{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/385 - Karar No:2025/549<br>                       <br>                           T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>       \t                                                     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                  <br>ESAS NO\t: 2025/385 <br>KARAR NO\t: 2025/549<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2013/677 E-2024/707 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|<br>KARAR TARİHİ\t:12/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/06/2025<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak  istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne,  birleşen davaların kabulüne  dair verilen karara karşı süresi içinde  asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Asıl  davada davacı vekili; Giresun İli ile Ordu ve Samsun illerine bağlı ilçelere gaz arzı sağlamak amacıyla müvekkil şirket tarafından ihalesine çıkılan Ordu-Giresun Doğalgaz Bağlantı Hattı Yapımı Projesi Sözleşmesi'nin 13.10.2005 tarihinde davalıların iş ortaklığı ile imzalandığını, iş için gerekli olması nedeniyle el konacak taşınmaz malların kamulaştırılmasına veya geçici işgaline ait harita, plan, cetveller ve diğer tüm işlemleri kapsayan işlerin davalı iş ortaklığı tarafından yapılmasına başlanması için 20.10.2005 tarihinde  25.07.2008 tarihine kadar uzatılmasına rağmen iş programının büyük ölçüde aksatılması, davalı İş ortaklığının işi revize edilen sürede tamamlayacağına dair bir iş Programını sunmamiış olması ve müvekkili şirketin uyarı yazılarını dikkate almayarak aradan geçen süre zarfında sahada hiçbir çalışmanın yapılmamış olması sebebiyle 24.10.2008 tarih ve 2008/33-357 nolu karar ile davalılar iş ortaklığıyla akdedilen sözleşmenin feshedildiğini, 07.11.2008 tarihli yazı ile davalı ortaklığın 10.11.2008 tarihinde yapılacak tespit çalışmalarına davet edildiğini, davalıların davete icabet etmediklerini, 16.11.2008 tarihli tutanak İle imalatlar, şantiye ve güzergahlardaki malzemeler, eksiklikler, işin ölçülebilir hale gelmesi ve malzemenin korunması için yapılması gereken işlemler tespit edilerek, 20.11.2008 tarihli yazı ekinde davalıya gönderildiğini ve eksikliklerin 20 gün içerisinde tamamlanmasının ihtar edildiğini, davalının ihtarnameye kayıtsız kalması sebebiyle kalan işlerin yapılması ve işin ölçülebilir hale getirilmesi için yapılan ihale neticesinde ... Müh. Şti. ile 10.462.278,00-TL bedelle 14.07.2009 tarihinde ikmal sözleşmesi akdedildiğini, ikmal ihalesinde 117.914,55 USD (4*KDV) negatif iş değişikliği yapıldığını, 30.12.2010 tarihinde işin tamamlandığını, kesin hesap tutarının 10.223.810,67-TL olduğunu, feshedilen sözleşmede davalıların 9 adet arazi aracı, 4 adet binek araç temin edeceğini, bu hususun ikmal sözleşmesinde yer almadığını, bu nedenle sözleşmenin 371.792,84 USD (*KDV) kadar düşük bedelle imzalandığını, benzer şekilde ikmal sözleşmesinde yere almamasına rağmen feshedilen sözleşme kapsamında olan personellerin bedeli 381.219,56 USD (*KDV) ve yapı denetim görevlisi binası bedeli (amortisman düşüldükten sonra) 56.379,51 USD (*#KDV) daha düşük bedelle ikmal sözleşmesinin imzalandığını, davalılara 93.551,14m boru teslim edildiğini, 89.200,00 metresinin imalatta kullanıldığını, 2301,00m borunun davalılara rücu edildiğini, 1.612,00m borunun sahada mevcut olduğunu, 689,00m borunun ise görülemediğini, 106 USD/M birim fiyatla eksik boru bedelinin - 73.034 USD (*KDV) olduğunu, davalıların All-risk sigortasını süresi dolmasına rağmen, ikmal sözleşmesi tarihini kapsar şekilde yenilemediklerini, idarenin All-risk sigortası için 27.475,60-TL ödeme yaptığını, iş tamamlanana kadar idarenin 320.134,22-TL ilave personel masrafı yaptığını, fesih sonrası sahada kalan malzemelerin korunması için 846,67-TL masraf yapıldığını, kesinleşen işçi alacağı davalarında toplam 93.692,77-TL ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte toplam tutarın 179.055,29-TL olduğunu, davalının hak edişlerinden emanete kesilen 53.553,16 USD (108.937,84-TL)'nın mahsubu ile 70.117,45-TL'nın tahsili gerektiğini, yine kesinleşen Terme AHM 'nin 2010/296 sayılı dosyasına