{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/820 - 2025/1002<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/820 <br>KARAR NO\t: 2025/1002<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/468 E.  -  2023/141 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnce verilen 02/03/2023 tarih ve 2020/468 E. - 2023/141 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, trafik sinyalizasyon cihazları ve malzemeleri üretim ve dağıtımı alanında faaliyette bulunan  müvekkilinin Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12/4/2019 tarihli “Karayolları 10.Bölge Müdürlüğü Sorumluluğundaki Devlet ve İl Yollarında Sinyazlizasyon Sistemi, Senkronize Flaşör Sistemi, Merkezi Sistem Kurulması ve Muhtelif İşlerin Yapılması” ihalesine iştirak etmiş olup işin davalı şirket üzerinde bırakılmasından sonra düzenlenen ihaleye ilişkin olarak mevzuatın tanımış olduğu  şikayet, itiraz ve dava yollarını kullandığını, Kamu İhale Kurulu kararı ile davalıda kalan ve davalı tarafından yapımına başlanan işin, Danıştay 13. Daire kararı sonrasında müvekkilinde kaldığını, davalı şirketin bu aşamadan sonra Karayolları 10. Bölge Müdürlüğüne gönderdiği yazı ile Rekabet Kurulunun 12/03/2020 tarihli ve 20-14/191-97 sayılı kararı ile  müvekkiline 4054 sayılı Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ve 3. fıkrasının (a) bendi uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %3’ü oranında idari para cezası verildiğini ileri sürerek, trafik sinyalizasyon işinin geriye kalan kısmının müvekkiline bırakılmasına ilişkin ihale kararının iptalini ve müvekkili hakkında ihaleye fesat karıştırma fiili nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 58 vd. maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmasını talep ettiğini, davalı şirketin Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünün yanı sıra yazının bir örneğini dağıtım   olarak TC.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Kamu İhale Karumu ve Karayolları 10. Bölge Müdürlüğüne göndermiş; “Bilgi” için Karayolları 1.(İstanbul), 2.(İzmir), 3.(Konya), 4.(Ankara), 5.(Mersin), 6.(Kayseri), 7.(Samsun), 8.(Elazığ), 9.(Diyarbakır), 10.(Trabzon), 11.(Van), 12.(Erzurum), 13.(Antalya), 14.Bursa), 15.(Kastamonu), 16.(Sivas), 18.(Kars) Bölge Müdürlükleri ile Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van Büyükşehir Belediyelerine gönderdiğini, müvekkili ya da ihaleye katılan diğer firmalarla ilgili herhangi bir şekilde ihaleye fesat ile ilgili 4734 sayılı kanun uyarınca herhangi bir şüphe ile  yapılan bir işlem ya da soruşturma bulunmadığını, davalı tarafından ileri sürülen rekabete aykırı davranışın yapılan ihale ile ilişkisi olmadığını, Rekabet Kurulu'nun soyut iddialara dayalı olarak verdiği kararın henüz yayınlanmadığını, davalının resmi kurumlara göndermiş olduğu bu yazının TTK md. 55/I maddesi kapsamında “kötüleme” yoluyla haksız rekabet fiili niteliğinde olduğunu, davalının müvekkilini küçük düşürmek, itibarsızlaştırmak ve ticari saygınlığını yok ederek ihalelere girmesini önlemek amacıyla hareket ettiğini ve davalının gerçekleşen  eyleminin müvekkilinin anılan resmi kurumlardan iş almasını doğrudan olumsuz etkileme potansiyelinin mevcut olduğunu, ileri sürerek TTK md. 56/I a) bendi uyarınca, fiilin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine,  Kurumlar nezdinde bu beyanın düzeltilmesine ve uğramış olduğu manevi zararların karşılığı olarak müvekkili lehine 10.000 TL manevi tazminata  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, Rekabet Kurumu'nun 12/3/2020 tarihli ve 20-14/191-97 sayılı kararı ile davacı şirket hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı işlemlerden başka şirketlerle anlaşmalı olarak ihalelere katılma fiilini gerçekleştirdiği  gerekçesi ile anılan Kanunun 16.maddesi uyarınca idari para cezası uygulandığını, verilen bu idari para cezası ile davacı şirketin ihaleye fesat karıştırdığının gün yüzüne çıktığını, bu