{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1770 <br>KARAR NO\t\t: 2025/752<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/04/2021 Tarihli Ek Karar<br>NUMARASI\t\t: 2016/870 Esas  2021/2 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/04/2025<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında 15/05/2012 tarihinde Marka ve Lisans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkiline ait ... markası, logosu ve lisanslarını sözleşmede belirlenen bedel karşılığında davalıya kullandırılması konusunda anlaştıklarını, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyen ve sözleşmenin haklı nedenle feshine sebep olan davalıdan sözleşme hükümleri gereği doğan alacaklarından şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, tüm yargılama ve vekalet ücretinin davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin sözleşmedeki edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafından ikame edilen davanın tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı müvekkilin ödenmeyen ücret alacakları ve diğer ücret  alacaklarının olduğundan bahisle sözleşmeyi haklı nedenle feshedildiği ihbar edilmiş olsa da davalı müvekkilin almamış olduğu bir hizmetten hiçbir ödeme yükümlülüğünün olmadığını bu nedenle davanın reddine yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Dava, taraflara arasında imzalanan sözleşme nedeniyle edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacının davalıdan bu kapsamda alacaklı olup olmadığı, sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediği hususlarına yönelik yapılacak inceleme neticesinde sözleşmeden kaynaklı alacak davası olduğu anlaşılmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 15/05/2012 tarihinde madde ayrıntıları belirtilen \"Marka ve Lisans Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi yanı sıra davalının sözleşme kapsamına göre ödeyeceği marka ve lisans bedelinin her ayın 5. gününe kadar sözleşmede belirlenen hesaba ödeneceğinin de kararlaştırıldığı, yukarıda da belirtildiği üzere bir müddet düzenli ödemelerin yapıldığı ve ancak sonrasında yukarıda belirtilen tarihten sonra davalı tarafın ödemelerinde aksamalar olduğu ve sonrasında belirtilen tarihlere ilişkin ödemelerin yapılmadığı, bu konuda davacı tarafça davalı aleyhine Kadıköy 29. Noterliğinin 27/05/2016 tarihli ve 09019 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, söz konusu ihtaratın davalıya 30/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede davalıya 3 günlük bir ödeme süresinin belirlendiği ve ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle davalının ödemeler yönünden 02/06/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtarname içeriğinin ve somut ödememe durumunun sözleşme maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği kanaatine varıldığı ve dolayısı ile davacının davalıdan sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde talebine konu ettiği vadesi gelmemiş alacak ile 5 yıllık aylık franchise ücreti toplamını davalıdan tahsili yönünde dava açmasında hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmıştır. İhtarname ile muaccel hale gelen tüm alacaklar yönünden davacının davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2016/20102 esas sayılı dosyası ile takibe başlandığı ve ancak bahse konu dosyada istem konusu edilen tutarların iş bu davada konu edilmediği anlaşılmıştır. Talep konusu husus doğrultusunda sözleşme maddelerinin incelenmesinde davacının davalıdan Haziran 2016-17/05/2017 tarihleri arası vadesi gelmemiş borçlardan kaynaklı alacaklı olduğu ve bunun aylık franchise bedeli olan 3.400,00 TL (17/05/2017 tarihinde ücret 15 günlük olmak üzere 1.700,00 TL olarak kabulü ile), üzerinden toplamının 39.100,00 TL olduğu, söz konusu tutara reklam ve katılım bedelinin dahil edilmediği çünkü reklam ve tanıtım giderlerinin sözleşmenin 9. maddesinde düzenlendiği ve ancak davacı tarafından iş bu davaya konu talebinin ise 6. maddesindeki alacakların tahsiline ilişkin olduğu, hesaplanan 39.100,0 TL'ye temerrüt tarihi baz alındığında dava tarihine kadar toplam 250,89 TL faiz işleyeceği, yine 5 yıllık aylık franchise bedelinin yine az önce yapılan açıklama baz alınarak reklam ve tanıtım giderleri hariç olmak üzere 60 ay üzerinden aylık 3.400,00 TL'den hesaplamasında 204.000,00 TL olacağı, bu tutara  temerrüt tarihi baz alındığında dava tarihine kadar toplam 1.309,00 TL faiz işleyeceği anlaşılmakla her ne kadar davacı tarafından ıslah dilekçesi ile vadesi gelmemiş borçlardan kaynaklı ve 5 yıllık aylık franchise bedeli olarak toplam 246.500,00 TL talep edilmiş ise de reklam ve tanıtım giderlerinin sözleşmenin 9. maddesinde düzenlenmesi nedeniyle bu talebe konu tutarın yerinde olmadığı, dosyaya bu anlamda sunulan 28/02/2020 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla açılı davanını kısmen kabulü ile davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedeni  fesih ettiği kanaati ile sözleşme uyarınca 39.100,00 TL asıl alacak, 250,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 39.350,89 TL vadesi gelmemiş alacak ile 204.000,00 TL asıl alacak 1.309,00 TL işlemiş faiz olmak 205.309,00 TL 5 yıllık aylık franchise ücreti toplamı olan 244.659,89 