{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1866 <br>KARAR NO: 2025/552<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2021<br>NUMARASI: 2019/631 Esas -  2021/404 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 08/-14 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılacak olan Bauma Munıch 2019 fuarına katılım için 01/03/2019 tarihli 19-0512-01 referans numaralı İstanbul (... Depo yükleme) - Munich - İstanbul (Antrepo teslim) karayolu nakliyesi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ve davalı şirket tarafından fuar için teslim alınan malların fuar standına teslim edildiğini ancak fuardan sonra malların müvekkili şirkete tekrar getirilmediğini, malların kayıp olduğunun bildirildiğini, oluşan zarar bedelinin davalı tarafından karşılanmaması üzerine alacağın tahsili İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takiben geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2019 tarihli davacıya ait etkinlik mallarının İstanbul'dan 08-14 Nisan 2019 tarihlerinde Münih Almanya'da yapılan Bauma Munich 2019 fuarına nakliyesi ile fuar sona erdikten sonra Münih'den İstanbul'a taşınması için taşıma sözleşmesi bulunduğunu, taşımanın eksiksiz ve sorunsuz olmasına rağmen davacı tarafından navlun ücretinin tamamının istendiğini, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretlerinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\" ...Dava dosyasına sunulu olan deliller, cari hesap ekstreleri, davacı taraf ticari defterleri, takip dosyası ile mübrez tüm evraklar üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirilmeler neticesinde, CMR hükümlerine göre davacının davalı yandan 554,85 EURO geri dönüş taşıması yapılamaması nedeniyle ve 3.953 EURO da geçici ithalat-fuar amaçlı taşınan yükün tam zayi olmasından dolayı olmak üzere toplam talep edebileceği miktarın 4.507,85 EURO olduğu kök bilirkişi raporunda hesaplanmıştır. Tarafların imzasına havi 01.03.2019 tarihli taşıma sözleşmesi içeriği incelendiğinde, sözleşme içeriğindeki şartlarda 1.300 Euro fiyat teklifinin gidiş dönüş için belirlendiği, davacı ile davalı arasındaki fiyat teklifi, karşılıklı mail yazışmaları, sözleşme ve  tanzim edilen fatura içeriğinde 1.300 Euro bedelin gidiş ve dönüş için teklif edilerek ve kabul edildiği, yine  mail yazışmaları ve dosya içerisinde mevcut gidiş packing listte görülen net ağırlık tutarları baz alınarak, malların Münich'e götürülme hizmetinin verilmesi nedeniyle dönüşe isabet eden kısmın 476,07 Euro olduğu, fuar gidiş taşıması tamamlandığı için gidiş dönüş için hesaplanan ve ödenen 1.300 EURO ödenen navlundan ancak 476,07 EURO kısmının geri dönüş yükü için olduğu, bu farklılığın nedeninin geri dönüş yüklerinin gidiş yüklerinden daha farklı ve daha az olmasından kaynaklandığı, kök raporda bu miktar 554,85 EURO olarak belirlenmiş ise de mal ile oranlama yolu ile bulunan 476,07 EURO miktarın dönüş navlunu için ödendiği ve iadesi talebinin yerinde olduğu, davacının maliyetleri bakımından yapılan incelemede geri teslim edilmediği anlaşılan ürün satın alma değerinin 3.953,00 EURO olarak kök rapordaki tespitle ile de uyumlu olduğu hükme elverişli ek bilirkişi heyet raporundan anlaşılmakla davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 476,07 Euro geri dönüş navlun bedeli ve geri teslim edilmeyen ürün satın alma bedeli 3.953,00 Euro olmak üzere toplam 4.429,07 Euro üzerinden devamına, asıl alacak 4.429,07 Euro ya takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan % 20 oranındaki 5.601,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından EURO üzerinden TCMB avans faizi talep edilmiş ise de davacı tarafın CMR m. 27 gereği takip tarihinden itibaren yıllık %5 CMR temerrüt faizi talep edebileceğine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; CMR madde 23/4 Uyarınca \"Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir.\" hükmünün amir olduğunu, davacı şirketin mahrum kaldığı karın likit olarak belli olduğunu ve davalı şirket tarafından malların kayıp edilmemiş olması durumunda davacı şirketin geri getirilecek işbu ürünleri 8.027,50.