{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/474 - 2025/701<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/474 <br>KARAR NO\t: 2025/701<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  Şirketin İhyası<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  29/05/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi birleşen dosya davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl ve birleşen davada davacı vekili; Tasfiye Halinde ......Tic.Ltd.Şti.'nin Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünün .....Sicil No'sunda kayıtlı iken Genel Kurulunun 07/12/2021 tarihli kararıyla ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu kararın 21/12/2021 tarih ve 10477 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, söz konusu şirket aleyhine Edirne .. Asliye Hukuk Mahkemesinin .. E. sayılı dosyasında açılan rücuen alacak dosyasının ise derdest olduğunu ve ihya davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl ve birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;  Mahkemece davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verildiği, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil numarasına kayıtlı olan Tasfiye Halinde .... Şirketi'nin 08.12.2021 tarihinde terkin edildiğinin anlaşıldığı, Edirne ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyasında dava tarihinin söz konusu şirketin tasfiyesinden önce 29.06.2021 olduğu, iş bu suretle tasfiye işlemleri tam olarak gerçekleştirilmeden ticaret sicilden yapılan terkinde tasfiye memurunun kusurlu olduğu, bu suretle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .....sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin Edirne ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına karar verilmiştir. <br><br>Karara karşı, birleşen davada davalı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran birleşen davada davalı vekili; dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, zira muhatabın bilinen son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması halinde adres kayıt sistemindeki yerleşim adresine \"mernis şerhi\" verilerek Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca tebligat çıkarılmasının yeterli olmayıp, öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkarılması gerektiğini, dava dilekçesinin önce dava dilekçesi ile bildirilen .... adresine çıkarıldığını ve iade edildiğini, bu adresin Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasının adresi olduğunu, bildirilen bu adresin müvekkilinin bilinen son adresi olmasının mümkün olmadığını, tasfiye işlemlerini tam olarak gerçekleştirmeden ticaret sicilinden yapılan terkinde tasfiye memurunun kusuru olduğu ve yargılama gideri ile vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmasına dair kararın hatalı olduğunu, zira müvekkilinin ticaret sicilinden yapılan terkinde kusuru bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılması, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Asıl ve birleşen dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. <br>Dosya kapsamından, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarası ile kayıtlı .... Şirketi'nin ... tarihinde genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği, 18/03/2021 tarihinde tescil edilen bu kararın 26/03/2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .... sayılı nüshasında ilan edildiği, birinci, ikinci ve üçüncü ilanların ardından tasfiye süresi tamamlanan şirketin .... nolu genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiği, 21/12/2021 tarihinde tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 21/12/2021 tarihli ve 10477 sayılı nüshasında yayımlandığı, Edirne .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas dosyasında davalı olarak yer alan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzere, davacı vekilince eldeki dava ile şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. <br>6102 sayılı TTK'nın m. 643(1) hükmündeki atıfla limited şirketler hakkında da uygulanacak olan  aynı Kanunun ''Şirket unvanının sicilden silinmesi'' başlıklı 545. maddesine göre, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. Bu istem üzerine silinme tescil ve ilan edilir. Yine 6102 sayılı TTK'nın ''Ek tasfiye'' başlıklı m. 547 hükmüne göre ise, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme, bu istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. <br> TTK'nın 547. maddesinde ek tasfiyeye ilişkin herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. <br> Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (Pulaşlı Hasan; Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1814). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). <br>6100 sayılı HMK'nın m. 114(1)-d hükmünde açıkça düzenlendiği üzere, dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlarıdır. Eş deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek ya da tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 588. maddesine göre limited şirketlerin tüzel kişilik kazanmaları ticaret siciline tescil edilmiş olmaları şartına bağlıdır.  Mahkemelerde  açılan davalarda  şirketin temsili ve verilecek kararın infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Şirketlerin tasfiye kapanışı yapılarak sicildeki kaydı silinmiş olsa bile tüzel kişiliğinin sona erdiğinin hukuki açıdan kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekmekte olup derdest dava mevcut iken şirketin terkin  edilmesi halinde tasfiye işlemlerinin eksiksiz bir şekilde tamamlandığından söz edilemeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2015 tarih ve 2015/1277 E., 2015/1886 K. sayılı ilamı).<br> Dosya içeriğine göre,; Edirne .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas  sayılı dosyasında rücuen alacak istemli davanın yargılaması devam ederken şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olması ve dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle, ilgili şirketin ihya edilerek yeniden sicile kaydının ve bu şekilde usulünce taraf teşkilinin sağlanması bir zorunluluktur. Somut olayda davacının, şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiyesinin tamamlanmadığı görülmektedir. O hâlde mahkemece, dava dışı şirketin dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle ihya edilerek yeniden sicile kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Birleşen davada davalı vekilince müvekkiline dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ileri sürülmekte ise de; birleşen davada davalı .....'ın davalı vekilince bildirilen ....adresine çıkarılan tebligatın tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine Mahkemece...... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ....'ın açık adresinin araştırılmasının istenildiği, .....İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 05/01/2024 tarihli yazısı ekinde gönderilen araştırma tutanağına göre ilgilinin adresinin tespit edilemediği, bunun üzerine davalı ....'ın tebligat tarihi itibariyle mernis adresi olan..... adresine çıkarılan tebligatın 19/01/2024 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, buna göre davalıya çıkarılan tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın 545 ve 547. maddeleri uyarınca şirketin genel kurulu tarafından alınan tasfiye kararı sonrasındaki tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra terkin edildiği hallerde, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, birleşen dosyada davalı  vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen davada davalı  vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca birleşen dosyada davalı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Birleşen dosyada davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-)  492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden birleşen dosyada davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br>\t\t <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b26ff70ee3cbf1f0","SID":"d673dfee08d509fa"}}