ödenen 51.581,25-TL'nin de davalılardan tahsili gerektiğini. müvekkili idare tarafından müvekkili idare tarafından tüm branşmanlarda iş bitim tarihinin 31.10.2007 tarihine ötelendiğini, daha sonra davalının 25.12.2007 tarihli yazısında, ilave süre verilmesi halinde uzatılan tarihe kadar işin bitirilmemesi durumunda geriye dönük gecikme cezası uygulanmasına itiraz etmeyeceğini taahhüt etmesi üzerine idare tarafından işin bitim tarihinin 25.07.2008 tarihine uzatıldığını, davalının bu sürede de işi bitirmemesi üzerine 24.10.2008 tarihinde yönetim kurulu tarafından sözleşmenin feshedilmesine, bu tarihe kadar gecikme cezası uygulanmasına karar verildiğini, toplamda gecikme cezasının 1.705.283,33 USD olduğunu,bahse konu bedellerden davalıya ödenecek geriye kalan 2.862.782,78 USD (1,7999TL/USD kuru üzerinden) düşüldüğünde, idarenin KDV dahil bakiye 11.647.983,54-TL alacaklı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.647.983,54-TL'nin taraflar arasında akdedilen Ordu-Giresun Doğalgaz Bağlantı Hattı Yapımı Projesi Sözleşmesi'nin fesih tarihi olan 24.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen Ankara 5.ATM'nin 2015/298E. sayılı dava dosyasında davacı vekili; Giresun ili ile Ordu ve Samsun illerine bağlı ilçelere gaz arzı sağlamak amacıyla müvekkili şirket tarafından ihalesine çıkılan Ordu-Giresun Doğalgaz Bağlantı Hattı Yapımı Projesi Sözleşmesi'nin 13.10.2005 tarihinde davalıların iş ortaklığı ile imzalandığını, davalı iş ortaklığının Ordu-Giresun Doğalgaz Bağlantı Hattı Yapım İşi kapsamında dava dışı işçi ... tarafından müvekkili  şirket aleyhine Ankara 11. İcra Müd'nün 2006/11901 sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine müvekkil şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında yapılan yargılama neticesinde Ankara 7. İş Mahkemesi'nin 29.06.2012 tarih ve 2012/438 E. 2012/513 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, takibin 4.333,00-TL üzerinden devamına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiğini, kararın temyizen  kesinleştiğini, daha sonra İcra dosyasının yenilenerek 2014/21320 sayısını aldığını, dosya borcu ve yargılama giderleri olarak müvekkili tarafından icra dosyasına 10.057,92-TL ödeme yapıldığını, söz konusu tazminattan sorumlu iş ortaklığı ile müvekkili şirket arasında yazışmalar yapıldığını, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını...” beyanla  toplam 10.057,92-TL'nin avans faizi ile birlikte davalı iş ortaklığından tahsiline ve davanın Mahkememizin 2013/677 E. sayılı dosyası ile birleştirimesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen Ankara 1.ATM'nin 2015/511E. sayılı dosyasında davacı vekili;  Giresun ili İle Ordu ve Samsun illerine bağlı ilçelere gaz arzı sağlamak amacıyla müvekkil şirket tarafından ihalesine çıkılan Ordu-Giresun Doğalgaz Bağlantı Hattı Yapımı Projesi Sözleşmesi'nin 13.10.2005 tarihinde davalıların iş ortaklığı ile imzalandığını, anılan sözleşmeye konu iş kapsamında İş ortaklığının alt yüklenicisinin işçisi olarak istihdam edildiği iddiasıyla dava dışı İşçi ... tarafından 3 aylık ücret alacağının tahsili amacıyla müvekkil şirket aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11907 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Ankara 13. İş Mahkemesi nezdinde müvekkili şirket ve ortağı aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, Ankara 13. İş Mahkemesi'nin 26.03.2013 tarih 2007/218 E. ve 2013/159 K. sayılı kararı ile müvekkili şirket ve iş ortağı aleyhine hüküm tesis edilerek icra takibinin 5.333,00-TL yönünden devamına karar verildiğini, kararın Yargıtay'dan geçerek onanarak kesinleştiğini, dosya borcu ve yargılama giderleri olarak 14.352,53-TL ödeme yapıldığını, Yapım Genel Şartnamesi'nin Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları başlıklı maddesine göre yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin iş yerinde çalıştırdığı gündelikçi, haftalıkçı, işçi, personel ve teknik elemanların tamamının da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi sorumlu olduğunu, 13.01.2015 tarihli sözleşme Yapım İşleri Genel Şartnamesi İş Kanunu ve yerleşik içtihatlara göre davalılardan müteşekkil yüklenici