{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  <br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t: ... \t <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br> <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklı) <br>DAVA TARİHİ\t: <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 16.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.07.2024<br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalı şirket arasında İzmir ....Noterliği'nce 22/11/2007 tarihinde... yevmiye numaralı acentalık sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunu, aynı noterliğin 10/12/2007 tarihinde .... yevmiyesi ile tadil sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içeriğinin davacı firmanın davalı adına yolcu bileti satmak olduğunu, bu sözleşme kapsamında 10/12/2007 tarihli devir sözleşmesi ile ....Terminallerini, 31/03/2008 tarihli devir sözleşmesi ile de Nokta ve Şirinyerdeki Terminallerin acentalığını aldığını, taraflar arasındaki acentalık sözleşmesinin belirli süreli ve bitiş tarihinin 19/01/2016 tarihi olduğunu,  müvekkili şirketin davalı ... Firmasının acentalığını yapması için Ulaştırma Bakanlığı'ndan acentalık belgesi anlamına gelen F1 belgesi aldığını, bu acentalık sözleşmesine dayalı olarak ....... Bölgesi Kalite Kontrol ve Satın Alma Sorumlusu olarak çalışırken, davalının bu şubeleri karlı bir şekilde işletemediği için acentalık teklifini getirdiğini,  müvekkiline verilecek terminallerin seçimi yapılırken bir tanesini kendisini kurtaran olarak bir tanesi de kötü durumda olan terminal olarak belirlendiğini, acenta olan müvekkilinin yüksek performans ve müşteri sayısını arttırması nedeniyle aldığı yüksek kazancı davalının takibe alarak müvekkili şirket üzerinde baskı kurmaya başladığını ve 01/04/2013 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı hareketlerine son vermesini istediğini, haksız ve kötü niyetli çekilen bu ihtarnamenin davalının haksız isteklerine zemin hazırlamak için çekildiğinin açık olduğunu, davalının ihtarına 10/04/2013 tarihinde cevap verdiklerini, davalı şirketin sözleşmeyi fesih sebebi bulamayınca davacıya ait şubelerin hemen yanında yeni acentalıklar açarak, bu yeni terminallerin fiilen bilet satmaya başladıklarını, bu yeni terminallere \"Kamil Koç Artık Burada\" yazılı tabelaların iyiniyet kuralları ve hakkaniyetle bağdaşmadığını davalının en son 20/06/2013 tarihli ihtarnamesi ile ....a Şubelerini, 05/07/2013 tarihi itibariyle acentalık sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, sözleşmenin devamı imkansız hale gelince müvekkili şirketin de her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla ... Şubelerindeki acentalıklarını 05/07/2013 tarihi itibariyle feshetmek zorunda kaldıklarını, taşınmazların boşaltılıp davalı tarafa teslim edildiğini, acentalık sözleşmesi devam ettiği sürece davalı tarafın müşteri potansiyelini artıran müvekkilinin bu olaydan dolayı zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin işyerinin hemen yanıbaşına açılan yeni terminallerin fiilen satışa başladığı tarihten sözleşmenin feshi tarihine kadar geçen sürede yaptıkları satışlar üzerinden müvekkilinin ücret alacağının tesbiti ile şimdilik 5.000,00 TL'nin, TTK.122.maddesi gereğince oluşan tazminat alacaklarının tesbiti ile şimdilik 20.000,00 TL'nin, sözleşmenin bitim tarihi olan 19/01/2016 tarihine kadar oluşacak kar kaybının tesbiti ile şimdilik 20.000,00 TL'nin tahsiline, tüm alacaklarına sözleşmenin fesih tarihi olan 05/07/2013 tarihinden itibaren avans faizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazı ile birlikte müvekkilinin sözleşmeyi haklı neden ileri sürme zorunluluğu olmadan feshetme hakkı olmasına rağmen kısmen ve haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin 7/18.maddesine dayandığını, sözleşme