{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:24/02/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:16/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, alacaklısı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. kefili ... olan ... tanzim, ... vade tarihli 15.000,00TL'lik malen kayıtlı bononun  düzenlendiğini,  ... vade tarihli bononun Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile, ... tanzim - ... vade tarihli 30.000,00-TL'lik malen kayıtlı bono düzenlendiğini, ... vade tarihli bononun Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, alacaklısı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. kefili ... olan, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli bonoların ise davalı da bulunmakta olup henüz takibe konulmadığını, bonolar incelendiğinde bedelin malen alındığının bildirilmekte olduğunu, davalı yanca bono bedellerinin tahsilinin istendiğini, ancak davacıların işbu davaya konu ... vade tarihli, ... vade tarihli, ... vade tarihli, ... vade tarihli, ... vade tarihli, ... vade tarihli bonolardan da borcu bulunmadığını,davacı şirket ile davalı arasında 27.12.2019 tarihli üretici Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, 27.12.2019 tarihli sözleşmeye göre, davalı tarafından üretilen ahşap-pvc, ahşap-alüminyum kapı pencere sistemlerinin üretimi, satışı ve pazarlanması haklarının davacıya bırakıldığını, sözleşmenin ödeme koşulları başlıklı 8. Maddesinde, firmanın  cari işleyişinin yetkili firma çeki veya firma cirolu müşteri çekleri ile olacağı, talep edilen siparişin bedelin ödenmesi (cck/nakit) yapıldıktan sonra sevkiyat yapılacağı, ön bağlantı ödemesinin 200.000,00-TL olduğu, 28.02.2020 tarihinden itibaren 8 ay eşit olarak 25.000,00-TL'lik senet alındığının belirtildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi sebebi ile bonolara dayalı ödemelerin yapıldığını ancak siparişlerin davalı yanca geç, eksik ve defolu gönderildiğini, davacının da bu sebeple zararı doğduğunu, buna ilişkin haklar saklı olmakla birlikte davalıya bu hususların Antalya 1. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, 27.12.2019 tarihli sözleşmenin 8. Maddesinde bildirilen senetlerin ödendiğini, karşılığında mal gelmediği taraflar arasında alacak borç ilişkisi kalmadığını ve senetlerin iade edileceğini bildirir yazı düzenlendiğini, takibe konulan bonolarda bedelin malen alındığı belirtilmişse de, taraflar arasında işleyen cari hesapta da görüleceği üzere davacının davalıya borcu olmayıp tam tersine davacının davalıdan alacaklı konumda olduğunu, buna rağmen davalı tarafça başlatılan takibin haksız olduğunu ve davalı yanda bulunan bonoların bedelsiz olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacıların davalıya borçlu olmadığının görüleceğini, davacı şirket lehine dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından düzenlenen ... tarihli ... seri numaralı 75.000,00-TL bedelli çek ve ... tarihli ... seri numaralı 75.000,00-TL. bedelli çekin davacı tarafından davalıya ciro edildiğini bu hususun ticari defter kayıtları incelendiğinde de görüleceğini, iş bu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, tarafların müzakereler sonucu anlaşmaya varamadıklarını, taraflar arasında yapılan 27.12.2019 tarihli sözleşmede bulunan yetki kaydına rağmen, borçlu olunmadığının tespiti istenen bonolarda ihtilaf halinde Antalya mahkemeleri yetkili kalındığından işbu davanın sayın mahkemede açıldığını, kaldı ki davalı yanında takibi Antalya icra Dairelerinde başlattığını beyanla  Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ve Antalya Genel icra Dairesi ... E sayılıdosyasıyla başlatılan takiplerin tedbiren durdurulmasına, sayın mahkeme aksi kanaatte ise icra dosyasına girecek bedellerin alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Antalya Genel icra Dairesi ... E.. sayılı dosyasında ... tanzim ... vade tarihli 15.000,00-TL'lik bono ve Antalya Genel icra Dairesi ... E. sayılı dosyasında ... tanzim ... vade tarihli 30.000,00-TL'lik bonodan borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, kötü niyetli icra takibi yapan karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davalı yanda bulunan alacaklısı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. kefili ... olan, ... vade 30.000,00-TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli, ... vade tarihli 30.000,00-TL bedelli bonoların takibe konulmaması için tedbir kararı verilmesine ve bu bonolarsan da borçlu olmadıklarının tespitine ve bonoların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davalının Antalya Genel İcra Dairesi ... E. ve ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında senetlerin meşru hamili olduğunu ve bu senetlerden dolayı davacılardan alacaklı olduğunu, açıklamak gerekirse; bononun ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olduğunu, bağımsız bir borç ikrarı içerdiğini, bedel kaydı kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarından olduğunu, aslında kambiyo senetleri açısından bu kayıtların bir