iş ortaklığının alt yüklenicisinin işçisi ... tarafından açılan dava nedeniyle müvekkil sirket tarafından yapılmak zorunda kalınan ödemelerin yüklenici iş ortaklığının sorumluluğunda olduğunu  beyanla toplam 14.352,53-TL'nin temerrüt faizi ile  birlikte davalı İş ortaklığından tahsiline ve davanın Mahkememizin 2013/677 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :<br>Mahkemece\"...Dosyamızda taraflar arasında eser sözleşmesine ilişkin sözleşmesel ilişkinin varlığı konusunda çekişme mevcut değildir. Somut uyuşmazlık, davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, tarafların fesihteki kusur durumu ile asıl ve birleşen dava konusu talep kalemlerinin kabul edilebilirliği noktalarında toplanmaktadır.<br>Bu bağlamda, dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelere göre davacı idare tarafından davalı yüklenici şirketlere sözleşme konusu işi tamamlaması için ek süre verildiği sabit olup uzayan süreye göre  iş bitim tarihi 25.07.2008  olarak belirlendiği sabittir. Ancak verilen ek süreye rağmen davalı yükleniciler tarafından iş tamamlanarak sözleşmede kararlaştırılan tarihte davacı iş sahibi idare'ye teslim edilememiştir. Dosya kapsamında ifada gecikmeleri nedeni ile sözleşme konusu edimlerini tam ve gereği gibi ifa edememelerinin davacının kusurundan kaynaklandığı yönünde davalılar tarafından sunulan iddia ve delil dosya kapsamında  mevcut bulunmamaktadır.<br>Bilindiği üzere; eser sözleşmelerinde yüklenicinin borcu sözleşme konusu eseri sözleşmeye uygun şekilde inşa ve imal ederek iş sahibine teslim etmektir. İş sahibinin edimi ise; eserin kendisine tam ve gereği gibi tesliminden sonra kararlaştırılan eser bedelini ödemektir. Dosya kapsamında yapılan yargılama ve toplanan deliller ile bilirkişi raporları birlikte dikkate alındığında; davalı yüklenicinin edimini ifasındaki temerrüt nedeni ile davacı kurumun sözleşmeyi Yönetim Kurulu’nun <br>08.02.2008 tarih ve 2008/10-95 sayılı kararı ile feshettiği gözetilerek sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak feshinde davalıların tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.<br>Nitekim, aynı doğrultuda Ankara 3.ATM'nin 2011/142E. Sayılı dava dosyasında verilen karar ile de sözleşmenin feshinde davalı yüklenici şirketlerin tam kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır.<br>Bu kabulden hareketle asıl ve birleşen dava konusu talepler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında ise;<br>Asıl davada davacı yan,  işyerinin güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak fesihten sonra personel istihdam ettiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. Ne var ki, sözkonusu talebi hukuki bir dayanaktan yoksun olup taraflar arasındaki Sözleşmenin 33.18 maddesinde yer alan hüküm bu konuda dayanak teşkil edemeyecektir. Değinilen düzenleme davacı kuruma işyeri güvenlik personeli giderleri yönünden yapılan harcamaları talep hakkını vermeyeceği gibi fesihten sonra yapılan sözkonusu giderin de sözleşme fesih ile sona erdiği halde sözleşme ve şartname hükümlerine göre davacı lehine hüküm altına alınması da mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; davacının anılan talebinin reddi gerekmiştir.<br>Asıl davada davacı yan tarafından  baraka bedeli adı altında talepte bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 33.10.2 ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 17.maddesindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; davacının anılan talebinde haklı olduğu anlaşılmaktadır. Zira, YİGŞ'nin Yapı denetim görevlisi için gerekli binaların yapılması başlıklı 17. <br>Maddesinde aynen; \"Yüklenici, yapı denetim görevlisinin işle ilgili her türlü çalışmaları ve gerektiğinde <br>yatıp kalkmaları için, sözleşmesinde belirlenen şartlar altında uygun yerler, bina ve/veya barakalar <br>hazırlayıp bedelsiz olarak idareye teslim etmek zorundadır. Yüklenicinin sözleşme gereği bedelsiz <br>olarak yapmak zorunda olduğu binaların dışında, idarece istendiği takdirde yüklenici, yapı denetim <br>görevlisi için gerekli olan başka binaları da şartları ihale dokümanında belirtilmesi halinde bedeli <br>karşılığında yapacaktır. Bu binaların, proje ve özel şartnamelerinin yükleniciye verildiği tarihten <br>başlamak üzere, sözleşmesinde belirtilen süre içinde tamamlanarak yapı denetim görevlisine <br>teslim edilmeleri gereklidir. Bina ve barakaların teslimi gecikirse bunlar için sözleşmede yazılı <br>cezalar uygulanır. <br>Yapı denetim görevlisi için yapılacak binalar, idarenin göstereceği yerlerde yapılacaktır. <br>Bina ve barakalar, ister bedeli karşılığında, ister bedelsiz olarak yapılmış olsun, işin bitiminde <br>idarenin malı olur..