kararın ayrıca müvekkilinde kalmış iken yapılan itirazlar sonrasında davacıya verilen ihalede  davacı ile birlikte katılan müvekkili dışındaki iştirakçi şirketler arasındaki organik bağı  açığa çıkardığını, Rekabet Kurumunun bu kararından sonra ihale süreci ile ilgili olarak davacı şirket ve diğer katılımcı şirketler hakkında bulunulan suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan incelemenin halen devam ettiğini, davacı şirketin ihaleye fesat karıştırma niteliğindeki eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin ticari hayatının olumsuz etkilenmesi ve meydana gelen kamu zararı nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin bu davranışının haklı nedenlerinin mevcut olup somut ve maddi delillere  dayanan şikayetinin  hak arama hürriyeti kapsamında  bulunduğunu savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının davacı hakkında idari para cezası hükmünü içeren Rekabet Kurulu Kararına dayalı olarak 4 sayılı İhale Kararı'nın iptali talebini içeren yazıyı ilgili kurumun yanı sıra Karayolları Genel Müdürlüğü, bağlı bölge müdürlükleri ve Büyükşehir Belediyelerine \"Bilgi\" olarak göndermesinin amacının, davacı şirket hakkında başka bir ihaledeki danışıklık eylemleri nedeniyle uygulanan idari para cezası dolayısı ile müvekkilinin iştirakçisi olduğu 4  sayılı İhale kararının iptalini sağlamak olduğu, davalının söz konusu eyleminin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan \"Hak Arama Hürriyeti\" kapsamındaki şikayet hakkının kullanımı niteliğinde olduğunu, Rekabet Kurulu Kararının \"Bilgi\" adı altında, bazı taleplerle birlikte farklı Büyükşehir Belediyelerine ve Karayolları Genel Müdürlüklerine gönderilmesinin Rekabet Kurulu kararlarının aleniliği nazara alındığından TTK md. 55/1 (a)-1 hükmü uyarınca \"Kötüleme\" olarak kabul edilemeyeceğini, Rekabet Kurulu Kararlarının Rekabet Kurumu web sitesinde söz konusu eylemden sonra yayımlanmış olmasının bu kararın resmiyeti veya aleniyetini gölgelemeyeceğini, Rekabet Kurulu Kararı'nın paylaşılmasının ve diğer talep kısımlarının \"Bilgi\" adı altında gönderilmesinin beyan içerip içermediği muallak olmasına karşın, beyanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması şartlarının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporu kopyalanarak ve herhangi bir ekleme yapılmadan yazılan kararın Anayasa ve ilgili Kanunların öngördüğü nitelikte bir gerekçe içermediğini, bilirkişi  raporunun 6754 sayılı Kanun'a aykırı olarak çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiye gerektiren bir hususa ilişkin olmayıp tamamen hukuki mütalaalar içerdiğini, bilirkişinin anılan raporu ile hakimin hukuki bilgisi ile çözmesi gereken bir konuda mahkeme yerine geçerek görüş bildirdiğini, davalı şirketin müvekkilini kötülemek amacıyla idarelere gönderdiği yazıda aynı zamanda mevcut işlerinin de feshini istediğini, bununla da  kalmayıp  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda  bulunarak  mesnetsiz, kötüleme amaçlı ve müvekkilini sektörden diskalifiye etme amaçlı davranışlarına devam ettiğini, bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine Rekabet Kurulu'nun kararının sadece \"bilgi amaçlı olarak\" söz konusu idareler gönderilmesinin söz konusu olmadığını, davalının kurumlar nezdinde  gönderdiği yazının TTK md. 55/I a-1 anlamında “kötüleme” yoluyla bir haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Rekabet Kurulu tarafından alınan bir kararın öznel bir değerlendirme yapılmaksızın ihaleyi düzenleyen makama gönderilerek davacı şirketin ihale koşullarına sahip olmadığı iddiası ile ihalenin iptalinin istenmesi ve bilgi için diğer resmi kurumlara  gönderilmesinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan  \"hak arama hürriyeti kapsamında bulunduğu ve  anılan idari  para cezasına ilişkin Kurul kararının aleni olduğu  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53dc100b001f5d9c","SID":"f9b42d294a0a27e7"}}