{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1553 <br>KARAR NO: 2025/578<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/168<br>KARAR NO: 2021/447<br>KARAR TARİHİ: 15/06/2021<br>DAVA: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 21/05/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 02.11.2019 tarihinde grup konaklama sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme gereği müvekkili şirketin davalı şirkete 30 Aralık 2019 ve 31 Aralık 2019 tarihinde toplamda 20.000,00 Euro, 24 Ocak 2020 tarihinde 10.000,00 Euro olmak üzere toplamda 30.000,00 Euro ön ödeme yaptığını, Covid-19 pandemisi nedeniyle kongrenin yapılıp yapılamayacağı konusunda belirsizlik oluşması üzerine tarafların karşılıklı yazışmaları sonucu müvekkilinin sözleşmenin iptali ödedikleri bedelin iadesini talep ettiklerini, davalı şirketin arabuluculuk görüşmesi sonrası müvekkili şirkete 21/12/2020 tarihinde 198.720,00 TL ödeme yaptığını 21/12/2020 tarihli TCMB Efektif Euro Satış Kuru tablosu baz alındığında 21.182,00 Euro'ya tekabül ettiğini, dolayısıyla davalı şirketin 8.818,00 Euro bakiye tutarı ödemediğini, davalı şirketin müvekkili şirketten almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etme zorunluluğunun bulunduğunu, TBK'nın 99/2. maddesi uyarınca seçimlik hakkını Euro olarak ödenmesini yönünde kullanıldığını belirterek 2.000,00 Euro ödemenin 19/10/2020 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesini mümkün olmadığı taktirde ön ödemenin Türk Lirası karşılığı olan 198.720,00 TL'nin davalıdan geri istendiği tarihten davalının ödemeyi yaptığı tarihe kadar işlemiş faizlerinin davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiş; davacı vekili 25/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 6.814,50 Euro artırarak talebini 8.814,50 Euro TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Türk Lirası olarak yapmış olduğu ödeme aynen iade edildiğinden işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının ödemeleri Euro olarak değil Türk lirası olarak yaptığını ve yapmış olduğu 198.814,00 TL toplam ödemenin aynen iade edildiğini, sebepsiz zenginleşmenin meydana gelmediğini, davacı talebinin dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, sözleşmenin feshedilmesinde müvekkilinin bir kusuru veya sözleşmeye aykırı herhangi bir tutumunun olmadığını, davacının terditli talebi yönünden de müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının faiz talep etme hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca konaklama amacıyla davalıya verilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi isteminden ibaret davada, davacının davalı yana 30.000,00 Euro tutarında bir parayı gönderdiğinin sabit ve çekişmesiz olduğu, taraflar arasındaki konaklama sözleşmesinin feshedildiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre konaklama rezervasyonunu en geç 15 Ağustos'a kadar iptali edilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından rezervasyonun 13 Ağustos'da iptal edildiği, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini, davacının davaya konu toplantının pandemi nedeniyle online olarak yapılacak olması nedeniyle rezervasyonu iptali etmesi sonucunda yerine getirmediği görülerek sözleşmenin feshedildiği ve bu nedenle tarafların aldığını tümüyle iade yükümlülüğü bulunduğu toplanan delillerden anlaşıldığı, davacı sözleşmede yazıldığı üzere yabancı para üzerinden borçlanmış ve ödeme günlerinde toplam 30.000,00 Euro karşılığı TL olarak davalıya ödediği, davacı tarafça borçlanılan edim yabancı para olduğundan, davacı tarafından yapılan ödemenin yabancı para olduğunun kabulü ile mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafça ödenen paranın yabancı para üzerinden iadesine karar verildiği, kabul edilen miktarın 2.000,00 EURO'suna davacı tarafından çekilen ihtarnamenin Tebligat Kanunu 7/a maddesi uyarınca tebliğ edildiği günden 5 gün sonrası olan 02/11/2020 tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan miktara talep doğrultusunda ıslah tarihinden sonra 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca