{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/479 <br>KARAR NO\t: 2025/683<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/741 Esas 2022/659 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 16.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22.05.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı   davacılar vekili  ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 28.01.2007 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen kazata ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacılar desteği ...’nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde desteğin kusuru bulunmadığını, davacı ... ve ...’nın müteveffanın çocukları, diğer davacıların müteveffanın  anne ve babası olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını, kaza ile ilgili ceza yargılamasının kesinleştiğini, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini davacı ... için 9.535,75 TL, ... için 11.844,68 TL, davacı ... için 22.385,68 TL ve davacı ... için 16.233,89 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatının aktüerya konusunda uzman bilirkişiden ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda alınması gerektiğini, desteğin gelirinin belgeler esas alınarak belirlenmesinin ve davacılara SGK tarafından bağlanan gelirlerin sorulmasının gerektiğini, kaza tarihinden avans faizi isteminin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 19.02.2019 tarihli ve 2017/796 Esas, 2019/128 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 18.11.2021 tarihli ve  2019/1243 Esas, 2021/2109 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda 27.09.2022 tarihli ve 2021/741 Esas, 2022/659 Karar sayılı kararı ile davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacıların desteği ...'nın 08.01.2007 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiği, desteğin yolcu konumunda olup kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 21.08.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacılar ... ve ...'ya yapılan ödemeler güncellendiğinde davacıların talep edebileceği miktarın bulunmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...'nın davasının reddine, davacı ... 'in davasının  kabulü ile 22.385,68TL, davacı ... 'in  davasının  kabulü ile 16.233,89TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 03.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada kaldırma kararı öncesinde 02.01.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin artırıldığını, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve kararın kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında PMF hayat tablosu ve progresif rant hesabı yapılarak 21.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporu düzenlendiğini ve hükme esas alındığını, bilirkişi raporuna itirazları gözetilmeden karar verildiğini, tazminat hesaplarında olay gününden başlayarak hüküm verilmesine en yakın güne kadar bilinen kazanç unsurları üzerinden değerlendirme yapılmasının esas olup hüküm gününe kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretleri doğrudan doğruya dikkate alarak güncel verilerek göre rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve 2019 verilerine göre hesaplama yapılması kabul edilse bile usuli kazanılmış hak kuralının istisnalarından birinin de Anayasa Mahkemesi kararı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer bilirkişi raporu alınması gerektiğini, dosya kapsamında kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu gibi hususlarda değişiklik olması halinde haklarını saklı tutulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, müteveffanın anne ve babasının destek süreleri eksik hesaplandığını, ayrıca müteveffanın eşi tazminata hak sahibi olmasa da payı ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacılar ... ve ... için yapılan ödemelerin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, emniyet kemeri kullanılmaması ve müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekirken bu hususun araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile  dava dışı sürücünün idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların desteği ...'nın vefat ettiğini, anne, babası ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin  18.11.2021 tarihli ve  2019/1243 Esas, 2021/2109 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davacılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tSomut olayda, 28.01.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların desteği ...'nın vefatı nedeniyle anne, babası ve çocukları olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiştir. Davanın kabulüne ilişkin 19.02.2019 tarihli hükme karşı yalnız davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve incelemeye göre hükme esas alınan 21.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, desteğin evli ve iki çocuklu olarak vefat ettiği nazara alınarak dava dışı eş için pay ayrılarak tespit edilen destek paylarına göre hesaplama yapıldığı, davacı ... ve ... için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsubundan sonra bakiye tazminat bulunmadığının belirlendiği, davacı ... yönünden 42.236,74 TL, davacı ... yönünden 31.328,84 TL bakiye tazminat bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Kaza tarihi olan 28.01.2007 itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre kabul edilen PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak bakiye yaşam sürelerinin belirlenmiş olmasında ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılarak önceki karara karşı yalnız davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle kazanılmış haklar da nazara alınmak suretiyle gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t2-Türk Borçlar Kanunu'nun \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>\tZarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. <br>\tSomut olayda, davalı sigorta şirketi vekili, hesaplanan tazminattan TBK’nın 52. maddesi gereğince araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın emniyet kemeri tedbirine başvurmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 21.08.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacılar ... ve ... için hesaplanan tazminat tutarları ile mahkemece usuli kazanılmış haklar nazara alınarak hüküm altına alınan tazminat tutarlarına göre müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmamasının sonuca etkisi olmadığı anlaşıldığından bu yöne değinen istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacılardan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... Sigorta AŞ'den istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2.638,10 TL istinaf harcından peşin alınan 668,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.970,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>6-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"663f2b7611d863af","SID":"194fddc166b46bf4"}}