{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/434 <br>KARAR NO\t: 2025/702<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:  Zayi Belgesi Verilmesi<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  29/05/2025<br><br>Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece davanın davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili; müvekkili şirket yetkilisi ...'ın 16/11/2024 tarihinde şirkette bulunan odasında ısınmak amacıyla elektrikli soba yaktığını, öğle ezanını müteakip saat 14.20 civarı odadan ayrıldığını ve namaz kılarak odaya döndüğünde odadan duman kokusu yükseldiğini farketmesi üzerine durumu çalışanları ve ortaklarına haber verdiğini,  yangının kovalarla su dökülmek suretiyle kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldüğünü, olaydan sonra D.....İlçe Jandarma Komutanlığına başvurulduğunu ve kolluk tarafından olay yerine gelinerek delillerin toplandığını, söz konusu yangında müvekkiline ait fatura, irsaliye, sözleşme, genel kurul ve toplantı müzakere defterinin yandığını ileri sürerek TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca müvekkili şirkete ait Genel Kurul ve Toplantı Defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; talep eden tarafın iddia ettiği yangın hadisesinin yaşandığına dair sadece fotoğraf sunulduğu, fotoğrafta sehpa üzerinde yanmış bazı kağıt parçalarının göründüğü, sehpanın hemen yanında bulunan torbada yangın emaresine rastlanmadığı, ticari defterlerin yandığı ve yangının kısa sürede söndürüldüğü iddia edilmesine rağmen yarı yanmış vaziyette ticari defterlerin bilirkişi incelemesi için saklanmadığı, tanık tarafından çöpe atıldığının beyan edildiği, yandığı iddia edilen ticari defterlerin diğer ticari defterlerle birlikte dolapta saklanmamasının ve köşede sehpa üstünde durmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine itfaiyeye haber verilmediği, kaldı ki davacının basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini muhafaza etmek ve korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, talep dilekçesi incelendiğinde, talep konusu genel kurul ve toplantı müzakere defterinin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı, TTK'nın 82/7. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ve oy çokluğu ile talebin reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; Mahkemece oy çokluğu ile zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verildiğini, yangın olayı sonrasında ... İlçe Jandarma Komutanlığına başvurulduğunu ve olayla ilgili adli tahkikat yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket yetkilisi ve şirket çalışanlarının ifadesinin alındığını, kamera kayıtları ile fotoğraf ve delillerin toplandığını, müvekkili şirket yetkilileri tarafından tüm dikkat ve özen gösterilmesine rağmen istenmeyen bir durumla karşılaşıldığını ve yangının çıktığını, fotoğraflardan da görüleceği üzere elektrik sobasının ayağının kırık vaziyette olduğunu, kamera kayıtlarında da odaya giren müvekkili şirket ortağının bu sırada elektrikli ısıtıcının devrilmesiyle sehpa üzerinde bulunan evrakın tutuştuğunu görerek çalışanlarına haber verdiğini, çalışanların çabaları sonucu söndürülen yangının ardından sehpa üzerindeki fatura-irsaliye-sözleşme ve genel kurul ve toplantı müzakere defterinin yandığının görüldüğünü, basiretli tacirden beklenen davranış gereği kolluğa haber verildiğini, kolluk tarafından adli tahkikat başlatılmasından sonra müvekkilinin delillere uygulanacak yol haritasını bilmediğini, nitekim yanan evrak üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin kollukta olduğunu, mahkemece müvekkilinin talep konusu genel kurul ve müzakere defterinin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı belirtilmiş ise de zayi belgisi verilmesi talebine ilişkin genel kurul ve toplantı müzakere defterinin nasıl saklanması gerektiği, hangi koşullarda saklanmasının dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olduğunun belirtilmediğini, karara muhalefet şerhi koyan üyenin görüşlerine iştirak edildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. <br>6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. <br>Söz konusu hükümde \"yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle\" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki \"gibi\" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).<br>6100 sayılı HMK'nun 294.-297. maddeleri hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağını etraflıca düzenlemiştir.<br>6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.<br>Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların, o dava yönünden, hukuk düzenince, hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin ve her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nun 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.<br>Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hâkimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz.<br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; Mahkemece 27/02/2025 tarihli celse hüküm fıkrasının tefhim edilerek 03/03/2025 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı, dosya içeriğinde fiziken bulunan ve e-imzalı olarak görülen gerekçeli kararın üçüncü sayfasının ikinci paragrafının son cümlesinin \"Bu haliyle, iddia edilen yangın hadisesinin zayi talebi için bir dayanak oluşturmak için kurgulandığı sonucuna varılmıştır.\" olduğu, buna karşılık UYAP sisteminde gerekçeli karar evrakı olarak olarak kayıtlı bulunan e-imzalı gerekçeli kararın üçüncü sayfasının son cümlesinin \".... yandığı iddia edilen ticari defterlerin diğer ticari defterlerle birlikte dolapta saklanmamasının ve köşede sehpa üstünde durmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine itfaiyeye haber verilmediği anlaşılmıştır.\" olduğu ve dosya arasında fiziken bulunun gerekçeli kararda belirtilen ibarenin  UYAP sisteminde kayıtlı gerekçeli kararda bulunmadığı anlaşılmaktadır. UYAP sisteminde kayıtlı ve e-imzalı gerekçeli karar esas olmakla birlikte, fiziki dosya arasında UYAP sisteminde kayıtlı olan gerekçeli karardan farklı \"e-imzalı\" görünen ve barkodlu ikinci bir gerekçeli kararın bulunması tarafları şüpheye düşüreceği gibi hangi gerekçeli kararın esas alınacağı hususunda da tereddüt yaratacaktır. Bu haliyle, hükmün istinaf incelemesi olanağı bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle; ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinafına atfen ve kamu düzeni gereğince Dairemizce re'sen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>    1-)\tDavacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının davacı tarafın istinafına atfen ve Dairemizce kamu düzeni ilkesi gözetilerek re’sen 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>   3-) Kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıya İADESİNE,<br>5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,<br>6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince davacıya TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5258179f1009dcde","SID":"e1912099af4f094a"}}