{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:.<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2021<br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t: .... <br>DAVALILAR\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ayıplı Malın Misli ile Değişimi<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br>Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih, .... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekilinin Bursa ...Tüketici Mahkemesi'ne  sunmuş olduğu 15/05/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 2016 model .... aracı 2016 yılı sonunda davalı ....'dan sıfır olarak satın aldığını, aracın satın alınmasından dava açılana kadar on kez aynı arıza sebebiyle servise götürüldüğü serviste çeşitli işlemler yapıldığı, aracın sürekli olarak yağ uyarısı verdiği, pek çok kez serviste işlem yapılmasına rağmen sorunun giderilemediği gibi açıklamalar yapılarak ayıplı olan aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Borusan şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davacının şirket olması sebebiyle uyuşmazlığın tüketici ihtilafı olmayıp, mahkememizin görevsiz olduğu belirtilerek görev itirazında bulunulduğu, ayrıca görev itirazı ile bağlantılı olarak yetkili mahkemeden davanın açılmadığı belirtilerek, yetki ilk itirazında bulunulduğu, davacı tarafın delilleri tebliğ edilmediğinden davacı tarafın sunacağı delillerin kabul edilmemesini talep ettiklerini,davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, dava hakkının ortadan kalktığını, davaya konu araçta üretimden kaynaklı ayıp olarak kabul edilebilecek bir durum bulunmadığını, ayıp olarak nitelendirilen hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayalı olduğunu, ayrıca arıza şikayetleri sonucu servislerince onarım yapılarak sorunsuz bir şekilde aracın teslim edildiğini, aracın 3 yıla yakın süre kullanıldığını,mahkemece red kararı verlmemesi halinde dahi bedelden hakkaniyet ilkeleri gereği makul tutarda bir indirim yapılması gerektiğini, belirterek  davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiştir.<br>Davalı ...San. Ve Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde ; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri değil, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava açılma süresinin ürünün alınmasından itibaren 2 (iki) yıl olduğunu, zamanaşımı sebebiyle de davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu aracın motor litre hacimi de göz önüne alındığında, kısa mesafeli kullanımlarda -şehir içi kullanımı-filtrenin  dolduğunu ve Adblue'nun erken bitmesine neden olduğunu, aksini kabul etmemekle beraber bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse bile ilgili  sorun kullanım kılavuzunda da yazan koşullara uygun biçimde sürülmemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusunun davacı ...'nın 01/12/2016 tarihinde davalı ... Tic. A.Ş'den satın almış olduğu, ...beyaz renkli, ..şasi numaralı aracın, ayıplı olduğu iddiası ile misli ile değişimine ilişkin olduğu, dava konusu araç üzerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda ayıbın imalat hatasından kaynaklı olduğu,  arızanın  gizli ayıp niteliğinde olduğu ve araçtaki arızalara yetkili servis onarımına rağmen arızaların devam ettiği, yetkili servis tarafından arızaların onarılamadığını tespit edildiği, tüm dosya kapsamından dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının dava konusu aracı 31/12/2016 tarihinde satın aldığı ve Bursa....Noterliği'nin .... keşide tarihli ihtarnamesi ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin yenilik doğurucu hakkını kullandığı anlaşılmakla; Davacının davasının kabulü ile; davaya konu..model Land Rover Discovery ..şase nolu aracın aynı özelliklere sahip misli ile değiştirilmesine, İİK.nun 24.maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı ... Şirketi vekili ve davalı ......Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, davacının, arızalara ilişkin ayıp bildirimini süresi içerisinde ve mevzuata uygun olarak yapmadığını, mahkemece bu yükümlülükler değerlendirilmeden hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken “ayıp” olarak nitelenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, araçta herhangi bir üretim hatası veya ayıp mevcut olmadığını, araç üzerinde gerekli incelemeler yapılmaksızın aracın gizli ayıplı, arızalı olduğunun beyan edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, arızaların teknik ve bilimsel inceleme yapılması suretiyle üretimden kaynaklı olup olmadığının tespit edileceğini, aracın 15/12/2016 tarihinden bu yana davacı tarafça  kullanıldığını, davaya konu aracın davacının talepleri üzerine garanti kapsamında ücretsiz bir şekilde onarıldığını, davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanmış olması ve kullanılmakla sona eren seçimlik haktan dönülemeyeceği sebebiyle davacı tarafından misli ile değişim seçimlik hakkının kullanılamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bilimsel ve teknik nitelikte bir inceleme ve gerekçeye dayanmadığı gibi anılan rapora yönelik davalıların itirazlarının dikkate alınmadığını, tek bilirkişi ile yapılan ve yargılama esnasında yalnızca bir adet alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemenin, anılan özel ve teknik incelemeyi kapsamadığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu aracın, 5 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirse de mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hakkaniyet ilkeleri gereği makul bir tutarda bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini, tramer kaydının araştırılmadığını, aracın maruz kalmış olabileceği başkaca hasarların mevcut olup olmadığı ve anılan tüm hasarların dava konusu iddialar ile arasında illiyet bağı olup olmadığı ile anılan hasarlar veya kullanım kaynaklı hatalar nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının da araştırılması ve saptanması gerektiğini, ayrıca  görevsiz Tüketici Mahkemesinde (Bursa ... Tüketici Mahkemesi ... E.) açılan dava sebebiyle lehe herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını  talep etmiştir.<br>Davalı ...Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, aracın arızasının  üretim kaynaklı değil, aracın kullanımına bağlı olarak ortaya çıktığını,  İlgili Servis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, dizel partikül filtresinin temizlenmemesi sebebiyle  araçta arıza kaydı oluştuğunu, DPF ünitesinin temizlenememesinin sebebi ise şehir içi kullanımlarda sık kullanılması olduğunu, bu yöndeki itirazların dikkate alınmadığını, Dosyada yeterli inceleme yapılmadığını ve itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmadığını, alınan raporun eksik olup tek bir bilirkişi tarafından hazırlandığını, yaklaşık 5 yıldır davacı tarafından aracın bilfiil kullanıldığını, bu süreç boyunca aracın kullanılması ve günümüz ekonomik şartları göz önüne alındığında misli ile değişim kararının hakkaniyete uymadığını, diğer seçimlik hakların uygulanması gerektiğini, araçta olduğu iddia edilen ayıpların giderilebilir olup olmadığı, ne kadara giderilebileceği ile alakalı araştırma yapılmadığını, mahkeme aksi kanaatte olursa, 6098 sayılı TBK hükümleri uyarınca; sözleşmeden dönen tarafların karşılıklı olarak ifa ettikleri edimleri birbirlerine vermek zorunda olduklarını, dava konusu aracın rayiç değeri hesaplanarak fatura tutarından düşürülerek karar verilmesi gerekirken, misli ile değişim kararı verildiğini, dosyada görevsizlik kararı verilmesi üzerine lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının  kaldırılmasını  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, davacının, davalı ... Ticaret A.Ş'den satın aldığı, 2016 model Land Rover Discovery marka aracın, ayıplı olduğu iddiası ile misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı  davalı.....Tic.A.Ş  vekili ve davalı .... Tic.A.Ş.  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece;  davacı şirketin 31/12/2016 tarihli fatura ile davalı .... Tic. A.Ş'den satın almış olduğu,.... plaka nolu 2016 model, Land Rover Dıscovery beyaz renkli, ....şasi numaralı aracın, ayıplı olduğu iddiası ile misli ile değişiminin talep edildiği  davanın yapılan yargılaması sonucunda,  bilirkişi raporunda ayıbın imalat hatasından kaynaklı olduğu,  arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve araçtaki arızalara yetkili servis onarımına rağmen arızaların devam ettiği, yetkili servis tarafından arızaların onarılamadığının tespit edildiği, dosya kapsamından dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının 13/06/2018 tarihli ihtarname ile  aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin yenilik doğurucu hakkını kullandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davaya konu 2016 model Land Rover Discovery ... şase nolu aracın aynı özelliklere sahip misli ile değiştirilmesine, karar verilmiştir.<br>Davacı taraf 19/03/2021 tarihli dilekçesi ile aracın fatura değerinin 349.548,51 TL olduğunu bildirmiş ve bu miktar üzerinden harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki deliller, araca ait servis kayıtları, fatura, ihtarname  ve bilirkişi raporu uyarınca; davaya konu aracın kullanım sırasında oluşan arızalar sebebiyle birçok kez yetkili serviste işleme tabi tutulduğu, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile aracın otonom fren sisteminin çalışmadığı,aracın start - stop fonksiyonun aktif olmasına rağmen devreye girmediği,bu arızaların yazılımındaki imalat hatasından kaynaklı olduğu,  arızanın  gizli ayıp niteliğinde olduğu, yine  aracın motorunun komple 19/03/2020 tarihinde ve araç 62.789 km de iken \"garanti kapsamından  değişmiş\" olduğu, aracın egzoz emisyon kontrol sistemi üzerindeki azot oksit (NOx) kontrol sistemindeki aşırı adblue tüketim arızasının devam ettiği, araçtaki  arızaların  yetkili servis onarımına rağmen  devam ettiği ve yetkili servis tarafından arızaların onarılamadığı ve  arızaların araçtan beklenen faydayı azaltıcı nitelikte  gizli ayıplar olduğunun tespit edilmesi  sebebiyle mahkemenin ayıba yönelik maddi vakıa kabulünün doğru olduğu değerlendirilmiştir.<br>Öte yandan, 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesinde \"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:<br>1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.<br>2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.<br>3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.<br>4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.<br>Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.<br>Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda, davacının seçimlik hakkını TBK’nın 227/4 maddesi uyarınca ayıpsız benzeri ile değişim olarak kullandığı ve mahkemece istem yönünden davanın kabulüne karar verildiği, davacı tarafça ayıbın ve misli ile değişim talebinin 13/06/2018 tarihli ihtarname ile satıcıya ihbar edildiği, bu suretle ayıp ihbarının süresinde olduğu, davada zamanaşımının da gerçekleşmediği,bu yöndeki davalı itirazlarının yerinde olmadığı, araçtaki  arızaların  yetkili servis onarımına rağmen devam ettiğinin ve yetkili servis tarafından arızaların onarılamadığının bu suretle arızaların araçtan beklenen faydayı azaltıcı nitelikte  gizli ayıplar olduğunun tespit edilmesi, bilirkişinin raporunun bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli olması karşısında davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Davalı vekillerinin görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediği yönünde  istinaf itirazında bulunmuş iseler de;   6100 sayılı Kanun'un 331. Maddesinin 2. Fıkrasında \" Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.\" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak  özellikle 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesine göre vekalet ücretinin, aynı Kanun'un 20 nci maddesinde öngörülen yolun izlenmesini müteakiben davanın açılmamış sayılması kararıyla ya da görevli mahkemece verilecek kararla birlikte takdir edileceğinin anlaşılmasına göre, somut olayda görevli mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğinden artık davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün olmadığından davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalıların istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 23.878,00TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.969,50TL'nin mahsubu ile bakiye 17.908,5‬0TL harcın davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine, <br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  08/07/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan<br>...<br><br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc29987d92b5d201","SID":"e9617512ff0950ff"}}