\" <br>düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Yine sözleşmenin 33.10.2 maddesinde ise,  “Yüklenici sözleşme kapsamındaki <br>üç kısım boru hattı için eş zamanlı olarak başlayacağı yapım işi ile ilgili olarak, İdare’nin uygun <br>göreceği ve kabul edeceği yerde şantiye ofislerini kuracaktır. Yüklenici İdare’nin Denetim (kontrol <br>teşkilatı) elemanları için her şantiye binasında aşağıda belirtilen hizmetleri sağlayacaktır; <br><br>a- Ofis Olanakları, b-İaşe, c-Personel,d- Ulaşım, <br>e- İletişim Olanakları,<br><br>Yukarıda belirtilen olanakların sağlanması ve işletilmesine ait tüm masraflar Yükleniciye ait <br>olup, Sözleşmede belirtilen fiyata dahil edilmiş olacaktır. <br>\" hükmüne yer verilmiştir.<br> Her iki düzenleme kapsamında davacının hesaplanan  56.379,51 ABD Dolarındaki tutarın 1.7999 TL kur karşılığı olan 101.477,48-TL + % 18 KDV'si ile <br>birlikte davalı idare'den talep edebileceği kanaatine varılmakla birlikte davacı idarenin 24.10.2008 tarih ve 25 nolu hesap kesme hakedişinin son durum tablosunda <br>56.379,51 ABD Doları tutarında kesinti yaptığı ve sözkonusu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiği gözetildiğinde; sözkonusu alacağın takas-mahsup yoluyla davalılardan tahsil edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle de, davalılardan tahsil edildiğinin kabulü gereken bahse konu alacağa yönelik istemin reddi gerekmiştir. <br>Ancak az yukarıda değinilen sözleşme hükümleri kapsamında davalı yüklenicilerin yapı denetim görevlilerinin konaklamaları yönünden edimini ifa etmediği dikkate alınarak asıl davada dava konusu negatif iş değişikliğinden kaynaklanan alacak ile ilgili olarak ise; durum Tespit Tutanağı ile ilerleme ve değişikliklere göre tespit edilen 117.914,55 USD  (KDV hariç) tutarında olan ve Kesin Hesap Hakediş içerisinde gösterilen alacağın 1.7999 TL kur karşılığı olan 212.234,40-TL’nin % 18 KDV'si ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Öte yandan, asıl davada davacı yan boru bedelini talep etmiştir. Sözleşme kapsamında davacı idare tarafından davalı yüklenicilere işin ifasına yönelik olarak boruların teslim edildiği ancak bir kısmının davalıların zilyetliğinde iken  2.050,14 metre borunun sahada iken  zayi olduğu, bu hususun bizzat davalı yüklenici şirketlerin  davacıya gönderdiği  10.06.2008 tarih ve 223 sayılı yazısı ile sabit olduğu, yüklenici firmanın 11.07.2008 tarih ve 228 sayılı yazısında, ihtiyaç duyulan boruların <br>106.00 USD/m. birim fiyat üzerinden hakedişlerinden emanete alınmak suretiyle taraflarına <br>verilmesi, boruların bir ay içinde iade edilmemesi halinde ise; boru bedelinin belirlenen bedel <br>üzerinden kesilmesine muvafakat ettiği sabittir. <br>Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelere göre; Sözleşme 24.10.2008 tarihinde feshedilmiştir. Davacı idare tarafından sahada yapılan 17.11.2008 tarihli durum tespitine göre; sözleşme kapsamında Çarşamba-Fatsa braşmanında  130 adet 12\" borunun tespit edildiği, 130 adet <br>borunun (ortalama yaklaşık 12.40m boru boyundan 12,40 m x l30 adet=1.612m) olduğu fesih tarihi <br>ile durum tespit tarihi arasında geçen süreden sonra 689,14m (2.301,14m- 1.612m) borunun <br>iş sahasında mevcut olmadığı davacı idare tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere davacı idare tarafından 5.06.2008 tarih ve 759 makam oluru ile davalı yüklenici tarafından talep <br>edilen boruların 106USD/m(KDV hariç)rayiç bedel üzerinden yüklenici firmaya verilmesi ve boru <br>bedellerinin 24 nolu hakedişten kesilmesi uygun görülmüştür.