{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br><br>DAVACI\t: ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t \t<br>DAVALI\t: ... (...)<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br> <br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/07/2024<br><br>Davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife ödemesi gereken 117.307 TL aidat ve ara ödeme borcunun bulunduğunu, davalı tarafça borcun ödenmemesi  üzerine davalı hakkında Bursa ....İcra Müdürlüğünün .. E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili,  müvekkilinin kooperatife ait olan daireyi bitmiş halindeki fiyatını ödeyerek satın aldığını, normal üyelerden daha fazla para ödediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>          <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, davanın kooperatif aidat ve ara ödeme alacağına ilişkin olduğu, davalının davacı kooperatifte  ....Özkan'a ait  ....ada ...parsel H Blok D:7 numaralı daireyi .. Özkan'dan bitmiş haldeki bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, kooperatife üye olmadığını ancak devir tarihinden sonraki elektrik, su, doğalgaz harcamalarından kendi payına düşeni ödeyebileceğini  iddia ettiği, davalının peşin satış yoluyla daire aldığına dair kooperatif genel kurul kararı olmadığı gibi 17/08/2010 tarih 371 sayılı karar ile kooperatif üyeliğine kabul edildiği, bu kararda da ...Özkan'ın hissesini ...'e devir etmek istediğinin kayıtlı olduğu (bu tarihte taşınmaz maliki ...Özkan üyelikten çıkartılmıştır) ve hatta 04/12/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına da katıldığı anlaşıldığından, davalının iddia ettiği gibi daire satın alma değil de kooperatif üyeliğini devir aldığının anlaşıldığı, davalının kooperatife üye olduğu tarihte, üyeliği devir aldığı ... Özkan'ın kooperatife borcunun bulunmadığı, dolayısıyla davalının kooperatife üye olduğu tarihten sonraki tüm kooperatif aidat ve ara ödemelerinden sorumlu olduğu, davalının, davacı kooperatife 100.000 TL ödeme yaptığı savunmasını ispat edemediğinden, kayıtlarla ispatladığı 50.000 TL ödeme yaptığının kabul edildiği, davalının kooperatife üye olduğu tarihte 45.000 TL çek ve 5.000 TL nakit ödemenin davalının aidatlarından mahsup edilmesi nedeniyle üyeliğe giriş bedeli olarak değilde ileride doğacak kooperatif aidatları için alındığının anlaşıldığı, davalının peşin ödediği bu miktarın faizlendirilerek davalının aidat borçlarından düşüldüğü, netice olarak davalıyla aynı durumdaki bir ortağın ödemesi gereken aidat, ara ödeme ve şerefiye bedellerine göre tespit edilen toplam 187.460 TL aidat borcundan davalının hissesini devir aldığı önceki hissedarın yapmış olduğu ödemeler ile davalının yaptığı ödemelere, peşin ödemenin faizide katılarak yapılan hesaplama sonucunda icra takip tarihi itibarıyla davalının 58.992,25 TL aidat borcu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile  davalının Bursa...icra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 58.992,25 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren işletilecek aylık %1,5 faiz ile birlikte devamına, fazlaya ait istemin reddine, alacak likit olduğundan, hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si üzerinden hesaplanan  11.798,45  TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, mahkemece reddedilen kısımların kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafça kooperatif genel kurullarında belirlenen aidat ödemelerini zamanında yapmadığını, bu nedenle anılan borçlarına ilişkin olarak yine genel kurulda alınan karar gereği aylık %5 gecikme faizi uygulanarak faizler dahil olmak üzere 117.307 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, mahkeme kararında faize dair beyan ve talepleri değerlendirilmeksizin ve kooperatif genel kurulunda alınan faiz miktarı nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki aylık gecikmelere aylık % 5, yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki gecikmelere ise en az aylık %3,17 faiz işletilmesi gerektiğinden  yapılan faiz hesabının yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan raporun hatalı olup hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, bu nedenle lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından aynı iddialarla ilgili olarak bir başka kooperatif üyesi aleyhine açılan Bursa....Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E.sayılı dosyasında yerel mahkemece ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla aynı uyuşmazlığa ve aynı ticari defterlere dayanan iş bu davanın da davacının alacağını usulüne uygun olarak ispatlayamadığı gerekçesi ile reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından üyeliğin devralınmasından sonra 45.000 TL çek ile ve 55.000 TL nakit ödeme yapıldığı halde müvekkili tarafından yapılan ödemelerden 50.000 TL'nin ticari defterlerde yer almadığını ve davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutmamasının sorumluluğunun müvekkiline yüklendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, davacı kooperatifin aidat alacağının tahsili istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup taraf vekillerince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu Bursa ....İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 117.307 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmektedir. <br>Dosya kapsamı uyarınca, davalının 17/08/2010 tarih .. sayılı karar ile kooperatif üyeliğine kabul edildiği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları uyarınca davalının yaptığı ödemeler ve üyeliği devraldığı Kadriye Özkan'ın yaptığı ödemeler nazara alındığında icra takip tarihine kadar 58.992,25 TL aidat borcu bulunduğunun tespit edildiği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı kooperatif tarafından davalının bakiye aidat borcunun ispat edilemediği gibi her ne kadar davacı vekili mahkeme kararında faize dair beyan ve talepleri değerlendirilmeksizin ve kooperatif genel kurulunda alınan faiz miktarı nazara alınmadan hüküm kurulduğu istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; itirazın iptali talebine konu icra takibinde davacının işlemiş faiz alacağı isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.  <br>Davalı taraf , davacıya 100.000 TL ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de, ödemelerden sadece 50.000 TL'nin ispat edebildiği, yaptığı ödemeyi ispat yükü üzerine olan davalının elden ödediğini ileri sürdüğü 50.000 TL'yi yazılı deliller ile ispat edemediği gibi emsal gösterdiği kararın Yargıtay tarafından bozulduğu ve Dairemizin 2023/682 E.,  2024/287K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Bursa ....İcra Müdürlüğünün......sas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının 17.430 TL asıl alacak, icra gideri ve 17.430 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br> <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.029,76 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.007,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.022,32‬ TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>4-)\tİstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin yatıran taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 16/07/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan<br>...<br><br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"865044a460d2b098","SID":"c6cde7045ac2ad1b"}}