{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:   <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br><br>DAVACI\t: <br> <br>DAVALI\t:  <br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/17/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında araç satım, bakım ve onarım işi ile buna ilişkin faturalardan kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, yapılan hizmet karşılığı tanzim edilmiş faturaların davalı tarafça ödenmemiş olduğunu, cari hesap ekstresinden de bu faturalara ve cari hesaba ilişkin alacağın mevcut olup işbu alacağın tahsili için davalı aleyhine Bursa ..... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ile takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-înkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>Davalı vekili ıslah suretiyle verdiği cevap dilekçesinde özetle, müvekkil ile davacı arasında iki ticari ilişki söz konusu olduğunu, ilkinin 02/06/2014 tarihli iki adet tır satışı (2*249.567,50-TL  =  499.135 TL) ve ikincisinin ise 03/09/2014 tarihli bir adet dorse satışından (59.000 TL) ibaret olduğunu, diğer belgelere dair müvekkilinin bilgisi olmadığını,  müvekkili ile davacı şirketin dönemin satış müdürü olan .... Karabulut arasında yapılan görüşmeler neticesinde tarafların müvekkilinin satın alacağı iki adet tır ve bir adet dorsenin toplam değeri karşılığında bir kısım ödemeyi kredi çekerek yapacağı, bakiye borç ise müvekkilinin sahip olduğu ikinci el tır ve dorsenin müvekkil tarafından davacıya devri ile kapatılacağı ve cari hesabın sıfırlanacağı hususunda anlaştıklarını, davacının bu noktada devir işlemlerinin üçüncü kişiler üzerinden yapılmasını, yani müvekkilinin sahip olduğu  tır (o dönemdeki değeri 70.000 TL) ve dorsenin (o dönemdeki değeri 30.000 TL) davacının kendi bulacağı alıcılara devretmesini teklif ettiğini, ancak bu hususta yazılı bir protokol yapılmadığını, yapılan anlaşma doğrultusunda müvekkilinin ... Noterliği'nin 10/07/2014 tarih ve .. yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile, sahip olduğu.... plaka nolu tır çekiciyi, davacının bulmuş olduğu dava dışı ...'ya satarak devrettiğini,  söz konusu devirden dört gün sonra 14/07/2014 tarihinde ...'nın,  davacıyla yapmış olduğu anlaşma (10.000 TL'yi nakden ödemeyi, 60.000 TL'yi davacıya .... Bankası kanalıyla havale etmeyi taahhüt ettiği) uyarınca tır çekicinin bedelinin 60.000 TL'lik kısmının 14/07/2014 tarihinde davacıya ... . kanalıyla havale edildiğini, söz konusu havalenin, müvekkilinin cari hesabına işlendiğini, anılan 10.000 TL'nin akıbeti hakkında herhangi bir bilgilerinin  mevcut olmayıp bu hususun ... ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisiden tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin Bursa .... Noterliği'nin 25/02/2015 tarihli araç satış sözleşmesi ile sahip olduğu .... plaka nolu dorseyi, davacının bulmuş olduğu dava dışı....'e satarak devrettiğini, aracın satışının, müvekkiline vekaleten davacının dönemin satış müdürü olan.... tarafından yapıldığını, davacının, dava dışı kişilerden tahsil edemediği alacağını müvekkili ile arasındaki güven ilişkisine dayanan ticarete aykırı olarak müvekkilden tahsil etme amacıyla icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacı tarafın göstermiş olduğu üçüncü kişilere tır ve dorselerin devrini gerçekleştirerek borcundan kurtulduğunu, takip ve davanın fatura ile cari hesap ekstresine dayandığını, bunların tek taraflı olarak düzenlenebilen belgelerden olduklarından diğer delillerle desteklenmedikçe tek başlarına bir alacak belgesi taşımadıklarını, iki adet tır çekici ve bir adet dorsenin müvekkili adına tescil ettirildiğini, davacının  faturadaki meblağın tamamını tahsil etmeden malları teslim etmesinin söz konusu olmayacağını, bakiye bedeli almadığı yönündeki iddianın davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine, kötüniyetli davacının İİK md. 67/2 uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.      <br>     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının, davalı aleyhine cari hesap ekstresine dayalı olarak icra takibi başlattığı, delil olarak iş emri, kontrol formu, servis teslim fişi, müşteri istek formu ve faturaları sunduğu, davalı yanın 02/06/2014 tarihli 332473 nolu 249.567,50 TL, 02/06/2014 333167 nolu 59.000,00 TL bedelli faturalara bir itirazı bulunmadığı, davacı muavin defteri kayıtlarında yer alan 166,20 ve 73,61 TL'lik faturaların davalı tarafından ödendiği, davacının 167,64 TL, 67,93 TL ve 1.815,15 TL'lik faturalar yönünden alacağını ispatlayamadığı, 1.815,15 TL bedelli faturaya konu iş emri üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı, muavin defter hareketlerine göre davacı alacaklarının 332473 nolu 249.567,50 TL'lik fatura, 332474 nolu 249.567,50 TL'lik fatura, bu araç satışlarına ilişkin 27,20 TL'lik 2 ayrı damga vergisi ( 54,40 TL ) 166,20 TL'lik fatura, 73,61 TL'lik fatura, 59.000,00 TL'lik fatura olmak üzere toplam 558.429,21 TL olup davalı tarafından 399.300,00 TL'lik havale, 60.000 TL'lik havale, 166,20 TL kredi kartı tahsilatı, 73,61 TL kredi kartı tahsilatı, 60.000,00 TL havale olmak üzere toplam 519.539,81 TL ödeme yapıldığı, kalan davacı bakiye alacağının 38.889,40 TL olduğu, kararda sehven 38.649,59 TL olarak belirtildiği, alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Bursa ..... İcra Müdürlüğü'nün....Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 38.649,59 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan  7.730 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, mahkemeye sunulan 29/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi yargılamanın hiçbir aşamasında dikkate alınmadığını, hal böyle olunca eksik incelemeye dayalı olarak hatalı bir hüküm kurulduğunu, duruşmada tanık olarak beyanı alınan .. Düzkaya'nın aracı davacından aldığını ve parasını davacıya ödediğini beyan ettiğini, yerel mahkemeden davacıdan ... ve/veya ...'e ilişkin cari hesapları olup olmadığının sorulması, ayrıca UYAP üzerinden dosyaların sorgulanarak alacaklısının ....Ltd Şti olduğu icra dosyalarının celp edilmesi, icra ceza mahkemesinde karşılıksız çekten kaynaklanan şikayette bulunulup bulunulmadığının UYAP üzerinden sorgulanması ve varsa ilgili dosyaların celp edilmesi talep edilmişse de yerel mahkemece bu taleplerin hiçbir şekilde nazara alınmadığını, müvekkilin imzasının dahi yer almadığı evraklar ile yalnızca davacının cari hesaplarına dayanılarak borçlu konuma sokulmasına ve/veya borç miktarının artırılmasının hukuka aykırı olduğunu, 01/06/2018 tarihli celse ara kararı uyarınca tanzim edilen 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporunun geçerliliği bulunmadığını, davacı ile müvekkil arasındaki iki adet tır çekici ve bir adet dorse satışına dair işlemlerin gerçekleşmesini takiben Trafik Şube'ye gidilerek araçların müvekkili adına tescil ettirildiğini, basiretli bir tacir satış ilişkisinde faturasını kesmiş olduğu ancak faturadaki meblağın tamamını alıcıdan tahsil etmediği bir ürünü alıcıyla herhangi bir sözleşme akdetmeden veya alıcıya senet keşide ettirmeden yahut herhangi bir ihtirazi kayda yer vermeden alıcıya teslim etmesi ticari hayatın olağan akışında düşünülemeyeceğini, davacının 500.000 TL'yi aşan bir satış sonrası söz konusu bedeli tahsil etmeden tescil işlemlerini gerçekleştirmesi ticari hayatın olağan akışına aykırı olup bunun aksini iddia eden tacirin bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığını, mahkemece 2.290,53 TL'lik davanın reddine karar verilmişse de 2.260,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkile verilmesine ve müvekkili tarafından yapılan yargılama giderlerinin müvekkil üzerine bırakılmasına karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul-ret oranına göre yargılama giderlerinin paylaştırılması ve vekalet ücretinin reddedilen kısımdan az olmaması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden bakiye alacağın tahsili için başlatılan  icra takibine vaki  itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu Bursa..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, 40.940,12 TL asıl alacak olmak üzere toplam 49.379,39 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerin takibin durduğu, hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davacı taraf, taraflar arasındaki araç satım, bakım ve onarıma dair faturalardan kaynaklı ticari ilişki olduğunu, cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmediğini ileri sürmekte olup davalı taraf, 02/06/2014 tarihli iki adet tır satışı ve 03/09/2014 tarihli dorse satışına dair ticari ilişkiyi kabul etmektedir. <br>Mahkemece de, taraflar arasında davalı tarafça kabul edilen iki adet tır ve dorse satışına  dair ticari ilişkinin bulunduğu yine davacı muavin defteri kayıtlarında yer alan 166,20 ve 73,61 TL'lik faturaların davalı tarafından ödendiği ancak davacı tarafça alacağa konu edilen 167,64 TL, 67,93 TL ve 1.815,15 TL'lik faturalar yönünden alacağını ispatlayamadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin toplam bedelinin 558.429,21 TL olduğu, davacı ticari kayıtları uyarınca davalının  519.539,81 TL'lik ödeme yaptığı kabul edilmiştir. <br>Uyuşmazlık, davalı tarafın davacıya borçlu olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği noktasındadir.