<br>17.11.2008 tarihinde sahada yapılan durum tespit <br>çalışmalarında davacı idare tarafından tanzim edilen durum tespit tutanağında Çarşamba-Fatsa braşmanında  130 adet 12\" borunun tespit edildiği, 130 adet <br>borunun (ortalama yaklaşık 12.40m boru boyundan 12,40mxl30adet=1.612m) olduğu fesih tarihi <br>ile durum tespit tarihi arasında geçen süreden sonra 689,14m (2.301,14m- 1.612m) borunun sahada mevcut olmadığının idare tarafından tespit edilmiştir. Bu durumda, davacı kurum, 689,14 metre uzunluğunda olup davalılara teslim ettiği ancak davalılar tarafından iş sahasında kullanıldığı veya kendisine iade edildiği kanıtlanamayan borular yönünden  bilirkişi heyeti raporundaki hesaplama doğrultusunda (106ABD doları x 689,00m 12 <br>inç boru)=73.034,00ABD Doları(KDV hariç) 1.7999 TL kur karşılığı olan 131.453,90-TL+% <br>18 KDV'si ile birlikte davalılardan talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu kayıp/eksik 689,00 m boru bedeli olan 73.034,00ABD dolarının (KDV hariç) 1.7999-TL kur karşılığı olan 131.453,90 TL’nin % 18 oranında KDV’si ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Asıl davada talep edilen sigorta prim ödemesi de alacak kalemi olarak talep edilmiştir. Bu doğrultuda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18.1 Maddesinde ve Yapım işleri Genel Şartnamesinin \"İş ve <br>işyerlerinin korunması ve sigortalanması\" başlıklı 9. maddesinde geçen \"...yüklenici, 4735 sayılı <br>Kamu ihale Sözleşmeleri Kanununun 9 uncu maddesi hükümleri dahilinde; Sözleşmenin feshi veya <br>tasfiye halinde bu sigortalar, iş, yeni yükleniciye ihale edilinceye kadar devam ettirilir ve bu süreye <br>ait sigorta giderleri yüklenici tarafından karşılanır. Ancak bu süre, fesih veya tasfiye olur <br>tarihinden başlamak üzere üç ayı geçemez.\" hükümleri mevcuttur. Davalı yüklenici şirketler fesih öncesinde 01/08/2008 tarihinde süresi dolan sigorta poliçesinin süresini zeyilname ile uzatması gerektiği <br>halde uzatmadığı gibi bunun  üzerine davacı idare tarafından  İnşaat All-Risk Poliçesinin mevcut <br>sigorta şirketine süre uzatımları da yaptırılarak poliçe zeyilnamesi düzenletilmiştir.<br>Bu durumda, davacı idare'nin değinilen sözleşme hükümleri gereğince davalıların nam-ı hesabına dava dışı sigorta şirketine ödediği All risk sigorta prim alacağını davacı kurum davalılardan rücuen  talep edebilir. Açıklanan nedenlerle; dava konusu 27.475,60-TL sigorta bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br><br>Asıl davada davacı yanın dava konusu Geçici kabule kadar çalıştırılacak kontrol elemanları sebebiyle alacak talep edilmiştir.<br>Ne var ki; dava konusu sözleşmede davacının talebine dayanak teşkil edebilecek bir sözleşme hüküm mevcut olmadığı gibi davalı yüklenicilerin geçiçi kabul aşamasına kadarki dönemde davacının çalıştıracağı (teknik) personelin dava konusu gider kalemlerini karşılayacağı yönünde ayrı bir taahhütleri mevcut değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 33.10.4. maddesinde davalılar tarafından idare için <br>sağlanacak personel belirlenmiştir. Sözkonusu hüküm gereğince işin geçici kabul belgesinin onaylanmasına kadar 3 adet <br>mühendis, 3 adet tekniker veya teknisyen, 1 adet çevre, kalite ve/veya iş sağlığı güvenliği uzmanı <br>ve 3 adet büro personelinin bulundurulması davalılar tarafından taahhüt edilmiştir. Ancak sözkonusu personelin geçiçi olarak görevlendirildikleri dönemde davacı kurum tarafından ödendiği ileri sürülen ve davalılardan rücuen talep edilen konaklama, saha tazminatı, harcırah, <br>mesai, vardiya tazminatı ve sair (maaş ve ikramiyeleri hariç tutularak) giderlerinin davalı yüklenici şirketler tarafından karşılanacağı hususunda davalıların sözleşmesel bir yükümlülüğünün mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. <br>Konu ile ilgili olarak  aynı sözleşmenin 9.2 maddesinde sözleşmenin eki niteliğinde olduğu belirtilen Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48.maddesinde yer alan düzenleme de bu konuda davalılara açık bir yükümlülük yükleyen br düzenleme niteliğinde olmayıp işin fesih ve tasfiyesi halinde yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme içermektedir.