-Euro bedelle satmış olacağını, yerel mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunda bu taleplerinin haklılığı yönünde mütalaa verildiğini, raporun sonuç kısmında da takip tarihi itibatiyle 8.2503,57.-Euro tazminat talep edebileceğinin tespit edildiğini, yerel mahkemenin icra inkar tazminatına yönelik verdiği kararın uygun bulunduğunu, ancak hükmedilen tutara ilişkin icazetin bulunmadığını, yerel mahkemenin taşıma ücretinin tazmini ve yoksun kalınan kar payının tazmini konusunda eksik değerlendirmelerde bulunduğun, icra inkar tazminatının eksik hesaplandığını, bu sebeplerden dolayı icra inkar tazminatının kabulü konusunda itirazları bulunmamakla birlikte sadece meblağ konusunda yeniden değerlendirme yapılmasını ve tutarın düzeltilmesinin talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emtianın, davalı şirket veya yardımcılarının hakimiyetindeyken kaybolmadığını, emtianın dönüş için yüklemesinin yapılmadığını, davalı şirketin yükü hiç teslim almadığını, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, malın değeri ve tesliminde özel menfaat beyan edilmediğini, davalı şirketin kast veya kasta eş değer kusuru bulunmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, kaybolduğu iddia edilen emtianın davalı şirket ve yardımcıları tarafından teslim alındığına dair dosyada mübrez delil bulunmadığını, ayrıca davacı tarafça CMR  hükümlerine uygun olarak yapılmış bir ihbarın da bulunmadığını, bu sebeple davalı şirketin davacının taleplerinden sorumlu tutulamayacağını, davalı şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi bu sorumluluğun en fazla CMR madde 23 uyarınca sınırlı sorumluluk olacağını, bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin kararın yerinde olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava;  CMR kapsamında fuar alanına gidiş/dönüş taşımaya konu yükün taşıtan/alıcıya  dönüşte teslim edilmemesi nedeniyle, navlun ücretinin iadesi, zayi olan yük bedeli ve yoksun kalınan kar talepli başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı  davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmalık temelde;  taşımaya konu yükün dönüş için davalı taşıyan/veya alt taşıyıcıya teslim edilip edilmediği, yükün taşıyan sorumluluğunda zayi olup olmadığı, iadesi taeep edilebilecek navlun bedeli, kar yoksunluğundan davalını sorumlu olup olmadığı, davalının sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı, davalının düzenlediği proforma fatura ve çeki listesinde kayıtlı bedelin bildirlmiş değer olarak kabul edilip edilemeyceği, alacağın likit olup olmadığı noktalrıda toplanmakatadrı. Davacı ile davalı arasında Almanya’da düzenlenecek fuar eşyasının önce Münih’te fuara, fuar sonrası da İstanbul/Türkiye’ye geri taşınması konusunda yazılı navlun sözleşmesi bulunduğu, gidiş dönüş ücretinn 1.300 euro olarak belirlenip davalıya ödendiği, sözleşmenin 9. Maddesinde \" katılımcı malzeme teslimatların mutlaka Teslimat  tutanağı'  karşılığında acentemiz ile yapılmalıdır.\" düzenlemesini içerdiği,   gidiş yönünde taşınan emtia proforma fatura/çeki listesinin davalı tarafça düzenlendiği, bu belgeye göre  yükün gidiş miktarının 384,70 kg brüt, 329,70 kg net  ve 4.353,00 EURO kıymetinde olduğunun davalı tarafça kendi proforma faturası ile belgelendiği,  yükün 139,20 Kg lık ve 400 EURO bedelindeki kısmının fuarda sarf edilecek emtiadan olup geri dönmeyeceğinin de  davacı tarafça davalıya mail ile bildirildiği,  ambalaj ağırlığının  55 Kg olduğu,  geri gelecek mal bedelinin  3.953,00 EURO olduğu, Münih'e gidişin başarı ile tamamlandığı, fuara katılımının sağlandığı,  ancak geri dönüş taşımasının ürünün kayıp olduğundan bahisle yapılmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde ürünün kaybında kusurunun bulunmadığı, aksinin kabulü halinde sorumluluğun sınırlı olduğu yönünde savunmada bulunduğu, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ürünün alt taşıyıcıya teslim edilmediğini savunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi kök ve ek raporu ile \"geri getirilecek emtianın  