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren  geriye kalan 234.659,89 TL'sinin ise ıslah tarihinden  itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile;<br>\"Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,<br>Davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedeni fesih ettiği kanaati ile sözleşme uyarınca 39.100,00 TL asıl alacak, 250,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 39.350,89 TL vadesi gelmemiş alacak ile 204.000,00 TL asıl alacak 1.309,00 TL işlemiş faiz olmak 205.309,00 TL 5 yıllık aylık franchise ücreti toplamı olan 244.659,89 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan 234.659,89 TL'sinin ise ıslah tarihinden  itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>İlk derece mahkemesinin 02/04/2021 tarihli ek kararı ile;<br>\"Davalı  vekili Av ...'a  4.118,88 TL 1/4 nisbi istinaf ilam harcı + 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı + 150 TL istinaf avansını yatırması hususundaki muhtıranın  16/03/2021  tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı vekilinin 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı + 59,30 TL istinaf maktu ilam harcı yatırdığı, muhtırada belirtilen 4.118,88 TL 1/4 istinaf ilam harcı ile istinaf avansının yatırılmadığı  anlaşılmıştır.<br>HMK 344.maddesinde  “istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir.  Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren  mahkeme tarafından verilecek bir haftalık  kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan  vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana  yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. ” hükmü gereği davalının istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair aşağıdaki hükmü vermek gerekmiştir, gerekçesi ile;<br>\"Davalı vekilinin muhtıra tebliğine rağmen eksik istinaf harcını yatırmamış olması nedeniyle  istinaf  isteminden vazgeçmiş sayılmasına,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince verilen ek karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava dosyasında istinaf harcının nisbi olduğu ve taraflarınca nisbi harcın yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf istemlerinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğini, ancak ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş olan bu kararın hukuka ve kanuna aykırı olup; davalı müvekkilinin hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, devletin en temel fonksiyonlarından birinin de, yargı fonksiyonu olduğunu, devletin, bu kamu hizmetini gereği gibi ifa edebilmek ve yargı organlarını işler bir şekilde hak arayanların hizmetinde tutabilmek için bazı giderler yaptığını, adalet dağıtımı işinin de devlet tarafından kural olarak karşılıksız olarak yapılmasına rağmen; devletin yargı organlarının da, sonuçta, bireylerin özel hukuka ilişkin çıkarları hakkında karar vereceğine göre, bu amaçla yapılan giderlerin tamamı olmasa bile, hiç değilse bir kısmının hak aramak için devlet organlarına başvuranlardan alınmasının, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bir tezat teşkil etmediğini, ancak dava dosyasında maktu harçların yatırılmış olmasına rağmen davalı müvekkilinin nisbi harcı yatırmadığı gerekçesi ile reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava,  marka ve lisans sözleşmesi kaynaklı alacak istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>    492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ''Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır. '' hükmü bulunmaktadır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 344.maddesine göre istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa, karar veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde Mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurması halinde HMK'nın 346. maddenin 2. fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.<br>\tSomut olayda dava değerinin ıslah ile  246.500,00 TL olarak belirtilip bu miktar üzerinden harcının yatırıldığı, 07/01/2021 tarihli ilam ile 244.659,89 TL üzerinden kısmen kabul kararı verildiği, davalı vekilinin 10/03/2021 tarihli istinaf dilekçesi üzerine mahkemece nisbi harç yatırılması hususunda muhtıra çıkarıldığı, davalı tarafça harcın yatırılmaması üzerine mahkemenin 02/04/2021 tarihli ek kararı ile  eksik istinaf harcını yatırmamış olması nedeniyle  istinaf  isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesi muhtırasının davalıya 16/03/2021  tarihinde  tebliğ edildiği,  davalı tarafça bir haftalık yasal süre içerisinde istinaf harcının yatırılmadığı, davanın niteliği gereği nisbi harca tabi olduğu, davalının harç muafiyeti kapsamında bulunmadığı anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan  istinaf başvurusu değerlendirme ek kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2021 tarih, 2016/870 Esas ve 2021/2 Karar sayılı kararına karşı davalının ek (istinaf başvurusu değerlendirme)  kararına karşı istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 177,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 437,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 10/04/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0703820a1b424dab","SID":"7e392945ce216740"}}