{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   10. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1665 - 2025/1475<br><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>10. HUKUK DAİRESİ<br><br>Dosya No\t: 2025/1665 <br>Karar No\t: 2025/1475<br>Karar Tarihi\t: 16/06/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit  <br><br>  Taraflar arasındaki yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbirin reddine dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tedbir talep eden vekili tarafından, davalı şirket tarafından müvekkili şirket hakkında düzenlenen 3.034.494,54 TL bedelli faturanın büyük bir kısmının kaçak cezası, küçük bir kısmını ise kullanıma ilişkin fatura olduğunu, dosyada daha önce ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve sonrasında  Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin..... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki müvekkilinin kaçak elektrik kullandığına yönelik tespitinin gerekçe gösterildiğini, ...... esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından müvekkilinin 2.380.059,72 TL bedelli fatura düzenlendiğini ancak bilirkişi raporunda müvekkili şirket borcunun 470.030,56 TL olabileceği yönünde rapor düzenlendiğini, eldeki dava dosyasında da .... esas sayılı dosyasının esas alındığını,.... esas sayılı dosyadaki raporun delil olarak kabul edildiğini,  raporda çıkan miktarın neredeyse 5 katı tutarında fatura kesildiğinin de göz önünde bulundurulmasını ve buna göre yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, elektrik enerjisinin kesilememesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince; “ davacı tarafından beyanı dışında dosyaya kazandırılan herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı, delil durumu itibariyle kanaat oluşmadığından talebin reddine” yönünde karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. <br>Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: <br>Talep,  ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. <br>Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” hükmüne, aynı yasanın 390. maddesi ise; “ İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir” hükmüne, aynı madde 2. bendinde ise “Talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir.<br>Öte yandan mahkeme tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdi ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı önleyecek her türlü tedbire karar verebilir (HMK 391/1md.). Diğer taraftan, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan üçüncü kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme duruma göre ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir (HMK m.395/1).<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>4-HMK m. 359/4 gereğince Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f ve 391/3 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/06/2025<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1f2b9ca34fdee56","SID":"be4642ebee93b285"}}