yasal faiz uygulanmasına karar verildiği gerekçesiyle Davacının Davasının KABULÜ İLE, 8.814,50 EURO nun 2.000,00EURO suna 02/11/2020, 6.814,50EURO suna 26/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Euro cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin 198.720,00 TL'yi  hiçbir kesinti yapmadan davacı yana  iade ettiğini, dekontlardan da anlaşıldığı üzere davacı tarafından ön ödemelerin Euro olarak değil Türk Lirası olarak yapıldığını,  doktrinde yabancı bir para birimi üzerinden bir edimi kazananın dahi daha sonra bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesinin gerektiği hallerde, iade borcunun aynı yabancı para birimiyle yapılmasının gerekmediği yönündeki görüşün mahkemece dikkate alınmadığını,  iadenin yabancı para üzerinden yapılmasına karar verilmesinin hem dürüstlük kuralına hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir temerrüdünün de söz konusu olmadığını, mahkemenin dilekçelerinde belirttikleri hususları ve delillerini dikkate almadan sadece davacı tarafın beyanları doğrultusunda hüküm kurduğundan adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, hukuki yarar yokluğuna ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın \"Ülke parası ile\" başlıklı 99. maddesinde \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.\" hükmüne yer verilmiştir.Taraflar arasında 02/12/2019 tarihinde imza altına alınan grup sözleşmesinin ödeme yönetimi başlıklı 3. Maddesi: TOPLAM TUTAR: € 174.000,00.- (KDV Dahil) € 20.000,00'luk meblağ 30 Aralık 2019 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 10.000,00'uk meblağ 24 Ocak 2020 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 20.000,00'luk meblağ 22 Mayıs 2020 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 30.000,00'luk meblağ 25 Haziran 2020 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 30.000,00'luk meblağ 24 Temmuz 2020 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 25.000,00'luk meblağ 24 Ağustos 2020 tarihine kadar otele ödenecektir.€ 39.000,00'luk meblağ 11 Eylül 2020 tarihine kadar otele ödenecektir. Davacı tarafından davalıya 30/12/2019 tarihinde açıklamasız 70.000,00 TL, 31/12/2019 tarihinde 12.918,00 TL ve 50.000,00 TL ile 24/01/2020 tarihinde ... 2. Ödeme 10.000,00 EURO karşılığı 6,5802 TL açıklaması ile 65.802,00 TL olmak üzere toplam 198.720,00 TL ödeme yapıldığı dosyadaki dekontlat ile sabittir. Kartal ... Noterliğine ait 19/10/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde, davacı tarafından davalı taraftan 30.000,00EURO'nun iadesinin talep edildiği ve davalıya 30.000,00EURO'nun iadesi için 5 takvim günü verildiği, iş bu ihtarnamenin e-tebligat yoluyla davalının elektronik tebligat adresine 19/10/2020 tarihinde teslim edildiği görüldü. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmetin Covid-19 pandemisi nedeniyle yerine getirilemediği davacı şirketin ödediği bedelin iadesine yönelik davalı taraftan elektronik posta ve ihtarname ile yoluyla talepte bulunduğu, davalı tarafça davacıya 21.12.2020 tarihinde 198.720,00 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafça yukarıda yer alan sözleşmenin 3. maddesi uyarınca Euro cinsinden ödeme yapıldığını bu nedenle geri ödemenin yapıldığı tarihtede ödemenin Euro cinsinden olması gerektiğini bildirerek ödeme yapılan tarihteki Türk Lirası cinsinden yapılan ödemenin kura çevrilmesi suretiyle bakiye Euro cinsinden iş bu dava ile sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda talepte bulunmaktadır. Davalı taraf ise davacının ödemesini Türk Lirası cinsinden yaptığını, ödemenin bedelin aynen iade edildiği savunarak sebepsiz zenginleşmenin meydana gelmediğini savunmuştur. Sözleşmenin 3. maddesinde ön ödeme miktarı olarak belirlenen tutarlara karşılık gelecek şekilde davacı tarafça 30/12/2019 ve 31/12/2019 tarihlerinde 20.000,00 Euro, 24/01.2020 tarihinde ise 10.000,00 Euro karşılığı davacı tarafça yapılan ödemelerin fiili ödeme günündeki rayiç üzerinde Türk Lirası cinsinden yapıldığı, davacı tarafın sözleşmenin dönmesi nedeniyle davalıya yaptığı ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteyebilmesi için davalının malvarlığı itibariyle zenginleşmesi gerekmektedir. Davalı tarafa ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk Lirası cinsinden yapılan ödeme neticesinde davalı Türk Lirası cinsinden zenginleşmiş olup, aynı bedeli davalının Türk Lirası cinsinden sonradan iade etmesi nedeniyle bu aşamada malvarlığı itibariyle zenginleşmesi bulunmamaktadır. Yani davacının ödediği bedeli aynen iade alması karşısında davalı tarafça davacı aleyhine zenginleşmesi dava tarihi itibariyle bulunmamaktadır. Bu nedenle de davacının terditli açtığı davasındaki Euro cinsinden aradaki farkın istemine ilişkin ilk talebi yönünden davanın red edilmesi gerekirken aksi yönde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir. Davacının ikinci talebi ise  ön ödemenin Türk Lirası karşılığı olan 198.720,00 TL'nin davalıdan geri istendiği tarihten davalının ödemeyi yaptığı tarihe kadar işlemiş faizlerinin davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine yöneliktir. 6098 sayılı TBK'nın 117/2. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşer. Bu madde hükmüne rağmen davacı tarafça Kartal ... Noterliğine ait 19/10/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 30.000,00 EURO'nun iadesi için 5 günü mehil verildiği, iş bu ihtarnamenin 19/10/2020 tarihinde elektronik ortamda hesaba konulduğu, 24/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı 02/11/2020 temerrütün gerçekleştiği bu tarihten ödemenin yapıldığı 21/12/2020 tarihinde kadar 198.720,00 TL için davacının faiz talebinde bulunabileceği, bu miktarında açıkça faiz türü belirtilmediğinden 2020 yılı için yasal faiz oranı olan %9 üzerinden istenilebileceği anlaşılmakla 2.400,97 TL olduğu, davacının terditli talebi yönünden bu miktar için faiz talebinde haklı olduğu fazlaya dair kısım yönünden davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KABULÜ ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/168 E. 2021/447 K. sayılı 15/06/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,2-Davacının ödediği bedele ilişkin Euro cinsinden aradaki farkın istemine ilişkin ilk terditli talebi yönünden davanın reddine,-Davacının Türk Lirası cinsinden yapılan ödemeye ilişkin işlemiş faize istemine yönelik ikinci terditli talebi yönünden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 2.400,97 TL işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 309,49 TL ve ıslah harcı 1.163,00 TL olmak üzere toplam 1.334,38 TL harçtan mahsubu ile artan 718,98 TL'nin talep halinde davacı tarafa iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı ve mahsup edilen 615,40 TL nispi harç olmak üzere toplam 674,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı tarafça tebligat ve posta gideri olarak yapılan toplam 22,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesap edilen 0,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3 ve 13/2. maddeleri uyarınca 2.400,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider/delil avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde  ilgili tarafa iadesine,g-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin kabul/red oranına göre hesap edilen 1.279,74 TL'sinin davacıdan, bakiye 40,26 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına. 3-İstinaf yargılama giderleri yönünden, a-Davalı tarafça yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan (59,30 TL + 1.421,84 TL =) 1.481,14 TL harcın mahsubu ile artan 865,74 TL'nin talep halinde davalı tarafa iadesine, c-Davalı tarafın yapmış olduğu 777,50 TL (istinaf başvurma ve karar harcı toplamı)  ile 23,50 TL istinaf posta tebligat gideri olmak üzere toplam 801,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Davacı tarafından yapılan 16,50 TL posta masrafının üzerinde bırakılmasına, d-Yatırılan gider/delil avansından kalan kısmın ilgili tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, f-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/05/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9946b69bb96d879a","SID":"c99cb469643462a9"}}