{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/487 - 2025/651<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/487 <br>KARAR NO\t: 2025/651<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.10.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/253 Esas 2022/940 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 15.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 15.04.2020 tarihinde davalı ... Lojistik Ltd.Şti. adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı davalı ... idaresindeki ... plakalı çekiciye davacının oğlu ...’in yolcu olarak bulunduğu, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ... Sigorta AŞ’ye İMSS poliçesi ile sigortalı ... idaresindeki  ... plakalı otomobilin arkadan çarpması sonucu davacıların oğlu ...’in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... mirasçıları, ... Sigorta AŞ, ... ve ... Lojistik Ltd.Şti.’nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 125.005,63 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın, başlangıç ve bitiş tarihli 20.07.2019-20.07.2020 olmak üzere 90770902 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının destekten yoksun kalma tazminatı açısından davalı şirket tarafınca hasar dosyasına alınan uzman görüşü sonrasında sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve davacının kaza tarihindeki gelir durumuna göre 88.917,00-TL. tazminat hesaplandığını ve bu tutarın 24.02.2021 tarihinde ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında bu ödemenin müteveffanın annesine yapıldığını bildirmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 31.12.2019-31.12.2020 tarihleri arasında geçerli 48157284 nolu Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni ve maddi zararlar için kişi başına 51.184,00 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere; zararın ancak ZMMS limitini aşması halinde ihtiyari mali mesuliyet sigortasının sorumluluğunun gündeme geleceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Lojistik Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait aracı kullanan ...’ın beyanları ile de sabit olduğu üzere söz konusu kazada tam ve asli kusurlu olanın ... olduğunu, olay yerinde çıkan eşyalarda alkollü içki şişesi bulunduğunu, davacının oğlunun yolculuk yaptığı araçta alkollü içki bulunduğundan, olay sırasında alkolün etkisinde olduklarının şüphesiz olduğunu, ayrıca, müteveffanın olay sırasında emniyet kemerini takmadığının da kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, emniyet kemerini takmayarak alkolün etkisinde kazanın oluşumuna sebebiyet veren müteveffanın ve diğer araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete 24.09.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 9102155819 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başına 390.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından haksız davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/395 E. sayılı dosyasında açtıkları mirasın gerçek reddi konulu davanın 16.07.2020 tarihli kararı ile davanın kabul edilerek muris ...’un mirasının reddi isteklerinin tesciline karar verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br> Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sahip olduğu aracın kira sözleşmesinde davacının taraf olmadığını, sözleşmenin tarafının ... olduğunu, ...’nın, aracı, araç kiralama şirketinden kiraladığı ve daha sonra başkasına verdiğinin açık olduğunu, bu durumda davalının rızası dışında aracın başkasına verildiği gözönüne  beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ...’un %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, desteğin, alkollü olduğunu bildiği arkadaşının aracına yolcu olarak binmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu, araçta hatır için taşındığından %20 oranında da hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, sürücü ...’un mirasını reddetmiş olmaları nedeni ile yasal mirasçı sıfatı kalmayan davalı ... ve ...'un bu dava yönünden pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalılar ... mirasçıları olan ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; davalı ... Lojistik ve davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ... yönünden davanın reddine; davalı ... Sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL'nin davalı ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına), fazlaya dair istemin reddine; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 108.501,06 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihinden (15.04.2020) itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının, aracını uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ...’ya kiraladığını, bu kişinin ise aracı kaza yapanlara verdiğini, davalının işleten sıfatının bulunmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>1-Davalı ... vekili, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı adına kayıtlı olduğunu ancak aracın davalı tarafından kazadan önce uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... isimli kişiye kiralandığını, bu nedenle davalının işleten sıfatının bulunmadığını ileri sürmüşse de, davalı tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmesinin, ... Oto Kiralama tarafından düzenlenmiş rent a car kiralama sözleşmesi olduğu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin kazadan bir gün önce 14.04.2020 olduğu, sözleşmenin açıklama kısmında, 1 günlük 200 km hak verildiğinin belirtildiği görülmüş olup bahse konu aracın davalı tarafından uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığının, davalının işleten sıfatının bulunmadığının dosya kapsamında ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>2-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı; raporda, sürücü ...’un'un yönetimindeki ... plakalı araç ile aynı şerit üzerinde ve ön ilerisindeki sürücü ... yönetiminde seyretmekte olan ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseden oluşan yarı römorklu aracın arka kısmına çarptığı, sürücü ...'un Karayolları Trafik Kanunun 52. ve 56. Maddeleri ile Karayollarının Trafik Yönetmeliğinin 107.Maddesinde belirlenen kuralları ihlal ettiği belirtilerek kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...’un tam kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>3-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olması, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 10.827,20 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.706,79 TL harcın mahsubu ile kalan 8.120,41 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83eb16c1e0914354","SID":"601e0af3be1a7e58"}}