<br>Bu itibarla, davacının haklılığını kanıtlayamadığı bahse konu talep kalemi yönünden talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>Asıl davada davacı yan,  <br>sözleşme kapsamındaki imalatların güvenliği için istihdam edilecek personel harcamaları ve harcırah ödemeleri ile ilgili olarak da <br>talepte bulunmuştur.<br>Bu bağlamda, hemen belirtmek gerekir ki;taraflar arasındaki sözleşmede davacının talebinin dayanağının oluşturacak bir sözleşme hükmü mevcut değildir. Davacı vekilinin talebine dayanak olarak ileri sürdüğü Yapım İşleri Genel ŞartnamesininYİGŞ'nin 28. Maddesine göre iş yeri ile malzemelerin korunması ve sigorta ettirilmesi konusunda düzenleme içermekte olup bahse konu talep ile ilgili bir hüküm içermemektedir. Yine, sözleşme tek taraflı ve haklı sebeple davacı tarafından feshedildiğine göre; davacının ancak koşulları mevcut ise; ancak menfi zarar kalemlerini davalılardan talep etmesi mümkündür. Feshedilen sözleşmeden kaynaklı olarak müspet zarar kalemi olarak değerlendirilen alacaklarını ise; talep edemez.<br>Davacının talebine konu  personel harcamaları ve harcırah ödemeleri, sözleşmenin feshinden sonra yapıldığından, davacı tarafından davalılardan talep edilmesi -aksi yönde sözleşme ve YİGŞ'de açık hükme yer verilmediği de gözetildiğinde- hukuken mümkün değildir. <br><br>Açıklanan nedenlerle; davacının bahse konu talebinin de reddi gerekmiştir. <br>Asıl davada dava konusu dava dışı işçilere Mahkeme ilamına dayalı olarak icraen davacı kurum tarafından ödenen miktarın davalı yüklenicilerden rücuen tahsili talep edilmiştir. <br>Bu bağlamda taraflar arasındaki eser sözleşmesinin \"28.Yükleniciye ait giderler\" başlıklı maddesinde aynen; \"İşin gerçekleştirilmesi için gerekli ve yüklenicinin yapmak zorunda olduğu bazı işlerin karşılığı olan, <br>aşağıdaki bentlerde gösterilen giderlerin tümü, sözleşme veya eklerinde kimin tarafından ödeneceği <br>belirtilmemiş ve aksine bir hüküm bulunmamakta ise, ....<br>c. Projelerin zemine uygulanması, röleve gibi işler ile yapı denetim görevlisi tarafından denetim <br>amacıyla istenen her türlü ölçmeler için gerekli araç, malzeme ve personel giderlerinin\" yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davacı kurum, asıl davada sözleşme konusu işin ifasında davalı yüklenici şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı işçilere ödendiği sabit olan miktarları davalılardan rücuen talep etmekte haklıdır.<br>Davacı ... tarafından 10.02.2009 tarihinde dava dışı işçi ... tarafından açılan davada dava dosyasına 400,00-TL bilirkişi ücreti, 24,30-TL  temyiz karar <br>harcı-maktu, 119,00-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 543,30-TL yargılama harç ve giderinin ödendiği, yine  Ankara 15. İcra Müdürlüğü 2006/7181 sayılı dosyasına <br>ise; 27.07.2006 tarihinde 4.345,12 -TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. <br>Bu itibarla anılan dava dışı işçi yönünden davacı ... tarafından ödenen (543,30-TL + 4.345,12-TL) = 4.888,42-TL'nin <br>davalılara rücu edilebileceği belirlenmiştir.<br>Dava dışı işçilerden  takip alacaklısı ...'e Ankara 15.İcra Müdürlüğü'nün 2006/7182 E. sayılı takip dosyasında davacı-takip borçlusu ... tarafından 5.712,82-TL'nin 26/07/2006 tarihinde ödendiği saptanmıştır.<br>Dava dışı işçi ... yönünden ise; Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2006/7180 sayılı takip dosyasına dosya  borcuna istinaden davacı ... tarafından 04.05.2009 tarihinde 11.315,00-TL ve <br>27.07.2008 tarihinde 14.315,37-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. <br> Dava dışı işçi ... yönünden Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2006/7179 sayılı takip dosyasına dosya borcuna istinaden davacı ... tarafından 14.08.2006 tarihinde 994,00-TL ve  <br>27.07.2006 tarihinde ise; 26.632,90-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.<br>Dava dışı işçi ... yönünden Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11903E.  sayılı takip dosyası incelendiğinde; <br>dosya borcuna istinaden davacı ... tarafından 10.09.2013 tarihinde 4.222,04-TL ödeme <br>yapıldığı görülmüştür.<br>Dava dışı ... tarafından Terme Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan <br>tazminat talepli dava sonucunda Terme 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/570E. sayılı takip dosyası ile başlatılan icra <br>takibi sonucunda davacı ... tarafından 27.12.2011 tarihinde icra dosyasına 51.581,25-TL ödeme yapıldığı saptanmıştır.