{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br>ESAS NO\t: 2023/292 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/625<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/1024 E 2022/879 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/06/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya muhtelif tarihlerde satıp teslim ettiği elektrik malzemeleri için düzenlediği faturaların bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını,  davalının takibe ve borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan mal veya hizmet satın almadığını, fatura ve fatura konusu malların teslim edilmediğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği,  davalının ticari defterlerin vergi dairesinde olduğunu beyan etmesi üzerine vergi dairesine müzekkere yazıldığı, ancak verilen cevapta davalıya ait ticari defterlerin vergi dairesinde olmadığının bildirildiği, davalının süresinde ticari defter ve dayanak belgelerini sunmadığı, davacı defterleri, faturalar, Ba-Bs formları bilirkişi tarafından incelenerek düzenlenen rapor ve itiraz üzerine alınan ek raporda davacının davalıdan takip tarihi itibariye 22.432,86 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,  HMK'nun  222/3.maddesi gereği davacı defterlerinin usulüne uygun tutulması halinde ve davalı tarafça ticari defterlerin sunulmaması durumunda davacı defterlerinin lehine kesin delil teşkil edeceği ve bilirkişi raporu sonucunda davacının alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.432,86 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ticari defterler incelenmeden karar verildiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmediğini, teslim hususunun araştırılmadığını, alacağın likid olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının takibe konu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dayanak Eskişehir 4.İcra Müdürlüğünün 2020/6122 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 18/11/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 5 adet faturaya dayalı olarak 25.332,51 TL asıl alacak ve 478,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.810,74 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. \t<br>Bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.<br>Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;<br>“(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.<br>(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.<br>(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” .şeklindedir.<br>7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;<br>“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, eldeki davada, ticarî nitelikteki satış sözleşmesi nedeniyle 5 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine ilişkin itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı taraf ise icra takibine itirazında  ve davada dava konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığını bildirmiştir. Davalının süresinde ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine davacının ticari defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış olup bilirkişi raporunda  davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu 5 adet 25.332,51 TL bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca davalı tarafından yapılan toplam 2.900,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu tespit edilerek davacının ticari defterlerine göre 22.432,86 TL alacaklı olduğu belirtilmiş olup mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun icra takibi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinden mahkemece sadece davacı defterlerine dayalı olarak davanın kabulü isabetli değildir. Dosya kapsamında davacının teslim olgusunu yazılı delillerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesinde davacının aynı zamanda yemin deliline de  dayandığı anlaşılmaktadır.<br> Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda,  davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2022 tarih ve 2021/1024 Esas, 2022/879 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 23/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cad8bf71f871fc04","SID":"b2880ea0cc6607e3"}}