,24 TL (İlanen tebligat masrafı) ödeneğin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına, <br>b-)İlk derece mahkemesince 14.12.2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.676,24 TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, 2.676,24 TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilmiş olması halinde ise miktarın değişmediği dikkate alınarak yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, <br>Yargılama giderleri yönünden:<br>5-Davacılar tarafından yapılan toplamda 210,10 TL harç giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, <br>6-Davacıların avansından sarf edilen tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretleri toplamı 2.500,00 TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 2.450,75 TL'lik kısmının davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, bakiye kısmının davacıların üzerinde bırakılmasına, <br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>8-Maddi tazminat davası yönünden; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... A.Ş.'ye ödenmesine,  <br>9-Manevi tazminat davası yönünden;<br>-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan alınarak bu davacıya VERİLMESİNE, <br>-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan alınarak bu davacıya VERİLMESİNE, <br><br><br>İstinaf giderleri açısından;<br>10-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>12-Davacılar tarafından yapılan karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti toplamı 270,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...'dan alınarak bu davacılara verilmesine, <br>13-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br>14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 12.06.2025<br><br><br>    <br>      Başkan                      Üye                         Üye                            Katip <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır        <br><br><br>        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c00d1b290f58de7","SID":"36613b47b7cdd6b9"}}