{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br> <br>DOSYA NO\t: 2022/185 <br>KARAR NO\t: 2025/986<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ...  -... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... İNŞAAT MADENCİLİK TAŞIMACILIK \tTAAH.TİC.LTD.ŞTİ. <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 22/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/05/2025    <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan kum almış ise de aldı kumlara ait bedelleri ödediğini, söz konusu fatura tarihlerinden sonra da davalıya müvekkil tarafından 2 adet çek verildiğini, bu çeklerin tahsil edilmediğini, davalı tarafından müvekkil aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile 30/04/2014 tarih ve ... nolu 10.679,00 TL bedelli fatura ile 31/05/2014 tarih ve ... nolu 10.983,44 TL bedelli faturalar nedeni ile icra takibi açıldığını ve müvekkilinin söz konusu faturalar ve icra takibi nedeni ile alacaklı olarak görünen davalıya bir borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi neden ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu icra takibinin iptaline karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli olan davalının dava konusu borcun %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde;   .... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyasının dayanağı olan 30/04/2014 tarih ve ... nolu 10.679,00 TL bedelli fatura ile 31/05/2014 tarih ve ... nolu 10.983,44 TL bedelli faturalar nedeni ile açılmış icra takibi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafından, davacıya 6 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların toplam tutarının 41.911,24 TL olduğu, davacı tarafından, davalıya takip tarihinden önce 67.730,00 TL ödeme yaptığı, bu bağlamda, davacının davalıya takip tarihinden önce 25.818,76 TL fazla ödemesinin olduğu, takip tarihinden sonra da davacı davalıya 20.000,00 TL çek vermiş olduğundan davacının, davalıya yapmış olduğu fazla ödeme tutarı 45.818,76 TL olarak tespit edildiği anlaşılmış olup,davanın kabulü ile; ....İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takibi nedeniyle; 26.589,80 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Hükmolunan alacağın %20'si oranında 5.317,96 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. bilirkişi raporunda tespit edilen müvekkil firma tarafından davacı adına tanzim olunan toplamı 41.911,24 TL olan 6 adet fatura ile davacı tarafından müvekkil firmaya bizzat yapılan takipten önceki toplam 34.130,00TL ödeme ile takipten sonra çek ile yapılan 20.000,00TL'lik ödeme konusunda bir itirazının da taraflar arasında da bir ihtilaf olmadığını, takipten önce 41.911,24 TL'lik borca karşılık davacı tarafından 67.730TL ödeme yapılmış anlamına geldiğini, böyle bir durumun hem mantıksız hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ           <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar menfi tespit davası yönünden hukuka uygun olmakla birlikte icra takibinden sonra fazladan ödeme yapıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmesine ve bu hususta 30/06/2021 tarihli ikinci ek rapora beyan dilekçesinde talebinin bulunmasına rağmen icra tehdidi altında yapılan fazla ödemenin istirdadına karar verilmesini hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, müvekkili tarafından davalıdan kum satın alınmış ise de bunun bedelinin ödendiği, davalı tarafından müvekkili aleyhine 30.04.2014 tarih ve ... no'lu 10.679,00 TL bedelli fatura ile 31.05.2014 tarih ve ... no'lu 10.983,44 TL bedelli faturaya dayanılarak ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlatılmış ise de müvekkilinin bu fatura tarihlerinden sonra davalıya 2 adet çek verdiği ve çek bedellerinin tahsil edildiği ileri sürülerek söz konusu takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, ancak yargılama sırasında davalı vekili tarafından takibin dayanağı 2 adet fatura olmakla birlikte davacının borç nedeni olan başkaca faturalar da bulunduğu, takip dosyasında talep edilen alacağın, davacının iddia konusu ödemesi de dahil olmak üzere yapmış olduğu  ödemenin mahsubundan sonra bakiye miktar olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davalı) tarafından takip borçlusu (davacı) aleyhine verilen 17.06.2016 tarihli takip talebiyle,  30.04.2014 tarih ve ... no'lu 10.679,00 TL bedelli fatura ile 31.05.2014 tarih ve ... no'lu 10.983,44 TL bedelli fatura olmak üzere 2 adet faturaya dayanılarak 21.662,44 TL asıl alacak ve 4.927,36 TL işlemiş faizden ibaret toplam 26.589,80 TL alacağın ilamsız takip yoluyla tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Cari hesap ekstresine veya faturaya dayalı başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit davasında  ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Davalı, alacağa konu mal ve hizmeti davacıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Cari hesap ekstresinde veya faturalarda yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davacıdadır. <br>Somut olayda, Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan 30.01.2020 tarihli kök ve 12.03.2021 tarihli 1.ek raporda, davalı şirketin 2014 yılına ait ticari defterlerindeki kayıtların dayanağını oluşturan belgeler bulunmadığından bu ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, taraflar arasında 2014 yılı içerisinde ticari ilişkinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre bu ilişkiden dolayı davalı şirketin davacıya toplam 41.911,24 TL bedelli 6 adet fatura düzenlemiş olduğu ve davalının ödemesine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, 18.06.2021 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda ise, davacının dayandığı banka kayıtlarına göre davacının davalıya takip tarihinden önce verdiği 2 adet çekle ayrı ayrı 15.000,00 TL, banka havalesi ile 4.130,00 TL, davacının kardeşi ...'ya ait kredi kartı ile 2.500,00 TL ve davacının kayınbiraderi ...' ait kredi kartı ile 31.100,00 TL olmak üzere toplam  67.730,00 TL ödeme yaptığı, bu bağlamda takip tarihinden sonra da davacı davalıya 20.000,00 TL bedelli çek vermiş olduğundan davacının davalıya yapmış olduğu fazla ödeme tutarının 45.818,76 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafından davalıya, takip tarihinden önce ciro edilerek verilen her biri ayrı ayrı 15.000,00 TL bedelli ... Bankası'na ait 20.08.2014 keşide tarihli ... seri no'lu ve 22.09.2014 keşide tarihli ... seri no'lu çeklerle, 27.04.2015 tarihli 2 ayrı banka havalesi ile 3.630,00 TL ve 500,00 TL olmak üzere toplam 4.130,00 TL, ayrıca takip tarihinden sonra ve fakat eldeki davanın açıldığı tarihten önce ciro edilerek verilen ...'a ait 15.01.2017 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli ... seri no'lu çeklerle ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, esasen bu ödemeler davalı tarafın da kabulündedir. Davacı tarafından davadışı üçüncü kişiler ... ve ...'a ait kredi kartları ile davalıya ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, davalı tarafın bu ödemelerin davacının borcundan mahsup edilmesine itiraz edilmiştir.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, davacı tarafından davadışı üçüncü kişiler ... ve ...'a ait kredi kartları ile davalıya ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinde adıgeçen üçüncü kişilerin sözkonusu ödemelerinin davacının borcuna karşılık yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, davalı vekilinin 2.ek bilirkişi raporu hakkındaki beyan dilekçesinde de bu ödemelere itiraz edilmesi karşısında mali müşavir bilirkişiden alınan 18.06.2021 tarihli 2. ek bilirkişi raporu mevcut haliyle hükme elverişli görülmemiştir. Bu durumda, Mahkemece, davacıya, davadışı üçüncü kişilerin anılan kredi kartı ödemelerinin kendi borcuna mahsuben yapıldığını ispata yönelik yazılı delillerini sunması için imkan sağlanması, bu konuda yazılı delil sunulmaması halinde ise davacı tarafın yemin deliline dayandığı da gözetilerek davalıya anılan hususta yemin teklif edip etmediğinin sorulması ve yemin teklif edilmesi halinde  sonucuna göre işlem yapılması, daha sonra dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilerek davacının her bir ödeme tarihi itibariyle davalının asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının belirlenerek 6098 sayılı TBK'nın 100/1maddesine uygun şekilde davacının ödemelerinin mahsup edilmesi suretiyle tarafların alacak ve borç miktarının tespiti konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesi kararının bu sebeple kaldırılması gerekmiştir.<br>Kararın kaldırılma sebebine göre,  taraf vekillerinin sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Taraf vekilleri tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜNE,<br>2).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/20217 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,,<br>4)-a)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>      b)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından peşin olarak alınan 454,09.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,<br>5)-Davacı ve davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,   <br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  22/05/2025 tarihinde karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Katip<br>...<br>¸<br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a4750f2af0b32e0","SID":"e045f8f77e5436ec"}}