{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1356 <br>KARAR NO\t: 2025/1422<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I  <br><br><br>BAŞKAN\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t: ...                          (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>KATİP\t: ...                         (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/12/2023<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACILAR\t: 1- . <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: 1- ... SİGORTA AŞ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Ölüm Nedeni İle Maddi ve Manevi Tazminat   <br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/06/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.02.2020 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde ki, ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken trafik kazası sonucunda müvekkillerinden araçla çarpılan yaya olarak bulunan müvekkillerimden ...'ın eşi ve diğer müvekkillerinin anneleri olan ...'ın vefat ettiğini, iş bu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olmasından dolayı davacıların yaşadığı maddi ve manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir müvekkili için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve her bir müvekkili için 15.000,00 'er TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiili gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>ISLAH: Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile; 1.500,00 TL olarak talep etmiş oldukları destekten yoksun tazminatına ilişkin taleplerinin bilirkişi raporunda davacı müvekkili ... için davalılardan talep edeceği destekten yoksun kalma miktarının  197.671,09 TL olduğu kanaati ile, taleplerini davacı ... yönünden artırarak 196.171,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davacı her ne kadar arabuluculuğa başvurmuş olsa da yeterli ve gerekli evrakla başvuru yapılmaması ve evrakların kendilerine iletilmemesi sebebiyle sürecin olumsuz sonuçlandığını, öncelikle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, bu sebeple adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını, zarar hesabının aktüerya bılım dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tam kusurlu olduğuna dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, Adli Tıp Kurumu raporu incelendiğinde her iki tarafın da asli kusurlu olduğunun görüleceğini, müteveffa ile müvekkilinin aynı oranda kusurlu olduğunu, davacıların sigortaya başvurarak para aldıklarını, işbu davaya konu ölüm, kaza sonucu gerçekleşmiş olup müvekkilinin hiç kastı bulunmamasının yanında her iki tarafın da tam kusurlu olduğu göz önüne alındığında talep edilen miktarın  sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacı eş ... için 197.671,09 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kısmi ödeme tarihin olan 14/04/2020 tarihinden, diğer davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 16/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile  davacı ...'a belirtilen miktarda verilmesine, (sigorta şirketi yönünden 390.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı eş ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve  davacı ... için 10.000,00 TL, manevi tazminatın davalı ... ...'tan 16/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara belirtilen miktarda verilmesine, davacıların manevi tazminat talebine ilişkin fazladan istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ...Ş vekili; hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, uzlaştırma sağlanmış ise açılan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın esasından girilmeden reddi gerektiğini, poliçe teminatı dışında olan delil tespiti, ekspertiz ücreti, rapor ücreti gibi taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... vekili; müteveffanın %60 kusurlu olduğunu, kaza tarihinde 66 yaşında olan ve mesleği bulunmayan, kazadan önceki sağlık durumu hiç incelenmeden müteveffanın bilirkişi raporuna göre hiç bir hukuki ve bilimsel veri olmaksızın  81 yıldan fazla yaşayacağı ve ayrıca müteveffanın eşinin de kaza tarihinde 68 yaşında olup 80 yaşına kadar yaşayacağının kabulü ile tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yeterli teknik inceleme yapılmadan ve kendi içerisinde birçok çelişki barındıran rapora göre karar verilmesinin ve müvekkil aleyhine bu denli yüksek manevi tazminata hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, müvekkilinin müteveffanın eşinin hesabına da cenaze masrafları için yardımda bulunduğunu, söz konusu durumun ceza davasında sabit olmasına rağmen yerel mahkeme bu hususlar gözetilmeksizin tazminatlara hükmedildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.                                              <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davacılardan ... yönünden maddi tazminat davasının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.   <br>Davalı ... vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;<br>Davalı ... vekili hesap tablosunun ve hesap raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüş, davalı ... vekili ise hesap raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant tekniğinin esas alınmasının hatalı olduğunu, 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini savunmuştur.<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının ve davacıların zararlarının içtihatlara göre yerinde belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br> Davalı ... vekilinin hükmolunan manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br><br>16/02/2020 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %40 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisinin davranışlarının sonuç üzerine %60 oranında etkili olduğu, kaza sebebiyle davacıların murisi ...'ın vefat etmiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, davacılardan ...'ın emekli olduğu, davacı ...'ın polis memuru olduğu, davacı ...'ın öğretmen olduğu, davacı ..., ... ve ...'in ev hanımı olduğu, davalı ...'ın ise bayan kuaförü olduğu, buna göre tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene eş ve çocukları şeklindeki yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminat miktarının fazla olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br> Davalı ...Ş. vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, müvekkili yönünden faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini savunmuştur.<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Sigorta şirketinin ise poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacıların davalı ... şirketine başvuru tarihine ilişkin dosyada yeterli belge/ delil bulunmadığından, davalı şirketin başvuru neticesinde davacılara yapmış olduğu 24.583,00 TL'lik kısmi ödemenin yapıldığı 14/04/2020 tarihinde davalı ... şirketinin en geç bu tarihti temerrüte düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br> Davalı ...Ş. vekilinin ceza dosyası kapsamında uzlaştırmaya yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili her ne kadar ceza dosyasında taraflar arasında uzlaştırma yapılıp yapılmadığının araştırılması ve uzlaşma sağlanmış ise davacılar yönünden tazminat hakkından feragat edilmiş sayılacağından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dosya kapsamı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ve ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ekleri incelendiğinde davacıların davalı sanıktan şikayetçi olduğu ve uzlaşma sağlanmadığı, kaldı ki CMK 219. Maddesinde yapılan değişiklik gereğince uzlaşma sağlanmasının artık tazminat davası açılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin  istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... vekili ve davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br><br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...Ş'den alınması gereken 13.502,91-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.376,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 10.126,91‬ TL harcın davalı ...Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'tan alınması gereken 17.943,06 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.376,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye  14.567,06‬ TL harcın davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br><br>4-Davalı ...Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.11.06.2025<br>       <br>...           ...          ...       ... <br>Başkan ...              Üye ...                       Üye ...                       Katip ...<br>¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır                ¸e-imzalıdır                     ¸e-imzalıdır  <br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d43b84d4d7e9f53","SID":"8160cb2ef26d0b2d"}}