{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/407 - 2025/1445<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/407<br>KARAR NO\t: 2025/1445<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ\t: 17.10.2023<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: 1- ...  <br>VEKİLİ\t:  Av.  <br>Temlik eden davacı <br>...'tan alacağı<br>temlik alan DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... Sigorta Anonim Şirketi  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12.06.2025<br><br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05.04.2016 günü ... plakalı aracın D400 karayolu ... kavşağında aniden alev alması sonucu, içindeki davacıların ağır yaralandığını, beden gücü kaybına uğradıklarını, aracın aniden alev almasının ruhsata işlenmiş olan araçtaki LPG tankının patlaması sonucu oluştuğunu, bu patlamanın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığını, bu nedenle aracın işleteninin KTK ve TTKya göre sorumlu olduğunu, aracın davalı şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu, davalıya başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini, davacıların tedavi gördüklerini belirtmiş ve şimdilik davacı ... için 1.000,00 TL ve davacı ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000,00 TL'nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı ... tarafından alacağın devri sözleşmesi ile ilk derece mahkeme dosyasındaki her türlü alacağını ...'a devrettiğine ilişkin devir sözleşmesinin ilk derece mahkemesine sunulduğu görüldü. <br>ISLAH : Davacılar vekili 25.05.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini temlik alan davacı ... yönünden 91.860,43 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ile 4.088,25 TL geçici iş görmezlik tazminatına, davacı ... yönünden ise 230.025,43 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ve 3.977,10 TL geçici iş görmezlik tazminatına ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 05.04.2016 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç; müvekkili şirkete 02.11.2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitimiz kişi başı 310.000TL olduğunu, trafik sigortacısı şirketin; üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami fimitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacıların kendilerine başvurduğunu ancak davacılardan ...'in kusurlu araç sürücüsü oması ve meydana gelen zararın trafik kazasından değil aracın lpg sisteminde meydana gelen arıza nedeniyle ortaya çıktığını ve bu nedenle poliçe kapsamında olmadığını beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, ... yönünden; 230.025,43 TL kalıcı ve 3.977,10 TL geçici olmak üzere toplam 234.002,53 tazminatn 05/01/2017 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (poliçe limiti olan 310.000 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... yönünden; 91.860,43 TL kalıcı ve 4.088,25 TL geçici olmak üzere toplam 95.948,68 TL tazminatn 17/04/2017 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (poliçe limiti olan 310.000 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın trafik kazası olmadığını, araçta bulunan LPG tankının patlaması sonucu meydana gelen bir kaza sonucunda meydana geldiğini ve meydana gelen kazanın trafik kazası olmadığı hususunun 21.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olduğunu, davacıların çıkan yangın nedeniyle yaralanmış olduklarını ve bu nedenle dava konusu olayın teminat dışı olması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, sigortalı sürücünün kendi kusuruyla sebep olduğu kazadan kaynaklı müvekkili şirketten alacağının söz konusu olmadığını, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda kimsenin kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereğince sigortalısının açmış olduğu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, temlikname doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, temerrüt tarihi olduğu iddia edilen 05.01.2017 tarihinden itibaren tazminat tutarına yasal faiz işletilmesinın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen kazanın trafik kazası olmaması sebebiyle müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını ve bu nedenle temerrüde de düşmemiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin gerçekleşen zarardan sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>KTK. md. 85'e göre: \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa\" işleten doğan zarardan sorumlu tutulacaktır.<br>O halde, araç işletenin sorumluluğu için, önce bir motorlu aracın bulunması ve zararın bu aracın işletilmesinden doğması gerekir. Böylece araç işletenin kusursuz sorumluluğu, işletilmekte olan araçlar için tanınmış bulunmaktadır. <br>Başka bir anlatımla araç işletenin sorumluluğunun dayanağı tehlike sorumluluğu olduğuna göre, yasa koyucu böyle bir tehlikeyi aracın işletilme halinde olması için öngörmüştür.<br>Zarar gören kişi, araç işletenin (veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin) zararın oluşumunda kusurunu veya araçtaki bir bozukluğun kazaya neden olduğunu kanıtlarsa işleten doğan zarardan sorumlu tutulabilecektir. <br>Yine KTK. md. 87'e göre: \"Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.\" hükmüne göre, işletilme halinde olan bir araç karşılıksız olarak olarak araç sürücüsüne verilmemiş ise (ve yine KTK md.86 kurtuluş kanıtı getirilmemiş ise) zarar gören araç sürücüsünün, iş bu aracın işletilmesinden kaynaklanan zararlarından araç işleteninin KTK. md. 85'e göre kusursuz sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda, 05.04.2016 günü ... plakalı aracın D-400 karayolu ... kavşağında aniden alev alması sonucu, içindeki davacı sürücünün ağır yaralandığını, beden gücü kaybına uğradıklarını, aracın aniden alev almasının, ruhsata işlenmiş olan araçtaki LPG tankının patlaması sonucu oluştuğunu, keza dosya içinde mevcut  09.05.2018 tarihli kök ve 09.11.2020 ek teknik bilirkişi raporlarına göre;  ... plakalı aracın ... marka ... tipi olduğu, fenni muayene geçerlilik ve bitiş tarihini gösteren evrakın dosyada olmadığı, aracın LPG sistemine ait geçerli bir Sızdırmazlık Test Belgesi'nin olmadığı, dava dışı araç sahibi ...'ın aracının muayenesini ve LPG sızdırmazlık testini zamanında yaptırmadığı ve aracına yeni doldurulan LPGnin yüksek basıncı nedeniyle bağlantı noktalarından gazın dışarıya sızdığı ve uygun ortamda tutuşarak yangına dönüştüğü için 2918 sayılı KTKnın yönetmeliğinin 67. maddesine ve kanunun 34. maddesine aykırı davrandığından % 100 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, 05.04.2016 günü işletilme halinde olan ... plakalı araçtaki bir bozukluğun, davacı sürücünün bedensel zarar görmesine neden olduğunu anlaşılmakla, oluşan zarardan dava dışı araç işleteninin KTK. md. 85'e göre sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>Keza, KTK'nun md. 91/1 maddesinde; \"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" hükmü karşısında, oluşan zarardan davalının da sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin davacı ...'nün yapmış olduğu temliknamelerin geçersiz olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde: <br>5684 Sayılı Kanun'una 22/07/2020 tarihli, 7251 Sayılı Kanun'un 57 maddesi ile eklenen ek 6. maddesinde \" Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak........  Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir. \" düzenlemesi getirilmiştir. İş bu kanun Resmi Gazetede 28.07.2020 tarihinde yayınlanmıştır.<br>Dava konusu tazminat alacaklarına dair, davacı ... ile ... arasında noter tarafından düzenlenmiş 24.02.2020 tarihli temlikname imzalandığı ve dosyasına sunulduğu görülmüştür.<br>Mecut duruma göre, temlik yasağının yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konusu temliklerin yapıldığı göre davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde: <br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.<br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK md. 99 gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru  ispatlanmadığı hallerde  davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.538,97 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 5.634,74 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 16.904,23‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 12.06.2025<br><br>    <br>     Başkan                 Üye                   Üye                      Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br><br>        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d35b4fe76e4c4620","SID":"73ee7b58b8db71b5"}}