{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           7. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2022<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t: <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 04/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br><br>Mahalli mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı asil ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda,  duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacıya bir çok iş yaptırdığını, diğer ödemelerin gerçekleştiğini ancak takip konusu fatura bedelinin ödenmediğini, davalının süresinde faturaya itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek Bursa 1.lcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının talep ettiği fatura bedeline ilişkin davalı şirkete ne iş yaptığını, hangi hizmete istinaden davalıdan talepte bulunduğunu dahi açıklayamadığını, haksız kazanç gayesi güden davacının soyut şekilde davalıya birçok iş yaptığını söylemekle yetindiğini,  davacının noter aracılığıyla kendisine iade edilen ve itiraza uğrayan 22/4/2019 tarihli fatura içeriğinde belirtilen kalemlere ilişkin davalı şirket ile davacı arasında hiçbir iş ilişkisi bulunmadığını, davalının fatura içeriğinde belirtilen mal ve hizmeti almadığını, davacının davalı şirket ile aralarındaki sözleşme ilişkisini  kanıtlayamadığını, taraflar arasında faturaya dayanak bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, asla kabul edilmemekle birlikte taraflar arasında fatura içeriğindeki kalemlerdeki hizmetin ifa edildiği kabul edilse dahi davalının davacı yana tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, davacının mükerrer fatura keserek haksız kazanç sağlamak amacı güttüğünü, taraflar arasında daha önce yapılan sözleşmeye ilişkin olarak üç adet fatura kesildiğini,  sözleşme bedelinin tümünün davalı tarafından davacıya ödendiğini, taraflar arasındaki vinç işi hizmeti dolayısıyla yapılan sözleşmeye ilişkin tüm ödemelerin gerçekleştirildiğini, davaya konu 22/4/2019 tarihli  faturanın davacıya iade edildiğini, takibin kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece icra takibine dayanak faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen aynı faturanın davalının ticari kayıtlarında kayıtlı bulunmadığı, davacının ticari defter kayıtları ile davasını ispat edemediği, davalının dava konusu faturayı davacıya tebliğ ettikten sonra davalının noter ihtarı ile 8 gün içerisinde faturayı kabul etmediğine ilişkin beyanda bulunduğu ancak bunu davacı şirkete tebliğ edemediği, davacının şahsi adresine tebligat çıkartıldığı, tebligatın en yakın komşuya yapıldığı, davalının faturayı kabul etmediğine ilişkin iradesini ihtarname ile tespit ettirip faturaya itirazına ilişkin talebini davacıya bildirme iradesi ile hareket ettiğinin kabulü ile faturaya süresi içerisinde itiraz ettiği değerlendirilerek davacının davasını yemin dışındaki kesin deliller ile ispat edemediği kanaatine ulaşıldığı, davacının yemin hakkını kullandığı, davacının davasını kesin deliller ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı asil istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ile arasında ticari ilişki ve güven ilişkisi olduğunu, davalı şirkete yaptığı 2.grup vincin teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini, faturanın noter ile gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, alacağa konu faturanın 30/4/2019 tarihinde kesildiğini, davalı şirketin muhasebecisi ile bu işe ilişkin olarak yazışmalar yapıldığını, dava konusu vincin halen davalının iş yerinde kullanıldığını, faturaya konu alacağın içinde vinç dışında yapılan işler de olduğunu, davalıya yaptığı vinçler ile fabrikanın genel bakımı için 2018-2019 yılında yapılan sözleşme gereği ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini, kesin delil olmadığından bahisle davanın reddinin adil olmadığını, kesilen faturaların gelirler idaresine işletiminin yapıldığını, davalının iş yerinde çalışan vinçlerin keşif ile tespitinin yapılmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu fatura alacağına ilişkin hizmetin davacı tarafından  eksiksiz verilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, malın teslim olgusunun sunulan faturalar ile sabit olduğunu, malın teslim edilmediği ve alacağın doğmadığı iddiasının ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalı tarafından hizmet ve malların alınmadığının ispatlanamadığını, mahkeme tarafından bu durumun dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, BS formuyla ilgili faturaya ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunulmuş olmasına, davalı tarafça faturaya ve içeriğine 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasına ve diğer sair hususlara göre davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olup delil mahiyetinde olduğunu, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olup vergi dairesine BS formunun da verildiğini, davalının çalışanları tarafından malların teslim alınarak teslim belgesinin imzalandığını, faturaya konu hizmetin verildiğinin tespit edilmesi amacıyla keşif kararı verilmesi gerekirken keşif yapılmadan karar verildiğini, davalı tarafından iade edilen faturaya ilişkin gönderilen tebligatın usule uygun olmadığını,  davacı tarafından teslim alınmadığını, davalı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, malın ya da hizmetin verildiğinin