süresinin 19/01/2016 tarihine kadar olduğu iddiasının gerçek dışı olup 22/11/2007 tarihinde imzalanan sözleşmenin Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 16.maddesine göre verilen ve yenilenen yetki belgesinin süresinin 5 yıl olması dikkate alınarak 2011 tarihine kadar bu sözleşmenin devam edeceğini, davacının sözleşmenin feshi sebebiyle uğranıldığı iddia edilen kar kaybını da talep edemeyeceğini, sözleşmenin geçerliliği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, TTK.madde 122'de düzenlenen denkleştirme talebinin şartlarının mevcut olmadığını ve davacı tarafça müşteri potansiyelinin de arttırılmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Yetkisizlik kararı sonrası davaya bakan Mahkemece, dosya kapsamı deliller, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporları uyarınca;  somut olayda davacı acente, davalı nam ve hesabına yolcu taşıma sözleşmesi akdeden (yolcu bileti satan) konumunda olup, TTK'da hüküm bulunmayan hallerde, komisyon sözleşmesi hükümleri, yani TBK'nın 532 ila 545. maddeleri öncelikle uygulanacak, orada hüküm bulunmayan hallerde ise TBK'nın vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Burada kıyasen uygulama değil, doğrudan uygulama söz konusudur.<br>Acentelik sözleşmesinin sona ermesi, TTK'nın 121.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre, \"Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.\" Buna göre, belirli süreli acentelik sözleşmesini tek taraflı olarak ve haklı bir sebep bulunmadan fesheden taraf, başlamış işlerin tamamlanmaması nedeniyle, diğer tarafın uğradığı zararları tazminle mükelleftir. Yine, haksız fesheden taraf, TBK'nın genel hükümlerine göre, diğer tarafın sözleşmenin bakiye süresi için yoksun kaldığı kârı da ödemekle yükümlü olacaktır.<br>Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi 22.11.2007 tarihlidir. Sözleşmenin 8. Maddesine göre sözleşmenin acente olacak tarafın acentelik hizmeti vermeye başladığı tarihten başlayacağı, taşımacılık yetki belgesi süresinin sonuna kadar devam edeceği belirlenmiştir. Yetki belgesinin süresi 19.01.2016 tarihine kadar geçerlidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; feshin haklı olup olmadığı ve dürüstlük kuralına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır. <br><br><br>Türk Medeni Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasında; \"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.\" hükmümü içerdiği görülmektedir. Fesih hakkının kötüye kullanılmasının karşı tarafa zarar verme kastıyla yapılmış olması, hiçbir yasal olmayan menfaatin korunması öngörülmeden hakkın kullanılması, amaca aykırı hareket edilmesi gibi haller olarak sayılabilir. Dürüstlük kuralı, hak sahiplerinin haklarını kullanırken ya da borçlarını ifa ederken hukuka, genel ahlaka, örf-adet kurallarına ve doğruluk ilkesine riayet etmeleri olarak nitelendirilir.<br>6098 sayılı TBK'nın 49/2. maddesine göre \"zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” <br>Türk Ticaret Kanunu'nun \"Denkleştirme istemi\" kenar başlıklı 122. Maddesinde;  <br>\"(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;<br>a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,<br>b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve<br>c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.