{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. BURSA BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/... - 2024/...<br>T.C.<br>BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>4. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>G E R E K Ç E L İ  İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t: 2024/....<br>KARAR NO\t: 2024/...<br><br>BAŞKAN\t\t:..........<br>ÜYE\t\t: ........<br>ÜYE\t\t: ........<br>KATİP\t\t: ........<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/.... - 2024/...<br>DAVACI\t: A........\t  <br>VEKİLİ\t: Av.....\t  <br>DAVALI\t: G..... A.Ş.\t  <br>VEKİLİ\t: Av. .....\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi  tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. Gereği görüşüldü:<br>DAVA DİLEKÇESİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.04.2022 olay tarihinde vekileden şirkete ... nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, davalı şirketin bakım, gözetim ve sorumluluğunda ve işletiminde bulunan İstanbul - İzmir ücretli otoyolunda Bursa’dan İzmir yönüne doğru seyir halinde iken, olay mahalli olan Susurluk – ... ye geldiğinde, kendisinden önce olay mahallinde gerçekleşen bir kazadan ötürü yol üzerinde kalmış bulunan, ancak davalı şirketin bu kaza akabinde otoyolda gerekli temizliği yapmaması nedeniyle yol üzerinde kalmış bulunan radyatör parçasının, aracının lastiğini patlatması neticesinde önce yol ortasındaki refüj demirlerine çarpmış ve spin atarak tek taraflı ve maddi hasarlı bir kaza yaptığını, kazanın akabinde görevli otoyol trafik ekibince kaza tesbit tutanağı düzenlenmiş olup, bu tutanağa göre kazanın oluşumunda vekileden şirkete  kasko sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin ise 18.07.1997 günlü ve 23053 mükerrer sy. Resmi Gazetede yayınlanmış bulunan \"Karayolları Trafik Yönetmeliği\" nin 19 cu md.sine göre kazanın oluşumunda trafik güvenliğini sağlamamış olması nedeniye asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin sorumluluğunun davaya konu teşkil eden kaza, davalı şirket tarafın dan yapılmış olan ve bakım ve muhafazası ile birlikte işletmeciliği de yine davalı şirkete ait olan ve an cak bedeli mukabilinde geçiş yapılabilmekte olan otoyolda, davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini yeterince almamış olmasından kaynaklandığını, davalı şirket, vekileden şirkete kasko sigortalı aracın geçişinden önce meydana gelmiş olan bir kaza akabinde, gerekli yol güvenliği sağlanmamış ve önceki kazadan kalan parçaların  otoyol üzerinde kaldığını, davalı şirketin, bu yolun bir bedel mukabilinde bu yolun işletmeciliğini yapmakta olması, aynı zamanda bu türden bir kaza akabinde trafik güvenliğini sağlamak için gerekli yol temizliğini de yapmasını gerekmekte olduğunu, Bu nedenle davalı şirketin hukuksal sorumluluğu, Borçlar K.nun 69 cu md.si ile düzenlenmiş bir “kusursuz sorumluluk” hali olup, aynı zamanda yukarıda 2.ci md.de belirtildiği üzere \"Karayolları Trafik Yönetmeliği\"nin 19 cu md.si ilede bakım ve işletme sorumluluğunu taşıyan kuruluşunemniyetli bir şekilde trafik güvenliğini sağlamak zorunluluğunda olduğu belirlendiğini, bir yapı eserinde herhangi bir yapım bozukluğu olmasa bile, ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmaması bir yapım eksikliği sayılacağını, koruma kapsamında, tesisatı tetkik ve muayene etmenin de olduğunu, bu cümleden hareketle, davalı şirket koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden meydana gelen bu kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza akabinde kasko sigorta poliçesi genel şartlarına uygun olarak hasara uğrayan kasko sigortalı ... plakalı araçta hasar tesbiti yapıldığını  düzenlenen ekspertiz raporu ile aracın ağır derecede hasar görmüş olması, oluşan hasarın 825.000 TL civarında olması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı gözetilerek pert edilmesine karar verildiğini, bu karar sonucu aracın kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin 1.200.000 TL olarak belirlenmiş ve hurda hali ile 701.078 TL ya satıldığını, akabinde bu tutar sovtaj bedeli olarak düşülerek, bakiye hasar bedeli olan (1.200.000 – 701,078 =) 498,922 TL, vekileden şirketçe kasko sigortalı araç sahibine 07.07.2022 tarihinde ödendiğini, yapılan bu ödemenin akabinde müvekkili şirketçe davalı tarafa, söz konusu tutarı rücuan ödemesi için davet yazıları yazılmış isede, olumlu veya olumsuz hiçbir cevap verilmediğini, kasko sigorta poliçesi genel şartları, T.Tic.K.nu ve özellikle bu kanunun 1472 ci md.sinin açık hükmüne istinaden kanuni halefiyeti iktisap etmiş bulunan vekileden şirket adına yukarıda izahı yapılan zarar bedeli olan 498,922 TL nın, olayda kusursuz sorumluluğu bulunan davalı şirketten işleyen yasal faiziyle birlikte rücuan tazmin ve tahsil edilebilmesi için Susurluk İcra Müd.nün ...... E.sy. dosyası ile ilamsız icra takibine başlanmış isede, davalı şirketin bu takibe karşı itirazda bulunması üzerine İcra Müd.ce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davaya konu konu bu eylemin, 6098 sy. T. Borçlar K.nu 49 ve devamı md.lerinde tanımlanmış bulunan haksız fiil niteliğindedir. Her ne kadar davalı, İcra Müd. nezdinde yapmış olduğu itirazında takibin, borçlu sıfatıyla kendi ikametgahı mahkeme ve icra daireleri nezdinde