<br> <br>Açıklanan gerekçelerle; Mahkememiz'ce benimsenen son bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda ve davacı vekilinin dosyamıza sunduğu 23/10/2023 tarihli talep açıklama dilekçesindeki  talep miktarları ile bağlı kalınarak davacının bahse konu talebinin  kabulü ile; dava dışı işçi ...'e ödenen 5.712,82 -TL, dava dışı işçi ...'ye ödenen 4.888,42-TL, dava dışı işçi ...'e ödenen 27.809,67 TL, <br>dava  dışı işçi ...'a ödenen 31.351,31-TL,  Dava dışı işçi ...'a ödenen 4.409,19-TL ve dava dışı ...'a ödenen 51.581,25-TL  olmak üzere toplam 125,752,66-TL  alacağın talep ile bağlı kalınarak  121.698,7‬0-TL'lik kısmının ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren  işleyecek avans faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (ödeme tarihlerinin infazda tereddüt oluşmamasını teminen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ayrı ayrı belirtilmesine) karar vermek gerekmiştir.<br>Öte yandan, asıl davada davacı yan, gecikme cezasının tahsilini de talep etmiştir. Davalı yükleniciler işin ifasında 6098 sayılı TBK'nın 125.m. Gereğince temerrüde düştüğü ve sözleşme kapsamında davacıya cezai şart ödemekle yükümlü bulundukları sabittir. Bu doğrultuda dosya kapsamında bulunan ve davalı iş ortaklığı tarafından davacıya hitaben yazılmış <br> bulunan 25.12.2007 tarihli yazıda “…. İşin tamamlanma tarihi olarak Temmuz 2008 tarihi olarak <br>hesaplanmış ve tasarlanmıştır. Bu tarihin de işin tümü için bitim süresi olması ve bu süre sonunda <br> işin tamamlanmaması söz konusu olduğunda diğer branşmanlara da geriye dönük bu tarihe kadar <br> kısmi gecikme cezası uygulanması konusunda firmamızın hiçbir hak iddia etmeyeceği <br> taahhüdümüz dikkate alınarak işin bitim tarihi olarak bahse konu tarihin belirlenmesi arz <br>edilmektedir.” şeklinde beyanda bulunulmuştur. Sözkonusu yazı içeriğinden davalıların taahhüdünün temerrütleri nedeni ile sözleşme konusu işin bitim süresi olarak hesaplanan 2008 yılı Temmuz ayının sonunda işin <br>tamamlanmaması söz konusu olduğunda “bu tarihe kadar” geriye dönük olarak kısmi <br>gecikme cezası uygulanması konusunda taahhütleri bulundukları tartışmasız olup davacının iddiasının aksine  gecikme cezasının 31.10.2007 <br>tarihinden itibaren başlatılmasına ayrıca muvafakat ettiklerine ilişkin herhangi bir beyan ve taahhütlerinin mevcut olmadığı belirgindir.<br>Bu nedenlerle; Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda alternatifli hesaplamalardan işin bitim tarihi olan 25.07.2008 tarihinden, sözleşmenin fesih tarihi olan 24.10.2008 tarihine <br>kadar gecikme cezası işletilebileceği kabul edilerek yapılan hesaplama benimsenerek  91 günlük cezalı sürenin <br>sözleşme bedelinin %0,06 ile çarpımı sonucu toplam  (91 gün x 10.973.657,00 USD Doları x <br>0,0006) = 599.161,67 USD doları  davalı yüklenicilerden talep edebileceği kanaatine varılmakla; dava konusu işin bitim tarihi olan 25.07.2008 tarihinden, sözleşmenin fesih tarihi olan 24.10.2008 tarihine kadar hesaplanan 599.161,67 USD gecikme cezası alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Birleşen Ankara 1.ATM'nin 2015/51E. sayılı dava dosyası yönünden ise;<br>Yukarıda açıklandığı üzere birleşen davacı kurum davalı yüklenicilerden sözleşme konusu iş kapsamında davalı yüklenicilerin namına icraen ödediği sabit olan miktarları rücuen kendilerinden talep etmekte haklıdır.<br>Ankara 13. İş Mahkemesi'nin 2007/218 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama <br>neticesinde Ankara 11. İcra Müdürlüğü 2006/11907 sayılı dosya borcuna istinaden davacı ...  