<br>Davalı tarafından davacı acentenin müşteri çevresini etkileyecek şekilde yakınında acente açması dürüstlük kuralına aykırıdır. Davacı taraf sözleşme gereği bir takım teminatlar vermeyi taahhüt ederek sermayesini davalının biletlerinin satılması işine özgülemiş olup davalının davacı acentenin müşteri çevresini etkileyecek şekilde yakınında acente açarak davacının faaliyetlerinin etkileneceğini öngörmesi gerekirdi. Bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada denkleştirme tazminatı 285.733,48 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından kar kaybı talep edilmiş olup, davacının geçmiş yıllarda elde etmiş olduğu, komisyon tutarı olan 421.048,62 TL tutarındaki hasılatın %5,43 'ü olan 22.862,94 TL mahrum kalınan kar olarak hesaplanmıştır. Davacıya tahsis edilen işyerlerinin yakınında davacının faaliyetlerine zarar verecek şekilde yeni işyerleri açması nedeniyle davacı tarafından haklı nedenle fesih yapılmış olması dolayısıyla davalının davacının zararlarını karşılaması gerektiği kanaatine karar verilerek  285.733,48 TL +  22.862,94 TL = 308.596,42 TL'nin dava tarihi olan 08/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından üç nokta için kısmen feshedildiğini, davacının ise altı noktada yürüttüğü acentelik faaliyetine yönelik sözleşmenin tamamını feshettiğini, sözleşmenin 7.18 maddesinde müvekkilinin dilediği zaman kullanma hakkına sahip olduğu fesih hakkını kullanması sebebiyle davacı firmanın her ne nam altında olsa da tazminat talep edemeyeceğine yer verildiğini, söz konusu sözleşme hükmü ve karşılıklı fesih sebebiyle davacı firmanın kar kaybı talep edemeyeceğini, hüküm altına alınan denkleştirme tazminatı için gereken koşulların sağlanmadığını, davacının yapılan işin mahiyeti, müvekkili markasının tanınırlığı karşısında müvekkiline müşteri portföyü sağlamasının mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından denkleştirme tazminatının birden fazla kez ıslah edildiğini, kısmen kabul edilen kar kaybı ve ücret alacağı nedeniyle lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini ve ıslah ile arttırılan denkleştirme tazminatı alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br><br><br>Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; sözleşmenin 7.18 maddesinin hakim güç etkisi ile yapılması sebebiyle TMK'nın 2 maddesi kapsamında geçersiz olduğunu, davalının süreçte kötüniyetle hareket ettiğinin sabit olduğunu, satış raporlarına göre müvekkilinin işlettiği 3 acentenin en üst sıralarda yer aldığını, müvekkilin bütün acenteleri yenilediğini , denkleştirme tazminatından % 30 hakkaniyet indirimi yapıldığını, belirsiz alacak olarak açılan davada bir kez ıslah yapıldığını, davalı istinaf sebeplerinin haksız olduğunu belirterek esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklı ücret alacağı, kar kaybı ve denkleştirme tazminatı istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ile davacının ...olmak üzere (6) bilet satış noktasında davalı adına yolcu bileti satmayı üstlendiği, acente ilişkisinin devamı sırasında davalının 01/04/2013 tarihli ihtarnamesi ile; davacıyı başka firmalar için bilet ve bilet yerine geçmek üzere makbuz düzenlediği ve bu durumun sözleşme ihlali niteliğinde olduğunu bildirdiği, davacının 10/04/2013 tarihli cevabi ihtarname ile; ihlal iddialarının gerçeğe aykırı ve bilet satış noktalarının performansı sebebiyle bedel ödenmeksizin geri alma amaçlı olduğunu ileri sürdüğü, akabinde davalının 20/06/2013 tarihli fesih ihtarnamesi ile Karşıyaka- Şirinyer-Bornova  bilet satış noktaları yönünden acentelik sözleşmesini kısmen feshettiği, davacının ise 02/07/2013 tarihli ihtarnameyle kalan üç satış noktası yönünden sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır.<br>Davacı eldeki davayla davalıdan acentelik faaliyeti için devralınan satış noktalarının yenileme ve emek sonrası elde ettiği kazanç performansının davacı tarafından haksız ve kötüniyetli feshe etken olduğunu, bilet satış noktalarının beşinin hemen yanı başında 2013 yılından itibaren davalı tarafından yeni şubeler açılarak \"Kamil Koç Artık Burada\" tabelaları  bilet satışına başlamasının iyiniyet ve hakkaniyetle bağdaşmadığını davacı kısmi feshinin haksız  ve kötüniyetli, kalan kısma yönelik kendi feshinin haklı olduğunu ileri sürerek dava dilekçesiyle belirsiz alacağının tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL ücret alacağı (davalının açtığı şubeler sebebiyle) 20.000,00 TL denkleştirme tazminatı, sözleşmenin bitim tarihi olan 19/01/2016 kadar oluşacak kar kaybı için 20.000,00-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Yetkisizlik öncesi davaya bakan mahkemece davanın tam dava haline getirilmesi gerektiğinden bahisle verilen süre sonrası davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava değerinin 300.000,00 TL olarak beyan edildiği ve bu miktar üzerinden harç yatırıldığı, akabinde davaya bakan mahkemece verilen süre sonrası davacı tarafından bu miktarın 25.000,00 TL ücret alacağı, 200.000,00 TL denkleştirme tazminatı, 75.000,00 TL kar kaybı alacağı olarak tasnif edildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafından 27/01/2020 tarihli tam ıslah talepli dava dilekçe ile; davaya konu istem ve değerler 22.862,94 TL kar (kazanç) kaybı, 285.733,48 TL denkleştirme tazminatı olarak değiştirilmiştir. Yapılan ıslah işlemi sonrası dava değeri 308.596,42 TL olduğundan bahisle 8.596,52 TL üzerinden harç ikmali yapılmıştır.<br>Davanın tamamen ıslahı, talep sonucunun veya dava sebebinin değiştirilmesi halinde söz konusu olur. Buna karşılık talep sonucunun veya dava sebebinin genişletilmesi veya kısmen değiştirilmesi için başvurulan ıslah, kısmen ıslah olarak kabul edilmelidir.<br>Somut olayda; davanın tamamen ıslahı kapsamında verilen dava dilekçesinde dava sebebinin (iddianın) aynı olduğu, dava konusu olan denkleştirme tazminatı yönünden talep sonucunun artırılması, kazanç kaybı yönünden ise talep sonucunun azaltılması (daraltılması) işleminin yapıldığı görülmektedir. Bu haliyle, davada tamamen ıslah değil kısmen ıslah söz konusudur.<br>Öte yandan, ıslah dilekçesiyle, açık ve kesin bir irade beyanı ile dava sırasında talep edilen 25.000,00 TL ücret alacağı ve  bakiye (75.000,00-22.862,94)= 52.137,06 TL kazanç kaybı alacağına ilişkin taleplerden feragat edildiği belirtilmediğinden somut olayda kısmi feragatten söz edilmesi de mümkün değildir. <br>Bu durumda, davacının  ıslah ile birlikte talebi 285.733,48 TL denkleştirme tazminatı, 25.000,00 TL ücret alacağı ve 75.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere 385.733,48 TL'nin tahsili istemine yönelik olmakla dava edilen değer ile harcı yatırılan tutar arasındaki fark olan 77.137,06 TL üzerinden alınması gereken ve eksik alınan harcın tamamlanması için mahkemece davacı tarafa Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilmesi, eksik harcın yatırılmaması halinde de, HMK'nın 150. maddesi gereğince işlem yapılması, harç ikmalinin yapılması halinde yargılamaya devam ile belirlenen istemlerin tamamı hakkında  olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. <br>Açıklanan bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenlerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf  başvurusunun  KABULÜ İLE;<br>2-Bursa...... Ticaret Mahkemesinin 03.11.2020 tarih...sayılı kararının KALDIRILMASINA,  <br>2-HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için DOSYANIN İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE, <br>3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin  alınan istinaf karar harcının  davalıya iadesine,<br>4-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t 5-Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına sunulan OdeaBank A.Ş. İzmir Kurumsal ve Ticari Bankacılık Merkezi Şubesinin 04/06/2021 tarih ve 1040TM1761 mektup no.lu 746.470,71 TL tutarlı teminat mektubunun sunan tarafa  İADESİNE,<br>6-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.  16/07/2024<br><br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"999876501ce53e75","SID":"cf57e2f365c21024"}}