{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/588 <br>KARAR NO: 2025/822<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/03/2025<br>NUMARASI: 2025/49 E. - 2025/67 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel TasarımınHükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili firmanın 05.09.2014 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde,  100.000.000 TL sermaye ile kurulduğunu, aynı zamanda Fatih ilçesi merkez olmak üzere; Bursa, Osmangazi, Bursa Yıldırım ve Mercan şubeleri de mevcut olduğunu, firma tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, tescilli  birçok marka ve tasarımı bulunduğunu, TPMK nezdinde müvekkili firmaya ilişkin olarak yapılan sicil sorgusunda; davaya konu ... başvuru nolu tasarım başvurusu 17.10.2019 tarihinde 02-03 sınıfında tescil edildiğini,  davalı şirketin de müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, müvekkili tarafından yapılan incelemede, davalının ... numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarından yoksun olduğunun anlaşıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapmış oldukları araştırmada, davalı adına ... başvuru nolu başvuru ile 01/08/2023 tarihinde tescil edilen tasarımın, müvekkilinin ... nolu 17.10.2019 tarihli tescilli tasarımının tıpatıp aynısı olduğunu,  iki tasarımın birbirinden ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğunu, kare şeklinde ve karenin köşelerinde yer alan kalp benzeri motifler ve aralarındaki daha küçük motifler birebir aynı olduğunu, genel izlenimi değiştirmeyen küçük farklılıkların yenilik kabul edilmesi mümkün olmayacağını, davalının tescili tescil edilebilirlik koşullarından yoksun olduğunu, davalı yan ile müvekkili firma aynı hizmet alanına sahip olup aynı tüketici kesimine hitap etmekte olduğunu, yapılan tasarım müvekkilinin uzun uğraşlar sonucunda özel olarak oluşturduğu tasarımdan yola çıkarak genel izlenim itibariyle de benzer bir tasarım olup yenilik doğurucu bir özelliği bulunmamakta olduğunu, İşbu sebeple Müvekkilinin tescilli tasarımının aynısını kötü niyetli olarak tescil ettiren davalının tasarımının hükümsüzlüğünü talep etme zorunluluğuna hasıl olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın tescilli tasarımını 3.kişilere devretmesinin önlenmesine, tasarım ürünününden satışının yapılmaması talebiyle ihtiyati tedbir talebinin teminatsız kabulüne, davalı yana ait ... tescil numaralı tasarımın SMK md. 77'da belirtildiği üzere benzer, yenilik doğurucu olmaması ve kötü niyetli olarak yapılan başvuru sonucunda hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumunun ... başvuru nolu tasarım başvurusunun 17.10.2019 tarihinde 02-03 sınıfında tescil edildiğini, müvekkili şirket adına ... başvuru numarası ile yapılan  başvuru ile 01/08/2023 tarihinde tescil edilen tasarımın ise davacı adına tescil edilen tasarım ile  ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu belirtilerek müvekkili şirket adına tescil edilen tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edildiğini, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, davalının tüzel kişilik merkezi Tokat ilinde olması nedeni ile Tokat mahkemeleri yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli tokat mahkemesine gönderilmesini, esas dava yönünden davacının yasal şartları oluşmayan davasının usulden ve esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;\"huzurdaki hükümsüzlük istemli davada yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olup davalının yerleşim yeri olan Tokat ili itibari ile uyuşmazlık yönünden SMK'nın 156/1 maddesine dayalı olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/05/2018 tarihli ve 839 sayılı Kararı gereğince (FSHHM sıfatıyla) Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu, işbu davanın davacı tarafından kanunen yetkili kılınan mahkemede ikame edilmediği, davacının  davasını yetkili mahkemede ikame etmemesi nedeni ile seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yetkili mahkemeyi usulüne uygun olarak belirttiği; şeklindeki gerekçeleriyle -SMK 'nın 156/5 maddesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, -Kararın İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren, istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili (Fikri ve Sınai  Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kanuni süre içerisinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... başvuru nolu tasarımı nedeniyle davalı yana  ait yenilik ve ayırt edicilikten yoksun ... tasarım tescil numaralı tasarımın SMK md. 77 uyarınca  hükümsüzlüğü talebi ile dava ikame edildiğini, davalı 'yenilik doğurucu ve ayırt edilebilir olmayan davacı adına ... başvuru nolu tasarım başvurusu üzerine 17/10/2019 tarihinde 02-03 sınıfında tescil edilen tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden silinmesi talepli' karşı dava açtığını, '' SMK'nın 156/5 maddesinin; '' Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olarak belirtildiğini,  birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda davacıya seçimlik hak tanındığını, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğunu, davacının davasını işbu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkemede ikame ettiği taktirde seçme hakkının davalı tarafa geçeceği anlaşıldığını, mahkemece Sınai Mülkiyet Kanununun 156.maddesinin 5.fıkrası gereğince yetkisizlik kararı verildiğini, mahkemenin Sınai Mülkiyet Kanunu 156. Maddesinin 3.fıkrasını uygulaması gerektiğini,  müvekkili ... nolu tasarımı üzerinde sınai mülkiyet hakkı sahibi olduğunu,  davalı taraf ise üçüncü kişi sıfatına haiz olup, SMK md. 156/3 gereğince aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu,  müvekkilin yerleşim yeri Fatih/İstanbul olduğundan yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin kanun maddesinin 5.fıkrasına dayanması ve müvekkili üçüncü kişi olarak nitelendirmesi, akabinde yetkisizliğine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava;  davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın SMK'nın 77. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece 2024/71 E. sayılı dava dosyasından tefrik edilen dosya işbu esas numarasına kaydedildiği ve süresinde yetki itirazında bulunulması sebebi ile, SMK'nın 156/1 maddesine dayalı olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/05/2018 tarihli ve 839 sayılı Kararı gereğince (FSHHM sıfatıyla) Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu, işbu davanın davacı tarafından kanunen yetkili kılınan mahkemede ikame edilmediği, davacının  davasını yetkili mahkemede ikame etmemesi nedeni ile seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yetkili mahkemeyi usulüne uygun olarak belirttiği gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.Davacı istinafında, SMK 156/5 bendin değil 156/3 bendinin uygulanması gerektiğini davanın davacının yerleşim yerinde yetkili mahkemede açıldığını belirterek yetkisizlik kararının yerinde olmadığını ileri sürmektedir.6769 sayılı Kanunun Madde 156- (3);\" Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.(5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır.\" düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ... başvuru nolu tescilli tasarımı nedeniyle davalı yana ait ... tasarım tescil numaralı tasarımın SMK md. 77 uyarınca  hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği,  SMK 156/(5) bendine göre davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin  yetkili olduğu anlaşılmakla mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/03/2025 tarih ve 2025/49 E, 2025/67 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1596d6180242d617","SID":"bef42086d39cf127"}}