önemi olmadığını, çünkü kambiyo senetlerinin düzenlenmesiyle soyut bir borç ilişkisi yaratılmakta olduğunu, bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin öneminin de bulunmadığını, huzurdaki menfi tespit davasının tüm davalarda olduğu gibi genel ispat kurallarına tabi olduğunu, 4721 sayılı TMK'nun 6. Maddesine göre yasada aksi öngörülmüş olmadıkça iki taraftan her biri iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, yine HMK'nın 190. maddesi kapsamında davacının açmış olduğu davayı yöntemince ispat etme yükü altında olduğunu, dava konusu bonoların malen kaydı ile düzenlenerek davalı şirkete verildiğini, davacıların dava konusu bonolar altındaki imzayı da inkar etmediğini, Aşağıda sunduğumuz yargıtay kararına göre de davacılar takip konusu borcu ödemek davacı tarafın bonodan kaynaklanan toplamda 165.000,00 TL borçlu olmadıkları iddiası ve davalının borçlu olduğu iddiasının gerçek olmadığını, davacının düzenlemiş olduğu senedin hukuki sonuçlarından kurtulmak istediğini, bu nedenle senedin bedelini ödemek ve altına girdiği borcun gereğini yapmak yerine asılsız iddialarda bulunduğunu, davacı yanın savunmasında bonoların ödendiğine kanıt olarak kendi ticari defterlerini gösterdiğini, hatta kendi ticari defterlerinde borçlu olmadıkları gibi alacaklı olduklarını da iddia ettiğini,. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre \"Kambiyo senedinin ticari defterlere kaydının zorunlu olmadığını, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını yasal delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın bonodan kaynaklanan borçlarını ödediğini yazılı delil, banka havalesi ve sair kanıtlarla ispat etmesi gerektiğini, HMK’nun 222. Maddesine göre: ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de tacirlerin kendi defterlerinin kendi aleyhlerine delil olacağını, davacının dava dilekçesinin 8 numaralı bendinde dava dışı ... Tah. İnş. Ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlenen ... tarihli ... seri numaralı 75.000,00 TL bedelli çek ve ... tarihli ... seri numaralı 75.000,00 TL bedelli çeklerin davalı firmaya verdiğini bu sebeple de defter durumunda davalı firmadan alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacıların davalı şirketten alacaklı olduklarını iddia etmişlerse de bu hususu bir alacak davası açarak ileri sürmediklerini, ayrıca davalı şirkete olan borçlarıyla alacaklarını da eldeki dava da takas defi olarak ileri sürmediklerini, bu sebeple takip konusu edilen kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadıklarını bu iddia ile ileri sürmeleri ve ispat etmelerinin menfi tespit davasının mahiyeti itibariyle mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinin 7 numaralı bendinde “takibe konulan bonolarda bedelin malen alındığı belirtilmişse de taraflar arasında işleyen cari hesapta da görüleceği üzere davacının davalıya borcu olmayıp tam tersine davacı davalıdan alacaklı konumundadır. ” iddiasında bulunduğunu,  cari hesabın 6102 sayılı TTK’nun 89 uncu maddesinde düzenlendiğini, buna göre iki kişinin herhangi bir sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak bakiyeyi isteyebileceklerine ilişkin sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olduğunu, cari hesap sözleşmelerinin yazılı şekle tabi olduğunu, TTK m.89/2’e göre cari hesap sözleşmeleri yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, yazılı olmayan cari hesap sözleşmesinin geçerli olamayacağını ve taraflar açısından hüküm doğurmayacağını, somut olayda taraflar arasında davacının iddia etmiş olduğu cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı şirketin siparişleri geç, eksik ve defolu gönderildiğini iddia ettiğini, davacının bu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, esasen huzurdaki dava ile alakası bulunmamakla birlikte bu hususa değinmek gerekirse; tarafların tacir olduğunu, tacir olmaları sebebiyle 6102 sayılı TTK hükümlerine tabi olduklarını, davalı şirketin hiçbir zaman geç ayıplı ve eksik teslimde bulunmadığını, davacıların davalı şirkete ayıp ihbarında bulunmadığını ve davalı şirketin haklı olan alacağını isteyinceye kadar böyle bir iddiaları da bulunmadığını, 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereği ayıp ihbarının 8 gün içerisinde yapılması gerektiğini, yine TTK'nın 18/3 maddesi gereğince ayıp ihbarının noter veya kayıtlı elektronik posta ile yapılması gerektiğini, davacıların bu hususun ispatına ilişkin dava dilekçesinde delil bildirmediğini, çünkü davalının taraflar arasındaki sözleşmeye her zaman sadık kaldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" dava  6 adet bonoya ilişkin menfi tespit isteminden ibarettir. Davacı malen kaydı bulunan bonoların bedelsiz olduğunu, davalıya borcu bulunmadığını beyanla ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Öncelikle taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan 27.12.2019 tarihli sözleşme nazara alınmakla sözleşmede belirlenen ön bağlantı bedelinin dava konusu senetlerle ilgisi bulunmadığı, zira menfi tespit istemine