{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ... - ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br> <br>DAVALI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br> <br>\t  Av. ...<br> <br>DAVANIN KONUSU\t: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br> Bursa  . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih,  ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında 02/06/2017 tarihli \"...Genel Müdürlüğü 12 ay süre ile 400 Kv İnterface MERKEZLERİNİN işletmesinin hizmet alımı yolu ile yapılmasına yönelik (İMİ/1-2-1- GRUBU) 1. Etap Birim Fiyat Hizmet Alım Sözleşmesi\" akdedildiğini, hizmet alım ihalesinin niteliği itibariyle \"personel çalıştırılmasına dayalı\" hizmet alım ihalesi olduğunu, taraflar arasında alt işveren -asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, imzalanan ihale sözleşmesi kapsamında işe fiilen 25/08/2017 tarihinde başlandığı, 02/06/2017 tarihli ihale sözleşmesinin süresinin 31/08/2018 tarihinde sona erdiğini, ancak ihale edilen işin süreklilik arz etmesi nedeniyle, müvekkili ile akdedilen sözleşme süresi sona ermeden önce 07/08/2018 tarihinde yeni ihale gerçekleştirildiğini, bu kez 17/08/2018 tarihli ihale sözleşmesinin akdedildiğini, eski ve yeni ihale sözleşmeleri kapsamında taraflar arasında işyeri devrine ilişkin protokol tutanakları imzalandığını, hali hazırda müvekkili firmanın aynı işyerinde faaliyetlerine kesintisiz şekilde devam ettiğini ve firma nezdinde çalışmakta olan işçilerin tamamının SGK nezdinde işten çıkış bildirimlerinin yapıldığını,  işçilerin tamamının imzalanan yeni ihale sözleşmesi kapsamında ertesi gün aynı işyerinde tekrar müvekkili firma nezdinde işe girişlerinin yapıldığını, işçilerin çalışmalarına kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, müvekkili firmanın sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle son hak ediş faturalarını tanzim ettiğini, davalının elinde halen 48.653,00 TL  bakiye hak edişin bloke tutulduğunu, İlişiksiz Belgesinin verilmesi için elektronik sistem üzerinden SGK ya başvuruda bulunulduğunu, bilgi ve belgelerin SGK ya ulaştırılması için davalıya bildirimde bulunulduğunu, 6552 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ve bu yasanın 4734 ve 4857 sayılı yasalarda değişiklik yapmasından sonra müvekkili firmanın, hem 6552 sayılı yasal düzenlemeler hem de \"işyeri devri hükümleri\" uyarınca, işçilerin kıdem tazminatlarından firmasının sorumluluğunun bulunmadığı, tazminatların ya davalı kurum tarafından ödenmesi gerektiği ya da zaten ödenmesinin gerekmediği yönünde sayısız kez yazılı ve sözlü taleplerde bulunduğunu ve hak ediş ve teminat mektuplarının iadesinin istenildiğini, davalı.. tarafından her seferinde  olumsuz yanıt verildiğini, 6552 sayılı yasayla değişik 4857 sayılı yasının 112. Md gereğince kıdem tazminatlarından davalının sorumlu olmasına rağmen teminat mektuplarının iade edilmediğini, ileri sürerek kıdem tazminatı sorumluluğunun davalıda olduğunun tespiti ile işyeri devri hükümleri kapsamında müvekkili firmanın kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine, teminat mektuplarının iadesine, paraya çevrildiyse bedelinin ödenmesine, teminat olarak bloke edilen 15.000,00 TL hak ediş bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraf sıfatı, zamanaşımı, husumet, yetki ve görev yönünden ilk itirazlarını yaptıklarını, sözleşmenin 36.4.5 hükmünde \"yüklenicinin en az 30 günlük son istihkakı ödenmeyecek olup, söz konusu istihkak çalıştırdığı personelin ücret, fazla mesai, her türlü hak ve alacakları ile kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs. haklarının karşılığı olarak ayrılacaktır.\" yüklenici işin bitiminde sözleşme konusu işe ait çalıştırdığı tüm personelden, usulüne uygun olarak alınmış Noter Onaylı bir ibranameyi ve bu ibranamede belirtilen miktarın yine banka hesabı aracılığı ile ödendiğini gösteren belgeyi teşekküle verecektir.