{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                          <br><br>ESAS NO\t\t: 2020/594  <br>KARAR NO\t\t: 2021/328<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 27/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 26/05/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> A.TALEP:<br>1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ticari kredili mevduat sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan  kredinin ödenmemesi üzerine ... tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca Antalya Banka alacakları icra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, uzlaşma sağlamadığını beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>B. TARAF TEŞKİLİ:<br>2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)<br>3.Bu açıklamalar ışığında,\tmahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. <br>C.CEVAP:<br>4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.<br>D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:<br>5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.<br>6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas,  2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu.,  2006/19-260 esas, 2006/251 karar)<br>9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; dava konusu icra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır.<br>10.Davalı ... tarihli duruşmaya katılmıştır ve; \" Ben ... isimli şirkette 6 ay kadar ortakdım, ortağım ... ile birlikte yazarkasa post hesabı açtırdık, bu hesaba istinaden kartlar ...'e teslim edilmiştir. Banka ...'e tek bir imza ile para arttırımı yapmıştır, oysa çift imza gereklidir, oysa ki otomatik talimat verilmiştir, ben mağdur oldum, her ikisinden de davacıyım, davanın reddine karar verilsin\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Benzer yönde yazılı beyanlarını da sunmuştur.<br>11.Mahkememizce bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.<br>12.Bilirkişi raporunda özetle; davacının ... şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ... tarihli ... TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limiti dahilinde davalı ile dava dışı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, ayrıca ... tarihli Business Card üyelik sözleşmesi imzalandığı, ... TL limit dahilinde davalı ile dava dışı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kefalet sözleşmelerinin kanuna uygun olduğu, ticari kredi kartı başvuru formunda kullanıcı bilgilerinde ...'in yetkili olduğu ve ATM'den hesaba ulaşma yetkisinin tüm işlemler olarak seçildiği, hesap bakiyesi yeterli olmaması halinde ...-... numaralı kredili mevduat hesabının kullanılabileceğinin yazılı olduğunun görüldüğü, ancak ...-... numaralı kredili mevduat hesabının kullanımına kimin yetkili olduğuna dair bilginin bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde aksi karar alınıncaya kadar ...'in şirket müdürü olarak seçildiği, ... tarihli ... karar sayılı genel kurul kararına göre ...'in müdürlüğünün devamına, münferit imza yetkisinin iptaline, karar tarihinden itibaren aksi karar alınana kadar ...'in de şirket müdürü olarak atandığı, şirketi şirket müdürleri ... ile ...'in şirket unvanı ve kaşesi altında müştereken temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındıkları,... tarih .../... karar sayılı genel kurul kararına göre, şirket müdürü ...'in şirketteki hisselerin tamamını devir etmesinden dolayı müdürlükten istifası nedeniyle imza yetkisinin iptaline, karar tarihinden itibaren aksi karar alınana dek ...'in şirket müdürü olarak atandığı, şirket unvanı veya kaşesi altında münferiden temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındığının tespit edildiği, davalının ... tarihi itibariyle temerrütte olduğu, yapılan hesaplama gereği, davacının alacağının, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, ... TL masraf toplamı ... TL olduğu belirtilmiştir.<br>13.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir ve beyanlar alınmıştır.<br>14.Ticaret sicil müdürlüğünden ... şirketinin temsilcilerini gösterir belgeler istenmiştir.<br>15.Belgelerden anlaşılacağı üzere, ... tarihli şirket kararına göre, ... ve ...'in her türlü işlemi yapmaya ... ve ... müştereken temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılınmıştır. Davacının ... şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ... tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözlşemesi imzalandığı görülmektedir. Sözleşme tarihi itibariyle, ... ve ... tarafından sözleşmenin imzalanması gerekmektedir. Şirket kaşesi altında bir adet imzanın olduğu anlaşılmaktadır. ... tarihli Business Card üyelik sözleşmesi imzalandığı, ... TL limit dahilinde davalı ile dava dışı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>16.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 581. maddesi kefalet sözleşmesi;<br>“Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.”<br>17.Kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında yapılır ve kefalet sözleşmesinin hukuki sebebi alacaklıya teminat sağlamaktır. Kefalet sözleşmesi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir(YHGK., T. 24/05/2017, E.  2017/1135,  K. 2017/1012 )Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir (TBK m. 12/1). Kefalet sözleşmesi bakımından ise, “kanunda aksi öngörülme” durumu mevcut olup, bazı şekil kurallarına tabi tutulmuştur. <br>18.Kefalet sözleşmelerinin bir niteliği, fer-i ntelikte olmasıdır. Kefalet sözleşmesinin fer-i niteliğinden kastedilen, kefilin borcunun geçerli bir asıl borcun varlığına bağlı olmasıdır. Kanun bu durumu; “Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir.” şeklinde ifade ederek, kefalet sözleşmesinin fer-ilik özelliğini açıkça belirtmiştir. İstinalar haricinde, kefalet sözleşmesinin temel özelliği, fer-ilik niteliğidir. Fer-i hakkın geçerli olarak doğup varlığını sürdürebilmesinin, asıl alacağın geçerli olarak doğmasına ve varlığını devam ettirmesine bağlı olması, geçerlilik yönünden bağımlılığını ifade eder.<br>19. ... tarihli şirket kararına göre, ... ve ...'in her türlü işlemi yapmaya ... ve ... müştereken temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılınmıştır ancak sözleşmede bir adet imza mevcuttur. Kefalet sözleşmesinin kanuna uygun olduğu düşünülse de asıl borç doğuran sözleşme yetkisiz temsil nedeni ile geçersiz olduğundan davalının kefil sıfatıyla sorumluluğu kabule göre yoktur. Her ne kadar yetkisiz temsil de olsa eğer ki şirket sözleşme gereğini aşamalarda yerine getirmiş ve zımnen sözleşmeye onay vermiş olabileceği ihtimali olsa da bu şirketin sorumluluğu olup davalıya karşı iş bu dava kefil sıfatıyla açılmıştır. Kefalet çerçevesinde, fer-ilik ilkesi de düşünülerek davalının sorumluluğu  kabule göre yoktur. <br>20.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalının kefil olarak sorumluluğunun olmadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;  <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye, ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden,  kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- \"harç tahsil müzekkeresi\" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.)<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin (arabuluculuk dışında) kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ; ...  TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ... ve davalı asil ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/05/202<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5665ac864db3934f","SID":"cd56a75a3362892c"}}