tarafından 01.01.2015 tarihinde 10.245,60-TL ve 13.01.2015 tarihinde <br>994,59-TL olmak üzere toplam 11.240,19-TL ve 29.03.2013 tarihinde 24,30-TL temyiz karar harcı-maktu, 119,00-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 17.06.2013 tarihinde 622,00-TL bakiye karar harcı, 364,00-TL temyiz karar harcı-nispi ve 1.983,04-TL yargılama harcı olmak üzere toplam 3.112,34-TL  <br>yargılama harç ve giderinin ödendiği sabittir. <br>Bu itibarla,davacı ... tarafından ödenen (3.112,34-TL+11.240,19-TL) = 14.352,53-TL'nin <br>davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine (ödeme tarihlerinin infazda tereddüt oluşmamasını teminen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ayrı ayrı belirtilmesine) dair karar vermek gerekmiştir. <br>Birleşen Ankara 5.ATM'nin 2015/298E. sayılı dosyası yönünden;<br>Dava dışı işçi ... tarafından açılan dava nedeni ile Ankara 7. İş Mahkemesi 2012/438 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama <br>neticesinde Ankara 11. İcra Müdürlüğü 2006/11901 sayılı takip dosya borcuna istinaden davacı ... <br>tarafından 12.11.2014 tarihinde 1.004,66-TL, 12.11.2014 tarihinde <br>8.267,58-TL olmak üzere toplam 9.272,24-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. <br>Yine, davacı ... tarafından aynı dosyada 02.08.2012 tarihinde 60,00-TL gider avansı, 59,10-TL temyiz karar <br>harcı-nispi, 09.07.2012 tarihinde 21,15-TL temyiz karar harcı-maktu, 103,50-TL temyiz kanun yoluna <br>başvurma harcı, 05.11.2009 tarihinde 25,00-TL posta masrafı, 233,98-TL temyiz karar harcı-nispi, <br>67,20-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı ve 215,75-TL yargılama harcı olmak üzere toplam <br>785,68-TL yargılama harç ve gideri ödendiği görülmüştür. <br>Ayrıca davacı ... tarafından Ankara 11. İcra Müdürlüğü 2006/11901 sayılı dosyasına <br>12.11.2014 tarihinde 1.004,66-TL ve 12.11.2014 tarihinde 8.267,58-TL olmak üzere toplam 9.272,24 -TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.<br>Bu itibarla, davacı ... tarafından ödenen (785,68-TL+ 9.272,24-TL) = 10.057,92-TL'nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (ödeme tarihlerinin infazda tereddüt oluşmamasını teminen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ayrı ayrı belirtilmesine) rücuen tahsiline karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle; asıl davada yukarıda her bir talep kalemi yönünden açıklandığı gibi hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, birleşen her iki dava dosyası yönünden ise; davaların ayrı ayrı kabulüne, Asıl davada davacının dava konusu diğer alacak talep kalemlerine yönelik istemi ile fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı  reddine, davacı kurumun fazlaya ilişkin alacak talep haklarının saklı tutulmasına ...\" karar verilmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun yasaya uygun fesih iradesinin dönme olarak kabul edilip TBK'nın 125. Maddesindeki sözleşmeden dönmeye ilişkin hükümlere göre gerekçe yazılarak bazı talep kalemlerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin 33.18 maddesi ve 4735 Sayılı Yasanın 22/ son maddesinde sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zararın yükleniciye tazmin ettirilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, sözleşmenin feshi ile güvenlik personeli için yapılan masraflara davalıların kusurlu davranışları ile sebep olduklarını, bu nedenle oluşan zararı ödemeleri gerektiğini, baraka bedelleri yönünden yüklenici tarafından bu binalar yapılmadığı ve negatif iş eksilmesi nedeniyle bu talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yapı denetim görevlilerinin konaklama ve diğer masrafları için 320.134,22 TL olarak tespit edildiği halde sonraki sayfalarda 212.234,40 TL belirtildiğini, aradaki miktarın neden reddedildiğinin yazılmadığını, geçici kabulü kadar çalıştırılan kontrol elemanları için yapılan masrafların, imalatların güvenliği için  personel harcamaları ve harcırahlarının karşılanması gerektiğini, gecikme cezasının eksik hesaplandığını belirterek, mahkeme  kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davalardan alınması gereken istinaf karar harçları asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen davalarda davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  <br><br> Başkan ...                  Üye ...                        Üye  ...                             Katip...  <br>   e-imzalı                            e-imzalı                              e-imzalı                                 e-imzalı<br><br>          <br>¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a2bb6a2577381a0","SID":"a957eaddeae3a78b"}}