<br>Her ne kadar davalı taraf, davacından satın alınan iki adet tır ve bir adet dorsenin toplam değeri karşılığında bir kısım ödemenin kredi çekilerek yapılacağı, bakiye bedelin ise davalıya ait tır ve dorsenin takas edilerek ödeneceği hususunda taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, davacının bu noktada devir işlemlerinin üçüncü kişiler üzerinden yapılmasını talep ettiğini, davacının talebi doğrultusunda satış işlemlerinin yapıldığını ve borcu bulunmadığını savunmakta ise de, davalının bakiye alacağın araç takası yapılmak suretiyle ödenmesinin kararlaştırıldığını kesin deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Takas anlaşmasını ispat hususunda davalı tarafça sunulan araç satış sözleşmeleri davalının bu yöndeki iddiasını ispata elverişli olmayıp, miktar itibariyle de söz konusu iddianın tanık delili ile ispatı mümkün değildir. Diğer yandan davacı tarafça dava dışı şahıslar hakkında icra takibi başlatılmış olması ya da taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunması da davalının takas iddiasını ispata elverişli olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Davalı taraf taraflar arasında akdedilen iki adet tır ve dorse satışına  dair ticari ilişkiyi kabul etmekte olup söz konusu satışlara dair faturaların 02/06/2014 tarihli, 249.567,50 TL bedelli iki adet fatura ile 03/09/2014 tarihli 59.000 TL bedelli olduğu nazara alındığında her ne kadar mahkemece davacının muavin defteri kayıtlarında yer alan 166,20 ve 73,61 TL'lik faturaların davalı tarafından ödendiği kabul edilmiş ise de, söz konusu faturaların da davalının kabul etmediği servis hizmeti bedeline ilişkin faturalar olduğu ve dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın fatura konusu hizmetin verildiğini ispat edemediği anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, davalının davacından 558.135 TL bedelinde araç aldığı, davacı defterlerinin aleyhine delil teşkil edeceği ve davacı defterlerine göre davalının 519.539,81 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça bakiye 38.595,19 TL alacağın ödendiğinin usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, davacının davalıdan  38.595,19 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi ve kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında hesaplama hatası yapılarak çelişki oluşturulması yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yerine yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>    I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;<br>1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 38.595,19 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-) Alacak likit olduğundan hükmedilen alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan  7.719,03 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-) Harçlar yasası gereği alınması gereken 2.636,43 TL harçtan peşin alınan 699,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.937,27 TL  harcın davalıdan tahsiline,<br>4-) Davacı tarafından yapılan 707,50 TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 666,97 TL yargılama gideri ile davacı taraftan peşin alınan 699,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 13/1. maddesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 13/2.maddesi uyarınca davalı yararına ölçümlenen 2.344,93‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-) Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,  <br>II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının  talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br> III-) İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan 162,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>IV-) \tKararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/07/2024\t<br>\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br><br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Üye<br>...<br> <br>.....<br>Katip<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fc6a27c926a2d1c","SID":"31a57593a5259550"}}