\" düzenlemesine göre Firma tarafından hesaplanan kıdem tazminatlarının firmanın kuruluşa yazdığı  yazı gereği son hak edişinden firma talebi üzerine personele ödendiğini,  personel tarafından ibranamelerin kuruma sunulduğunu, işçilerin kıdem tazminatı dahil tüm işçilik haklarından davacı Aktif Enerji Şirketi'nin sorumlu olduğunu,  davacı ile  akdedilen sözleşme hükümlerine göre zaten kıdem tazminatlarını ödeme ve akabinde ödeme dekontları ile ibranameleri sunma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, ihale sözleşmesinin 4734 sayılı kanunun 62/1-e bendi kapsamında yapılan bir sözleşme olmadığını, 4734 sayılı Kanunun 3/g maddesi kapsamında yer alan mal ve hizmet alımları ve \"TEİAŞ' nin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3/g maddesi uyarınca Yapacağı Mal ve Hizmet Alımlarında Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre yapıldığını, işçilerin ödenmeyen ücretlerinin davacının son hak edişinden ödenmesinin İş Kanunu 36. madde gereğince kuruluş açısından bir zorunluluk olduğunu, davacının teminat mektubunun iadesi yönündeki taleplerinin ise SGK ilişiksiz belgesinin kuruluşa sunulması halinde teminat mektuplarının davacıya iade edileceğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sözleşmenin 36,4.5 maddesine göre; Yüklenici işin bitiminde sözleşme konusu işe ait çalıştırdığı tüm personelden, usulüne uygun olarak alınmış noter onaylı bir ibranameyi ve bu ibranamede belirtilen miktarın yine banka hesabı aracılığı ile ödendiğini gösteren belgeye dosya kapsamında yer verilmiş ise de; dava dışı işçilere yapılmış herhangi bir fesih ihbarı bulunmadığı gibi, davacı şirketin davalı Türkiye Elektrik İletişim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ndeki ihale sözleşmesinin 01/09/2018 tarihinde yenilendiği göz önüne alındığında davalı kurum tarafından gerçekleştirilen kıdem tazminatı ödemelerinin yasaya açıkça aykırı olduğu, diğer bir yandan ise kamu uygulamasının dava tarafları arasında  akdedilen 25/08/2017- 31/08/2017 tarihleri arasındaki ilk sözleşmeye göre işe başlayan işçilerin 1 yıldan az çalışma sürelerinin ikinci sözleşmeye istinaden 1091263 nolu işyeri sicil numarasıyla devam ettirdiklerin ve kıdem tazminatına hak kazanabilecek süreye erişebileceklerini yok sayar uygulama olduğu, taraflar arasındaki ''hizmet sözleşmesi'' hükümlerinin, taraflar arasındaki akdin son bulması ile işlerlik kazanacağı bu nedenle davacı kurumun yapmış olduğu 47.486,97TL'lik kıdem tazminatı ödemesi rücu işleminin yerinde görülmediği, dava dilekçesinde işçilerin kıdem tazminatı haklarından sorumluluğun davalıya ait olduğu gerekçesiyle davacının yükümlülüğünün bulunmadığı iddia edilerek sözleşmenin 36.4.5 maddesindeki ibranamelerin alındığı, dava dışı işçilere yapılmış herhangi bir fesih ihbarı bulunmadığı gibi,davacı şirketin davalı Türkiye Elektrik İletişim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ndeki ihale sözleşmesinin 01/09/2018 tarihinde yenilendiği,taraflar arasında  akdedilen 25/08/2017- 31/08/2017 tarihleri arasındaki ilk sözleşmeye göre işe başlayan işçilerin 1 yıldan az çalışma sürelerinin ikinci sözleşmeye istinaden 1091263 nolu işyeri sicil numarasıyla devam ettirdikleri ve kıdem tazminatına hak kazanabilecek süreye erişebileceklerini yok sayar nitelikte olduğundan, dolayısıyla yasal mevzuat hükümleri ile sözleşmedeki davalının sorumluluğuna ilişkin maddeler ve rücu maddesi dikkate alındığında; sözleşmedeki tüm yükümlülüklerin davalı tarafça yerine getirilmeden kesintisi yapılan son hakedişin davacıya ödenmesi ve teminat mektuplarının iadesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça son hakedişten kesinti yapılmasında ve teminat mektuplarının iade edilmemesinde yasaya ve sözleşme hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek  \"davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi anayasa mahkemesince iptal edilen kanun hükmüne dayanarak karar verildiğini, hukuki hata yapıldığını, Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede yer alan bir maddeyi de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bu kanun maddesi ile irtibatlandırdığını ve hüküm kurduğunu, gerekçeli kararın omurgasını kuran gerekçenin dayandığı kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından yargılama devam ederken iptal edilmesinin mahkemece dikkate alınmadığını, karar metni ile hüküm çeliştiğini, gerekçe ile hüküm çeliştiğinden bu kararın kaldırılması gerektiğini, dava konusu edilen sözleşmenin genel işlem şartı içeren ve tek taraflı hazırlanan bir sözleşme olup müvekkili aleyhine haksız hükümler içerdiğini, mahkemece bu hususun yeterince incelenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede ödeme yükümlülüğü kapsamında kıdem ve ihbar tazminatı adı altında hiç bir yükümlülüğe yer vermediği halde Genel İşlem Şartı olarak dayatılan maddelerde müvekkilininin bedelini almadığı kalemlerden sorumlu olmasının sağlandığını, 02/06/2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile üstlenilen işin süresi bitmeden önce idare işinin kesintisiz devamı için 07/08/2018 tarihinde yeni ihale gerçekleştirildiğini, ihaleyi yine müvekkili firmanın kazandığını, bu kez 17/08/2018 tarihli ihale sözleşmesinin  akdedildiğini, davacı işçilerinin Kod 16 işyeri nakli açıklaması ile çıkışlarının yapıldığını işçilerin tamamının imzalanan yeni ihale sözleşmesi kapsamında ertesi gün aynı işyerinde tekrar müvekkil firma nezdinde işe girişlerinin yapıldığını, böylece işçilerin çalışmalarına kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, halen müvekkili nezdinde çalışan işçilerin kanunen doğmamış kıdem tazminatları için 48.653,00 TL  hakedişe bloke konulduğunu, ve Teminat Mektuplarının  iade edilmediğini,  işyeri devri hükümleri uyarınca işçilerin feshe bağlı alacaklardan olan tazminat alacaklarının (bilhassa kıdem tazminatı) doğmadığı halde kıdem tazminatının ödettirilmesinin (ileride haklı fesihle iş akti feshi olasılığı da bulunduğu halde) hukuki olarak korunamaz bir hüküm olduğunu, Davalı TEİAŞ ın, 6552 Sayılı Yasa İle Değişik 4857 Sayılı Kanunun 112'inci maddesi uyarınca işçilerin kıdem tazminatlarından tek başına sorumlu olduğunu, 4857 sayılı yasa 112 maddesi gereğince Kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü tek başına kendisine ait olan davalı tarafın ihale şartnamesi ve eklerinde hiç bir şekilde kıdem tazminatı kalemine yer vermediği halde, Genel İşlem Şartları ihtiva eden sözleşme maddeleri içerisinde \"kıdem tazminatı ödenmeksizin son hakediş verilmez\", \"kıdem tazminatı ödenmeksizin teminat mektubu iade edilmez\" gibi maddelere dayanarak müvekkilinin iş yeri devri ile çalışmaya dahi devam eden dava dışı çalışanlara kıdem tazminatlarının ödettirilmesini sağladığı,  hakedişini bloke etmekte ve teminat mektuplarını iade etmediğini,  İlk derece mahkemesinin Anayasa Mahkemesi ile iptal edilmiş bir kanun maddesine dayanarak hazırlanan sözleşme maddesine dayanarak kurduğu, gerekçe ile hüküm fıkrası çelişen kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>     Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektubunun iadesi ile ihale konusu işte çalışan personelin kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğün davalı kuruma ait olduğunun tespiti, hak ediş bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafça istinafa konu dava ile; 6552 sayılı yasa gereğince ihale konusu işte çalışan personele kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün davalı kuruma ait olduğunun tespiti ile işyeri devri hükümleri kapsamında müvekkili firmanın kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine, teminat mektuplarının iadesine, bloke edilen 15.000,00TL hak ediş bedelinin davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasında personel çalıştırılması yoluyla hizmet alım sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine bu sözleşme sebebiyle davacı tarafın davalıya teminat mektupları verdiği tartışmasızdır.