yapılması gerektiğinden bahisle yetki yönünden itirazda bulunmuş isede, 6100 sy. H.M.K. 16 md.sine göre; \"haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği\" yer mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğuna dair düzenlenin mevcut olduğu. Davaya konu hazada hasarlanan araç sahibi, şayet kasko sigortası olmayıp, kendi adına bu davayı açacak olsa idi, mezkur yasal düzenlemeye istinaden bu davayı Susurluk’ta açabilecek olması nedeniyle ve sigorta şirketi de zarar bedelini ödemesini müteakip halef sıfatını kazanması nedeni ile, bu sıfatından ötürü sigortalısı ile aynı kurallara tabi olan sigorta şirketinin de haksız fiilin gerçekleştiği yerde dava açabileceğini, mezkur icra takibine ve işbu davaya konu haksız eylem de Susurlukta gerçekleştiğini, bu nedenle davalı tarafın yetkiye yönelik itirazı haksız olup, yerinde olmadığını, davaya bakma yetkisinin Susurluk mahkemeleri ve icra dairelerinin olduğunu, davanın yasal dayanağının haksiz fiil olduğundan zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını, Susurluk İcra Müdürlüğünün 2022/596 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama masrafları ile avukatlık ücretininde davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVANIN AÇILDIĞI MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:<br>Dava, Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/560 Esas sayısında açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada, tarafların tacir oldukları, davanın  Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesinin 1.fıkrasında; \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın… \" denilerek her iki tarafın dan da ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağının belirtildiği, davalı şirketin ve davacının tüzel kişi tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmasından bahisle işbu davanın ticari nitelikte sayılan davalar arasında yer aldığı, kasko sigorta şirketi tarafından zarardan sorumlu karşı açılan dışa rücu davalarında ise, dava gerçek kişilere karşı açılmış ise görevli Mahkeme Asliye hukuk Mahkemesi olduğu, davalılar arasında gerçek kişi bulunmayıp, tüzel kişiler var ise davanın Ticaret Kanununa göre tüzel kişiliğe haiz şirketler arasında ihtilaf olarak Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edildiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Bu görevsizlik kararı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ve dava dosyası 6100 sayılı HMK. 20/1 maddesi uyarınca ilgili mahkemeye gönderilmiştir.<br><br><br>DAVANIN GÖNDERİLDİĞİ MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:<br>Görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gönderilen Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dava 2023/... Esas sırasına kaydedilmiş, mahkemece yapılan yargılamada, davacının sigorta şirketi, davalı ticari şirket ise de davacı sigorta şirketinin halefi olduğu, dava dışı sigortalının gerçek kişi olup tacir sıfatı bulunmadığı, sigorta poliçesi teminatındaki aracın ise hususi otomobil vasfında olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince dava dışı sigortalı ile davalı zarar veren (üçüncü kişi) arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiğinden ve uyuşmazlığın hizmet ilişkisine dayalı haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Bu görevsizlik kararı da taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. <br>UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ:<br>Her iki mahkemenin karşılıklı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu kararların istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeniyle mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığı, 6100 sayılı HMK. 21/1-c maddesinde yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebep olarak gösterilmiş bulunan \"İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse\" sebebinin gerçekleştiği görülmektedir.<br>Karşı görevsizlik kararını veren mahkeme 6100 sayılı HMK. 22/1 maddesi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasını re'sen dairemize göndermiştir.<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede; <br>Somut olayda; davacı sigorta şirketinin davalı ...A.Ş aleyhine rücuen tazminat istemini içerir mevcut davayı açtığı, dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu, aracın hususi kaydının bulunduğu ve aracın otoyolda giderken hasar gördüğünün belirtildiği, dolayısıyla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. <br>Bu durumda davanın Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu mahkemece  verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.(Yargıtay 17.H.D. 2015/15199 Es.-2016/2972 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>6100 sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin  (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 02/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>KANUN YOLU\t  : 6100 sayılı HMK. 23/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024<br>\t\t\t\t<br> .......<br>Başkan<br>.......<br>¸e-imzalıdır <br>...........<br>Üye<br>..........<br>¸e-imzalıdır <br>.........<br>Üye<br>.........<br>¸e-imzalıdır <br>...........<br>Katip<br>............<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"709427fab9bf0310","SID":"7c63d1f72751f720"}}