{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1037 - 2025/1446<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1037<br>KARAR NO\t: 2025/1446<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 18/10/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>DAVALI\t: ... Sigorta A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12.06.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12.06.2025<br><br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/03/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin park hâlinde bulunan ... plakalı aracının herhangi bir kusuru olmayıp kazanın tamamen ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kusuru sebebiyle meydana geldiğini, kaza nedeniyle aracının ağır hasar aldığını, aracın birtakım parçalarının değiştiğini, birtakım parçaların değiştiğini, müvekkilinin aracının 2018 model ... paket olduğunu, aracın sıfır değerinde olduğunu, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarının zamanında ve yetkili serviste yaptırıldığını, kaza tarihine kadar geçen süre içerisinde aracın değişen herhangi bir parçası bulunmadığını, kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik olmadığını, kazadan dolayı araçta ciddi bir değer kaybının olduğunu, kazada kusurlu bulunan ... plakalı aracın trafik poliçesi ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketlerine 28/03/2022 tarihinde gerekli tüm belgelerle başvuru yaptıklarını ancak bir cevap verilmediğini, arabuluculuğa başvurduklarını ve anlaşamadıklarını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybına ilişkin olarak 1.000,00 TL rayiç değer kaybı bedelinin, belirsiz alacak davası olarak talep ettiklerini ve bu miktarın davalı sigorta şirketinden tahsiline, hükmedilecek alacağa sigorta şirketine başvuru tarihi ve arabulucu sürecinin başladığı tarih olan 28/03/2022 tarihinden itibaren  ticari (avans) faizi işletilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığından yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, her durumda değer kaybı bedelinin genel şartlar ekinde yer alan hususlar çerçevesinde belirlenmesini, her durumda poliçe teminat limitinin gözetilmesini, kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, müvekkili sigorta şirketi nezdinde muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı asıl verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki tebligatların tamamının usulüne uygun yapılmamış olduğunu, yine ilk defa işlemden kaldırılmasına karar verildiği sırada duruşma zaptının tebliğ edilmemiş olduğunu, vekilin mazeret yolladığı saatinde tekrardan değerlendirilmesini talep ettiklerini ve yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini, kendisinin yıllardır yurt dışında olması sebebiyle kendisine avukat tuttuğunu ancak avukatına ulaşamaması üzerine azletmiş olduğunu, yurt dışında olduğu için kendisine hiçbir şekilde tebligat yapılmadığını, dosyada bilirkişi raporunun bulunduğunu ve haklılığının sabit hale geldiğini, dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi durumunda haklarına kavuşmasının imkansız hale geleceğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı asıl istinaf etmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nin 150/1 maddesinde, ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir'' düzenlemesi getirilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Yine hâlihazırda yürürlükte bulunan yukarıda bahsi geçen kanun değişikliğinin bir sonucu olarak dava değerinin 1.000,00 TL olması karşısında davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı HMK'nin 320/son maddesi ise \"Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.\" hükmünü içermektedir.<br>Somut olayda;  davacı vekilince usulüne uygun şekilde düzenlenmiş vekaletname ile iş bu davayı 02/05/2022 tarihinde açılmış olup, öncelikle iş bu dava basit yargılama usulüne tabi olup, davacı vekilinin hiçbir celsede hazır bulunmadığı, 17/09/2024 tarihli duruşmada da tarafların hazır bulunmadığı, tarafların mazeret de sunmadığı görülmekle, dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu, mahkemesince 18/09/2024 tarihli tensip tutanağı ile yeni duruşma gün ve saati verildiği ve tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin davacı vekiline elektronik tebligat olarak usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Akabinde davacı vekilinin, 18/10/2024 tarih ve duruşma saati 14.50 olarak belirlenmiş, duruşmanın saat 15.55'te gerçekleştirilmiş olmasına rağmen duruşmaya mazeretsiz olarak hazır bulunmadığı ancak, mazeret dilekçesinin saat 15.57'de oluşturulduğu, duruşma saatinden sonra hazırlanan mazeretin de dikkate alınamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, HMK'nin 320/4 maddesi gereği dosyanın ancak 1 defa işlemden kaldırılabilecek ve yenilenebilecek olduğu anlaşılmakla ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması yerinde görülmüştür.<br>Öte yandan, davacı asıl, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğinden sonra 30.04.2025 tarihinde azletmiş olup, bu azil tarihine kadar yapılan tüm tebligatlar davacıya vekili aracılığı ile usulüne uygun şekilde yapılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı asılın istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı asılın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı asılın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 12.06.2025<br><br>  <br>     Başkan                  Üye                   Üye                      Katip  <br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br><br><br><br><br>        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f4e0cc185b74da5","SID":"09825a893683d724"}}