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1 maddesine göre \"Taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve Yüklenicinin bu işten dolayı teşekkülümüze her hangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin teşekküle verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamı yükleniciye iade edilecektir.\"<br>Madde 11.4.2. \"Yüklenicinin bu iş nedeniyle Teşekküle ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı Yükleniciye iade edilir.\"<br>Bu hükme göre teminat mektubunun iadesi için sadece SSK'dan alınacak ilişiksiz belgesinin sunulması yeterli olmayıp yüklenicinin bu işten dolayı teşekküle (davalıya) herhangi bir borcu olmadığının teşekkülce tespit edilmiş olması da gerekmektedir.<br>Davalı tarafça 23/07/2020 tarihli dilekçe ile \"ibranamelerin sunulduğu,\", Teminat mektuplarının SGK ilişiksiz belgesinin kuruma ulaşmasına mütekaip iade edileceğinin Bölge Müdürlüğü tarafından bildirildiğini, yükümlülüğün yerine getirilmesi üzerine davaya konu teminat mektuplarının Bölge Müdürlüğünün 27/05/2019 tarih ve 220500 sayılı yazısı ile davacı şirkete iade edildiğini, davacı şirkete dava konusu iş için ödenmemiş hakediş ödemesi ve iade edilmemiş teminat mektubu bulunmadğını bildirmiş, TEİAŞ 2. Bölge Müdürlüğünün 09/09-2019 tarihli yazısı ile teminat mektubunun ilgili bankalara iadesine ilişkin yazıların dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. <br>\tSomut olayda, taraflar arasında 02/06/2017 tarihli \"... Genel Müdürlüğü 12 Ay süre ile 400 Kv İnterface Merkezlerinin işletmesinin hizmet alımı yolu ile yapılmasına yönelik (İMİ/1-2-1- GRUBU) 1. Etap Birim Fiyat Hizmet Alım Sözleşmesi\" akdedildiği, hizmet alım ihalesinin niteliği itibariyle trafo merkezlerinin işletilmesinde \"personel çalıştırılmasına dayalı\" hizmet alım ihalesi olduğu,  davacı Demirtaş Doğu Elekt Mk.İnş San Tic A Ş ile Davalı Türkiye Elektrik İletişim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü bünyesinde 25/08/2017-31/08/2018 Tarihleri ve 01/09/2018 Tarihinde başlayan ve dava tarihi itibariyle devam eden iki sözleşmenin akdedildiği, İkinci sözleşmenin 17/08/2018 tarihinde imzalandığı 01/09/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, sözleşmenin ilgili hükümleri (36.2.9., 36.4.4. vd.)  dikkate alındığında, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere, işçilerin iş kanunu ve diğer mevzuattan doğan sorumluluklarının yükleniciye ait olduğu açıktır.<br>\tHer ne kadar kararın gerekçesinde belirtilen  4857 Sayılı Kanunun 112. maddesine 7166 sayılı Kanunun 11. maddesiyle eklenen 6.fıkradaki “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” hükmünün, Anayasa Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarihli ve E.2019/42 - K.2019/73 sayılı kararı ile iptal edildiği gözden kaçırılmış ise de ; 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre, alt ve üst işveren, işçiye karşı dış ilişkide birlikte sorumlu olup, iç ilişkide tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi, tarafların birbirlerine karşı hak, borç ve yükümlülüklerini düzenlemekte olup, işçiye karşı yükümlülüklerin düzenlendiği İş Kanunu hükümlerine aykırılığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin nazara alınması gerekmektedir.<br>Taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinin 36.2.7 maddesinde \"Yüklenici çalıştırdığı işçilerle 4857 sayılı İş Kanunu, sözleşme ve özel teknik şartnamede yer alan hükümlere aykırı olmamak üzere yazılı bir hizmet sözleşmesi yapacak ve işe başlamadan önce bu sözleşmenin bir suretini teşekküle verecektir.