tespitinin yargılamayı uzatma amacı taşımaması halinde tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceğini, hizmetin davacı tarafından yerine getirildiğinin sabit olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili davacının ve vekilinin istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçelerinde, davacının talep ettiği fatura bedeline ilişkin davalı şirkete ne iş yaptığını, hangi hizmete istinaden davalıdan talepte bulunduğunu dahi açıklayamadığını, haksız kazanç gayesi güden davacının soyut şekilde davalıya birçok iş yaptığını söylemekle yetindiğini, davacının davalı şirket ile aralarındaki sözleşme ilişkisini  kanıtlayamadığını, taraflar arasında faturaya dayanak bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, asla kabul edilmemekle birlikte taraflar arasında fatura içeriğindeki kalemlerdeki hizmetin ifa edildiği kabul edilse dahi davalının davacı yana tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, davacının mükerrer fatura keserek haksız kazanç sağlamak amacı güttüğünü, taraflar arasında daha önce yapılan sözleşmeye ilişkin olarak üç adet fatura kesildiğini,  sözleşme bedelinin tümünün davalı tarafından davacıya ödendiğini, taraflar arasındaki vinç işi hizmeti dolayısıyla yapılan sözleşmeye ilişkin tüm ödemelerin gerçekleştirildiğini, davaya konu 22/4/2019 tarihli  faturanın mükerrer olduğunu, bu faturaya da süresi içinde itiraz edildiğini, davacı tarafından sunulan ilk istinaf başvuru dilekçesinde,18/4/2022 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ alındığı beyan edilmiş olup davacı tarafa gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve davacı tarafın gerekçeli kararı öğrendiğinin açık olduğunu, davacının 26/4/2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde sunmuş olduğu sebepler ile bağlı olduğunu, süresinden sonra sunulan ve iddiaların genişletilmesi niteliği taşıyan ikinci istinaf başvuru dilekçesine muvafakat etmediklerini belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava,  eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı alacaklı vekili Bursa ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 4/11/2019 tarihinde 117.646,00.-TL asıl alacak, 10.476,21.-TL işlemiş faiz olmak üzere 128.122,21.-TL’nın tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış, borcun sebebi olarak 22/4/2019 tarihli faturaya dayanmış, davalının itirazı üzerine süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.<br>Davacı davalı için iş yapmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürmüş, davalı sözleşme ilişkisini kabul etmemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.<br>Uyuşmazlık davacı yüklenici ile davalı arasında 22/4/2019 tarihli faturaya konu imalatlar ve işler için eser sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının borcunun bulunup bulunmadığı hususundadır.<br>Davacı eser sözleşmesi ilişkisine dayanarak talepte bulunmuştur.<br>Eser sözleşmelerinde, yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir.<br>Kural olarak, eser sözleşmesi zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı<br><br><br> sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK’nın 200. maddesindeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK’nın 202. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir (Y. 15. HD’nin 2019/3906 - 2020/1771, 2017/2525 -2017/4168 s.k.).<br>Davacı, davalı için yaptığı işleri tamamlamasına rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürdüğüne göre öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatlanması gerekmektedir. Dosyaya yazılı bir sözleşme sunulmamış, davacı icra takibinin dayanağı olarak KDV dahil 117.646,00.-TL bedelli fatura gösterilmiştir. Davacı delil olarak icra dosyası, ticari kayıtlar, tanık, yemin, isticvap, vergi dairesi kayıtları, ihtar, fatura, her türlü delile dayanmış, yargılama sırasında yemin hakkını da kullanmıştır.<br>Mahkemece tarafların ticari kayıtları ve BA –BS formları getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacı defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu,  davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından BA formu verilmediği, davalı defterlerinde 15/3/2019 tarihi itibariyle davacının cari hesabının kapatıldığı bildirilmiştir.<br>Taraflar arasında takip konusu fatura öncesinde yapılan sözleşmeler nedeniyle ticari ilişki kurulmuş ise de, bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere 15/3/2019 tarihi itibariyle cari hesap ilişkisi sona ermiş olup dava konusu fatura ise 22/4/2019 tarihlidir. Davacının bu tarihten önceki borçların ödenmediği yönünde bir iddiası da olmamıştır.<br>Dosya kapsamındaki delillere göre davacı ile takip konusu faturaya konu işlerin yapılması için davalı ile arasında eser sözleşmesi kurulduğunu ispatlayamadığından istinaf sebeplerine göre mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. <br>6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2022 tarih ve ......sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nun 353/1-b-1 hükmü gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.      <br> \t\t.....<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>.....<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>.....<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>.....<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ad84e92bbf2bd87","SID":"2c19c631b4644140"}}