{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. BURSA BAM   4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>  G E R E K Ç E L İ  İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t: 2024/......<br>KARAR NO\t: 2024/...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/....Esas  2023/... Karar<br><br>DAVACI\t: ... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1 -... -...<br>DAVALI\t: 2 -... -...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br><br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin  belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi.            <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; esasen müvekkili davacıya ait olup eşi ... adına kayıtlı olan .... plakalı aracın davalı ...'a satışı için taraflar arasında anlaşma yapıldığını, fakat ...'ın icra borçları nedeniyle aracın kızı Damla Demiral adına devrinin yapılmasına karar verildiğini, aracın ... tarafından kullanıldığını, daha sonra bu aracın Ömer Parlak isimli dava dışı bir şahsa satıldığını ve satış işleminin davacının eşinin davalının kızına verdiği vekaletname ile yapıldığını öğrenmiş bulunduklarını, davacı tarafından eşi adına kayıtlı aracın davalı ...'a satışı bedeline mahsuben davalılarca davacının lehdarı olduğu, .... tanzim ve .... vade tarihli ...TL bedelli bono tanzim edildiğini, her iki davalının da borçlu olarak bonoyu imzaladıklarını, davalı ...'ın çok fazla icra borcu bulunduğundan dolayı davacıya bu satışa ikna etmek için oğlu davalı ...'ın da borçlu olarak bonoyu imzaladıklarını, bono bedelinin davacıya ödenmediğini, bononun vade tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin dolduğunu, taraflarınca Karacabey İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız olarak icra takibine konulduğunu, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulü ile, davalıların Karacabey İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların takip asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere müştereken ve müteselsilen icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. <br><br><br>Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ...  tarihli  .... Esas,  ... Karar sayılı karar ile, Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin 01/09/2021 tarihinden itibaren Bursa ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine karar verildiğinden Mahkememiz iş bu davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakamayacağından eş değişle mahkemelerini iş bu dava bakımından görevli mahkeme olmadığını görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, mahkemelerinin görevsiz olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddiyle mahkemelerinin görevsizliğine karar verilmiştir.<br>Bursa 1. Asliye Ticaret  Mahkemesince,  davanın nisbi ticari dava olması için tarafların tacir olması gerektiği, tarafların vergi kaydının UYAP'tan sorgulandığında davacının ve davalıların aktif vergi mükellefiyetlerinin olmadığı, vergi kaydı olmayan birinin ticari işletmesi olduğunu söyleyebilmeye olanak olmadığı, tüm bu açıklamalar ışığında eldeki davanın mutlak ve nisbi ticari dava olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; <br>Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. <br>Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.<br>Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. <br>Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. <br>Somut olayda; davacının, taraflar  arasında araç alım-satım işi olduğunu, satış bedeline mahsuben bir bono tanzim edildiğini, üç yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu  bono  bedelinin tarafına ödenmediğini,  bu sebeple ilamsız takibe koyduğunu belirterek itirazın iptali talebinde bulunduğu, bononun düzenleme tarihinin 01/08/2016, ödeme tarihinin 30/12/2016 olarak görüldüğü, temel ilişkiye dayanıldığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmış ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir. <br><br><br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>6100 Sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Karacabey 1. Asliye Hukuk   Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 30/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>KANUN YOLU\t: HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 01/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye-...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ce5a1bffd599c9b","SID":"b60955d1b9e9fd0c"}}