\" hükmüne 36.2.9. maddesinde ise, \"Yüklenicinin çalıştırdığı personel ve kendi firmasıyla ilgili, İş Kanunu, İş Kanunu mevzuatı, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Hıfzısıhha Kanunu ile bu konudaki diğer yasa, tüzük ve yönetmeliklerde emredilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası primleri, işsizlik sigortası, kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye ve fazla mesai ödemeleri, vergi vb. Diğer bütün yasal yükümlülükler yükleniciye aittir.\" hükmüne yer verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin belirtilen hükümleri uyarınca kıdem tazminatı da dahil olmak üzere, işçilerin iş kanunu ve diğer mevzuattan doğan sorumluluklarının yükleniciye ait olduğu açıktır.<br>Öte yandan, davalı tarafından bakiye hak ediş ödemesi ve teminat mektubunun iadesi davacı tarafından sözleşmenin 36.4.5 maddesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle gerçekleştirilmemiş olup söz konusu sözleşmenin 36.4.5. maddesinde, yüklenicinin, işin bitiminde, davalı tarafa tüm işçilerden alınmış ibraname ibraz edeceği, alınacak bu ibranamede kıdem tazminatı da dahil tüm işçilik alacaklarının ödendiğinin gösterileceği, aksi takdirde son istihkakın ödenmeyeceği ve sözleşme ilişkisinin tasfiye edileceği, 11.4.2. ve 16.3. maddelerinde ise bu durumda teminat mektuplarının gelir kaydedileceği düzenlenmiştir.<br>... Genel Müdürlüğünün 09/09/2019 tarihli yazısı ile eski ihale 1 yıllık olduğundan yapılan sözleşmeye göre işin bitiminde SGK kurumundan \"İlişiksiz Belgesi\" ile çalışan personellerden kıdem tazminatını aldıklarına dair \"ibranamelerin\" sunulduğu, firmanın müdürlükte bulunan teminat mektuplarının iadesi için  Ziraat Bankası ve Kuveyttürk bankasına yazılan yazıların da eklendiğinin bildirilmesi karşısında, davacının teminat mektubunun iadesine yönelik istem yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. <br> Yine davacı tarafın, kıdem tazminatından sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesi karşısında davadan önce, davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşme hükmünde (36.4.4) yer alan koşulların sağlanmaması sebebiyle hak ediş  bedelinin tahsiline yönelik bu talebin reddinin doğru olduğu değerlendirilmiştir.<br>Bununla birlikte ; ilk derece mahkemesinin yukarıda açıklanan gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de , gerekçenin dosyadaki tespitlere ve sözleşme hükümleri ile çeliştiği  anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan bu nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, sair istinaf sebeplerinin reddine,  yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>A-Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜ ile;<br>B-Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih, ....sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,<br>1-Davacının kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine yönelik davanın REDDİNE,<br>2-Davacının bakiye hak ediş alacağının tahsiline yönelik davasının REDDİNE,<br>3-Davacının teminat mektubunun iadesine yönelik davası konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta alınan 2.049,30 TL peşin harcın mahsubu ile fazla kalan 1.621,7‬0  TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 15.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Taraflar tarafından kullanılmayan artan gider avanslarının hükmün kesinleşmesine müteakip taraflara iadesine,  <br><br>İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-İstinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafından istinaf aşamasında istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadğına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1552176d522ca1bd","SID":"6d04e7f621f22eb9"}}