konu bonolar ile ön bağlantı bedeli olarak düzenlenen bonoların tarih ve miktar itibari ile uyuşmadığı, davacı yanca sunulan ve davalı yanca itiraz olmayan belgede (dava dilekçesi ek 5) bonoların ödendiğinin de belirtildiği açıktır. İhtilaf malen kaydı ile verilen bonolarda malın teslimine ilişkin ispat külfetinin kimde olduğu hususundadır. <br>Davalı yanca emsal HGK kararı sunularak malen kaydı ile bono veren davacının teslim almadığını yazılı delille ispatlaması gerektiği ve yine emsal 19 HD. Kararı ile birlikte bonoların ticari defterde kaydı olmasının gerekmediği savunulmuştur. Yapılan değerlendirmede sunulan emsal 19 HD kararının somut olayla uyuşup uyuşmadığı, kaldı ki davalı tacir olup karşılığında bono alarak mal teslim etmiş ise ticari ilişkiyi ve teslim ettiği malları defterine kayıt yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle mal siparişleri çek / nakit ödeneceği kararlaştırılmış ise de, teslim edilen mal kayıtlarına göre davalının bono ile ödemeyi kabul ettiği vicdani kanaatine varılmıştır. Yine sözleşmede sipariş bedelinin ödemesi çek / nakit ile yapıldıktan sonra sevkiyat yapılacağı da kararlaştırılmıştır. Böylelikle malen kaydı olsa da sevkiyatın sonra yapılacağı sözleşme ile kararlaştırıldığından malen kaydının aksinin yazılı delille ispat edildiği kabul edilmiştir.<br>Davalının çek bedellerinin davacı için hatra binaen kırdırıldığı iddiası savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olup, kaldı ki bu hususun yazılı delillerle ispatı gerekir. Yine araç kiralama vs. Kaynaklanan bedellere ilişkin savunmalar yazılı delille ispatı gereken, tanıkla ispatlanamayan hususlara ilişkin olup, davaya konu bonolar malen kaydı ile verildiğinden senetten araç kiralama araç bedelleri vs. Nedeni ile alacaklı olduğunu ispata da elverişli değildir. Çek bedellerinin tahsil edildiği ... Cevabi yazısı ve davalının savunmasında her iki çeki faktör şirkete ciro ettiği savunması da nazara alınarak kabul edilmiştir. Ticari defterde birbirini teyit eden kayıtlar çeklerin ödenmiş olması ve davalının 5.000,00 TL ile 85.430,00 TL ödemeyi ispatlayamadığı kabulüne göre bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin ise reddi\"şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  davacılar vekili ve davalı vekili   istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bonoların malen kaydı ile düzenlendiğini, davacının bonodaki imzayı inkar etmediğini, bonoların avans olarak verildiğine ilişkin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafın defterlerinde de müvekkilinin davacıya 193.737,70 TL tutarında mal sattığının kayıtlı olduğunu, davacı şirketin müvekkiline verdiği tüm bonolar için  protesto çekildiğini, 3.200 TL tutarında protesto masrafı bulunduğunu, davacı şirketin yetkilisi ve çalışanların kiraladığı araç için 5.500 TL tutarında trafik cezası ödendiğini, davacı şirket lehine 1 adet araç kiralandığını ve bunun bedelinin 35.000,00 TL olduğunu, davacıya çift kaynak makinesi, çıta kaynak makinesi, köşe temizleme makinesi gönderildiğini, bunlardan kaynaklı da alacağının oluştuğunu, mal teslimine ilişkin tanık  deliline dayandıklarını ancak mahkemenin tanıklarını dinlemediğini, davacı şirketin defterlerinde kayıtlı 75.000,00 TL 'şer TL tutarlı 2 adet çekin müvekkiline teslim edilmediğini, çeklerin müvekkili aracılığı ile faktoring şirketlerine kırdırıldığını, müvekkilinin defterlerinde  kayıtlı 16.200,00 TL tutarındaki çek faktoring tutarının bundan dolayı kayıtlı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki 27/12/2019 tarihli üretici bayilik sözleşmesinde; talep edilen sipariş bedellerinin ödemesi yapıldıktan sonra, sevkıyatın gerçekleştirileceğinin kayıtlı olmasına, davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında söz konusu sözleşmeye ilişkin toplam 193.737,70 TL tutarlı fatura düzenlenmiş bulunmasına, davalının ticari defterlerinde kayıtlı çift kaynak makine, çıta kaynak makinesi, köşe temizleme makinesi, araç kiralama bedeli, trafik cezası, çek faktoring masrafı adı altında kayıtlı davacıdan alacak olarak görünen borç kalemlerinin davalı tarafından kesin deliller ile ispatlanamamış olmasına, davacının ticari defterlerinde kayıtlı ... seri nolu 75.000,00 TL tutarlı, ... seri nolu 75.000,00 TL tutarlı çeklerin davalıya verildiğinin davalının kabulünde olmasına, ancak bu çekleri kırdırmak amacıyla teslim aldığını ispat külfetinin davalı üzerinde olması ve davalının bu hususu ispat edememesine, davalının kötü niyetli takip başlattığının davacı tarafından yasal deliller ile ispat edilememiş olmasına,  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre;  taraf vekillerinin  istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.271,15 TL  nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 301,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.969,75 TL istinaf karar harcının  davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>4- Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12146bb14cff65cb","SID":"1d536711266241f4"}}