{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALILAR\t:  <br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br><br>Davalılar ...vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkili ...ın 16/07/2021 günü saat 13.30 sıralarında Bursa Heykel konumundan ... plakalı halk otobüsüne yolcu olarak bindiğinin, evine yakın bir durakta otobüsten inmek üzere olan müvekkilinin otobüs sürücüsü ....'in yolcunun tam olarak inmesini beklemeden kapıları kapatma butonuna basıp aniden hareket etmesi üzerine düştüğünü ve sürüklendiğini, müvekkilinin 1948 doğumlu olup 73 yaşında olmasına rağmen kazadan önce tek başına otobüse binebilecek kadar kendi işini desteksiz herhangi bir alet edevata gerek duymadan rahatlıkla görebilecek sağlıktayken kazadan sonra 2 ay yatağa bağlı kalmanın yanı sıra halen destek almadan yürüme faaliyetini dahi gerçekleştiremediğinin, sürücü.... ve araç sahibi ... ile aracın zmms sigortacısının ortaya çıkan maddi ve manevi zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek 280.681,34 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken,  100.000 TL manevi tazminatın davalılar ...'den müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı... AŞ vekili, davacı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ancak eksik evraklar bulunması sebebiyle davacı tarafın başvurusu neticelendirilemediğini, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, müvekkil şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde,  sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu,  davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini,  geçici iş göremezlik tazminatının yeni Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin %70’ in altında ise bakıcı gideri zararı bulunmadığını, davanın müteferrik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalılar ....vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunun hukuk yargılamasında bağlayıcı olmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin mesnetsiz olup fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>           <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 16/07/2021 günü saat ... sıralarında davacının yolcu olarak bindiği ... plakalı  halk otobüsünden evine yakın bir durakta otobüsten inmek üzere iken otobüsten tam olarak henüz inmemiş iken otobüs kapılarının kapanarak aniden hareket etmesi üzerine düşerek yaralandığı, konuya dair açılan ceza soruşturması ve kovuşturmasında alınan  ATK raporuna  ve dosyamızda alınan kusura ilişkin  ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının alabileceği bir önlem bulunmadığı, kusurunun olmadığı, davalı otobüs  sürücünün ise %100 oranında asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı, soruşturma dosyasına sunulan 25/10/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının raporuna göre kaza nedeniyle davacının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır derecede olduğunun bildirildiği, davacının tedavisine ilişkin hastane kayıtları getirtildikten sonra dosyamızda alınan Bursa Uludağ Üniversitesinin maluliyet raporuna göre,  meydana gelen kaza neticesinde davacının trafik kazası olayı ile illiyetli sol kalça kırığına bağlı yürüyüş bozukluğu arazı nedeniyle engel oranının %24 olduğu, 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiğinin görüldüğü, adli tıp raporunun davacının yaralanması ile uyumlu olduğu, bilimsel denetime açık ve hükme esas alınmaya yeterli olabileceği kanaatine varılarak bu rapor doğrultusunda davacının maluliyet nedeniyle uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ihtiyacı zararları ve yol gideri zararları içinde doktor bilirkişinin de bulunduğu hesaplama bilirkişi  heyet raporu ile tespit edildiği, 19/07/2023 tarihli hesap bilirkişi heyet raporunun hükme elverişli olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat talepleri yönünden davacının ıslah dilekçesi,  davalı sigorta şirketinin dava öncesi temerrüde düşürülmesi, davacının gerçek kişi, dava konusunun haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle yasal faizin uygulanması gerektiği, maddi tazminat talepleri yönünden davalıların müteselsil sorumlulukları olduğu hususları göz önünde tutulmak suretiyle maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 319.335,63 TL sürekli iş göremezlik, 29.351,19 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 355.841,82 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, savalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğunun tespitine, yasal faizin davalı sigorta yönünden temerrütün oluştuğu 24/10/2021 tarihinde, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 17/07/2021 tarihinden itibaren işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalılar ...vekili, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, kusur raporunun sadece davacı anlatımlarına istinaden düzenlendiğini, kusura ilişkin alınan raporun hükme esas alınamayacağını, meydana gelen olayın davacı tarafın iddialarının aksine tamamen davacının ve yanındaki rafakatçinin kusur ve ihmalinden dolayı meydana geldiğini, davacı tarafça müvekkillerinin kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun eksik inceleme neticesinde düzenlendiğini, manevi tazminat miktarını fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalı sürücünün olayda kusurlu olduğunun ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, hükme esas alınan raporların dosya kapsamına uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduklarını, manevi tazminat miktarının zenginleşme yaratacak bir miktar olmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, davacının, davalı...in sürücüsü, ...in işleteni, davalı sigorta şirketinin de zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu halk otobüsünden inerken düşüp yaralanması  nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi kayba ilişkin tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü karar verilmiş, karara karşı davalılar ...vekili tarafından  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Dosya kapsamı uyarınca davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. <br>Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de, 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici; \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise; \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1.maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. <br>HMK'nın 1.maddesinde, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.<br>Bu durumda davanın, davacının yolcu olarak bulunduğu halk otobüsünden inmeye çalıştığı sırada düşerek yaranlanması sonucu meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının tüketici vasfına sahip olup davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay11. Hukuk Dairesinin  2020/1952 Esas- 2020/4199 Karar sayılı ilamı). <br>Her ne kadar davalı sigorta şirketi yönünden uyuşmazlık tüketici mahkemesi görev alanına dahil değil ise de, usul ekonomisi, ihtiyari dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince bu davalı hakkındaki davanın diğer davalı ile  birlikte tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 ve  m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>    1-) Davalılar ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-) Kararın kaldırılma nedenine göre davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının yatıran tarafa iadesine,<br>5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ...taraflarınca yapılan istinaf yargılama giderlerinin  yeniden verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>6-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a ve m. 362/1-g hükümleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2024<br><br><br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e94cda45b13d3af","SID":"20aa98075eee4995"}}