245,50 kg – 1kap ve 0,75 m3 miktarında “makine yedek parçaları” olduğu; 139,20 kg yükün geri getirilmeyeceği,  geri dönüş yükünün kayıp olmak suretiyle tam zayi olduğu,  CMR m.  29 gereği taşımadan kaynaklı tam tazminat bedelinden davalının sorumlu olduğu,  CMR m. 17 ve devamı hükümlerinde tam zayi halinde, CMR m. 23 gereği malın kıymeti zarar olarak hesaplanacağı, davacı yanın davalı yana çek listesinde deklare ettiği “bildirilmiş kıymet” gözetilerek,  CMR m. 26 taşıyıcının kabulünde olan deklare edilmiş kıymeti karşılaması gerektiği, davacının \"özel menfaat\"inin davalının bilgisinde olduğu, CMR m.23, m.26 ve m.29 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalının malı geri getirememesi ve kayıp etmesi sebebi ile ürün bedeline ilişkin tazminatın 3.953,00 EURO olduğu, navlun ücretinin  gidiş–dönüş 1.300 EURO olup dönüşe isabet eden kısmın  476,07 EURO olduğu hesaplanmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Davalı tarafın akdi taşıyan olup fiili taşıyıcını ...&... firmasının olduğu,  Taraflar arasında düzenlenen 01/03/2019 tarihli navlun sözleşmesinde ürünün geri dönüş için stanttan yükleme  tarihinin15/04/2019 alarak belirlendiği, davacı tarafça icra takibinin başlatıldığı 02/09/2019 tarihine kadar geçen 4,5 aylık sürede  taşımaya konu malların taşımasının yapılmadığına ve kendisine teslim edilmediğine  dair davalı tarafa herhangi bir ihtar veya ihbarının bulunmadığı, ürünün davacı tarafça fuarda sergilediği ürünün  geri dönüş için davalı akti taşıyıcıya yada fiili taşıyıcıya teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi davalı taraf/yada fiili taşıyıcının düzenlendiği  bir yük senedinin (CMR)  de ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.  Sözleşmenin 9. Maddesi ile düzenlenen teslimin nasıl yapacağına ilişkin düzenleme ve  TMK 6 ve HMK 190 maddelerindeki düzenlemelere göre davacı taraf lehine hak çıkardığı teslim vakıasını ispatlamış değildir. Bu durumda yükün davalı taşıyıcının hakimiyetinde kaybolduğu ispatlanmamış olduğundan davacının  yükün bedeline ilişkin talebi ile taşıma konusu malın satışından mahrum kaldığı kâr yönünden taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.  Ancak navlun ücreti gidiş dönüş olarak ödenmiş olduğu, eşyanın kaybı nedeniyle dönüş taşımasının yapılmadığı, navlun ücretinin dönüşe konu taşımaya ilişkin kısmı bilirkişilerce 476,07 EURO olarak belirlenmiş olmakla davanın bu miktar üzerinden kabulü gerekmektedir.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada taşımaya konu yükün kaybından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup taşıyıcının sorumlu olduğu miktar konvansiyon maddelerinin olaya uygulanarak mahkemece yapılacak yargılama ile belirlenebileceği anlaşılmakla likit (belirlenebilir) olmadığı, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;  davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;4-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 476,07 Euro geri dönüş navlun bedeli yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden  devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 5-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 703,88 TL + 300,48 TL icra dosyasına yatırılan harçtan mahsubu ile bakiye 388,96‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,  7-Davacı tarafından yatırılan 703,88 TL peşin harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 3.350 TL bilirkişi ücreti, 246,50 TL posta ve tebligat gideri, toplam 3.596,5‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddi oranında yapılan hesaplama  neticesinde 184,08 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.010,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,  11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 67,56 TL sinin  davalıdan, 1.252,43 TL sinin davacıdan alınarak  hazineye gelir kaydına, 12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 13-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10- TL istinaf başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d215a8c0e556e15","SID":"843042f2a47499eb"}}